T.C.
İSTANBUL
1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99 Esas
KARAR NO : 2025/181
DAVA : Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... A.Ş. (bilinen adı ile ... Bankası ... Yayınları) ... Bankasının bir iştiraki olarak 1956 yılında ...bakanlarından ...tarafından kurulmuş ve günümüze kadar Türk düşünce ve edebiyat dünyasına büyük hizmetlerde bulunmuş, saygın ve köklü bir kuruluş olduğu, bu kapsamda Davacı yayınevi, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 6. Maddesinin 1 numaralı bendinde “işleme ...” olarak sayılan ve korunmakta olan tercümeler alanında, bunun haricinde kültürel yayınlar açısından da Türkiye'nin önde gelen yayınevlerinden biri olduğunu, Davacı yayınevi ile dava dışı ... arasında imza edilen Üretim, Yayım, Dağıtım, Dijital Hakların Devri ve Telif Hakları Sözleşmesi kapsamında İsmail Yavuz tarafından yazılan, “...” adlı eserin mali hakları Davacı yayınevine devredilmiş olup hali hazırda Davacı yayınevi söz konusu eserin mali hakları üzerinde münhasıran tasarruf etme hakkına sahip olduğunu, Davacı yayın evine gelen bildirim neticesinde davalı şirkete ait olan ... internet sitesinde davalı şirket tarafından Davacı yayınevinin bilgisi ve rızası hilafına ...'in içeriğinin iktibas edildiğini, bazı bölümlerinin birebir kelimeler dahi değiştirilmeksizin kullanıldığı tespit edilmiş olduğunu, Davalı şirketin .../ bağlantısı ile yer alan “...” ve "..." linkinde yer alan “...” içeriklerinde Davacının rızası hilafına, esere herhangi bir atıf yapılmaksızın Davacı yayın evinin mali haklarına sahip olduğu eserin bölümlerinin yayınlandığının tespit edilmesi akabinde davalı şirkete ... 29. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilmiş olduğunu, Davalı yanca işbu ihtarname akabinde internet sitesinde yer alan yazılar kaldırılmış ve ayrıca ... 44. Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnameye cevap verilmiş olduğunu, Söz konusu cevap ihtarında davalı taraf, metinlerin ...'e ait orijinal ... olduğunu iddia etmekle birlikte, herhangi bir hak ihlaline mahal verilmemesi adına içeriklerin kaldırıldığını belirtmiş olduğunu, Davalı taraf yayımlamakta olduğu içeriğin hak ihlaline sebebiyet verdiğini fark etmesi akabinde içeriği kaldırmışsa da akabinde söz konusu içerikleri tekrar internet sitesine yüklemiş olup bir kez daha hak ihlaline sebebiyet vermiş olduğunu, Bu noktada altı önemle çizilmelidir ki, davalı taraf her ne kadar göndermiş olduğu ihtarname ile internet sitesinde yayımlanmış olan içeriğin tamamen ...'ün özgün içeriği olduğunu iddia etmekteyse de, bu iddia gerçeği yansıtmamakta olduğunu, Bu iddianın gerçeği yansıtmaması durumu bir yana, davalı tarafça Davacının mali hakları, eserin yazarının ise manevi hakları hem Davacıdan hem de ...'in yazarından herhangi bir izin alınmaması suretiyle ihlal edilmiş olduğunu, Davalı taraf, söz konusu yazının üçüncü bir kişiye ait olduğunu iddia etmekteyse de bu yazıyı kendisi yukarıda yer alan internet sitelerinde yayımlamak suretiyle umuma arz etmiş olduğundan ihtarnamesinde belirtmiş olduğunun aksine aslında Davacıya ait ...'in yayımlanması söz konusu olduğunu, Davalı tarafından internet sitesinde yayımlanmış olan içeriklerden, “...” isimli içerik toplamda iki sayfa bir yazı bile olmamakla birlikte, Davacının mali haklarına sahip olduğu ...isimli ...'in doğrudan kopya bölümleri mevcut olduğunu, ayrıca davalı tarafın yayımlamış olduğu içerikte yine Davacı yayın evi tarafından kullanılan fotoğrafın da izinsiz şekilde kullanımı söz konusu olduğunu, ...'in 130. Sayfasında yer alan; “... ise, üretilemeden proje bazında kalmıştır....olarak adlandırılan Ar-Ge bölümünde, 1945 yılında altı yüksek mühendis, dön mühendis ve iki ressamın çalıştığı, ... ilk çalışması olan 12 kişilik... ulaştırma planöründen bir adet yapıldığı, bölümü adeta davalı tarafça yayımlanan yazı içeriğinde neredeyse doğrudan kopyalanmak suretiyle kullanılmış olduğunu, Yine ...'in 192. Sayfasında yer alan “..." diyerek bilinçli veya bilinçsiz olarak büyük hatalar yapmış olduğunu, Netice; ...ve ... raporları çerçevesinde fabrikalara verilen siparişlerin durdurulması ve akabinde de kapanmaya bırakıldığı, bölümü davalı tarafça yayımlanan içerikte ...'e herhangi bir atıf yapılmaksızın kullanılmış olduğunu, Son olarak ...'in 190. Sayfasında yer alan “...” Bölümü...'e herhangi bir atıf yapılmaksızın kullanılmış olduğunu, Yukarıda da açıklanmış olduğu üzere, davalı tarafça yayımlanan içeriklerin her biri 2 sayfa bile olmayıp Davacı yayınevi tarafından yayımlanmış olan eserden bazı bölümlerde doğrudan kopyalama yapılmış olduğunu, bazı bölümlerde ise cümleler değiştirilerek tekrar kullanılmış olduğunu, Bu kullanım gerçekleştirilirken Davacı yayınevi tarafından yayımlanmış olan ...'e hiçbir suretle atıfta bulunulmamış olup davalı tarafça Davacının mali haklarının ihlal edilmiş olduğu sabit olduğunu, İşbu durum dilekçe ekinde sunulan Davacı yayınevi tarafından basımı gerçekleştirilen ... ile davalı tarafça yayımlanan yazılar da incelendiğinde Sayın Mahkemece tespit edilebilecek olduğunu, Davalı taraf, yukarıda belirtmiş olduğumuz ... bölümlerini, kendisine ait internet sitesinde “...”, “...” başlıklı makalelerde yayımlamış olup makalelerde ...'in kullanımının iktibas serbestisi kapsamında değerlendirilebilmesi de mümkün değildir. FSEK madde 35 uyarınca, herhangi bir eserden iktibas yapılması halinde iktibasın gerçekleştirildiği esere atıfta bulunulması gerekmekte olup davalı tarafça yayımlanan makalelerde ... isimli esere herhangi bir atıfta bulunulmamış olduğunu, Bununla birlikte, belirtilmiş olduğu üzere, söz konusu makalelerde ...'in bazı bölümleri doğrudan birebir alınmış bazı bölümleri ise cümleler değiştirilmek suretiyle kullanılmış — olduğundan — davalı tarafın — kullanımının — iktibas serbestisi — içerisinde değerlendirilebilmesi de mümkün değildir. Hal böyle iken davalı tarafça ihlal gerçekleştirilmiş olduğu da sabit olduğunu, Açıklanan nedenlerle davalı taraf aleyhine ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde ...Başvuru numaralı dosyadan arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş olup gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, (Ek-7: Arabuluculuk Anlaşmama Tutanağı) Bu nedenle Mahkememiz nezdinde dava ikame ederek, Davacı yayınevinin mali haklarını ihlal eden tecavüzün ref'i, muhtemel tecavüzlerin men'i, usulsüz olarak Davacı yayınevinin mali haklarını haiz olduğu metinlerin kullanılmış olduğu internet makalelerine erişimin engellenerek bu içeriklerin kaldırılması ve zararımızın tazmini için FSEK madde 68 çerçevesinde belirlenecek bedele binaen şimdilik 5.000,00 TL (Beş Bin Türk Lirası) tazminat ve ihtiyati tedbir taleplerimizi sunma gereği hasıl olduğunu, Tüm bu arz ve izah olunan hususlar doğrultusunda davalı tarafın Davacının mali haklarını ihlal etmesi nedeniyle Davacıya karşı eserin içeriğinin dava dışı üçüncü kişi ...'e ait olması fark etmeksizin, söz konusu içerikleri umuma arz eden taraf davalı şirket olduğundan Davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Yine yukarıda arz ve izaha çalışıldığı üzere, davalı tarafça yayımlanan makalelerde Davacının basımını gerçekleştirdiği ...'e herhangi bir atıf yapılmaksızın ... içeriği kullanılmış olduğundan intihal gerçekleşmiş olup Davacının mali hakları ihlal edilmiştir. Bu kapsamda Sayın Mahkemenizden haklı davamızın kabulüne karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğu şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile ... sahibi arasındaki sözleşme sona ermiş olup, davacının işbu davayı ikame etme yetkisi bulunmadığını, Davacı huzurdaki davaya konu “...” isimli eserin mali hak sahibi olduğunu iddia etmiştir. Ancak, davacı tarafından dosyaya sunulan “Telif Hakkı Devir Sözleşmesinde” görüleceği üzere, sözleşme süresi sona ermiştir. Dolayısıyla Davacı mali hak sahibi değildir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler, şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin, bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü olan kişidir. İşbu davanın öncelikle, esasa girilmeden HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİ gerekmekte olduğunu, Davaya konu kitapla konu bakımdan kesişiyor olmaları nedeniyle aynı ya da benzer bilgi içermeleri doğal olduğunu, ancak olayda bir hukuka aykırılık mevcut olmadığını, ... veri tabanına göre 162 yayın gerçekleştirmiş, yayınlarına 3086 tane atıf yapılmış h-indeksi 25 olan özgün üsluba sahip olan bir bilim insanı olup, böylesine ulaşılabilir bilgilere dair iktibas gerçekleştirmesi düşünülebilir olmadığını, ... tarafından kaleme alınan yazılar özgün metinler olup, ele aldıkları konuya ilişkin pek çok bilgi içermekte olduğunu, Davaya konu kitapla konu bakımdan kesişiyor olmaları nedeniyle aynı ya da benzer bilgi içermeleri doğal olduğunu, Ancak olayda bir hukuka aykırılık mevcut olmadığını, zira, intihalin varlığından söz edilebilmesi için davacı eserinin korunabilir kısmı ile benzerlik yahut ayniyet bulunması gerekir olduğunu, Oysa ki kullanıldığı ileri sürülen parçalar korunabilir nitelikte olmadığını, zira iki metin arasındaki benzerlik iletilen tarihi bilgiden ibaret olduğunu, bu gibi bilgiler fikir ve sanat eserleri hukuku koruması dışında olduğunu, Sonuç olarak olayda, aynı konu hakkında yazılmış iki bağımsız ... mevcut olup, iktibas yapılması gereken bir durum olmadığından hukuka aykırılık, diğer bir ifadeyle intihal bulunmamakta olduğunu, Alıntıya konu fikri çabanın temelinde ancak bir ... olması gerektiğini, öncelikle alıntı yapılan kaynak fikri çabanın ... niteliğine erişmiş olması gerektiğini, yani alelade, ortak, yaygın, basit ifadelerden yararlanmada alıntı kriterleri aranmaz olduğunu, alıntı/aktarma yapılacak kısmın bir hususiyet taşıması gerekir olduğunu, hususiyet de, daha önce de belirtildiği üzere ifade ediliş şeklinde sahibini tanıtan özgünlük olduğunu, yani ancak hususiyet taşıyan bir şekle bürünen fikirler için alıntı kriterlerine bakılması gerektiğini, ... niteliğinde olmayan alelade katalog, plan gibi fikri çabalara yollama/gönderme yapılması-yapılmaması hususları ancak emeğe saygı ile toplumsal nezaket, etik çerçevede değerlendirilebilir konular olarak kabul edilmesi gerektiğini, Davacı tarafından haksız olarak ikame edilen dava dilekçesi nezdinde ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş olduğunu, öncelikle ihtiyati tedbir için temel kural olan yaklaşık ispat kriteri hiçbir şekilde tamamlanmamış olduğunu, henüz hiçbir tahkikat işlemi dahi yapılmaksızın doğrudan davalı şirketin ciddi derecede mağduriyetine yol açacak şekilde bir ihtiyati tedbir kararının tesis edilmesi sırf bu sebep özelinde bile hukuka aykırıdır. Kaldı ki Davalı zaten davaya konu içerikleri yayından kaldırmış olduğunu, Öte yandan, ihtiyati tedbir talep edebilmek için bir diğer şart olan ihtiyati tedbir sebebi somut uyuşmazlık bakımından mevcut değildir. İhtiyati tedbir sebebi HMK Md. 389'da “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikmesi sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde ifade edilmiş olduğunu, işbu dava nezdinde Davacı açısından dönülmeyecek veya telafi edilemeyecek bir zarar söz konusu olmadığını, netice itibarıyla; Davacı tarafından huzurda ikame edilen dava kapsamındaki talepler tümüyle kurgusal ve kötü niyetli olduğundan, Davacı davasını geçerli olacak hiçbir delille ispat edemediğinden, davanın öndelikle esasa girilmeden usulden ve her halde esas bakımından reddine karar verilmesi şeklinde talepte bulunmuştur.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 24.03.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı tarafından sunulmuş olan davaya konu “..." isimli internet sitesine bağlı linkler / sayfalar hakkında güncel ve dünyanın en kapsamlı arşiv tutan siteleri üzerinden yapılan araştırma ve inceleme neticesinde; "Davacı tarafından sunulan bahsi geçen “...” isimli internet sitesine bağlı “... sayfa/linki hakkında dosyaya sunulan ekran görüntüleri incelenmiş ve davaya konu “...” isimli içerikli sayfanın geçmişte yayında olduğu ve “20.02.2024” tarihinde yayınlandığı anlaşıldığı, ilgili sayfa linki güncel olarak incelenmiş ve güncel olarak yayında olmadığı görüldüğü, web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği, bu nedenle ilgili sayfanın ne zaman ayından kaldırıldığı hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı, Davacı tarafından sunulan bahsi geçen “...” isimli internet sitesine bağlı “...” sayfa linki hakkında dosyaya sunulan ekran görüntüleri incelenmiş ve davaya konu “...” isimli içerikli sayfanın geçmişte yayında olduğu ve “28.02.2024” tarihinde yayınlandığı anlaşıldığı, ilgili sayfaflinki güncel olarak incelenmiş ve güncel olarak yayında olmadığı görüldüğü, web arşiv üzerinden kontrol edildiğinde ilgili linkin geçmişte hiç arşivlenmediği, bu nedenle ilgili sayfanın ne zaman yayından kaldırıldığı hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı, Sektörel açıdan; Davalının bir havacılık dergisinde yayınlanan yazısının Davacının davaya konu eserinin satışını mali yönden olumsuz olarak etkilemesi düşünülemeyeceği, aksine yayınlanmış olan bu makale nedeniyle Meraklı okuyucuların daha derin araştırmalara yöneleceği ve davacının kitabını da satın alabileceği, Havacılık hakkında yazılanların aynı konuları işlemesi, tarihi süreci, olayın kahramanları, yaşanan mekanların, üretilen uçakların aynı olması nedeniyle intihal gibi görülse de, iddia edilen yazıların esinlenmeden öteye gitmediği, bu nedenle bir tazminat hesaplamasına gerek olamayacağı, FSEK açısından; Davaya konu ...'in ... adlı kitabın FSEK mad.2/1 ilim ve edebiyat eseri olarak korunduğu, ... sahibinin dava dışı ... olduğu, davacının mali hakları elinde bulundurduğu, davaya konu metnin,...adlı kitabın ... sahibinin hususiyetini taşımayan kısımlarına ilişkin olduğu ve FSEK kapsamında tecavüzün oluşmadığı, görüş ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 10.06.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; “...” adlı kitabın FSEK kapsamında ... mahiyetinde olduğu, bahse konu kitabın, özgün dili, anlatım biçimi, kurgusal yapısı ve içerdiği bilgi düzeniyle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında ... niteli taşıdığı, eserin yazarın hususiyetini taşıyan anlatım tarzına sahip olduğu ve salt bilgi aktarımının ötesinde, yorumlayıcı ve özgün bir yapıda olduğu, Davalı yanın internet sitesinde “...”, “...” başlıklı makalelerin hali hazırda yayında olduğu: ... İsimli makalenin davalı taraf internet sitesinde erişimde olduğu, makalenin 28.02.2024 tarihinde yayınlanmış olduğu ve halen sitede aktif yayında olduğu, ... adresinde “...” İsimli makalenin davalı taraf internet sitesinde erişimde olduğu, makalenin 20.02.2024 tarihinde yayınlanmış olduğu ve halen sitede aktif yayında olduğu, yayınlanan içeriğin, doğrudan alıntı yapılmaksızın, genel tarihsel verilerin yorumlandığı, kamuya açık bilgilerin özetlendiği makaleler olduğu, bu durumda, teknik anlamda ... sahibinin hususiyetini yansıtan özgün içeriklerin aynen alınıp kullanılmadığı, dolayısıyla yayıncılık bağlamında FSEK 71 vd. Maddeli çerçevesinde ağır sorumluluk hali oluşmadığı, ancak atıf yapılmamasının, etik tartışma yaratmakla birlikte telif ihlali seviyesine ulaşmadığı, Davacının “Mustafa Kemal'in Uçakları” isimli ... üzerinde davacı yazarın mali ve manevi hakları bulunduğu ve yasal hak sahibi olduğunun belgelendiği, FSEK 68. madde kapsamında tazminat talep edilebilmesi için ... sahibinin dışında kullanım, ticari kazanç sağlama, haksız rekabet oluşturacak ölçüde aynen ya da çok benzer aktarım gibi şartların oluşması gerektiği, Davalı içeriklerin davacı eserden yapılan birebir ya da yakın düzeyde kopyalama içermemesinin, haksız kazanç veya rekabet koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirildiği, bu nedenle 3 kat tazminat için gerekli teknik ve hukuki şartların oluşmadığı, Davacı eseri ile davalı sitede yayınlanan makalelerin karşılaştırılması sonucunda içerikler arasında bazı tarihsel olaylar ve kavramlar yönünden benzerlikler olduğu; ancak bu benzerliklerin tarihsel olayların kamuya açık ve evrensel niteliğinden kaynaklandığı, Özgün anlatım, yorum ve yapı açısından doğrudan intihal oluşturacak düzeyde içerik aktarımı bulunmadığı, Davalı tarafın içerikleri, davacıya ait kitabın ticari değerini düşürecek veya onun ifade özgünlüğünü birebir kullanacak şekilde düzenlenmediğini, bu nedenle “haksız iktisap” durumunun teknik olarak hasıl olmadığı, Davalı yanın makalelerinde davacı yanın “...” adlı kitaba doğrudan atıf yapılmadığı, ancak alıntıların doğrudan ve özgün içerik kopyalaması düzeyinde olmadığı dikkate alındığında, bu durumun etik olarak tartışılabilir olmakla birlikte, telif ihlali anlamında cezalandırılabilir nitelikte olmadığı, Yukarıda açıklanan maddi ve teknik değerlendirmeler ışığında, “...” adlı ... ile davalı internet sitesinde yer alan yazılar arasında doğrudan intihal veya haksız iktisap oluşturacak düzeyde bir içerik ihlali bulunmadığı, bu bilgilerin kamuya açık olduğu, ifade tarzları ve anlatım biçimi itibarıyla makalelerin bağımsız nitelik taşıdığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın, FSEK'ten kaynaklı tecavüzün ref'i, muhtemelen tecavüzün men'ine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi, internet sitesinde yer alan içeriklere erişim engeli konulması, kararın ilanı ile FSEK 68.maddesi kapsamında 5.000 TL'nin tazmini istemine ilişkin olduğu tespit edildi.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Davacının “...” isimli ... üzerinde mali hakları bulunduğu ve yasal hak sahibi olduğunun belgelendiği, FSEK 68. madde kapsamında tazminat talep edilebilmesi için ... sahibinin dışında kullanım, ticari kazanç sağlama, haksız rekabet oluşturacak ölçüde aynen ya da çok benzer aktarım gibi şartların oluşması gerektiği, bilirkişilerce yapılan teknik incelemeler neticesinde Davalı içeriklerin davacı eserden yapılan birebir ya da yakın düzeyde kopyalama içermemesinin, haksız kazanç veya rekabet koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirildiği, bu nedenle 3 kat tazminat için gerekli teknik ve hukuki şartların oluşmadığı, Davacı eseri ile davalı sitede yayınlanan makalelerin karşılaştırılması sonucunda içerikler arasında bazı tarihsel olaylar ve kavramlar yönünden benzerlikler olduğu; ancak bu benzerliklerin tarihsel olayların kamuya açık ve evrensel niteliğinden kaynaklandığı, Özgün anlatım, yorum ve yapı açısından doğrudan intihal oluşturacak düzeyde içerik aktarımı bulunmadığı, Davalı tarafın içerikleri, davacıya ait kitabın ticari değerini düşürecek veya onun ifade özgünlüğünü birebir kullanacak şekilde düzenlenmediği, bu nedenle “haksız iktisap” durumunun teknik olarak hasıl olmadığı, Davalı yanın makalelerinde davacı yanın “...” adlı kitaba doğrudan atıf yapılmadığı, ancak alıntıların doğrudan ve özgün içerik kopyalaması düzeyinde olmadığı dikkate alındığında, “...” adlı ... ile davalı internet sitesinde yer alan yazılar arasında doğrudan intihal veya haksız iktisap oluşturacak düzeyde bir içerik ihlali bulunmadığı, bu bilgilerin kamuya açık olduğu, ifade tarzları ve anlatım biçimi itibarıyla makalelerin bağımsız nitelik taşıdığı, hülasa davacının ... sahipliğinden kaynaklı haklarına tecavüzün oluşmadığı, iş bu sebeple davacının esas ve tedbire yönelik istemleri yerinde olmadığı nitekim dosya kapsamına alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da tecavüzün oluşmadığının net bir şekilde tespit edildiği, en son alınan rapora karşı davacı yanın süresi içerisinde itirazda da bulunmadığı, bu meyanda davalı lehine kazanılmış hakkın da oluştuğu nazara alınarak gerek yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler gerekse davalı lehine oluşan kazanılmış hak nazara alınarak davanın reddi yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; dava değeri nazara alınarak 5.000 TL vekalet ücretinin( davacının istemleri dava dilekçesi sonuç ve istem bölümünde ilk 4 madde de gösterilmiş olup, 2. Maddenin tedbir istemine ilişkin olduğu, 3. Maddenin ise kararın feri mahiyetinde olan ilan istemine ilişkin olduğu, 4. Maddenin ise yargılama giderlerine ilişkin olduğu, bu durumda 2, 3 ve 4. Maddeler yönünden vekalet ücreti takdirinin mümkün olmadığı, 1. Madde yönündeki davanın değerinin ise 5.000 TL olması sebebi ile dava değeri nazara alınarak 5.000 TL vekalet ücreti takdir edilmiştir.) davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır