T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/717
KARAR NO: 2018/1254
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2017
KARAR TARİHİ: 27/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 06/12/2010 tarihli "alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi" imzalandığını, davalı şirketin bu sözleşme ile davacıya toplamda 22.310 $ USD'yi ödemeyi taahhüt ettiğnii, ödemelerin sözleşmede belirtilen taksitler halinde yapılması konusunda anlaşmaya vardıklarını, davalı şirketin sözleşmede belirtilen ilk 6 taksitin tamamı olan 372 $x6=2.232 $ ve 02/01/2012 tarihinde de 100 $ karşılığı olarak 188,89 TL ödeme yaptığını, kalan bakiye olan 19.878 $'ın ise ödenmediğini, davalı şirketin ödemeleri yapmaması üzerine davacı tarafından ilk olarak ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yetki itirazı üzerine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borçluya yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenlerle davalının borcundan kalan 17.878$ karşılığı olan 70.169,34 TL.lik kısım için açılan icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın hukuken henüz talep edilebilir olmadığını, her ne kadar sözleşme başlığında Alacağın Temliki dense de alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle alacağın temliki değil borcun naklinin söz konusu olduğunu, davalı şirketin alacağın temlik edildiği yeni alacaklı olmayıp davacı tarafın tasfiye halinde...A.Ş.ndeki alacağını ödemekle yükümlü olan ve borcu devralmış olan yeni borçlu olduğunu, dayanak sözleşmenin niteliği gereği borcu devrlan yeni borçlunun eski borçlunun alacaklıya karşı haiz olduğu itiraz ve defi'leri alacaklıya karşı ileri sürebileceğini, bu çerçevede dava dışı Tasfiye Halinde...A.Ş.nin tasfiye sürecinin devam ettiğini ve kar ve zarar hesabı sahiplerine tasfiye sürecinde alacak isabet edip etmeyeceğinin ve edecekse bu alacağın miktarının ancak tasfiye sonucunda belli olacağını, tasfiye sürecinin devam ediyor olması nedeniyle katılım hesabı sahibi davacının alacağının henüz muaccel hale gelmediğini, dava konusu alacağın takip ve dava tarihi itibarı ile talep edilebilir olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, davacı
aleyhine %20.den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi olunarak uyuşmazlık konusunun tespiti, özellikle takip tarihi itibarı ile yapılan ödemelerin ne olduğu, temerrüt şartlarının oluşup oluşmadığı, işletilen faiz ve alacak borç durumu yönünden rapor hazırlanması talep edilmiş, düzenlenen 14/03/2018 tarihli raporda; davacının alacağı temlik ettiği fakat davalıdan istemesinin kanuni dayanağı bulunmadığı, sözleşmenin bu aşamada alt zeminsiz dayanaksız kaldığı, sözleşme dayanağıdaki temlik edilen alacağın "Kar ve Zarar Katılma Hesabı" niteliğinde olduğu, talep tarihi itibarı ile davacıya yapılan ödemelerin 2.332 USD olduğu, sözleşme gereği davalının kalan alacağının 19.978 USD olduğu, esas borçlunun Tasfiye Halinde...A.Ş.olduğu, buna göre dava dışı...A.Ş.nin tasfiyesi tamamlanmadan davacı tarafından açılan alacak davasının zamansız açılan bir dava olduğu, davacının gerek sözleşme gerekse takip ve dava dava tarihi itibarı ile davalıdan muaccel hale gelmiş herhangi bir alacağı bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava; taraflar arasında düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirket aleyhine 75.407 TL.nin yasal faizleri, icra masrafları ile birlikte tahsili amacı ile takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, esas davanın ise yasal süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde sayılan haller nazarında dava mutlak nitelikte ticari davalardan olmadığı gibi davacının da tacir sıfatı bulunmamaktadır. Taraflar arasında imza edilen 06/12/2010 tarihli temlik sözleşmesine konu edilen alacağın borçlusu, tasfiye halindeki...A.Ş. ise bu davada taraf olmadığı gibi, davacının da tacir sıfatı taşımadığı, uyuşmazlığın ticari dava olmayıp, 6098 sayılı TBK'nın 183 vd. maddeleri hükümlerine göre çözüleceği dolayısıyla yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemesi görevine girdiği (emsal için bknz. Yargıtay 11. H.D 2017/1069 E. 2018/5194 K. Sayılı ilamı ve İstanbul BAM 16. H.D 2018/2997 E. 2018/2194 K. Sayılı ilamı) görev hususu resen takdir edileceğinden mahkememizin uyuşmazlığı çözmekte görevsiz olduğundan davanın usulden reddiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine yönelik aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 114/1c ve 115/2 Maddeleri uyarınca davanın usulden REDDİNE,
2-HMK 20. Maddesine göre kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birisinin usulden başvurması halinde görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, (Davacı vekiline ihtarat yapıldı.),
3-Yargılama, harç ve masrafların görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve temyiz harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
Hakim ...
¸