T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/189 Esas
KARAR NO : 2025/113
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacını kendi yarattığı ve Türkçe'de bir anlamı bulunmayan ...'den beri markasını uzun yıllardır aktif bir şekilde kullanmaktadı Müvekkil söz konusu marka için ilk olarak ... sayılı ...'den beri ibaresi ile 30.12.2015 tarihinde marka başvurusu yaparak .... sınıfta marka tescili alındığı, ... markasının kendi sektöründe yoğun kullanımı ve davacının kaliteli hizmet anlayışıyla birlikte davacı markası sektöründe bilinirliğe de ulaştığı, bugün ... ya da davalı markası gibi bu ibarenin türevleri görüldüğünde ortalama tüketici doğrudan davacı firmasını algılamakta olduğu, davalı taraf davacı ... esas unsurlu markası ile iltibas yaratacak derecede benzer ...sayılı ... esas unsurlu markayı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde.../ sınıflarda tescil ettirdiği, davalı taraf davacıya dayanak markaları ile benzer söz konusu markayı tescil ettirdiği, davacının yeni tescil almasını da engellemek için davacı ... sayılı ...'den beri marka başvurusuna SMK mad. 6/1 kapsamında itiraz ederek davacıya tescil almasını da engellendiği, görüldüğü üzere esasen taraf markalarının SMK mad. 6/1 kapsamında üst düzeyde benzediği davalı tarafça ve TPMK tarafından da ortaya konulmuş durumda olduğu, Davacıya ait tescilli ve tanınmış ...'den beri markasına iltibas yaratacak düzeyde benzeyen, aynı veya benzer ürünleri kapsayan, halk arasında karıştırılma ihtimali arz eden ve ayrıca kötü niyetle yapıldığı sabit olan söz konusu tescilin aşağıda açıklanan sebeplerle, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması gerekmekte olduğu, SMK Mad. 6/1 Kapsamında Marka Tecavüzü ve Hükümsüzlük Taleplerimiz SMK 6/1 maddesine göre benzer markalar hükümsüz kılındığı, SMK mad. 6/1'e dayalı olarak hükümsüzlük talep edilmesi halinde aşağıdaki üç şartın varlığı aranmakta olduğu, taraf markaları aynı ya da benzer olması gerektiğini, taraf markaları kapsamındaki ürün ve hizmetler aynı ya da benzer olması gerektiğini, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunması gerektiğini, somut olayda söz konusu şartların tamamı mevcut olup, marka örnekleri incelendiğinde taraf 2 markalarının esas unsurları ayniyet derecesinde benzer olduğu ilk bakışta anlaşılacağı, dava konusu markanın SMK mad. 6/1 kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan işbu davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, işbu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 07.10.2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı tarafından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dayandırılan hükümsüzlük taleplerinin şartlarının oluşmadığı, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin bulunmadığı bu kapsamda, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının şartlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ... 11.09.2024 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; Kök raporda ulaşılan sonuç ve değerlendirmelerini değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığını, belirterek raporunu sunmuşlardır.
Bilirkişiler ... , ... ve ... 16.01.2025 ek tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Dosya muhteviyatı kapsamında davacı tarafından sunulan delil listeleri dilekçeleri ekinde yer alan ticari belgeler incelendiğini, davacı tarafça verilen süre içerisinde ticari defterlerin inceleneceği açık adres bilgisi sunulmadığından bu belgelerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı yönünde bir çalışma yapılamadığını, dava dosyasına sunulan ticari belgelerdeki en eski kullanımın 2016 yılına ait olduğu, davacı tarafından düzenlenen perakende satış fişleri ve davacıya satıcılar tarafından düzenlenen alış faturalarında unvan bölümünde ..., ..., .... ifadelerinin yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen satış faturalarında ise ... den beri ifadesinin yoğun kullanıldığı, davacı tarafından e arşiv olarak düzenlenen faturalarda ürün açıklama bölümünde de ... ifadesinin kullanıldığı kağıt olarak düzenlenen faturalarda ve perakende satış fişlerinde ise açıklama /ürün adı bölümünde yemek bedeli açıklaması olduğu görülmüş olup dosyaya sunulan ticari belgelerin delil niteliği taşıyıp taşımadığının Mahkememize bırakılark sonucuna ve kanaatlerini sunmuşlardır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın ... Nolu ... markasının hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile ihlal kapsamında tecavüzün ref ve meni iddalarına ilişkin olarak açıldığı, anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davalının “..." markasıyla davacının ... ibareli markası görsel, işitsel ve kavramsal olarak birbirlerinden tamamen farklı olduğu, markalar arasında ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalı markası ... ibarelerinden oluşan bir kelime markası olduğu, ... ibaresi davalı adına... sayılı dosya ile tescilli olup tanınmış marka statüsünde korunduğu “...” ibaresi de davalının tanınmış markası altında tescile konu edildiği, ozi ibaresi tek başına kullanılmadığı, ... ibaresi bir kalıp halinde kullanıldığı, benzerlik incelemesinin markalar parçalara ayrılarak değil, bir bütün olarak olarak yapılması zorunlu olduğu, davacı “... ibareli markasının esas unsurunun “..." olduğunu ileri sürdüğü ancak markada “...” kelime unsuru bulunmadığı, davacı yan “...” ibaresini parçalara ayırarak “..." ibaresinin esas unsur olduğunu iddia etmekte olduğu, bu şekilde yapılan bir benzerlik incelemesi marka hukukuyla bağdaşmadığı gibi bizatihi davacı yanca sunulan delillerden görüleceği üzere davacı yanın fiili kullanımlarının sadece " ..." ibaresi ile de kullanılmadığı, fiili kullanımlarının ... ibaresi ile kullanıldığı, benzerlik incelemesinde markalar kelime ve şekil unsurlarıyla beraber bir bütün olarak incelendiği, davalının “...” markası ile davacının “...” ibareli markası da bir bütün olarak incelendiğinde aralarında herhangi bir benzerlik bulunmadığı açıkça görüldüğü, bununla birlikte davacı ortalama tüketicinin yalnızca “...” ibaresini algılayacağını iddia etmekteyse de tek başına marka görseli incelendiğinde dahi tüketicinin ...” ibarelerinden oluşan markayı yalnızca ... olarak algılamasının mümkün olmadığ, tüketici markayı parça parça değil bir bütün olarak algılandığı, Davalı markasıyla davacının markasının tamamen farklı olduğu, ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, “..." markasıyla karşılaşan ortalama tüketici, öncelikle “...” ibaresini değil, davalının hem çatı markası hem tanınmış markası hem de kullanıma dayalı ayırt ediciliği olan “..." ibaresini algılayacağı, dolayısıyla ... markasının bir bütün olarak benzerlik incelemesine konu edilmesi gerektiği, markaların tescili olduğu mal ve hizmetlerinin benzerliği, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlardan biri olduğu, Davacının markası ... hizmet sınıfında yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri geçici konaklama hizmetleri Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri) tescilliyken, davalı markası ... sınıflarda tescilli olduğu davacının markasının... sınıflarda tescilinin bulunmadığı, Davacı markası hizmet sınıfında, davalı markası ise ticaret malları sınıfında tescilli olduğu, dava dilekçesiyle birlikte dosyaya sunulan delil listesinde görüldüğü üzere, “..." markası altında ... başta olmak üzere et ve et ürünleri, baharat ve sosların satışı yapıldığı, davalının “...” markası ise, çikolata ve çikolata kaplamalı ürünler, şekerleme, bisküvi, gofret, kek gibi ürünler için kullanıldığı, markaların kullanılacağı mal ve hizmet sınıflarının da farklı olduğu, davacı markasıyla davalı markasının hitap ettikleri alıcı çevresi, dağıtım kanalları, tüketici profilleri dahi birbirlerinden tamamen farklı olduğu, davalının markasının tescilli olduğu sınıftaki ürünler, büyük kısmını çocukların oluşturduğu ortalama tüketici kesiminin hızlı alarak tükettiği, market raflarında gördüğünde zihinlerdeki izlenim ile hızlı karar vererek aldığı ürünler olduğu, davacının hizmet sınıfı kapsamında tescilli markasının hitap ettiği ortalama tüketici kesimi ise yetişkinlerden oluşmakta olduğu, et ve et ürünlerinin fiyatı daha yüksek olduğundan alım süresi uzun ve tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi daha yüksek olduğu, markaların hitap ettiği tüketici profillerinin birbiriyle ilgisi bulunmadığı, dolayısıyla ortalama tüketicinin davalı markası ile davacı markasını karıştırma, ilişkilendirme veya seri marka olarak algılama ihtimali bulunduğundan söz etmek mümkün olmadığı, davacının markaların tescilli olduğu sınıfların kendi içerisinde ilişkili olduğu ve markalar arasında iltibas doğabileceği yönündeki iddiaları yerinde olmadığı gibi mal ve hizmet sınıflarının benzer olduğu varsayımında dahi davacının markasıyla davalının markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan benzerlik mevcut olmadığı, markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı mahkememizce tespit edilmiştir.
Davalı yan her ne kadar çatı marka arka planda bırakılarak inceleme yapılması gerektiğini ve jenerik ve tali unsurların ayıklanması gerektiğine işaret etmiş ise de; davacının beyanının kabul edilmesi durumunda dahi davacının iddia ettiği gibi benzerlik incelemesinde davacı markasının esas unsuru olarak( davacı vekilinin 13/02/2025 tarihli rapora itiraz dilekçesinin 26. Maddesindeki tablo nazara alındığında) ... davalı markasının esas unsuru olduğu iddia edilen ... üzerinden benzerlik incelemesi yapıldığında dahi dosya kapsamına alınan 11.09.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile isabet ile tespit edildiği üzere karıştırmaya yol açacak benzerliğin bulunmadığı, davacı markasının kendine has yazım şekli olup ... harflerinin davacı markasını farklılaştırdığı, benzerlik değerlendirmesinde ....'den beri şeklindeki tali unsurların ise marka kombinasyonunda davacı markasını tamamı ile farklılaştırdığı, tali unsurlar hariç tutulduğunda da karıştırmaya imkan tanıyacak benzerliğin bulunmadığı, TPMK tarafından yapılan inceleme ile verilen kararın mahkememiz nezdinde bağlayıcılığının bulunmadığı, dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek raporlar ile de aynı doğrultuda görüş birliğine varıldığı anlaşılmakla davacı yanın hükümsüzlüğe dayanak gösterdiği SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin SMK 6/9 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi mevcut ise de, dosya kapsamında davalı markasının kötüniyet ile tescil edildiğine dair somut bir veri bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istem de yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekilinin SMK 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi mevcut ise de, dosya kapsamında bu yönde kapsamlı incelemelerin gerçekleştirildiği, tüm delillerin incelendiği, davacı markasının tanınmış olmadığı yönünde tespitlerin usul ve yasaya uygun olarak bilirkişilerce yapıldığı, davacı markasının tanınmış marka olması durumunda dahi yukarıda yapılan anlatımlar ışığında SMK 6/1 kapsamında taraf markaları arasında benzerlik bulunmaması hasebiyle davacı markasının tanınmış olmasının da somut olaya bir etkisinin de bulunmayacağı mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle iş bu istem yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekilinin SMK 6/6 maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi mevcut ise de, davacınıın dava dilekçesinde bu madde kapsamındaki talebine gerekçe olarak gösterdiği alan adındaki kullanım ile davalı markası arasında benzerlik bulunmaması( markalar arasındaki karşılaştırmalı inceleme yukarıda ayrıntılı izah edildiğinden tekerrür olmaması adına ayrıca açıklanmamıştır.) sebebi ile iş bu istem yerinde bulunmamıştır.
Davacı vekilinin SMK 6/3 madde kapsamında hükümsüzlük talebi mevcut olup, mahkememizce bu minvalde kapsamlı incelemelerin yapıldığı, 2. Ek rapor için mali bilirkişinin de dosyaya dahil edildiği, Dosya muhteviyatı kapsamında davacı tarafından sunulan delil listeleri dilekçeleri ekinde yer alan ticari belgeler incelendiği, davacı tarafça verilen süre içerisinde ticari defterlerin inceleneceği açık adres bilgisi sunulmadığından bu belgelerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı yönünde bir çalışma yapılamadığı, dava dosyasına sunulan ticari belgelerdeki en eski kullanımın 2016 yılına ait olduğu, davacı tarafından düzenlenen perakende satış fişleri ve davacıya satıcılar tarafından düzenlenen alış faturalarında unvan bölümünde ..., ..., ... ifadelerinin yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen satış faturalarında ise ozzie's1968 den beri ifadesinin yoğun kullanıldığı, davacı tarafından e arşiv olarak düzenlenen faturalarda ürün açıklama bölümünde de ozzie's ifadesinin kullanıldığı kağıt olarak düzenlenen faturalarda ve perakende satış fişlerinde ise açıklama /ürün adı bölümünde yemek bedeli açıklaması olduğu görülmüş olup, davacı yanın 6/3 ve 6/5 maddesi kapsamında inceleme yapılmadığı yönündeki iddialarının yerinde olmadığı, her iki madde kapsamında incelemelerin yapıldığı ancak yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere taraf markaları arasında karıştırmaya elverişli bir benzerliğin bulunmadığı, dolayısı ile davacı yanın ... ibareli kullanımlar yönünden gerçek hak sahipliği olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmadığı, zira bu ibare ile davalı markası ve bu markaya bağlı kullanımlar yönünden taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin bulunmadığı bu kapsamda, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının şartlarının da oluşmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddi yönünde karar verilmiş, davanın konusuz kalmaması adına Tensip zaptı 9 numaralı ara karar kapsamında verilen tedbir kararının aynen devamına, diğer tedbir istemlerinin ise yukarıda yapılan açıklamalar ışığında reddine karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Tensip zaptı 9 numaralı ara karar kapsamında verilen tedbir kararının aynen devamına, diğer tedbir istemlerinin reddine,
3-615,40 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 534,70 TL karar ve ilam harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davanın reddi nedeniyle, karar tarihindeki Avukatlık ücret tarifesi uyarınca
Marka hükümsüzlüğü davası yönünden 40.000,00 TL, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi davası yönünden 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır