T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/38 Esas
KARAR NO : 2025/66
DAVA : Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi
DAVA TARİHİ : 08/02/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl ve birlişen davaya konu konu albümlerin (içerdiği müzik eserleri icralarına ilişkin olarak) dijital müzik platformlarında (..., ..., ... vb dijital müzik mecralarında) umuma iletimine ilişkin olarak davalıya herhangi bir izin verilmemiş olduğunu, bun rağmen davalı tarafından izinsiz, hukuka ve FSEK'e aykırı şekilde ..., ..., ...vb dijital müzik mecralarında umuma iletilmekte olduğunu, söz konusu albüm, içerdiği müzik eseri icraları, (video klipler, görüntüler) üzerinde davalının hiçbir hakkı olmadığını, kötü niyetli davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde dijital müzik platformlarında umuma iletmekte olduğu albüm ve bu albümde yer alan icraların (şarkıların/türkülerin) listesinin şu şekilde olduğunu:
... — ... (ASIL DAVA YÖNÜNDEN)
-...
- ...
- ...
- ...
-...
-...
-...
- ...
- ...
-...
- ...
-...
-...
-...
... - ...)
* ...
* ...
* ...
* ...
* ...
* ...
* ...
* ...
* ...
*. ...
* ...
* ... İbareli albümdeki eserlere davalının tecavüz eyleminin tespiti, ref ve men-i , ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının öncelikle dava konusu eserler üzerinde icracı sanatçı olarak hak sahipliğini kanıtlaması gerektiğini, Davacı tarafından dava konusu eserleri kendisinin seslendirmesine ilişkin olarak FSEK madde 52'ye uygun şekilde eser sahiplerinden muvafakatname alındığına ilişkin dosyaya herhangi bir evrak sunulmadığını, davacının icracı sanatçı olarak FSEK madde 80/1-A hükmüne göre icracı sanatçı olarak hak sahibi olabilmesi ve bu doğrultuda doğan haklarının korunması amacıyla dava açabilmesi için eser sahiplerinden FSEK madde 52'ye uygun şekilde izin aldığını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, bir an için davacının eser sahiplerinden izin almakla birlikte icracı sanatçı olarak hak sahibi olduğu kabul edilse bile davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, davalının dava konusu eserler üzerinde fonogram yapımcısı olarak hak sahibi olduğunu, Davacı ... dava konusu "..." ve "..." albümlerinde bulunan şarkıları solist olarak dava dışı ... Şirketi ("...") bünyesinde icra etmiş olduğunu, ... sahiplerinden ve davacı icracı sanatçıdan alınan izinler doğrultusunda dava konusu müzik eserlerinin ilk tespitlerini gerçekleştiren olarak FSEK kapsamında fonogram yapımcısı sıfatını haiz bulunduğunu (Ek-2: ... tarafından verilen muvafakatnameler.) dava dışı ... Müzik meydana getirdiği dava konusu eserlerin ilk tespitleri (fonogramlar) üzerinde FSEK madde 80/1-B kapsamında sayılan çoğaltma, yayma, temsil, yayın ve yeniden yayın ve kamunun erişimine sunma yoluyla umuma iletim haklarının münhasıran sahibi olduğunu, nitekim dava konusu müzik eserlerine ilişkin eser işletme belgelerinde de dava dışı ...'in bu eserler üzerinde yapımcı sıfatıyla eser sahibi olduğu görülecek olduğunu, (Ek-3: Eser İşletme Belgeleri.) Bununla birlikte Komşu Haklar Yönetmeliği madde 8/1 "Bir icracı sanatçı ile yapımcı arasında yapılan sözleşmeyle çoğaltma, kiralama, icranın telli ve telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili yolu ile faydalanma hakkı uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredilmişse, icracı ve yorumcu sanatçıların yazılı izni aranmaz olduğunu, ancak, bu haklardan belli bir kısmının yapımcıya devredilmesi halinde, devredilmeyen hakların kullanımı söz konusu olduğunda bunlar için icracı sanatçılarla eser sahibinin yazılı izninin alınması gerekli olduğunu, akabinde ekte sunulan eser işletme belgelerinden görüleceği üzere dava konusu albümler tüm haklarıyla birlikte ... 22. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış sözleşmesi ile... tarihi itibariyle davalı ...'ne ("...") devredilmiş olduğunu, (Ek-4: Devir sözleşmesi.) Bu bağlamda davalı ... yapılan devirle birlikte dava konusu müzik eserleri üzerinde çoğaltma, yayma, temsil, yayın ve yeniden yayın ve kamunun erişimine sunma yoluyla umuma iletim hakkının münhasıran sahibi olduğunu, davacının iddialarının aksine dava konusu müzik eserlerinin umuma iletim hakkının sahibi münhasıran davalı ... olduğunu, davalının dava konusu müzik eserleri üzerindeki hak sahipliği resmi belge olan eser işletme belgelerine ve noter huzurunda yapılan devir ve satış sözleşmelerine dayanmakta olduğunu, FSEK madde 80 hükmü ile eser sahibinin haklarına komşu haklar düzenlenmiş bu doğrultuda ilgilinin maddenin 1-B fıkrası ile fonogram yapımcısına çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim hakkı olmak üzere mali hak sahipliği tanınmış olduğunu, davalının münhasıran hak sahibi olduğu fonogramlar icracı sanatçı tarafından dijital kullanımlar da dahil olmak üzere hiçbir surette kullanılamaz olduğunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda 2001 değişikliği ile yeni bir hak ihdas edilmemiş, yalnızca mevcut bir hakkın kullanım alanına ilişkin düzenleme yapılmış olduğunu, neticeten davalı ...'in dava konusu eserler üzerinde fonogram yapımcısı sıfatı ile digital mecrada umuma iletim hakkının sahibi olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Asıl ve birleşen dava yönünden ; Eserden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti, ref ve men-i , ihtiyati tedbir taleplidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, davalı yan davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de; yüksek yargı uygulamalarında Meslek birliklerine verilen yetki belgesinin mali hak devri anlamına gelmediği gözetildiğinde aktif dava ehliyeti yönünden ileri sürülen savunmanın yerinde olmadığı anlaşılmış, tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Bilirkişiler ..., ..., ...tarafından düzenlenen 16/05/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Asıl dava yönünden; Davacı tarafından belirtilen tespite konu bahsi geçen “...” isimli albüme ait “...”, “...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...”, "...”, "...", "...” ve “..." isimli davaya konu Müzik eserlerinin ..., ... , ..., ... ve ... isimli dijital platformlara ait belirtilen linklerde güncel olarak yayında olduğu, tespit edilmiş olup, ekran görüntüleri detaylıca değerlendirme bölümünde sunulduğunu,
Birleşen dava yönünden; Davacı tarafından belirtilen tespite konu bahsi geçen “... isimli albüme ait “...”, “...”, "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...”, "...” ve “...” isimli davaya konu müzik eserlerinin ..., ..., ..., ... ve ... isimli dijital platformlara ait belirtilen linklerde güncel olarak yayında olduğunun tespit edilmiş olduğunu,
Davacı ...'ın davaya konu albümlerdeki eserlerinin ...A.Ş. adı ile dijital ortamlarda yayında olduğunu,
Bu kapsamda, söz konusu albümlerde yer alan konu tüm müzik eserlerine ilişkin Ses Kaseti ve CD formatlı kayıt tescil belgelerinin incelendiği, yasal hakları davalı ... A.Ş. eser işletim belgesinin olduğu ve devir aldığının incelemeler neticesinde görüldüğünü,
Davacının muvafakatnamelerin verildiği tarihte internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hakkın FSEK 80'de düzenlenmemiş olduğu, FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu eserler için dijital iletim haklarının devredilmediği kanaatinin hasıl olduğu, dolayısıyla eserlerin dijital iletim hakkı kapsamında internet üzerinden dijital satışını yapmasının davacının FSEK 80'de düzenlenen gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak şeklindeki mali hakkının ihlali sayılacağı hususundaki takdirin mahkememize ait olacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., ... ...'in 24/04/2024 tarihli EK bilirkişi raporlarından özetle; Kök rapordaki kanaatlerin değişmediğini, davacının muvafakatnamelerin verildiği tarihte internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hakkın FSEK 80'de düzenlenmemiş olduğunu, FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu eserler için dijital iletim haklarının devredilmediği kanaatinin hasıl olduğunu, dolayısıyla eserlerin dijital iletim hakkı kapsamında internet üzerinden dijital satışını yapmasının davacının FSEK 80'de düzenlenen gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak şeklindeki mali hakkının ihlali sayılacağı hususundaki takdirin mahkememize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Toplanan deliller, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif hakları Genel Müdürlüğünün 10.2.2023 tarihli yazıları ekinde yer alan müzik eserleri işletme belgesi, davalı tarafından farklı mahkemelerdeki uyuşmazlıklar için düzenlenen rapor içerikleri, uzman görüşleri, ... Meslek Birliği yazıları ekindeki yetki belgeleri, taraf iddia ve savunmaları, HMK 266 madde kapsamında denetim ve hüküm kurmaya elverişli olarak düzenlenen bilirkişilerin kök ve ek raporları bir arada incelendiğinde;
...' isimli müzik albümüne ilişkin eser işletme belgesi incelendiğince; tespit aracının ses kasedi olduğu, süresi 46 dakika, icra tarzı solo ve icracısı ... olan , T.C. Kültür Bakanlığı tarafından verilen 09.02.2000 kayıt ve tescil tarihli Müzik Eseri İşletim Belgesi Davacı tarafından belirtilen tespite konu bahsi geçen albümdeki 'A) ..., 3. ..., 4...., 5...., 6...., B) ...1.... 2... 3...., 4...., 5. ..., 6. ..." isimli icraların (şarkıların) bulunduğu müzik eseri albümünün ... no'lu 24 noter satış anlaşması ile ...şti adına kayıt-tescil edilen iş bu belge 24.11.2006 tarihinden geçerli olmak üzere davalı ...şti'ne devredilmiş olduğu ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
... isimli müzik albümüne ilişkin eser işletme belgesi incelendiğince; Formatının ses kaseti, süresi 46 dakika, icra tarzı solo olan ve icracısı ... olan T.C. Kültür Bakanlığı tarafından verilen 20.11.1997 kayıt ve tescil tarihli Müzik Eseri İşletim Belgesine göre Davacı tarafından belirtilen tespite konu bahsi geçen albümdeki A) ... 1...., 2...., 3...., 4...., 5...., 6...., 7. .... B) ... 1) ..., 2) ..., 3)..., 4)..., 5)..., 6)..., 7)..." isimli eserlerine ilişkin eser işletme belgesinin ... (...) no noter satış anlaşması ile ... Ltd. Şti. adına; kayıt-tescil edilen iş bu belge 24.11.2006 tarihinden geçerli olmak üzere ...Ltd. Şti.'ne devredilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu ... 22. Noterliği evraklarına göre ...Tic. Ltd. Şti. ne hitaben davacı tarafından verilen muvafatin incelenmesinde albümün yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, yani “dijital platformlarda yayınlanabilir ibaresinin yer almadığı ( ...' albümü... tarihli ... evrak seri numaralı noter onaylı muvaffakatnamesi, ve ... albümü 20 aralık ... tarihli ... evrak seri numaralı noter onaylı muvafakatnamesi) anlaşılmaktadır.
FSEK 25. madde işaret, ses ve/ veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı başlığını taşımaktadır. 4630 sayılı kanunla 21/02/2001 tarihinde kabul edilmiştir. Bu hükme göre, telli-telsiz uydu kablolu araçlarla veya radyo televizyonla yayınlar, dijital iletim ve sair ses, görüntü nakli yapan araçlarla yayın konusunda münhasır hak eser sahibinindir. Bilindiği üzere çağın ve toplumsal alışkanlıkların değişmesi ile 2001 yılında hükmün kapsamı genişletilmiş ve düzenlenmiştir. Buna göre, internet ortamında ve dijital gereçlerle dağıtım kendine özgü yeni bir hak tasarruf alanıdır. Müzik eserlerinin internet üzerinden umuma iletimine ilişkin mali hakkın 5846 sayılı FSEK’in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olması, mali hakların devrine ilişkin sözleşmenin ve davacı yanca verilen muvafakatin değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesi ve FSEK’in 51. maddesinin, ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin hükmü bir arada gözetilmesi gerekir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E., ... K.)
5846 sayılı yasının 80. Maddesinde "Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir." şeklindeki hüküm ile fonogram yapımcısının haklarının doğumu "icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmaya" bağlanmıştır.
FSEK m. 80/I/B'de "bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcılarının eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra (...) haklara sahip olacağı belirtilmiş olup, takiben (1) numaralı bendinde "eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitten söz ettiğinden, Türk Hukuku'nda ilk tespitten doğan hakların kullanılabilmesi için; hem eser sahibinden hem de icracı sanatçıdan "mali hakları kullanma yetkisinin" devralınmış olması gerekir. Maddede mali hakları kullanma yetkisi ruhsat, lisans anlamında kullanılmıştır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi ... E., ...K.)
Davaya konu fonogramların yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’madde düzenlemesinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla da davacının muvafakatname düzenlediği dönemde digital haklar ile ilgili bir düzenleme mevcut bulunmamaktadır. Bundan dolayıdır ki muvafakatnamelerin de bu hakkı kapsar biçimde yorumlanması mümkün değildir.
Davaya konu fonogramların yapıldığı tarihte davacı icracı sanatçının internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hak FSEK 80’madde düzenlemesinde bulunmadığından, FSEK 51.maddesi; ilerideki faydalanma imkanlarını düzenlemiş olup "İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir" hükmü dikkate alınarak, fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olması gerektiği de gözetilerek; davacının albümdeki icraların dijital mecralarda kullanımına ilişkin herhangi bir muvafakat vermediği anlaşıldığından davalı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması yönündeki talepleri usul ekonomisi gözetilerek red edilmiştir. Keza davalı yanca sunulan farklı uyuşmazlıklar için düzenlenen rapor ve uzman görüşleri ise yüksek yargı uygulamalarına aykırı olduğundan değerlendirilmeye alınması mümkün görülmemiştir.
Keza FSEK 52 hükmüne göre, Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Davacı davaya konu eserlerin icracı sanatçısı olup bu sıfatla verdiği muvafakatnameler incelendiğinde davacının dijital satış ve umuma iletim yetkisini vermediği açıktır. Davacının devir tarihi dikkate alındığında FSEK 25'teki dijital iletim hakkını devretmediği dolayısıyla FSEK 51 çerçevesinde bu hakların davacıda kaldığı, davalının buna rağmen albümleri dijital mecrada yayınlanması nedeniyle davacının men ve ref talebinde bulunma hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Zira FSEK 51 hükmüne göre; “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanınması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır olduğu ileride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir” hükmü gözetildiğinde keza Davacının dosyada mübrez muvafakatnameleri 1997 ve 1999 tarihli olup şu şekilde düzenlenmiştir.
Aşağıda isimleri yazılı bulunan musiki eserlerini ... LTD. ŞTİ. Ünvanlı şirket için seslendireceğimizi/yorumlayacağımızı tarafımızdan seslendirilen yorumlanan bu eserlerin ...,..., ..., ..., ... bilgisayar ortamlarında ve de her türlü telli telsiz ses ve görüntü taşımaya, depolamaya ve yaymaya ve/veya işbu muvafakatın verildiği tarihte mevcut yada muvafakatname tarihinden sonra geliştirilecek herhangi bir ses ve görüntü taşımaya, depolamaya ve/veya yaymaya mahsus araç ve gereçler vasıtasıyla yer sayı ve süre ile sınırlandırılmamış biçimde çoğaltılmasına, dağıtılmasına ticaret mevkine konulmasına, ve devir haklarının ülkemizde ve tüm dünyada münhasıran adı geçen şirkete ait olduğuna, bu çoğaltılan ses ve görüntü taşıyıcılarının Radyo ve TV Kuruluşları tarafından kullanılmasına ve yayımlanmasına üçüncü kişi ve kuruluşlar tarafından kullanılmasına izin verme hakkının münhasıran adı geçen şirkete ait olduğuna aşağıda adı geçen eserlerin remix,cover version, münferiden (single) ve/veya emsalleri ile birlikte karışık yapımlarda (compilation) kullanmak üzere çoğaltılmasına, dağıtılmasına ve “yayımlanmasına muvafakatının tam olduğunu beyan ve kabul ederim” şeklinde düzenlendiği, Söz konusu Muvafakatname metinlerinde eserlerin dijital platformlarda satışına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, esasen sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan Bağlantılı hakların, FSEK'e 1995 tarihli 4110 sayılı Kanun ile girdiği, 4110 sayılı kanun değişikliğinden önce, “bağlantılı haklar” özel olarak düzenlenmemekte ve icralar; işaret, resim ve ses nakline yarayan aletler ile işaret, resim ve seslerden oluşan koruma konuları olarak düzenlenmekte olduğu, 4110 sayılı Kanun değişikliğinden sonra bağlantılı haklar FSEK sistemine ayrı bir madde olarak dahil edilmiş ve kanundaki düzenlemelerin uygulanması amacıyla “Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği” çıkartıldığı, 4110 sayılı Kanun ile FSEK 80'e dahil edilen maddenin icracı sanatçılara ilişkin ilk halinin şu şekilde olduğu;
“Eser sahibinin maddi-manevi haklarına halel getirmemek şartıyla, fikir ve sanat eserlerini özgün bir biçimde icra eden, yorumlayan, icracı sanatçılarla bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden ses taşıyıcısı yapımcıları ve radyo-televizyon kuruluşlarının, eser sahibinin haklarına komşu hakları olduğunu, bir icracı sanatçının icrasını tespit etme, bu tespiti çoğaltma, kiralama, icranın telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili suretiyle faydalanma hakkı münhasıran icracı sanatçıya ait olduğunu ve icracı sanatçının yazılı izninin gerekli olduğunu, icracı sanatçıların bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşmeyle yapımcıya devredebileceğini, temsil, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından icra edilirse, yalnız şefin izni yeterlidir. Sanatkâr veya grup; okuma, icra veya temsil için bir müteşebbis tarafından tutulmuş ise, müteşebbisin de izninin alınması gerekli olduğunu, bir kaydın doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da kamuya açık yerlerde temsili suretiyle o kayyıttan faydalanma hakkı münhasıran yapımcıya ait olup ve yapımcının yazılı izni gerekli olduğunu, muvafakatnamelerin imzalandığı tarihte ve FSEK 80'in 1995 yılındaki halinde dijital iletim hakkına ilişkin bir düzenleme söz konusu olmadığı, dijital iletim hakkının ise 2001 tarihli 4630 sayılı Kanun ile düzenlenmiş olduğu, halen dahi yürürlükte olan hükmün şu şekilde olduğu;
(1) İcracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler.
(2) Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir.
(3) İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir.
(4) İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez.
(5) İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme ile yapımcıya devredebilirler.
Dolayısıyla yasal düzenlemeler , Yüksek yargı uygulamaları, eser işletme belgeleri ve sunulu muvafakatname içeriklerine göre ; muvafakatnamelerin verildiği tarihte internette dijital iletim haklarına ilişkin herhangi bir hakkın FSEK 80. Maddesinde düzenlenmediği, bu nedenle FSEK 51 hükmü dikkate alındığında davaya konu eserler için dijital iletim haklarının da devredilemeyeceği , eserlerin dijital iletim hakkı kapsamında internet üzerinden dijital yolla umuma arz edilmesinin davacının FSEK 80'de düzenlenen gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak şeklindeki “mali hakkının ihlali sayılacağı sabit kabul edildiğinden asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmesi gerekmiş, yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
I-ASIL DAVADA; Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının eyleminin, davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref'ine,
Dava konusu “...” isimli albüme ait “...”, “...”, "...", "...", "...", "..., "...", "...", "...", "...”, "...", "...", "..." ve “...” isimli icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,
2-615,40 TL ilam harcının 179,90 peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 435,5 TL harcın davalıdan tahsiline,
3- Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 179,90 TL başvuru harcı 179,90 TL peşin harç 957,5 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 12.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.317,3 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
II- BİRLEŞEN DAVADA; Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının eyleminin, davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men ve ref'ine,
Dava konusu “... ” isimli albüme ait “...”, “...”, "...", ..., "...", "...", "...", "...", "...", "...”, "...” ve “...” isimli icraların davalı tarafından dijital müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin yasaklanmasına, durdurulmasına, önlenmesine,
2-615,40 TL ilam harcının 179,90 peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 435,5 TL harcın davalıdan tahsiline
3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı, hazır olan tarafa duruşma zaptından örnek verildi. 18/03/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸