T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/150 Esas
KARAR NO : 2025/60
DAVA : Marka hakkına tecavüzün tespiti&tazminat
DAVA TARİHİ : 03/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... başvuru numarası ile "...", ... başvuru numarası ile "..." ... başvuru numarası ile tescillenmiş “...” markalarının davacı adına tescilli markalar olduğunu, davalı tarafından ... web sitesinde "..." ibaresini kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile alan adının ... hizmetinin ve bu sitelere erişimin engellenmesini ve tecavüzün tüm sonuçlarıyla giderilmesine, şimdilik 1000 TL maddi, 1000 TL itibar, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili firmanın 07.08.2022 tarihinde reklam vermeye başladığını, benzer cihazlarında piyasada oldukça fazla olması ve rekabet ayrıcalığı yaratmak adına dahi olsa bile hiçbir anahtar kelimede "..." markasına yer verilmediğini ve buna dair ön sırada çıkmaya dair bir tetiklenme sağlanmadığını, müvekkili firmanın kesinlikle böyle bir reklam vermemesine karşın böyle bir reklamın çıkmış olmasının ancak ...'ın kelime türetmesi ve "..." olarak bilinen reklam kaynaklarında bu kelimenin geçmiş olmasından kaynaklanma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinden bağımsız ve müvekkilinin kusuruna dayalı bir durum olmadığını, reklamda “..." markasının başlık kısmında çıkıyor olmasının da müvekkili firma ile bir bağlantısı olmayıp zaten ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin ... ile tedavi uyguladığı, ürünü sattığı ya da bu markaya dayalı herhangi bir hizmet verdiğine ilişkin herhangi bir belirlemede bulunmadığını, davacı tarafından sunulan delilin herhangi bir elektronik kütüğe kaydedilmemiş, üzerinde kişilerin rahatça oynama yapabileceği ve sahte delil üretilmesine imkanı yüksek olan basit bir ekran görüntüsü olduğunu, mahkemece bu delile dayanılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, eğer davacı tarafından sunulan ekran görüntüsü gerçek ise bunun tek sebebinin ayrıntılı olarak değindikleri üzere ... reklam algoritması olduğunu, zaten davacı tarafından müvekkiline keşide edilen ihtarname sonrasında da her türlü ihtimali engellemek adına mezkur markanın müvekkilinin reklamlarında negatif kelime olarak ta eklendiğini, mezkur markanın müvekkili firmanın reklamında görünüyor olmasının müvekkilinin herhangi bir kusuruna dayanmamakta olduğunu, ...'ın kendi dinamik algoritmasına göre reklamın sadece başlık bölümü olarak nitelendirilen yerinde görünmesinin ki bu durumdan da müvekkilinin sonradan haberdar olduğundan müvekkilinin ortaya çıkan bu fiili durumdan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, diğer yandan davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 3. Ekte bulunan ve "..." başlıklı görüntünün, ...panelinden alınan bir görüntü olup davacının kendi paneline ilişkin bir görüntü olduğu kanısında olduklarını, bu reklam panelinin müvekkili davalı şirketin reklam hesapları ile herhangi bir alakası bulunmadığını, zaten ... panelinde metin aratmasıyla veya "..." kelimesi ile reklam vermek mümkün olmadığından hiçbir şekilde müvekkili firmanın marka ihlali yapmış olmasının mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; Davacı adına TPMK nezdinde tescilli ... nolu ''... '' , ... nolu '' ... '' , ... nolu ''...'' ibareli markaların davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, şimdilik 1000 TL maddi, 1000 TL itibar, 50.000 TL manevi tazminat , ihtiyat-i tedbir kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
Teknik Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu” ...” ibaresinin şu anda ... web sitesinde bulunmadığı, “...”adlı bir işlemin ilgili ... bilgisinin verildiği, Davacı vekili tarafından delil dilekçesinde sunulan ekran görüntüsü incelendiğinde; ... arama motoru üzerinde yapılan aramada “... ” başlığı ve “... Mükemmel bir vücut şekillendirme ve mükemmel bir tamamlayıcı teknolojidir...”açıklamasıyla ...web sitesinin görüntülendiği, bu arama sonucunun ... web sitesinin “...” başlığıyla görüntülenmesini istediği ücretli reklam sayfasına ait olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ..., ...,..., ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sektörel inceleme olarak; Bilimsel makaleler ve güncel kullanımlar birlikte değerlendirildiğinde; ... ibaresinin vücudun belli bölgelerindeki kasları çalıştırmak suretiyle o bölgede incelme/şekillenme/zayıflama sağlamak amacıyla kullanılan bir yöntemin ...) kısa ismi olarak, güzellik ve sağlık sektöründe kullanılan genel bir ibare olduğunun değerlendirildiğini, Marka incelemesi yönündenr; Davacının “...” markası davalıya ait olduğu iddia edilen ...-... şeklindeki kullanımı ile kıyaslandığında ise, söz konusu markalar da ... ibaresi ortak olarak görülmekte olup, markaların görsel ve işitsel olarak düşük düzeyde benzer oldukları, markaların farklı olarak başladıkları, tüketicinin daha çok sözcüklerin başlangıç kısımlarına dikkat edeceği, davalıya ait olduğu iddia edilen kullanımda tek kelimenin olduğu, davacı markasının ise cümle oluşturacak şekilde iki kelimeden oluştuğu görülmektedir. ... ibaresinin bilinen bir anlamının olmadığı, ... ibaresini ve ... teknolojisini içerecek şekilde türetme yoluyla uydurulmuş ve ... ve ... ibaresinden türetilmiş olabileceği, ortalama Türk tüketicisi nezdinde kendisine yüklenen ve bilinen algılanan bir anlamının olmadığı, bu nedenle markalar arasında anlamsal kıyaslamanın yapılamadığının görülmekte olduğunu, bütünsel inceleme bakımından da, ... ibaresinin zayıf marka olması ve zayıf markaların koruma kapsamlarının dar olması sebebiyle ve karşı tarafın markasında oluşabilecek ufak farklılıkların dahi işaretler arasında karıştırma ihtimalini bertaraf edebileceği düşünüldüğünde ve ... markasının ... teknolojisi ve ... ibaresinden türetilen türetme bir ibare olduğunun düşünüldüğü, orta derecede ayırt ediciliğe sahip olduğunun görüldüğü, bu anlamda ... markasından farklılaştığı, anılan nedenlerle davacının ... markası ile davalıya ait olduğu iddia edilen esas unsuru ... olan ... ... şeklindeki kullanımının görsel, işitsel olarak düşük düzeydeki benzerliklerine ve aynı sınıf ve sektörde olmalarına rağmen bütünsel incelemede benzer olarak algılanmadıkları, zayıf marka olan ... markasının koruma kapsamının dar olduğu ve bu nedenle davacının tescilli markası ile davalıya ait olduğu iddia edilen ... üzerindeki ... esas unsurlu bu kullanımın ortalama tüketici olan güzellik sektörü nezdindeki tüketiciler nezdinde karıştırma ihtimallerinin mevcut bulunmadığı ve yine dosya kapsamında davalıya ait web sitesinde ya da alan adında ya da internette herhangi bir surette ... ibaresinin davalı yanca kullanımına dair bir delil de görülemediği gerekçesiyle ... nolu ... markası bakımından marka ihlalinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Marka tescil belgesi incelendiğinde markanın dava dışı şahsa ait ( ...'a ait) olduğu ve bu markaların ... ve ... şeklinde olduğu, Bu markaların içeriğinde de ... ibaresi bulunduğunu, Dava dışı tescilli markaların esas unsurlarının da ... olduğu, ... ve ... ibarelerinin yer belirttiği ve markada tali unsur olarak kaldıkları , Davalıya ait olduğu iddia edilen ... üzerindeki ... esas unsurlu ...-... ibaresi ile dava dışı...a ait markaların esas unsurlarının ... biçiminde ortak/aynı oldukları , davalının faal olduğu sektörün söz konusu markaların tescilli olduğu tescil kapsamı içerisinde olduğu , ...'e ait bilişim tespitlerinde davalının ücret karşılığı ...'a verdiği reklam sonucu ...- ... ibaresinin ... üzerinde çıktığı tespitinin yapıldığı , Ortalama bir internet kullanıcısının davalının ... web sitesinin altında ve ... üzerinde söz konusu ... ibaresini ...-... ibaresi şeklinde gördüğünde alan adı farklılığı nedeniyle işletmelerin farklı olduğunu anlayabileceği, ancak ... ibaresi nedeniyle yani işaretlerin ayniyet arz eden benzerliği nedeniyle anılan markaların sahibi olan şahısla davalı işletme arasında bir ticari/organik/ekonomik/idari ilişki -şubesi vb. gibi bağlantı veya iş birliği (franchising, bayi gibi dağıtım kanalı veyahut lisans ilişkisi) bağlantısı olduğunu düşünebilme ihtimali (dolaylı karıştırma- işletmesel bağlantı ihtimali) olabileceğini düşünebileceği, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde dolaylı karıştırma ihtimalinin meydana gelebileceğini, Bununla birlikte, söz konusu davacı yanca delil dilekçesinde ekran görüntüsü olarak sunulan tek sayfalık delilin, yine bu delilin ... üzerinden kontrolünün yapıldığı ...'e ait bilirkişi raporundaki ... tespitleri ve ... tarafından gönderilen cevabi müzekerre de açıklanan hususların (tüzel kişilik farklılıkları, ek bilgi belge talebi, bazı Müşteriler nezdinde uygulanan sınırlı liste içinde davalının ücretli reklam satın alanlar arasında yer almadığı, ancak kesin sonuç için ek bilgi ve belge talep edilmesi şeklindeki) hukuki değerlendirmesi ve ayrıca ... ve ... markalarının davacıya ait olmadığı hususu ile dosyada bu yönde dava dışı şahıslarca davacıya marka kullanımı için verilen bir marka lisans, izin, muvafakat vs. nin Şeklinde herhangi bir belgeye, dosyada rastlanamadığı hususlarının hukuki takdiri ve değerlendirmesinin Mahkemeye ait olmak üzere, söz konusu ibarenin ... üzerindeki kullanımının ticari nitelik taşıdığı, herhangi bir hakka ya da meşru bağlantıya dayanmadığı, marka ve mal/hizmet ayniyeti içerdiği ve ortalama tüketici ve makul derecede dikkatli ve gözlemci bir internet kullanıcısı nezdinde iltibasa neden olacağı, karıştırma ihtimali yaratacağı ve dolayısıyla da davalının ... üzerinde ücretli reklam olarak gerçekleştirdiği ...'ün raporunda tespit edilen davalı eyleminin, ...ve ... nolu ... ve ... markaları bakımından marka ihlali teşkil edebileceği kanaatine varıldığını, Bilişim tespitleri olarak; ...web sitesinin “ ...”na ait olduğu, İletişim bilgilerinin ... olduğu, Dava konusu “ ... “, “ ... “, “...“ ibarelerinin şu anda ...web sitesinde bulunmadığı, “ ... “ adlı bir işlemin ilgili güzellik salonunda uygulandığı tespit edildiğini, Mali bilirkişi tespitleri olarak; Davacının defterlerinde ve resmi belgelerinde 2022 yılında satış faturalarında dava konusu marka ile satış yapmadığı, yazar kasa satışları ile ilgili tespitinin yapılamadığı, 2023 yılında ise ... adı altında 3.908.132,84 TL fatura düzenlediği, Davalının resmi defter ve belgelerini sunmadığından Dava konusu marka ile ne kadar hasılat yaptığının tespit edilemediği, Davacının 2023 yılında, davalının tecavüzü nedeni ile mahrum kaldığı karın tespitinin imkansız olduğu, mahkemenin bir tazminata karar vermesi durumunda, davacının 2023 yılında 102.002,26 TL faaliyet kazancı elde ettiği, 2.041.608,59 TL mal satış karı elde ettiğini bildirmişlerdir.
Marka vekili ... tarafından bir başka dava dosyası için düzenlenen 18/12/2023 tarihli uzman görüşü sunulmuş ise de söz konusu uzman görüşünün somut olayda tarafları farklı olan uyuşmazlıklarda uygulanması mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacının dayanak olarak gösterdiği marka tescil belgeleri Türk Patent ve marka Kurumundan celp edilmiştir.
... tescil nolu "..." şekil markasının ..., ... no’lu emtia sınıflarında 10.12.2019 tarihinde TPE nezdinde davacı ...adına tescilli olduğu, "..." ibaresinin tek başına değil ... şeklinde ... ibaresinin karakterize edildiği ve markada esaslı bir şekil unsuru olarak büyük bir punto ile yer aldığı siyah zemin üzerinde ... ibaresinin üzerinde ... ibaresi büyük . ... görseli yanında ... ibaresinin beyaz harflerle yazılması suretiyle bir şekil markası olarak oluşturulduğu anlaşılmıştır.
... tescil nolu ... markasının ... Sınıflar için dava dışı ... adına 30.12.2021 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
... başvuru nolu ... markasının ... Sınıflar için dava dışı ... adına başvurusunun yapıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller, davacı ve davalının iddia ve savunmaları, davalının başka bir uyuşmazlığa ilişkin sunduğu uzman görüşü, marka tescil belgesi, ticari sicil kayıtları, ... ,...odası tarafından gönderilen 3.1.2025 tarihli yazı içeriğinde ... ibaresinin kas yapma ve vücut şekillendirme amaçlı olarak kullanılan bir cihaz olduğu, yani kasları çalıştıran bir elektro stimülasyon cihazı olduğuna dair yazı içeriği, ... 9.1.2025 tarihli yazılarında ... ibarelerinin sektörde elektriksel kas uyarma cihazı olduğu, rehabilitasyon ve ... alanında fizyoterapisler tarafından kullanıldığını, kas gelişimini desteklemek, metabolizmayı hızlandırmak amacıyla kullanıldığına dair yazı içeriği, HMK 266 madde kapsamında Bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor içerikleri bir bütün olarak incelendiğinde;
Sektörel yönden yapılan araştırmada ... ibaresinin zayıflama, kas uyarma aletleri üzerinde yer alan genel bir ibare olduğu, ... ibaresinin kas yapma ve vücut şekillendirme amaçlı olarak kullanılan bir cihaz olduğu, yani kasları çalıştıran bir elektro stimülasyon cihazı olduğu, daha çok rehabilitasyon ve fizyoterapi alanında fizyoterapisler tarafından kullanıldığını, kas gelişimini desteklemek, metabolizmayı hızlandırmak amacıyla kullanıldığı, davacının ise tescilli markasının (... tescil nolu "..." +... şekil markası olduğu) , davacı tarafın davaya konusu markasının işitsel mahiyette “...” şeklinde okunduğu, ilgili unsurun dilimizde “...” anlamını ihtiva ettiği, davalının kullanımında ise davacı yana ait şekil unsurunu ihtiva eden hiçbir kullanımda bulunulmadığı zira davacı markasının ... ve şekil ibaresi ile (... ibaresi) oluşturulmuş bir şekil markası olduğu, davalının kullanımlarının ...-...şeklinde bir alan atdı altında kullanım olduğu, açıklama kısmında ise ... nin mükemmel bir vücut şekillendirme teknolojisi olduğu , ...merkezinde 30 dakika da zayıflarken güzelleşin açıklamasının yer aldığı, davalının adresinin ve iletişim bilgilerinin yer aldığı dolayısıyla davacının şekil unsuru içerin markasının davalı tarafından kullanılmadığı gibi, davacının yani makinanın kas uyarma fonksiyonunu ifade eden ibarenin yer aldığı “...” olarak okunduğu , dolayısıyla davacı markasının bir şekil markası olup ve davalı yana ait kullanımın her hangi bir şekil unsuru içermediği, ... ibaresinin ise markasal kullanıma konu ürün ve hizmet bakımından zayıf marka niteliğinde olduğu, davacının sunduğu uzman görüşünün tek taraflı beyana ve marka hukuku ilkelerine göre düzenlenmediğinden keza somut olaya uymadığından mahkememizce itibar edilmediği dolayısıyla davalı kullanımı dürüst ticari kullanım kapsamında olup davacı yanca engellenemeyeceği ve marka hakkını ihlalin yasal unsurlarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Zira mahkememizin başka esaslı dava dosyalarına sunulu raporlarda da sektör bilirkişinin ... –... - ... vb kullanımların makinelerin gerçekleştirdiği işlemin faaliyetini gösterdiği sektöre yönelik olduğu, davacı markasının ...sınıf için tescilli olup , davacının markasının cihazların hizmet sınıfı olan nice sınıflandırmasında ... Sınıf kapsamında bir tescillinin bulunmadığı, salt güzellik bakım hizmetleri alanında tescilli olmasının bu hizmeti cihazlar aracılığıyla sunan firmalara karşı kullanamayacağı, kaldi ki bu alanda tescili olsa dahi ... ibaresinin kas uyarı sistemine işaret eden genel bir ibare olup davacının tekeline verilemeyeceği, davacının şekil markası ile oluşturduğu ... ibaresinin sözcük açısından zayıf marka olup,bir şekil markası olması, davalının kullanımında ise davacı markası ve şekil unsurunu kullanmadığı, dolayısıyla davalının kullanımlarının davacı yana ait tescilli markaya tecavüz niteliğinde olduğunun değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır.
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
SMK ‘nun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilamlarında işaret edildiği üzere; karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden herkesin kulllanımına açık olan ve bu sebeple ayırt edicilik düzeyi zayıf ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması ve bu hususta kimseye tekel hakkı verilmemesi gerekir. Zira, marka kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden tanımlayıcı veya tanımlayıcıya yakın ibareleri esas unsur olarak içeren markalar baştan itibaren ayırt edicilik gücü zayıf marka konumunda olup, bu tür zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceği göz önüne alınacağına işaret edilmektedir.
Toplanan deliller, davacı ve davalının iddia ve savunmaları, davalının başka bir uyuşmazlığa ilişkin sunduğu uzman görüşü, marka tescil belgesi, ticari sicil kayıtları,... ,...odası tarafından gönderilen 3.1.2025 tarihli yazı , ... 9.1.2025 tarihli yazıları, HMK 266 madde kapsamında Bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor içerikleri bir bütün olarak incelendiğinde somut olayda marka hakkının ihlal edildiği ispat edilmediğinden sübut bulmayan davanın yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN REDDİNE,
2-615,40TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 272,63 TL harcın davacıya iadesine,
3-Red edilen Tecavüz fiilinin tespiti talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Red edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Red edilen İtibar tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Red edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip
¸
Hakim
¸