T.C.
İSTANBUL
1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/219 Esas
KARAR NO : 2024/272
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının teknoloji sektöründe faaliyet gösterdiğini, bir çok markanın sahibi olduğunu, davacının Türk Patent Enstitüsü nezdinde ... – Hizmet marka nolu marka tescil belgesi ile 13.02.2023 tarihinden itibaren korunmaya alınmış 16.07.2023 tarihinde tescillenmiş olan ... ibareli markanın, 13.02.2023 tarihinden itibaren korunmaya alınmış 20.07.2023 tarihinde tescillenmiş olan ... ibareli markanın,12.03.2023 tarihinden itibaren korunmaya alınmış ... tarihinde tescillenmiş olan ... ibareli markanın, 12.03.2023 tarihinden itibaren korunmaya alınmış 24.07.2023 tarihinde tescillenmiş olan ... ibareli markanın sahibi olduğunu, söz konusu markalar bu tarihten itibaren on yıl yıl süre ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında koruma altına alındığını, davacının sahibi olduğu bu markalarla ilgili e ticaret yaptığını ve bu markaları piyasada saygın hale getirmek için büyük emek, sermaye ve zaman harcadığını, ayrıca bu marka ile satılan ürünler alıcılar tarafından hem ekonomik hem de ergonomik ürünler olduğu için çokça sayıda satılıp müvekkil firma için ciddi bir gelir kaynağı oluşturduğunu, davalı tarafça davacının markasını izinsiz kullanarak satışta bulunulduğunu, davalı tarafa ... tarih .. yevmiye nolu ... 4. Noterliğinden ihtarname gönderildiğini ve yapılan satışların durdurulmasının talep edildiğini, söz konusu satışların kalkmadığını, davalının bu fiilleri nedeni ile davacının büyük bir zarara uğramış ve halen de devam eden fiiller nedeni ile daha çok zarara uğrama tehlikesinin bulunduğunu, davalı tarafın söz konusu marka hakkını hukuka aykırı şekilde kullandığını, bu kullanıma davacının muvafakatinin bulunmadığını, sahibi olduğu marka hakkını kullanması davacıyı her geçen gün zarara uğrattığını, davanın kabulüyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalının, davacının marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, davacının marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın davalı bakımından pasif husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta davalı şirketin 5651 sayılı kanun uyarınca yer sağlayıcı konumda olduğundan hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin iddia olunan marka haklarına tecavüze ilişkin hukuki ve/veya cezai sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler ...,... 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ... sitesi web adresleri incelendiğini, ulaşılan adreslere ait ekran görüntüsü rapor içeriğine eklenmiş, dava konusu akıllı saat, kulaklık ürünlerinin bu siteye üye olan satıcılar tarafından tanıtım ve satışının yapıldığı anlaşıldığını, ... alışveriş sitesi üzerinde davacının verdiği web adresleri incelendiğinde, dava konusu akıllı saat ürünleri için eklenmiş görsellerde marka adı, model adı bulunmadığı, bu ürünler için yapılan açıklamalarda da davacının tescilli ürün adları olan “...”, ..., ..., “...” ibaresinin ... adresinde “... URL adresinde ise “...” olarak eklenen akıllı saat ürünleri görselinde yazıyla yer aldığı, ... URL’sinde belirtilen ve 5651 Sayılı yasa Madde 2/1-f. kapsamındaki içerik sağlayıcısının ...Ltd. Şti olduğu, ... URL’sinde belirtilen ve 5651 Sayılı yasa Madde 2/1-f. kapsamındaki içerik sağlayıcısının ...Şti olduğu, Davacı “... Şirketi” adına bir web sitesi ya da ürünlerini sattığı alışveriş sitesi bulunamadığından, davacının tescilli ürünlerinin görsellerinin tespit edilemediği, Davacının fiili ticaretine ilişkin mal ve hizmet alım – satım faturası, fiyat teklif, ticari alım-satım sözleşmesi, şirkete ilişkin mali veri, web sayfası, e-ticaret sitesi ve benzeri evrakın delil olarak dosyada mevcut olmadığı, İnternet üzerinde resen yapılan araştırmalarda davacının tescil ettirdiği “...”, “...”adlarıyla yurt içindeki ve yurtdışındaki e ticaret sitelerinde toptan ve perakende akıllı saat ürünlerinin satışının yapıldığı bu işaretlerin Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c kapsamında, akıllı saat emtiasının cins, çeşit ve vasfını belirten işaret ve adlandırma niteliğinde olduğu ve bu sebeple ayırt edici nitelikten yoksun olduğu tespit edilmiş, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c’ye aykırı bu işaret ve şekillerin kanunen mutlak surette koruma göremeyeceği, bu sebeple davalı tarafından, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 7/2-a’da belirtilen Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması şeklindeki marka hakkına tecavüz niteliğinde bir fiilin işlenmediği, Davalının, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu Madde 5/1 kapsamında yer sağlayıcı konumunda bulunduğu, Davacıya ait (Tescil No: ...) ve (Tescil No: ...) marka işaretlerinin dava dışı ... (... merkezli şirket) tarafından, bu markaların tescil için başvurusunun yapıldığı tarihten önce piyasaya sürülmüş akıllı saat uygulamaları olduğu kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...,..., ...10/09/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Davacı “...Şirketi” adına bir web sitesi ya da ürünlerini sattığı alışveriş sitesi bulunamadığından, davacının tescilli ürünlerinin görsellerinin tespit edilemediği, dosyaya sunmuş olduğu kendisine ait olan ürün görselleri ya da örneklerinin de bulunmadığı, Kök raporda davacının sunduğu ... alışveriş sitesindeki tüm URL adresleri detaylıca incelendiğinden bu raporda yer verilmesine gerek görülmediği, Davacının fiili ticaretine ilişkin mal ve hizmet alım – satım faturası, fiyat teklif, ticari alım-satım sözleşmesi, şirkete ilişkin mali veri, web sayfası, e-ticaret sitesi ve benzeri evrakın delil olarak dosyada mevcut olmadığı, İnternet üzerinde resen yapılan araştırmalarda davacının tescil ettirdiği “...”,“...”adlarıyla yurt içindeki ve yurtdışındaki e ticaret sitelerinde toptan ve perakende akıllı saat ürünlerinin satışının yapıldığı bu işaretlerin Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c kapsamında, akıllı saat emtiasının cins, çeşit ve vasfını belirten işaret ve adlandırma niteliğinde olduğu ve bu sebeple ayırt edici nitelikten yoksun olduğu tespit edilmiş, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c’ye aykırı bu işaret ve şekillerin kanunen mutlak surette koruma göremeyeceği, bu sebeple davalı tarafından, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 7/2-a’da belirtilen Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması şeklindeki marka hakkına tecavüz niteliğinde bir fiilin işlenmediği, Davacıya ait (Tescil No: ...) ve (Tescil No: ...) marka işaretlerinin dava dışı ... (ÇİN merkezli şirket) tarafından, bu markaların tescil için başvurusunun yapıldığı tarihten önce piyasaya sürülmüş akıllı saat uygulamaları olduğu, izah edilen bilgiler dikkate alındığında: "..." , “ ...” , “ ... “ ve “ ... “ tür model numaraları, cihazın pazardaki yerini belirlemek, kullanıcılar için farklı seçenekler sunmak ve ürünler arasında kolayca ayrım yapabilmek amacıyla her marka üreticiler tarafından kullanılan ve marka yerine geçmeyen model numaraları olduğu, "..." , “ ...” , “ ... “ ve “ ... “ tür model numaralandırmalar, akıllı saat üreticilerinin cihazlarını sınıflandırmak ve farklı özelliklere sahip modelleri birbirinden ayırmak için kullandığı bir yöntem olduğu ve bu tür model isimlerinin, genellikle cihazın sahip olduğu özellikleri, tasarım farklılıklarını ya da teknolojik iyileştirmeleri belirtiği, marka yerine geçmediği kanaatini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmalık; Davalının davacının marka hakklarına vaki tecavüzü dolayısı ile tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılması ile davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, dosya kapsamına alınan bilirkişi kök ve ek rapor ile usul ve yasaya uygun yapılan araştırmalar neticesinde tespit edildiği üzere;
Davacının tescil ettirdiği “...”, “...”adlarıyla yurt içindeki ve yurtdışındaki e ticaret sitelerinde toptan ve perakende akıllı saat ürünlerinin satışının yapıldığı bu işaretlerin Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c kapsamında, akıllı saat emtiasının cins, çeşit ve vasfını belirten işaret ve adlandırma niteliğinde olduğu ve bu sebeple ayırt edici nitelikten yoksun olduğu, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5/1-c’ye aykırı bu işaret ve şekillerin kanunen mutlak surette koruma göremeyeceği, bu sebeple davalı tarafından, Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 7/2-a’da belirtilen Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması şeklindeki marka hakkına tecavüz niteliğinde bir fiilin işlenmediği,
Davacıya ait ...(Tescil No:...) ve ... (Tescil No: ...) marka işaretlerinin ise dava dışı ...Ltd (ÇİN merkezli şirket) tarafından, bu markaların tescil için başvurusunun yapıldığı tarihten önce piyasaya sürülmüş akıllı saat uygulamaları olduğu, Ve yine "..." , “ ...” , “ ... “ ve “ ... “ tür model numaraları, cihazın pazardaki yerini belirlemek, kullanıcılar için farklı seçenekler sunmak ve ürünler arasında kolayca ayrım yapabilmek amacıyla her marka üreticiler tarafından kullanılan ve marka yerine geçmeyen model numaraları olduğu, "..." , “ ...” , “ ... “ ve “ .. “ tür model numaralandırmalar, akıllı saat üreticilerinin cihazlarını sınıflandırmak ve farklı özelliklere sahip modelleri birbirinden ayırmak için kullandığı bir yöntem olduğu ve bu tür model isimlerinin, genellikle cihazın sahip olduğu özellikleri, tasarım farklılıklarını ya da teknolojik iyileştirmeleri belirtiği, marka yerine geçmediği,
Hülasa davacının dayandığı markaların akıllı saat üreticilerinin cihazlarını sınıflandırmak ve farklı özelliklere sahip modelleri birbirinden ayırmak için kullandığı bir yöntem olduğu ve bu tür model isimlerinin, genellikle cihazın sahip olduğu özellikleri, tasarım farklılıklarını ya da teknolojik iyileştirmeleri belirtiği, marka yerine geçmediği ve yine tescil tarihinden önce de piyasaya sürülmüş olduğu her iki durumda da davanın ve tedbir isteminin reddi gerekeceği tartışmasız olup anılı sebeplerle davanın ve tedbir isteminin reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Açılan davanın ve tedbir isteminin ayrı ayrı reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
- Marka hakkına yapılan tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılmasına yönelik dava yönünden 40.000,00 TL,
-Maddi tazminat istemi yönünden 5.000,00 TL,
-Manevi tazminat istemi yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır