T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/131 Esas
KARAR NO : 2025/145
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... A.Ş. ... gazetesinin yayın sahibi olduğunu, davacının yayın sahibi olduğu "..." isimli gazetenin marka hakkı Türk Marka Patent Kurumu nezdinde tescilli olduğunu, davacı yanın ... ile beraber "..." ismi üzerinde marka hakkı bulunmakta olup bunun da tescilli olduğunu, düzenli aralıklarla yapmış oldukları marka araştırmasında, internet haber ... adlı internet haber sitesinin tarafından marka haklarının ihlal edildiğini tespit ettiklerini, .../ adlı internet haber sitesinin kullanmış olduğu markanın davacı markası ile neredeyse aynı olduğu ve bunun davacının marka hakkına tecavüz eder nitelikte olduğu tespit edildiğini, aynı zamanda "..." isimli internet haber sitesinin Türk Marka Patent Kurumu nezdinde tescillenmiş de olduğunu, tecavüzün öğrenilmesi akabinde ... internet sitesinin künyesinde yer alan tüm irtibat maillerine ihtarname gönderildiğini ancak gönderdiğimiz ihtarnameye rağmen marka tecavüzüne son verilmemiş, üstelik ihtarnameler taraflarına iletildikten sonra ... tarihinde ... başvuru numarası ile “...” markasının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvuru yapıldığını bunun üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu aynı zamanda tecavüzün tespiti, önlenmesi ve maddi- manevi tazminat davası açabilmek için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonucu davalı ile anlaşmaya varıldığını, davalının mevcut durumda kullandığı "..." markasının da tescilsiz olduğunu, davalı tarafından arabuluculuk anlaşma tutanağının imzalandığı tarih olan ... tarihinde ... başvuru numarasıyla marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu başvurunun henüz karara bağlanmadığını ve incelemenin devam ettiğini, şüphelilerin kullandığı markanın davacı yanın tescilli markası ile hem ismen hem şeklen ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren davalının "..." markasını kullanmamasına, davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, davacı markasına tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23 mart 2023 tarihinde hiçbir isimden ve markadan esinlenmeden ve bihaber olarak ''...''(...) adında bir haber sitesini kurduklarını, bir haber sitesinin para kanabilmesi ciddi ve sancılı bir süreç istediğini, tamamen kendine özgü yazı ve haberlerin girilmesinin ve bu haberlerin tıklanması gerektiğini, aksi halde ... tarafından reklam alınmasının mümkün olmadığını, kendilerinin de haber sitelerini kurduğu ilk günden beri ciddi bir emek sarf ederek sonucunda ...'e girmeyi başardıklarını, reklam almaya başladıkları ilk gün kendilerinden bihaber olduğunu estetik yayıncılık adında bir firmanın haklarında davacı olduklarını öğrendiklerini, farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerinin ayrı bir husus olduğunu, İnternet sitesi olarak icrada bulunduklarını, davacıların ise gazete alanında icrada bulunduklarını, tamamen farklı iki alan ve tamamen farklı isim olduklarını belirterek davacının taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle bilirkişi incelemeleri yapılmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilerek tarafların rapora yönelik beyan ve itirazları dosya kapsamına alınmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren davalının "..." markasını kullanmamasına, davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, davacının markasına tecavüzün önlenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi kapsamında açıldığı tespit edildi.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 24.11.2014 tarihinin kayıt olunduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde genel olarak “...” adıyla haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak kullanıldığı, davacıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2014 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 2014 yılından bu yana davacı tarafından “...” adıyla haberlerin yayınladığı internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli olduğu ve bu alan adının 02.03.2023 tarihinde kayıt olunduğu ve 02.03.2024 tarihinde alan adının süresinin bitmiş olduğu ve bu nedenle davaya konu sitenin yayında olmadığı anlaşıldığı, ayrıca cevap dilekçesinde davalının ilgili sitenin yayında olduğu dönemde sahibi olduğunu beyan etmiş olduğu anlaşıldığı, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde geçmiş dönemde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2023 yılına ait arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 11 Mart 2023 ile 01 Mayıs 2023 tarihleri arasında davalı tarafından “...” adıyla haberlerin yayınlandığı internet sitesi olarak kullanıldığı, 12 Mayıs 2023 tarihli arşiv kaydında ise ilgili sitenin yayından kaldırılmış olduğu tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olmadığı, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli olduğu ve bu alan adının 12.05.2023 tarihinde kayıt olunduğu, ayrıca cevap dilekçesinde davalının ilgili sitenin yayında olduğu dönemde sahibi olduğunu beyan etmiş olduğu anlaşıldığı, davalıya ait olan ilgili internet web sitesinin “...” adresinde geçmiş dönemde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2023 yılına ait arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve ... ile ... tarihleri arasında davalı tarafından “...” adıyla haberlerin yayınlandığı internet sitesi olarak kullanıldığı, 22 Ekim 2023 tarihli arşiv kaydında ise ilgili sitenin yayından kaldırılmış olduğu tespit edildiği, davalının kullandığı “...” markasının davacının... Tescil Numaralı ... markası ve ... Tescil Numaralı ... markası ile YÜKSEK DERECEDE BENZER OLDUĞU, tescilli markanın kapsadığı ... SINIFTAKİ “global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil gazete v.b. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetlerle” AYNI, ... SINIFTAKİ “Basılı Yayınlar” emtiası ile YÜKSEK DERECEDE BENZER OLAN hizmet için kullanıldığı ve halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil, karıştırılma ihtimali taşıdığı, davalının kullandığı ... alan adının, davacının ... Tescil Numaralı ... markası ve... Tescil Numaralı ... markası ile YÜKSEK DERECEDE BENZER OLDUĞU, davalının alan adı kullanımının eskiye dayalı, öncelikli ve üstün bir hakka dayanmadığı ve ticari etki yaratacak şekilde kullanıldığı, davalının 12.05.2023 tarihinde başvurusunu yaptığı ... markası, ... Sınıfta “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri” İçin ... numara ile tescil edilmiş olmakla birlikte, internet haber sitesi markası olarak kullanıldığı dikkate alındığında; marka kullanımının, tescil edildiği ... Sınıfa yönelik olmadığı, davacı markalarının koruma kapsamındaki ... Sınıfa yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Davalı, markayı tescil kapsamındaki sınıfta kullanmadığı için, somut olay açısından ... Numara ile tescilli marka korumasından da yararlanamayacağı, 12.05.2023 tarihinde imzalanan arabuluculuk sözleşmesinde davalının; "... isimli web sitesinin ismini ve domainini ve her türlü tanıtıma yarar bilgi, belge, evrak, web sitesi, sosyal medya hesabını "..." ve buna benzer bir ibare içermeyen, bu ibare ile iltibas oluşturmayacak" bir ibare ile değiştirileceğini taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Ancak, ... isminin çekirdek ve ayırt edici unsur olan ... ibaresinin, dolayısıyla bir bütün olarak ... isminin ... ibaresine yüksek derecede benzer olduğu ve iltibasa neden olacak nitelikte olduğu, dolayısıyla ... ibareli kullanımların davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesine, HMK 389 vd.maddeleri uyarınca hükmün etkinliğinin sağlanması adına davalı yanın ''...'' ibareli markayı kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar ... ibaresiyle tescilli marka hakkı sahibi olduğunu beyan etmiş ise de, yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında davalı yanın Korkmayan ibareli kullanımlarını davacının marka hakkına tecavüz teşkil edeceği dolayısıyla tecavüz teşkil eden kullanımların bilahare marka olarak tescillenmesinin marka hakkına yapılan tecavüzü ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla davalı yanın bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı yanın, “...” ve “...” markalarını tescil ettirmiş olduğu, bu tescil hakkı ile hukuki koruma sağladığı, Tescilli markanın benzer ibarelerle kullanılmasının, tüketici karışıklığına yol açabileceği için marka hakkına tecavüz riski doğurduğu, yukarıda tespit edildiği gibi davalının “...” ifadesinin davacının tescilli markalarıyla yüksek derecede benzerlik taşıdığı ve ortalama tüketicinin web sitelerini isim sebebiyle karıştırabileceği, davalının, internet alan adını ticari etki oluşturacak şekilde kullanarak reklam geliri elde etmeye çalışmasının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilebileceği, incelenen web sitelerinin, düşük trafik hacmi, sınırlı ticari gelir modeli ve kısa süreli aktif kullanım özellikleri nedeniyle; ... için 75 USD, ... için 85 USD olarak değerlendirilebileceği, İTO’dan gelen yazıya binaen firmanın tüm cirosunu ilgili marka üzerinden elde ettiği durumlarda, lisans bedeli toplam cironun %10’u olarak hesaplanacağı, buna göre; ...’un değeri 75 USD ise lisans bedeli: 75 USD × %10 = 7,5 USD; ...’un değeri 85 USD ise lisans bedeli: 85 USD × %10 = 8,5 USD olabileceği, sosyal medya hesaplarında logo, görsel veya doğrudan ...’a yönlendiren linkler bulunmadığından, bu hesapların tecavüze uğrayan marka kimliğini net şekilde temsil etmediği, zira korkusuz kullanıcı adıyla birçok hesabın açıldığı, bu sebeple, sosyal medya hesaplarının lisans bedeli hesaplamasına dahil edilemeyeceği; yalnızca web sitelerinin bu kapsamda değerlendirilebileceği, TCMB verilerine göre davalının davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin USD cinsinden 16 USD, yani TL cinsinden davalının davacıya ödemesi gereken lisans bedelinin 574,49 TL olduğu dosya kapsamına alınan ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun yerinde tespit ve değerlendirmeler içerdiği, hesaplamaya dair tüm parametrelerin usul ve yasaya uygun olarak değerlendirildiği, hesaplamanın SMK 151/2-c maddesine uygun olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı vekili her ne kadar hesaplamaya yönelik itirazlarda bulunmuş ise de, hesaplamanın SMK 151/2-c maddesine göre yapıldığı, incelenen web sitelerinin, düşük trafik hacmi, sınırlı ticari gelir modeli ve kısa süreli aktif kullanım özellikleri nedeniyle hesaplanan miktarın düşük tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hesaplamanın denetime elverişli olarak yapıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin bir diğer talebi manevi tazminat istemine ilişkin olup, husule gelen marka hakkına tecavüz eylemleri sebebiyle davacının manevi tazminata hak kazandığı, somut olay, tarafların sosyal ekonomik durumu, incelenen web sitelerinin, düşük trafik hacmi, sınırlı ticari gelir modeli ve kısa süreli aktif kullanım özellikleri nazara alınarak 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden faiz talebi olmadığından faize hükmedilmeyerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile;
-Davacının marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesine,
-HMK 389 vd.maddeleri uyarınca hükmün etkinliğinin sağlanması adına davalı yanın ''...'' ibareli markayı kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine,
-Maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 574,49 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı taraftan alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 435,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcına mahsup edilen davacının peşin harç olarak yatırmış olduğu 179,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, müzekkere ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 12.784,65 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 7.091,02 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin dava yönünden maktu 40.000 TL,
-Maddi tazminat istemli dava yönünden 574,49 TL,
-Manevi tazminat istemli dava yönünden 5.000 TL olmak üzere toplam 45.574,49 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile, davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu kısımlar üzerinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Maddi tazminat istemli dava yönünden AAÜT. 13/3 maddesi gereğince 574,49 TL,
-Manevi tazminat istemli dava yönünden AAÜT. 10/2 maddesi gereğince 5.000 TL olmak üzere toplam 5.574,49 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile, davalıya ödenmesine,
7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar davalı vekilinin yokluğunda, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır