T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/137 Esas
KARAR NO : 2025/127
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (bundan böyle “müvekkil” ya da “...” olarak anılacaktır) 180 senelik bir geçmişe sahip olduğu ve bünyesinde “...”, “...”, “...”, " ...” gibi markaları barındırdığı, dünyanın önde gelen hızlı tüketim ürünleri üreticilerinden biri olduğu, davacının tanınmış markaları ve logoları dünyanın her yerinde ve türk marka ve patent kurumu nezdinde de smk kapsamında koruma altında olduğu, davalının hukuka aykırı eylemleri hakkındaki açıklamaları; davacılara ait “...” markası gümrükler genel müdürlüğü bünyesindeki fikri ve sınai haklar programı kapsamında korunduğunu, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından ... tarihinde ...sayılı bildirimle tebliğ edilen eder nitelikte olduğundan şüphe edildiğini, bunun üzerine 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 57. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca eşyaların 10 iş günü süreyle durdurulmasına karar verildiğini, 4. Yukarıda bahsi geçen karar, tarafımıza 07.06.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, tarafımızca ... Gümrük Müdürlüğü'nde durdurulan eşyaların incelenmesi, fotoğraflanması ve eşyalardan numune alınması hususunda talepte bulunulduğunu, aynı gün içinde taleplerinin kabul edildiğini, durdurulan ürünler üzerinde inceleme gerçekleştirildiğini, Davacı tarafından yapılan incelemeler neticesinde ürünlerin taklit olduğu anlaşıldığını, bu taraflarınca işbu durdurulan ürünler hakkında 10.07.2024 tarihinde ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... D. İş sayılı dosyası kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiğini, SMK”nın 159. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddeleri gözetilerek Davalı ...Şirketi adına işlem gören "..." markalı tüm ürünlerin ihracatının ihtiyaten durdurulmasına, ve ürünlere el konulmasına karar verildiğini, işbu davaya konu tecavüz bakımından tedbiren durdurulan ürün görsellerini Mahkememize sunduklarını, ürünler üzerinde davacıya ait markanın taklit edilerek ihracat işlemine tabi tutulduğu, bu nedenle marka hakkına tecavüz eylemlerinin gerçekleştirildiği, Davacı ait ürünlerin üretim ağı ve satış faaliyetleri çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarla oluşturulmuş tedarik zincirleri davacı tarafından bilindiğini, davalının davacıya ait ürünleri satışa sunması konusunda hiçbir izni, onay veya yetkisi bulunmadığı, Davacı nezdinde bilinen bir tedarik zincirinde rol oynamadığını, davalı tarafından ihraç edilmek istenen “...” ibareli ürünler hakkında 10.07.2024 tarihinde Bilirkişi ... tarafından Uzman Görüşü alındığını, alınan görüş çerçevesinde de orijinal ürünler ve davalıya ait ürünler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davalıya ait ürünlerin işçilik kalitesinin düşük olduğunu, baskı detaylarında farklılıklar olduğu ve parti numaralarının yazı karakterlerinin farklı olduğunu, SMK'nın 29/1-a hükmü uyarınca, “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak" marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, SMK m.7 uyarınca ise: “Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine ait olduğunu, marka sahibinin izinsiz olarak yapılması halinde, dava dilekçesinde belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme haklarının var olduğunu, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması bu bağlamda, davacının “...” markasına aynı veya benzer olan herhangi bir işaretin, aynı veya benzer sınıflarda kullanılması ve bu sebeple ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebep olunması halinde, marka hakkının tecavüzünden bahsedile davalı söz konusu eylemleri sebebiyle davacı ve davacıya ait markaların ve ticari faaliyetlerin tanınmışlığından ve tüketiciler üzerindeki haklı itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde etmekte olduğunu, dolayısıyla davacı söz konusu tecavüz teşkil eden kullanımların engellenmesini talep etmek hakkını haiz olduğunu, davalı tarafından davacı markalarına dayanarak yapılan ticaret konusu ürünler marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, SMK'nın ilgili hükümleri uyarınca tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve bu doğrultuda maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğunu, halihazırda mahkeme kanalı ile tedbiri talep edilmiş olan işbu dilekçe konusu mallar bakımından Davalı tarafından vaki marka tecavüzü fiilinin durdurulmasını, tecavüzün giderilmesini, marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere gerekli önlemlerin alınmasını talep etmişlerdir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacı şirket işbu davayı davalı aleyhine açmışsa da söz konusu ihracat beyannamesi ve ihracata ilişkin sair evraklar incelendiğinde görülecektir ki davalı firma söz konusu ürünlerin imalatçısı konumunda olmadığı, davalı firma da söz konusu dava neticesiyle son derece mağdur konumda olduğunu, zira davalı firma sahtelik iddiasına konu olan ürünleri dava dışı... Şirketin'den piyasa fiyatına almış olup, davalı ürünlerin sahteliğini anlayabilmesi ve böyle bir özeni göstermesi davalıdan beklenmemeli, dolayısıyla davalı söz konusu davada mağdur olduğunu, şayet marka hakkına bir tecavüz söz konusu ise davalının herhangi bir kusuru söz konusu olmadığını, davalı şirket işbu davanın açılması ve alınmış olan ihtiyati tedbir kararı neticesinde kusuru olmamasına rağmen zarara uğramakta olduğunu, tüm bunlarla birlikte davacının marka hakkının zarara uğramasında davalının kusurunun bulunmadığını, işbu davanın davalı söz konusu ürünleri almış olduğu ...Şirketine karşı açılması gerekirken söz konusu ürünlerde ve bahsi geçen eylemlerde hiçbir kusuru bulunmayan davalıya karşı açıldığını, davalının söz konusu ürünlerin sahtelik arz edip etmediği konusunda bilgisinin bulunmadığını, davalının üretici olmadığı bir firmadan almış olduğu ürünleri yurt dışına ihraç eden bir tüccar olduğunu, davalı firma adına daha önce marka hakkına ilişkin bir dava açılmadığını, söz konusu olaylar davalının bilgisi dışında gerçekleştiği, bu bakımdan davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz kapsamında olmadığını, yine davalı firma hiçbir kusuru olmamasına rağmen söz konusu malların üzerinde ihtiyati tedbir bulunması sebebiyle sürekli olarak liman masraflarına katlanmakta olduğunu, davalı firma açısından geri dönülemez zararlara sebebiyet verdiğini, bu sebeple taraflarınca mahkememize başvurulduğu beyan edilmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davanın marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkin açıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede davalı yanın "..." ibaresinin ihtiva eden deterjan cinsi ürünlerin ... Gümrük Müdürlüğü tarafından el konularak muhafaza edildiği, yapılan incelemede söz konusu ürünlerin ihracat işlemine tabi tutulduğu, yapılan incelemede ele geçirilen ürünlerin üzerinde davacının tescilli markası olan ... ibaresinin birebir aynı olacak şekilde ürünlerde mevcut olduğu, işbu kullanımların marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, Mahkememizce usul ekonomisi ve yargıda hedef süre uygulaması nazara alınarak bilirkişi incelemesi yapılmasına lüzum görülmediği, zira davacının tescilli markasının herhangi bir değişiklik yapılmaksızın dava konusu ürünlerde aynı şekilde kullanıldığı, bu kullanımın da karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiği ve bu kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, Mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar ikinci cevap dilekçesi ile, dava konusu bidonların tasarım ve patentini davacıya ait olmadığını iddia edip buna yönelik beyanda bulunmuş ise de davanın konusunun Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti'ne ilişkin olduğu davanın tasarım yönü ile açılmadığı, dava konusu ... ibaresinin kullanıldığı bidonların davacıya ait olup olmadığı harcıalem nitelik arz edip arz etmediği, yeni ve ayırt edici olup olmadığının işbu dava yönünden inceleme konusu olamayacağı, davanın konusunun son derece açık ve net olduğu, davacının tescilli markası olan...'nin davalı tarafça izinsiz kullanılıp kullanılmadığının davanın konusunu oluşturduğu yapılan incelemede davanın konusunu teşkil eden ürünlerde ... ibaresinin izinsiz bir şekilde birebir aynı olarak dava konusu ürünlerde sahte olacak şekilde kullanıldığı, bu hususun tartışmaya açık olmayacak şekilde saptandığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında malların kendilerine ait olmadığı, malların sahteliğini bilebilecek durumda olmadıklarını ve kusurlarının bulunmadıklarını beyan etmiş ise de yapılan incelemede dava konusu ürünlerin ihracata konu edildiği ticari amaç ile kullanıldığı, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemli davalarda kusurun aranmadığı, davalının bu yöndeki savunmalarını ve buna bağlı husumet itirazının yerinde olmadığı Mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle açılan davanın kabulü ile Marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçların ortadan kaldırılmasına, ... 4 FSHHM'nin ... değişik iş sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının Mahkememizce verilen 16.10.2024 tarihli ara kararda belirtilen revize edilmiş hali ile hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına, Davalı tarafın husumet itirazının reddine, İmhaya yönelik açılmış bir dava ve dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığından imha isteminin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın kabulü ile,
-Marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve sonuçların ortadan kaldırılmasına,
-... 4 FSHHM'nin ...Değişik iş sayılı dosyada verilen ihtiyati tedbir kararının Mahkememizce verilen 16.10.2024 tarihli ara kararda belirtilen revize edilmiş hali ile hüküm kesinleşinceye kadar aynen devamına,
-Davalı tarafın husumet itirazının reddine,
-İmhaya yönelik açılmış bir dava ve dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığından imha isteminin reddine,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 187,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, peşin harç, posta, müzekkere ücretlerinden oluşan 1426,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır