T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/171 Esas
KARAR NO : 2025/189
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ''... A.Ş'' ticaret unvanının ve...sayılı ... markasının sahibi olduğunu,...A.Ş., 10 milyon TL sermayeli, ... sertifikalı önemli bir turizm şirketi olduğunu, davacının kurulduğu günden itibaren ülke çapında seyahat acenteleri aracılığı ile dünyanın birçok noktasına tur hizmetleri sunmakta, turizm sektöründe bilinmekte ve faaliyetlerini büyük bir başarı ile sürdürdüğünü, davacının ticaret unvanı “...A.Ş.” olup; bu ticaret unvanının TK m.50 vd.hükümleri kapsamında koruma altında olduğunu, TK m.50 hükmü doğrultusunda tescil ve ilan edilmiş ticaret unvanını kullanma hakkının münhasıran sahibi olan davacıya ait olduğunu, davacı şirketin yıllardır bu ticaret unvanı ile faaliyet gösterdiğini, ''...'' esaslı unsuru için hak sahibi kimse konumunda bulunduğunu, davacı tarafından işbu markanın 2019 yılının sonunda devralındığını, bu devir işleminin 2020 yılının başında resmi marka gazetesinde yayınlandığını, bu tescilli marka ve kullanımın yanı sıra davacı şirketin dava dilekçesinde belirtilen tescilsiz markalar üzerinde de bunları seçmek, kullanmak ve ayırt edici hale getirmek suretiyle hak sahibi olduğunu, davalıların kullanımlarının davacı şirketin ticaret unvanına, markasına ve alan adına tecavüz teşkil ettiğini, davalı tarafından alan adı ve İnstagram sayfasında davacı yanın tescilli markasının bir kısmının aynen alıntılandığını, iltibas teşkil edebilecek nitelikte işaretler kullanıldığını, davalıların davacı şirketin hesabını taklit ettiğini, davacı şirketin adına benzer bir isim ve davacı şirkete ait logo ile faaliyet gösterdiğini, davalıların devam eden kullanımları ile davacının öncelikli ve üstün hak sahipliği dikkate alınarak telafisi mümkün olmayan zararların sürecek olması hasebiyle alan adı ve ... isimli ... sayfasına erişimin dava sonuna kadar tedbiren engellenmesine, davalıların kullanımlarının davacının ticaret unvanından doğan haklarını ihlal/ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesine, muhtemel tecavüz fiillerinin önlenmesine, mevcut tecavüz fiillerinin durdurulmasına tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda davalıların ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine, davalıların kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmesine, şimdilik 10.000 Tl maddi tazminat, 10.000 TL manevi tazminat ve 10.000 TL itibar tazminatı ödenmesine, tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlığın; SMK m. 149 vd. kapsamında marka hakkına ve TK m. 50 vd. kapsamında ticaret unvanına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, davalıların ticaret unvanın sicilden terkinine, muhtemel tecavüz fillerinin önlenmesine, mevcut tecavüz fiillerinin durdurulmasına, tecavüzün kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere ve bu ürünlerin üretilmesinde münhasıran kullanılan araçlara diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, maddi-manevi tazminata, itibar tazminatına hükmedilmesine, davalı yanın tecavüz teşkil eden internet ve sosyal medya kullanımları ile filli kullanımlar yönünden gerekli tedbirlerin alınmasına, tecavüz teşkil eden alan adı ve sosyal medya hesabına erişim engeli konulmasına ve nihai kararın ilanı ile ilgililere tebliğ edilmesine ilişkindir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nun 166.maddesinde "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhal ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." hükmünün yer aldığı bilinmektedir.
Huzurdaki dava ile .. 3.FSHHM'nin ... Esas sayılı davaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, biri hakkında verilecek kararın diğer davayı etkileyecek olması nedeni ile HMK 166/1 maddesi gereğince her iki davanın birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkememizin işbu esas sayılı dava dosyası ile ... 3 nolu FSHHM'nin ... esas nolu dava dosyaları arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğer dava dosyasını da etkileyecek olması nedeniyle HMK 166/1 MADDE GEREĞİNCE her iki dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2 Mahkememizin 2024/171 esas sayılı dava dosyasının esasının kapatılarak,yargılamaya birleşme kararı verilen .... 3 nolu fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası üzerinden yürütülmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin birleşen dosya üzerinden değerlendirilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, ESAS HAKKINDAKİ HÜKÜM İLE BİRLİKTE İSTİNAF YASA yoluna başvurulabileceğine dair verilen hüküm usulen tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 16/07/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır