T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/110 Esas
KARAR NO : 2025/122
DAVA : Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi&maddi, manevi, itibar tazminatı
DAVA TARİHİ : 22/04/2022
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi&maddi, manevi, itibar tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ile "...”ibareli markanın sahibi olduğunu,“...” adlı işletmenin 1995 yılından beri faaliyet göstermekte olduğunu ve davacının marka haklarının 14/02/2012 tarihinde devraldığını, Davalının ise marka hakkına tecavüz ettiğini;... 23. Noterliği ... tarihli .. yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderilerek, marka hakkına tecavüz eylemine son vermesi ve zararlarının giderilmesinin talep edildiğini bu nedenle ; "...'' ibareli markaya davalı yanca gerçekleştiğirildiği iddia edilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-B maddesi gereğince 100,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 3.10.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 153.192.46 TL olarak talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davalının bahse konu iş yerini 01/06/2021 tarihinde açtığını; 25/06/2021 tarihinde davacı tarafından ihtarname gönderildiğini; tabelasında değişiklik yapacağını davacıya ilettiğini; “...” isimli kendi markasıyla ticari faaliyetine devam ettiğini, davacının bahse konu markayı 12/04/2021 tarihinde ... isimli kişiden devir aldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiği beyan etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlığın; Davanın "...'' ibareli markasının davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik SMK 151/2-B maddesi gereğince 100,00 TL maddi( Davacı vekili 3.10.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 153.192.46 TL olarak talep etmiştir. ) 10.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ... ve...tarafından düzenlenen 24.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... no.lu “...” ve... no.lu “...” markalarının .... sınıfta “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” dahil olmak üzere davacı adına tescilli olduğu, davalının yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde faaliyet gösterdiği ve belli bir süre “...” markasını kullandığının ihtilafsız olduğu; davalının kullandığı “...” ibaresinin davacı adına tescilli markalar ile bir bütün olarak (görsel, kavramsal ve fonetik yönden) aynı/benzer olduğu ve ortalama tüketici nezdinde markalar arasındaki bu benzerlik iltibas yaratmak suretiyle karışıklığa sebebiyet verebileceğinden, marka hakkına tecavüz koşullarının olduğu; Mahkemece davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaati oluşması ihtimalinde, davalının TTK m. 18/2 uyarınca basiretli davranma yükümlüğü olduğundan, davada tazminata hükmedilebilmesi için aranan kusur şartının gerçekleşmiş olduğunun kabul edilebileceği; Davalının marka kullanımından dolayı 2021 yılında elde etmiş olduğu mal satış karının 33.484,73 TL olduğunu, davalının “...” markası altında vermiş olduğu hizmetin kalitesi konusunda sunulmuş bir delil veya tespit bulunmadığından itibar tazminatına yönelik bir değerlendirme yapılamadığını bildirmişlerdir.
İlk bilirkişi heyetince düzenlenen 5.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporlarında özetle; kök raporlarında vardıkları sonuçlarda değişiklik yapılmasını gerektirecek nitelik taşımadığını; davalının marka kullanımından dolayı 2021 yılında elde etmiş olduğu mal satış karının 33.484,73 TL olduğu, İşletmesel masrafların düşülmesi durumunda davalının 46.437,04 TL zarar ettiğini bildirmişlerdir.
İkinci Bilirkişi heyeti .., ... ve ...tarafından düzenlenen 26.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı talebi olan SMK 151-2-b kapsamında davalının iş yeri açılış tarihinden dava tarihine kadar olan sürede 153.192,46 TL brüt satış karı elde ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
İkinci Bilirkişi heyetinin 6.6.2024 tarihli ek raporlarında özetle; davacı talebi olan SMK 151-2-b kapsamında davalının iş yeri açılış tarihinden dava tarihine kadar olan sürede 153.192,46 TL brüt satış karı elde ettiği sonuç ve kanaatine varıldığını, geriye dönük olarak tazminat hesabı yapılamayacağını bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, HMK 266 madde kapsamında alınan her iki heyet raporları, marka tescil belgesi,kullanıma esas yazar kasa fişi,... 3.FSHCM’nin ...esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtları, ... Vergi Dairesinden celp edilen mali kayıtlar bir bütün olarak incelendiğinde;
Türk Patent ve Marka kurumandan celp edilen marka tescil belgeleri incelendiğinde; ... no.lu “...” markasının .... Sınıf için 3.8.2009 tarihinde tescil edildiği, ...no.lu “...” ibareli markanın da ... sınıfta “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” dahil olmak üzere davacı adına 5.6.2021 tarihinde tescilli edildiği, marka devir sözleşmesine göre davacının ... ibareli markayı marka sahibi ...’dan 12.4.2021 tarihinde 500- TL bedel ile devir aldığı (... 6. Noterliğinin ... yev no ve 12.4.2021 tarihli evrakına göre) anlaşılmıştır.
CEZA YARGILAMASINA AİT DOSYANIN İNCELENMESİ
... C.Başsavcılığının 20/04/2022 tarihli iddianamesi ile müştekinin hak sahibi olduğu ... markasının şüpheli tarafından izin alınmaksızın kullanıldığını belirterek şikayetçi olduğu, bilirkişi raporunda, müştekinin hak sahibi olduğu ... markasının şüpheli iş yeri tabelasında kullanıldığı ve tüketiciyi aldatma kabiliyeti bulunduğundan marka ihlalinin oluştuğunun belirtildiği, toplanan delillere göre şüpheli ...’in üzerine atılı suçu işlediği iddiasıyla Sınai Mülkiyet Kanunu 30/1, 5237 S.TCK.53,54 maddelerinin uygulanması istemi ile kamu davası açıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi'nin 27/10/2023 tarih ...esas ... karar sayılı ilamı ile; ilk derece mahkemesinde verilen beraat kararın CMK'nın 289/1 maddesi uyarınca kaldırıldığı, 2023/385 esas sırasına kaydı yapıldığı, Mahkemece kaldırma kararına göre deliller toplandıktan sonra yapılan yargılamada, İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALASINDA; "Soruşturma ve Kovuşturma aşamasındaki deliller bir bütün olarak incelendiğinde sanığın iş yerinde katılana ait markayı ihtara rağmen izinsiz şekilde kullandığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 30\1 ve TCK' nun 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece , suça konu ürünlerin ele geçirilmesine ilişkin görevlilerce düzenlenen arama, el koyma tutanağı, katılan vekilinin yapılan yargılama aşamasında soruşturma aşamasından önce 25 Haziran 2021 tarihli bizzat sanığa tebliğ edilen mazbata ve ihtarname örneğini mahkemeye sunduğu, söz konusu ihtarnamede sanığa markanın haksız kullanımının son verilmesine yönelik olduğunun anlaşıldığını, sanığın bizzat tebliğ aldığı ihtarnameden sonraki aşamada 27/09/2021 tarihinde katılanın şikayetçi olduğu, soruşturma aşamasında 26/11/2021 tarihinde kolluk tarafından yapılan tespitte sanığın katılana ait markayı kullandığının belirtildiği, sanığın katılana ait markayı bilmediği yönündeki savunmasının bu durumda hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu , markanın sanık tarafından izinsiz olarak kullanıldığı sübut bulmakla; 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Yasasının 30/1 madde maddesi nazara alınarak cezalandırılmasına(sonuçta 10 AY HAPİS CEZASI VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA) ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını karar verildiği, İSTANBUL BAM 15. CEZA DAİRESİ’nin ... esas,... karar ve 24.2.2025 tarihli ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve ilamın 24.2.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, kesinleşen ceza yargılamasına ait sunulan deliller ve mahkeme gerekçesi, marka tescil ve devir belge tarihleri, ihtar tarihi birlikte incelendiğinde;
Dava dosyasında mevcut davalı ...'e ait vergi levhasında 01.06.2021 tarihinde diğer lokanta ve restoran hizmeti faaliyeti olarak gerçek şahıs şirketi olarak kurulduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişilerce res’en yapılan ticaret odası sorgulamasında; Dava dışı ... Ltd.Şti.'ne ait firmanın 24.04.2019 tarihinde tek ortaklı, kurucusu ve ortağı ... olduğunun görüldüğünü, davalın dava dışı firma ile ilgili bir ilişkisi olmadığı ve davalının iş yeri açılış tarihi olan 01.06.2021 tarihi hak ihlal süresi başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, Davalı yana 25.06.2021 tarihli ihtardan sonra tabelayı kaldırdığını savunduğunu, ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma no.lu dosyası kapsamında sunulan 06.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalının işyerinde “...” ibaresini kullandığı tespit edilmiş olduğunu, davacının delil listesi ekinde yer alan yazar kasa fişlerinde davalının dava konusu markayı kullandığının tespit edildiğini, buna ilişkin yazar kasa fişinin görselinin raporda belirtildiğini bildirmişlerdir.
Yazar kasa fişi incelendiğinde; Fiş tarihi olarak 9.6.2021 tarihi yazılı olup, üzerinde ise ... ibarelerinin yer aldığı net olarak görülmektedir.
Somut olayda davalı davacıdan izin almadan birebir aynı sektörde davacı markasını izinsiz kullandığından marka hakkına tecavüz eylemi sübut bulmuştur.
Zira; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29.maddesinde hangi fiillerin marka hakkına tecavüz oluşturacağı sayılmış olup, bunlar;
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek şeklindeki eylemlerdir. Somut olay bu açıklamalar ışığında ele alındığında; davalı kullanımının, davacı adına tescilli markayı tescilli markanın kapsadığı hizmetle aynı hizmeti kapsayan alanda kullanıldığı, bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğu, belirtilen hususun markaya tecavüz halleri içerisinde sayıldığı, bu eylemin gerek tarafların iddia ve savunmaları, gerek ceza yargılamasına ait gerekçeli karar içeriği ve gerekse dosyaya yansıyan delil durumu ile sabit olduğu anlaşıldığından; Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
TAZMİNAT İSTEMİNİN İNCELENMESİ
6769 sayılı SMK'nun 151.maddesi, ''(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.
(2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.
(3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur.
(4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. Hükmünü amirdir.
Davacı dava dilekçesinde “Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 151/2-b bendinde yer alan Sinai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç üzerinden” tazminat hesabı yapılmasını talep etmiştir.
Mali yönden ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmıştır. Dava dosyasında yer alan 2022 yılı 3.dönem geçici vergi beyannamesi Ocak — Eylül ayını kapsadığından dava tarihine kadar olan süre oranlama yapılarak hesap edilmiştir.(tutar/ 270 gün x 112 gün). Bilirkişilerce düzenlenen 26.12.2023 tarihli rapor davalı işletmenin açılış tarihi, davalıya gönderilen ihtar gibi hukuki tüm unsurlar tartışılarak yani davalının fiilen bu markayı kullandığı süreye göre net kazancına göre hesap edildiğinden HMK 266 madde kapsamında mahkememizce denetim ve hüküm kurmaya elverişli olarak kabul edilmiştir. Raporda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda ; davalının 2021 yılında 33.484,73 TL, 2022 yılı dava tarihine kadar olan sürede 119.707,73 TL olmak üzere toplamda 153.192,46 TL brüt satış karı elde ettiği gözetildiğinde , davalının ise davacıdan aldığı bir izin olmadan markayı kullandığına yönelik ceza yargılamasındaki ikrarı, ihtara rağmen kullanıma devam etmesi, markanın davalı yanca birebir kullanılması, markanın kullanıldığı 43. Sınıfın tüketimin en yoğun olduğu gida sektörüne ilişkin olması gözetildiğinde SMK 151/2-b kapsamında belirlenen tazminat denetime uygun bulunmuştur. Toplanan delillere göre; 6769 sayılı SMK 151/2b kapsamında 153.192.46 TL maddi tazminatın ve tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak davalı eyleminde kusurlu olduğundan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 30/06/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
HAKSIZ REKABET TALEPLERİ YÖNÜNDEN İNCELEME:
Davacı marka hakkına tecavüz yanında haksız rekabetin tespiti, önlenmesi taleplerinde bulunmuştur. Davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir. Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacak olup, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. HD’nin daha önceki bazı kararlarında da benimsediği üzere (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 gün ve... sayılı, yine 22.04.2021 gün ve ... sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı yönündeki son ilamları gözetildiğinde
( Yargıtay 11.HD’nin ...esas, ... karar ve 18.2.2025 tarihli ilamları) haksız rekabete ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Keza davacı itibar tazminatı da talep etmişse de markanın itibarının ne şekilde ihlal edildiği yönünde delil bildirmemiş bu yönde bilirkişilerce de bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından itibar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Zira marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekle kullanılması sonucunda, markanın itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle ayrıca itibar tazminatı talep edebilmektedir.Dolayısıyla itibar tazminatı yönünden davacı davasını ispat edemediğinden bu tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
2-SMK 151/2b kapsamında 153.192.46 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın 30/06/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
3-Haksız rekabet ve itibar tazminatına ilişkin talebin reddine,
4-11.147,68 TL ilam harcının yatırılan 257,88 peşin harçtan ve yatırılan 2.614,45 TL Islah harcından mahsubu ile eksik kalan 8.275,35 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Marka hakkına tecavüz talebinin kabulü yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Reddedilen haksız rekabet talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80,70 TL başvuru harcı, 257,88 TL peşin harç, 2.614,45 TL ıslah harcı, 1.019,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 15.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.972,28 TL yargılama giderinin 2/3'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸