T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/265 Esas
KARAR NO : 2025/148
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı eser sahibi müvekkilleri ve davalı firmaca imzalanmış olan 19 şarkı içerir 01.12.2020 Tarihli Yapım Transfer /Yapımcılık Sözleşmesi'nin ve yine 10.11.2020 tarihinde davacı müvekkilleri ile davalı firma tarafından imzalanan 5 şarkı içerir Yapımcılık Sözleşmesi'nin davalı firma tarafından uzun süredir pek çok kez ihlal edilmesi akabinde davacı müvekkilleri'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ve yine ... 53. Noterliği'nin 24.10.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri kapsamında davalı firmaya bahse konu sözleşmelerde yer alan gerekli süreler verilmiş ve fakat hiçbir ihlal sonlandırılmadığı gibi müvekkillerin mağduriyetini azami seviyelere taşımış olduğunu, bu ihtarnameler dava dilekçe ekinde yer almakta olduğunu, aşağıda ayrıntıları ile açıklanacak tüm hususlar incelendiğinde görüleceği üzere davacı müvekkilleri söz konusu sözleşmeleri haklı sebeple feshetmiş olduklarını, bu fesih işlemine rağmen davalı firma haksız olarak eser sahibi müvekkillerine ait hak ve alacakları hukuka aykırı olarak kullanmakta ve alenen her geçen gün Müvekkillerin zararı katlanarak artmakta olduğunu, tüm bu süreçte hukuka, ahlaka ve uygun ve tüm iyi niyet çerçevesinde hareket eden müvekkillerine karşın davalı firma ihlallerine alenen devam ettiğinden işbu davayı açma zaruriyeti hasıl olmuş olduğunu, öncelikle bu ihlalin ivedilikle durularak mağduriyetin katlanarak artmaması, telafisi güç ve imkansız zararların daha fazla ortaya çıkmaması adına ihtiyati tedbir talebimizin olduğunu ve bu ihtiyati tedbir talebin kabul edilmesini ve dava sürecinin ihtiyati tedbir kararı ile devam etmesini, davacı eser sahibi müvekkilleri ve davalı firmaca (müvekkilleri “eser sahibi/ yorumcu” sıfatı ve siz muhattap tarafta “Yapımcı” sıfatı ile yer almakta olup) 19 şarkı içerir 01.12.2020 Tarihli Yapım Transfer / Yapımcılık Sözleşmesi ve yine 10.11.2020 tarihinde davacı müvekkilleri ile davalı firma tarafından imzalanan 5 şarkı içerir Yapımcılık Sözleşmesi adı altında söz konusu eserlerin mali haklarının kullanımına (lisans-ruhsat) ilişkin sözleşme akdedilmiş olduğunu, ancak davalı firma tarafından neredeyse imzalandığı günden bu yana davalı firma tarafından sözleşme ihlal edilmekte olduğunu, sözleşme gereği karşılıklı edimler davalı firmaca yerine getirilmemekte ve müvekkilleri uzun süredir maddi ve manevi zarara uğratılmakta olduğunu, sözleşme kapsamında geldiğimiz bu noktada sözleşme müvekkilleri (eser sahibi / yorumcu) tarafından çekilmez bir hal almış olduğunu, kendileri üzerine düşen her yükümlülüğü yerine getirirken, sözleşmenin ana temelini ve asıl meselesini oluşturan ödeme yükümlülüğü 2 senedir pek çok uyarıya rağmen davalıca düzenli olarak ihlal edilmekte, talep edilen evraklar müvekkillerine sunulmamakta, resmi hiçbir kayıtla müvekkilleri bilgilendirilmemekte tüm bunlar için talepte bulunulduğunda davacı karşısında bir muhattap bulamamakta (ki yazışmalara ilişkin whatsapp ve mail görüntüleri ekte yer almakta olduğunu EK-5) ve her geçen gün mağduriyetleri katlanarak artmakta olduğunu, Söz konusu sözleşmeler incelendiğinde taraflar arasında yükümlülükler açısından bir adalet olmadığı açık olduğunu, Müvekkilleri işlerinde saygın birer müzisyen olup, icra ettikleri müziği söz konusu sözleşme tarihi itibariyle daha profesyonel olarak yapmak istemiş ve davalı tarafla anlaşmış olduğunu, müvekkilleri eser sahibi konumunda olan "..." grubunun üyeleri ve grubun davaya konu eserlerini meydana getiren sanatçı kişiler olup, grubun izlenmesi, dinlenmesi ve daha çok kitlelere ulaşmaya başlaması akabinde müvekkilleri davalı firma ile daha iyi bir sürece gidilmesi amacı ile anlaşma yapmış olduklarını, ancak görülüyor ki, davalı yan müvekkillerin bilgisizliğinden, deneyimsizliğinden - ilk işi olmasından ve o süreçteki bazı zamanlarda kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan fırsat bilinerek hiçbir bilgiye sahip olmadıkları bu sözleşmeler müzakeresiz olarak imzalanmış ve fakat amaçladıkları, bekledikleri verimi almak bir yana dursun, iki küsür senedir hem haklarına kavuşmakta hem de eserlerindeki verimi sağlamakta mağduriyet yaşamakta olduklarını, davalı firmaca yapılması gereken ödemeler hep aksamış, müvekkilleri bunu davalıya hem yazılı hem sözlü ilettiğinde “ödemeyi yapacağız bekleyin” denilerek hep süreç uzatılmış olduğunu, akabinde ödemeler gelmedikçe telefonlar açılmamış, mesajlara da geri dönüş yapılmamış olduğunu, öyle ki, sözleşme kapsamında vadedilen ödemeler çok uzun zamandır süresinde ödenmediği gibi gelenin bu aşamada artık hiç ödeme dahi alınamamakta olduğunu, buna istinaden elde bulunan tüm yazışma ve maillerde de durum açıkça görülmekte olduğunu sözleşme süresince neredeyse her ödeme dönemi aksatılarak ödenmiş olduğunu, bununla beraber müvekkilleri sözleşmelere konu davalıya tanınmış kullanım hakkına ilişkin şarkıların dinlemesine ilişkin “...”nin istenmesine rağmen “buna özel bir bölüm açıp gönderemiyoruz” denilerek yalnızca manuel hazırlanabilen bir excel tablosu rapor olarak müvekkillerine sunulmuş olduğunu, ayrıca müvekkillerine gönderdikleri ödemelerden Stopoj ve KDV kesintileri yapılmış ve fakat bu kesilen faturalara ilişkinde hiçbir zaman resmi olarak kesilen fatura gönderimi ve bilgilendirme sağlanmamış olduğunu, müvekkilleri bu hususlar için pek çok kez talepte bulunmuşsa da isteklerine karşılık alamamış olduklarını, zira buna ilişkin diğer platformlardan olan ... ve ... gibi panellerde yer alan takip sistemi gibi dinlenmeleri ... üzerinden dinlenme grafiklerine bakılmak istendiğinde (ki bunun mümkün olduğu her iki yanca da bilinmekte olmasına rağmen) “... ” şeklinde dönüş sağlanmış olduğunu, yine bahse konu yazışmalar dilekçe ekimizdeki dökümlerde yer almakta olduğunu öte yandan son aşamada ödeme yapıyor olabilmekte ve davacı eser sahibi/ yorumcuları hem maddi hem de manevi olarak zarara uğratmakta olduğunu, ödeme karşı yan Firmaca alınmış ve fakat 4 aydır ödenmemiş ve hatta gelinen bu tarihte 14.11.2022 de 3 aylık yeni ödeme müvekkillerin eserleri adına davalı firmaya yapılmış olduğunu, müvekkillerine ait 6 aylık telif haklarına ilişkin bedel davalı firmada haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak durmakta olduğunu, ayrıca yine karşı yan Firma, 01.12.2020 tarihli Yapım Transfer / Yapımcılık Sözleşmesinin 5.4 maddesinde ve 10.11.2020 tarihli yapımcılık sözleşmesinin de 5.5 maddesinde açıkça “Yapımcı tarafından yapılacak ödemelerin KDV ödemeleri fatura tarihini takip eden ayın 25. Günü yapılacaktır” şeklinde herkesçe anlaşılacak belirli vade ile belirlenmiş olduğunu, bu tarafımızca gönderilen ... 53. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ve yine ... 53. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri akabinde davalı firmanın 25.08.2022 tarihinden itibaren açıkça temerrüde düştüğü ve sözleşmede bir temerrüd faiz oranı belirlenmediğinden yasal olarak belirlenmiş temerrüd faizi olan 969 oranında işletilerek tarafımıza ücreti ödemesi gerektiği açık olduğunu, Tarafımızca bildiği kadarıyla (ki bunun için Resmi Stream ve Ödemelerin yer aldığı evrak dökümünün sayın mahkemece talep edilip karşı yanca gönderilmesi ile karşılaştırma yapılacak olup, şimdilik) Davacı ...” a 25.08.2022 tarihindeki borcu 31.220 TL ve Davacı ...” e 25.08.2022 tarihindeki borcu 10.116 TL olup ayrıca yasal 969 olarak belirlenmiş temerrüd faizi ile 25.08.2022 tarihinden işleterek ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, buna istinaden gönderdiğimiz her iki ihtarname de de karşı yana süre tanınmış, ödemeler istenmiş ve fakat ödemeler yine haksız ve mesnetsiz olarak paranın ellerinde olmasına rağmen yapılmamış olduğunu, bu ödemelerin yapılmaması, talep edilen belgelerin gönderilmemesi, resmi evrakların sunulmaması, faturaların iletilmemesi ile her geçen gün Mağduriyet giderek artmış, alacağımızın miktarı bilinmez hale gelmiş ve bu haklı davamız açılmış olduğunu, Davalı yanın tüm bu davranışları sebebiyle müvekkilleri maddi olarak da kayba uğramış olduğunu, haklı olarak çekilmek zorunda kalınan ... 53. Noterliği'nin ... tarih ve... yevmiye nolu ihtarname ücreti olan 1112.60 TL (2 adet vekaletname için 2 adet baro pulu da dahil olup, ihtarname makbuzu ekte yer almaktadır EK-6) ile yine ... 53. 'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname masrafı olan 1183,17 TL (2 adet vekaletname için 2 adet baro pulu da dahil olup, ihtarname makbuzu ekte yer almaktadır EK-6 ) müvekkillerce ödenmek zorunda kalınmış ve gönderilen ihtarnamelerde bu maddi kayıplarında ödenmesi talep edilmişse de diğer yerine getirilmeyen hususlar gibi buda ödenmemiş ve yine müvekkilleri mağdur edilmiş olduğunu, Davalı firmaca gönderilmiş ihtarnamenin sonunda ise "... tarafından " ....” adlı platformda yayınlanan eserlerin tüm mali hakları firmamıza ait olup, ilgili eserler tarafımız dışında yayındadır. Bundan kaynaklı yayından kaldırılması konusunda ihtar ederiz" demiş olduğunu, Öncelikle belirtmek isteriz ki davalı firmanın bunu gelinen bu aşamada belirtip ihtara yazması bile kanunun en temelinin dayandığı TMK 2. Madde gereğince dürüstlük kurallarına aykırı olup, her hareketlerinin kötü niyet içerdiği aşikar hale gelmiş olduğunu, zira bahse konu iki şarkı sözleşme öncesinde de ... adlı platformda yayında olduğunu, bundan davalı firma haberdar olduğunu, hatta bu durum karşılıklı olarak onaylanmış ve akabinde davacı ...'in bahse konu iki şarkı üzerinden aldığı telif ücretlerini ...'e göndermekte, kendisinin davalı firmadan alacağından her ödeme döneminde mahsuplaşılmakta olduğunu, 2 sene boyunca bu şekilde bir çalışma sistemi üzerinde hareket edilmiş ve her gelen ödeme müvekkil tarafından ... 'e dekontları ile bildirilmiş ve kendi payları olan 9610 luk kısım onlara ödenmiş olduğunu, zira davacı süreç içerisinde ...'a taşınmış, nakit paraya ihtiyaç duymuş ve bahse konu 2 şarkı zaten öncesinde Distrokid 'de yayında olduğundan ve oradan her ay düzenli ödeme alabildiğinden durum ... ' e bildirilmiş ve "sen her ay oradan paranı alıyorsun tamam onlar orada da kalsın, ödeme planını buna göre yaparız" şeklinde görüşülüp anlaşılmış olduğunu, zaten bu akdin yapıldığı günden bu yana ödeme planları, görüşme ve yazışmalar incelendiğinde bunun kabul edildiği açık olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, böyle bir anlaşmaya varılmamış olsaydı dahi, 2 sene boyunca müvekkilin diğer şirketten aldığı ödemeleri kendi payları kadar alıp, davalının müvekkile kendi ödemesi gereken kısımdan da düşerek ödeme yapıyor olması zaten zımni bir kabul anlamına gelmekte olduğunu, madem bunun kabul edilmediğine ilişkin bir iddia var idi, ya sürecin ilk başında yazılı olarak bir ihtar çekilirdi veyahut ödemeler davacıdan 2 sene boyunca diğer firmadan gelen telif ücretleri payları kadar alınmaz olduğunu, tüm bunlardan da anlaşıldığı üzere bu konuda karşılıklı bir anlaşmaya varılmış olduğu 2 senelik bu ödeme silsilesinden, yapılan işlerden açıkça anlaşılmakta olduğunu, bu aşamada sunduğumuz whatsapp yazışmalarında (19.09.2022 tarihli) "...: 25 inden 25 ine benim ödemem, 3 ayda bir alıyorum, yaptığınız yanlış, ödememi bugün istiyorum. ...: 7 Ekim de ödemen gelmiş olur. ...: Bana ne yapıp edip hak edişimi atın. Ne 7 ekiminden bahsediyorsun benim ödemem var o v ar bu var. Kendi paramı bana göndermiyorsun? ...: Üslubunu düzelt ..., sen her ay alıp bizimle 3 ayda bir hesap gördüğünde biz sana laf söylüyor muyuz? Bizde de aksama olabiliyor en nihayetinde" şeklinde konuşmalar yer almakta olduğunu, gerekmesi halinde elde bulunan başkaca yazışmalarda sayın mahkemeye sunulacak olduğunu, görülüyor ki müvekkil hakkı olan ve yine ödenmeyen parasının ödenmesini istemiş davalı firma açıkça bu ödemeyi yapmadığı kabul etmiş ve Müvekkilin bahse konu iki şarkısı için olan ödemelere yönelik olarak da ödemeleri 3 ayda bir hesap gördüklerini alenen izah etmiş olduğunu, tüm bunlardan anlaşıldığı üzere davalı firma her koşul ve şartta sergilediği kötü niyeti ve dürüstlüğe aykırı hareketini gelinen bu aşamada da sergilemekte, yapmadığı ödemelerden bahsetmediği ve fakat sözleşmeye, somut gerçekliğe tamamen aykırı bir cevaben ihtarname göndererek kendisi ile de açıkça çelişkiye düşmekte ve hukuka aykırı işlem yaptığını bir kez daha kanıtlamakta olduğunu, bu konu ile ilgili yine kesinlikle davalı yanın iddiasını kabul anlamına gelmemek ile beraber belirtmek isteriz ki, mali hakkı veya ruhsatı- lisansı devreden ile devralan arasında FSEK 53 ' ten doğan hakkın mevcudiyetini garanti sorumluluğunun ortadan kaldırılması mümkündür. Zira FSEK ' te buna engel bir hüküm olmadığını, bilakis, taraflar mutabık kaldıkları takdirde, devredenin bu borcuda ortadan kalkabilir. Bahse konu bu sorumsuzluk anlaşması kural olarak herhangi bir şekil şartına da tabi değildir. Hatta asıl sözleşme geçerlilik şekil şartına bağlı olsa bile sorumsuzluk anlaşması açık veya örtülü yapılabilir olduğunu, o nedenledir ki devredenin sorumsuzluğuna ilişkin mutabakatın yazılı yapılması şart değildir. Somut olaydan da bu husus anlaşılabilir. O halde yukarıdaki anlatımlar dışında da ayrıca somut olayda zaten karşılıklı bu şarkılar üzerinde mutabık kalındığı ve davalı firmaya ayrıca - münhasıran verilmediği de (örtülü olarak kabul olduğu) aşikar hale gelmekte olduğunu, Davaya konu sözleşmelerde " Fesih Hükmü ve Cezai Şart” maddesinde "taraflar işbu sözleşmenin tüm hükümlerine riayet etmek zorunda olduklarını ve bu sözleşme maddelerinde mevcut tüm şartlara tam olarak uymayı şimdiden kabul, beyan ve taahhüt ederler. Sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal ve/veya sözleşmeyi haksız bir şekilde fesih eden sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmeyen taraf: diğer tarafın keşide edeceği ihtarnameye rağmen 15 gün içinde yükümlülüğü hiç veya gereği gibi yerine getirmez, aykırılığı gidermez ise karşı tarafın bu yüzden uğrayacağı her türlü zararı tazmin edeceğini ve ayrıca hiçbir ihtara gerek kalmaksızın defaten ve peşin olarak 25.000 TL ( yirmibeşbin Türk Lirası) cezai şartı ödeyeceklerini beyan, kabul ve taahhüt etmişlerdir. Taraflar söz konusu cezai şartın fahiş olmadığını ve tenkisini talep etmeyeceklerini kabul ve beyan etmişlerdir." hükmü yer almakta olduğunu, bu hükme istinaden tarafımızca davalı firmaya gereken ihtarnameler usulüne uygun gönderilmiş, edimin yerine getirilmesi ve ihlalin ortadan kaldırılması için gerekli süreler verilmiş, davalı firma belirtilen adreste olmadığından ve fakat sözleşme gereğince usulüne uygun tebligat yapılmış sayılmasına rağmen diğer gönderilen ihtarname noter kananıyla yapılan araştırma sonucunda bulunan KEP Adresine gönderilmiş, yine ihlaller sonlandırılmamış ve Müvekkillerine hak ve alacakları ödenmemiş olduğunu, İşbu davada bahse konu sözleşmeler eser sahibinin mali haklarının kullanımına (lisans- ruhsatına) ilişkin olup, bu sözleşmelerin genel özelliği taraflar arasında sürekli borç ilişkisi kuran sözleşmelerden olması olduğunu, borçludan edimini yerine getirmesini isteme yetkisi olarak tanımlanan alacak hakkı, borç ilişkisinden doğan asli bir hak olduğunu, yani asli edim yükümlülüğü borçlanılan edimin sözleşmenin amacına ve ifanın kurallarına göre yerine getirilmesi olduğunu, devre konu hak veya ruhsat-lisans bu şekilde iktisap edenin tasarrufuna geçse dahi hakkın niteliği, devralanın söz konusu hak üzerinde mutlak manada bir mülkiyet hakkı kazanmasına mani olduğunu, haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşmenin her iki tarafça feshi de bu bağlamda mümkün olduğunu, bir sözleşmenin sürekli borç ilişkisi kuran nitelikte olması, taraflar arasında güven ilişkisi bakımından büyük önem arz eder olduğunu, iki kişi arasında anlık olmayan ve belirli veya belirlenebilir zaman boyunca devam edecek bir ilişkinin söz konusu olduğu hallerde tarafların karşılıklı olarak birbirinden emin olmaları, diğerinden kendisine zarar gelmeyeceğine inanmaları ve birbirlerine güvenebilmeleri lazım olduğunu, aksi takdirde insanlar arasında hukuki ilişkiler kurulamaz ve/veya kurulan ilişki yürütülemez olduğunu, dolayısıyla sürekli sözleşmelerde ani edimli sözleşmelere göre taraflar birbirlerine güveni zedeleyecek davranışlardır kaçınma konusunda özel bir sorumluluk altında olduğunu, bu tür sözleşmelerde taraflar arasında münasebeti geleceğe dönük olarak ortadan kaldırabilmek amacıyla sözleşmeyi tek yanlı olarak fesih imkanı tanınmış olmasının sebebi de bu olduğunu, Davalı firma sözleşmede her ne kadar "yapımcılık" başlığını eklemiş olsa da sözleşme içeriğinden ve somut olayların varlığından görülüyor ki, yapımcılığa istinaden bir girişimde bulunmamış zaten şarkılar hazır ve yapılmış şekli ile davalı firmaya kullanım hakkı olarak lisanslanmış olduğunu, söz konusu müzik grubu ve şarkıları zaten dinlenme oranları yüksek ve ünlülerce de paylaşımları yapılan, kitlelere hitap eden bir grup olduğunu, bu noktada karşı yanın sözleşmeden elde ettiği faydayla müvekkillerin elde ettiği fayda arasında bile bariz açık olduğunu, zira yoktan var edilmesi bir yana dursun, hazır olan, kitlesi ve bilinirliği olan bir grup ile anlaşma yaparak bunları kendi sistemi üzerinden piyasaya sunmuş olduğunu, kaldı ki asla kabul anlamına gelmemekle beraber şarkılardan herhangi birine bir katkı veyahut başkaca bir yatırım yapmış olsaydı bile bunun hakkını fazlasıyla aldığı, bu ivmeyi kendisinin değil Müvekkillerin geldikleri aşamaya kadar sağladıkları açık olduğunu, bu noktada taraflar arasındaki kazanç dengesizliğinin de var olduğu aşikar olduğunu, Tüm bu anlatılanlardan hareketle haklı sebeplerimizin varlığı açık olup, eser sahibi Müvekkillerce bu sözleşmelerin devam edilmesi mümkün halde olmamakta, davalı firma sisteminde bulunan ve müvekkillerine ait şarkıların sistemden silinmesi talep edilmiş olsa da silinmediğinden her geçen gün mali haklara alenen tecavüz edilmekte olduğu açık olduğunu, ayrıca sayın mahkemece uygun görülmesi halinde tanıklarımızın da yargılama aşamasında sunmak ve dinletebileceğimizi bildirmek olduğunu, Davalının 25.08.2022 tarihinde ödenmesi gereken 3 aylık telif ödemesinin ve yine 25.11.2023 tarihine ait diğer 3 aylık telif ödemesinin yapılmadığı gönderilen mesajlara, maillere, ihtarlara ve yapılan aramalara rağmen halen günümüze kadar müvekkillerine ödenmemi olduğunu, fakat sayın mahkemece yapılan araştırma ile ve sunduğumuz delillerinde incelenmesinin ardından sözleşmeleri haklı sebeple feshetmiş olduğumuz sabit olup, halen müvekkillerin eserleri üzerinden haksız kazanç sağlayıp, hukuk dışı kullanarak eser sahiplerinin haklarına tecavüz etmekte olduğunu, buna ilişkin müvekkillerin telif ücretlerini aldıkları bankaları ve hesap bilgilerini sayın mahkemeye sunmakta olduğunu, bu bankalara yazılacak müzekkere ile davalı tarafın da herhangi bir ödeme yapmadığı açık olacak olduğunu, bununla beraber dava dışı orchard 'a ve ütopya müzik 'e sayın mahkemece müzekkere yazılması ile de gelen evraklar incelendiğinde tüm ödemelerin şarkılar üzerinden alındığı ve hatta bu süreçte öğrendiğimiz kadarıyla şarkılar için ... ' e 2024 e kadar avans ödendiği ve bu avanstan bir miktarda Davalı firma... 'e gönderildiği de ayrıca bilinmekte olduğunu, müvekkilleri kendilerine ait eserleri hem kullanamamakta, hem davalı yan şarkıları sistemlerinden silmeyerek tecavüz eylemini her gün gerçekleştirmekte hem de şarkılar üzerinden haksız kazanç sağlamakta olduğunu, tüm dava dilekçemiz kapsamında belirtilenler, sunulan deliller ve resen toplanacak, talep ettiğimiz deliller dahilinde müvekkillerine ait eser sahipliğinden kaynaklı mali ve manevi haklara davalı firmanın tecavüz ettiği ekte sunulan ve resen dikkate alınacak belgeler ile sabit olup tecavüzün tespitini talep ettiklerini, Banka Hesapları ... - ... Bankası - İBAN : ... ...- ... Bank - İBAN : ...Bunlara ek olarak Sözleşme tarihinden bu yana, davalı firmaca müvekkilleri adına kesilmiş olan faturaların sayın mahkemeye sunulmasını, davalıdan celbini, aynı şekilde sözleşme tarihlerinden bu yana davaya konu şarkılar için resmi stream (resmi olarak dinlenme sayılarının göründüğü belgelerin) sunulması ve yine aynı şekilde davalı firmadan bu belgelerin celbini talep etmek olduklarını, zira bu zamana kadar müvekkillerine hep manuel düzenlenen - el ile doldurulan Excel tabloları gönderilmiş ve dinleme rakamları müvekkillerce resmi olarak bilinememiş Talep edilmesine rağmen ne faturalar, ne ödeme dekontları ne de sistem üzerinden elde edilen dinlenmeye ilişkin bilgiler verilmemiş olduğunu, ayrıca elde bulunan ödemeler ve sözde dinleme sayıları ile gönderilecek olan resmi evrakların karşılaştırılarak bu bilgilerinde doğruluğunun sağlanabilmesi için sayın mahkemece bu belgelerinde davalı yandan celbi ile bu delillerin toplanarak dosyaya kazandırılmasını talep etmekte olduklarını, Tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını - tecavüzün ref-ini talep eder olduklarını, Davalı Firma her gün müvekkillerin eserlerine ve müvekkillerin haklarına yönelik haksız eylemler ile hem eserlere, hem gruba hem de müvekkillerine zarar vermekte ve akabinde haksız kazançlar sağlayarak haklarına tecavüz etmekte olduğunu, hali hazırda tecavüz eylemi devam etmekte olduğunu, zira hali hazırda şarkılar halen davalı firmanın yayın sisteminde vb. Her türlü anlaşmasının olduğu şirket ve platformlar tarafından kullanılmakta olduğundan ihlal tecavüz eylemi sürekli olarak tekrarlanmakta olduğunu, bu kapsamında davalının tecavüzünün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasını talep eder olduklarını, bu sebeple müvekkillerine ait 24 şarkılık eser olan; "..." şarkılarının ve şarkılara ait ıscr kodlarının (ekte yer almaktadır) davalı sisteminden en ivedi şekilde kaldırılması ve müvekkillerine teslimi gerekmekte olduğunu, sayın Mahkemenin en ivedi şekilde müvekkillerin haklarının daha fazla zarara uğramaması adına hem ileride de devam edebilecek tecavüz tehlikesi hem de şuanda var olan tecavüz eylemleri açısından, Tecavüzün Önlenmesi - ve Tecavüzün Ref'i - Tecavüzün Durdurulmasına yönelik karar vermesi gerekmekte olduğunu, “Yukarıda etraflı şekilde izah edildiği üzere davalı hali hazırda bahse konu şarkılarını sisteminde tutarak ticari hayatına devam etmektedir. Bu sebeple davalının müvekkillerin hakkını ihlal ederek kullandığı eserlere - şarkılara el konulmasına, sistemden kaldırılarak davacı müvekkillere verilmesine dava sonuna kadar tecavüzün tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep eder olduklarını, “Mahkemenizce verilecek olan bahse konu müzik eserlerinin (eser sahipliğinin) sağladığı haklara tecavüz eden davalı aleyhine verilecek olan kararın, masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere ilgililere tebliği ve kamuya ilanını talep eder olduklarını, “Öncelikle ivedilikle telafisi zor ve imkansız hallerin daha fazla doğmaması ve müvekkillerin daha fazla mağdur olmaması adına (teminatsız olarak) davacı müvekkilleri lehine ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile dava sonuna kadar tecavüz fiilinin durdurulmasını; tecavüz eyleminin durdurulması adına davaya konu şarkıların davalı sisteminden ivedilikle silinmesine ve davacı müvekkillerine teslimine, “Sayın Mahkemece sunduğumuz belge ve deliller dışında ayrıca resen toplanması gerekli delillerin toplanmasına, davalı firmadan talep edilen resmi evrakların celbine, şarkıların yayınlandığı her türlü mecraya (online platformlar dahil) müzekkere yazılarak resmi belgelerin celbine ve dava konusu her türlü delilin dosyaya kazandırılmasına, Müvekkillerine ait eserlere - şarkılara ilişkin maddi ve manevi her türlü haklara davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzünün tespitine, “İhlal durumunun devam ettirilmesi hususunun ve tekrarının ve sair hak ihlallerinin önlenmesini ihlal sonucu meydana gelen durumun ortadan kaldırılmasını (Tecavüzün Men'i ve Tecavüzün Ref'ini), şeklinde beyan ve talep edildiği görülmektedir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ile yasal hakları firmamıza ait eserler hakkında ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş olduğunu, huzurdaki davada davalının yasal sorumluluklarında herhangi bir eksik bulunmadığından tedbir kararının uygulanması sonucunda davalı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar oluşacağından, tedbir taleplerinin de reddine karar verilmesini talep etmekte olduklarını, bahsi geçen her bir esere ilişkin söz, müzik, yorum ve aranjör muvafakatnameleri eser icracılarından yazılı onayı alınarak davalıca yayınlanmış olduğunu, 5846 S.li Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun 21 (İşleme Hakkı), 22. (Çoğaltma Hakkı), 23. (Yayma Hakkı), 24.(Temsil Hakkı), 25.(Umuma İletim Hakkı) gereğince ilgili hakların tamamı davalıya ait olduğunu, Davalı tarafından yapımcılığı icra edilen müzik eserlerinin "Eser İşletme Belgesi" davalıca Kültür Bakanlığına sunulan ve inceleme sonrasında taraflarına verilmiş olduğunu, ilgili eser işletme belgesini dilekçe ekinde sunulduğunu, ilgili eserlerden doğan ve davacı tarafa iletilmesi gereken ödemeler zamanında ve eksiksiz olarak yapılmıştır. Bu ödemelere ilişkin vergiler yasal sürelerinde beyan edilmiş olup, ödemelere ilişkin beyannameler dilekçe ekinde sunulduğunu, Davacı taraflarla yapmış olunan sözleşmeler ekte bilginize sunulmuş olduğunu, davacı tarafla davalı firma bağlayıcı başkaca anlaşma sözleşme bulunmadığını, şeklinde beyan ve talep edildiği görülmektedir.
Bilirkişi ... 10.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Laboratuar ortamında büyüteç stereomikroskop UV ışık kaynağı, beyaz ışık, değişik açılardan verilen ışık ışınları altında ve yüksek çözünürlü... ve bilgisayar programları ile taranarak analitik incelemeye ve objektif denetime uygun hale getirildikten sonra grafolojik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan incelemede: Tetkik konusu 09.06.2021 tarihli T.C. Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve atıl imzalar ile ...'e ait mukayese imzalar arasında, Tersim tarzı bakımından kişinin mukayese imza örneklerinin zaman içerisinde değişkenlik gösterdiğinin anlaşıldığı, belge tanzim tarihine yakın mukayese imzaları dikkate alındığında imzaların başlangıcı olan dairesel hareketin gövdelendirilişi, uç yapılanması, Gramaların örgülenmesi, İmzaların bitirilişi, Çizgisel hareketlerin biçimlenmesi, Noktalama itiyadı, Devinim noktaları, İşleklik derecesi, ..., ..., ..., ..., ... ..., ... alışkanlıkları ve baskı derecesi bakımından incelendiğinde; İnceleme konusu 09.06.2021 tarihli T.C. Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü hitaplı sözleşme aslındaki ... ismine atfen atılı imzaların ...'in eli ürünü olduğu kanaatine varmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... ve ... 18.12.2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı tarafından belirtilen davaya konu bahsi geçen "..." isimli müzik eserlerinin dosyaya linkleri sunulmadığından resen yapılan araştırmalar neticesinde ... isimli dijital platformunda ilgili eserlere ulaşılmış ve eserlerin güncel olarak yayında olduğu tespit edilmiş olup, eserlerin yayınlanma tarihleri, dinlenme sayıları (02 Kasım 2024 tarih itibari ile) ve kim tarafından yayınlandığı detayları bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, “TC Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğüne - SÖZLEŞME” başlığı altında, ...'in imzalamış olduğu dava konusu 24 eserin belgelerine ilişkin olarak; gerek kavram gerekse müzik endüstrisinde sektörel açıdan sıkça rastlanan uygulamalar göz önüne alındığında; bu belgelerin telif haklarına yönelik mali hakların basit ruhsat niteliğinde devrine yönelik muvafakatnameler olduğu, davalı şirketin yükümlülüklerine yönelik maddeler içermediği, bu belgeler bağlamında sözleşmenin feshinin haklılığı konusunda değerlendirme yapılamayacağı, 01.12.2020 tarihli 19 şarkıya yönelik ve 10.11.2020 tarihli 5 şarkıya yönelik sözleşmeler incelendiğinde ıslak imzalı hallerinin dosyada mevcut olmadığı ancak tarafların imzalarını taşıyan sözleşme fotoğraflarının ve yazışmaların iletildiği, bu sözleşmelerin Yapımcılık Sözleşmesi'nin içeriği ve niteliği olarak; yapımcılık esasına dayanan tüm aşamaları içermediği, özellikle yapım öncesi ve yapım aşamasında yer alması gereken hususların birçoğunun sözleşmede yer almadığı ve böylelikle sözleşmelerin başlığında yer alan “yapımcılık sözleşmesi” niteliğini karşılayamadığı; bununla birlikte sözleşmelerde yer alan hususların daha ziyade yapım sonrası (post-prodüksiyon) işler olan eserlerin dağıtımına, tanıtımına ve buralardan elde edilecek gelirlerin paylaşımına yönelik içeriğe sahip oldukları anlaşıldığı, Sayın Mahkemece ıslak imzalı halleri sunulmayan bu sözleşmelerin geçerli kabul edilmeleri halinde taraflar arasındaki sözleşmelerin mali hükmüne ve umuma iletim hakkının birlikte kullanılması yönünde davacıların onayı alınmasına davalı şirketçe uyulmaması nedeniyle davacıların sözleme feshinin haklı olduğu kanaati oluşmaktadır. Dosyada Bulunan ... Bankası ve ...Bankasına ait banka hesap ekstrelerine göre, Davalı .... LTD.ŞTİ." nin yapmış olduğu ödemelerin 2022/01 dönemi için Davacı ...' a 30.795,70 TL ve Davacı ...' a 10.219,10 TL ödeme yaptığı, Davalı vekiline defter incelemesi için 28.11.2024 tarihinde talepte bulunulduğu, davalı vekili ve davalı tarafından dönüş olmadığından resmi defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2022/02 dönemine ait söz konusu eserlerden davacı alacağının bilinemediği, Dosyada bulunan ... Bankası ve ... Bankasına ait banka hesap ekstrelerine göre, Davalı ...TİC. LTD. ŞTİ.'nin 2022/02 dönemi ile ilgili ödeme yapmadığı, Davacı ... 31.220,00 TL ile diğer Davacı ... 10.116,00 TL alacağı olduğu yönünde talepte bulunduğu, 2022/01 dönemi ile uyum içinde olduğu, Söz konusu Tazminatın Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu, Sayın Mahkeme davacı talebinin ödenmesi konusunda karar vermesi durumunda, Davacının 25.08.2022 tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz olan 9 faiz talep edebileceği, görüş ve kanaatine varmışlardır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın dava dilekçesi kapsamına göre; davalı Firmanın davacıya ait olduğu belirtilen müzik eserlerine ilişkin mali ve manevi haklarına tecavüzü dolayısıyla davalı firmanın davacının eserlerine haklarına karşı tecavüzünün tespiti, ihlal durumunun devam etmesi sebebiyle Tecazüvün Ref'i ve sair hak ihlallerinin durdurulması, Tecavüzün Önlenmesi - Tecavüzün Men'i ve tecavüzün dava sonuçlanıncaya kadar telafisi güç ve imkansız zararların daha fazla oluşmaması adına ivedilikle durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ve kararın ilanı kapsamında açıldığı tespit edildi.
Tüm dosya içeriği incelendiğinde; Davacı tarafından belirtilen davaya konu bahsi geçen "..." isimli müzik eserlerinin ... isimli dijital platformunda ilgili eserlere bilirkişilerce ulaşılmış ve eserlerin güncel olarak yayında olduğu tespit edilmiş olup, eserlerin yayınlanma tarihleri, dinlenme sayıları ve kim tarafından yayınlandığı detayları alınan bilirkişi raporunda bilişim değerlendirme kısmında detaylıca sunulduğu, “TC Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğüne - SÖZLEŞME” başlığı altında, ...'in imzalamış olduğu dava konusu 24 eserin belgelerine ilişkin olarak; gerek kavram gerekse müzik endüstrisinde sektörel açıdan sıkça rastlanan uygulamalar göz önüne alındığında; bu belgelerin telif haklarına yönelik mali hakların basit ruhsat niteliğinde devrine yönelik muvafakatnameler olduğu, davalı şirketin yükümlülüklerine yönelik maddeler içermediği, bu belgeler bağlamında sözleşmenin feshinin haklılığı konusunda değerlendirme yapılamayacağı, 01.12.2020 tarihli 19 şarkıya yönelik ve 10.11.2020 tarihli 5 şarkıya yönelik sözleşmeler incelendiğinde bu sözleşmelerin Yapımcılık Sözleşmesi'nin içeriği ve niteliği olarak; yapımcılık esasına dayanan tüm aşamaları içermediği, özellikle yapım öncesi ve yapım aşamasında yer alması gereken hususların birçoğunun sözleşmede yer almadığı ve böylelikle sözleşmelerin başlığında yer alan “yapımcılık sözleşmesi” niteliğini karşılayamadığı; bununla birlikte sözleşmelerde yer alan hususların daha ziyade yapım sonrası işler olan eserlerin dağıtımına, tanıtımına ve buralardan elde edilecek gelirlerin paylaşımına yönelik içeriğe sahip oldukları anlaşıldığı taraflar arasındaki sözleşmelerin mali hükmüne ve umuma iletim hakkının birlikte kullanılması yönünde davacıların onayı alınmasına davalı şirketçe uyulmaması nedeniyle davacıların sözleme feshinin haklı olduğu, dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporlara da bu yönde yapılan tespitlerin yerinde olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda; " Dosyada Bulunan ... Bankası ve ... Bankasına ait banka hesap ekstrelerine göre, Davalı ... TİC. LTD.ŞTİ." nin yapmış olduğu ödemelerin ... dönemi için Davacı ...' a 30.795,70 TL ve Davacı ....' a 10.219,10 TL ödeme yaptığı, davalı tarafın yapılan kesin ve ihtaratlı kesin sürelere rağmen ticari defter kayıtlarını bilirkişilere sunmaktan imtina ettiği, davacının 2022/02 dönemine ait söz konusu eserlerden davacı alacağının bilinemediği, Dosyada bulunan ... Bankası ve ... Bankasına ait banka hesap ekstrelerine göre, Davalı ... LTD. ŞTİ.'nin 2022/02 dönemi ile ilgili ödeme yapmadığı, Davacı ... 31.220,00 TL ile diğer Davacı ... 10.116,00 TL alacağı olduğu yönünde talepte bulunduğu, 2022/01 dönemi ile uyum içinde olduğu, Davacının 25.08.2022 tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz olan 9 faiz talep edebileceği" yönünde tespit yapılmış ise de, dava konusu istemler incelendiğinde davacının alacak talebinin bulunmadığı, bu yönde sonuç ve istem kısmında talebinin bulunmadığı, alacağın tahsili isteminin ancak ayrı bir davanın konusunu oluşturacağı mahkememizce değerlendirilmiş, alacak konusunda hüküm tesis edilmemiştir.
Yukarıda yapılan tespitler ışığında; sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanması hasebiyle, sözleşmenin feshine rağmen dava konusu eserlerin davalı sistemlerinde ve davalının anlaşmalı olduğu şirket sistemlerinde yayında olması ve eserlerin sözleşmenin haklı feshine rağmen davalı tarafça kullanılmaya ve eserlerden yararlanılmaya devam edilmesi sebebi ile davacıların eser sahipliğinden kaynaklı haklarına tecavüzün hasıl olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulü ile Davacıların eser sahipliğinden kaynaklı haklarına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması, meni ve tecavüzün kaldırılmasına, bu cümleden olarak davaya konu müzik eserlerinin davalı sistemlerinden ve davalının anlaşmalı olduğu şirket sistemlerinden kaldırılarak davacılara iadesine, kararın kesinleşmesi ile verilen kararın masrafı davalıya ait olmak kaydıyla tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kabulü ile;
-Davacıların eser sahipliğinden kaynaklı haklarına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması, meni ve tecavüzün kaldırılmasına, bu cümleden olarak davaya konu müzik eserlerinin davalı sistemlerinden ve davalının anlaşmalı olduğu şirket sistemlerinden kaldırılarak davacılara iadesine,
-Kararın kesinleşmesi ile verilen kararın masrafı davalıya ait olmak kaydıyla tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 534,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 25.785,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır