T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1199
KARAR NO: 2019/1051
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/12/2018
KARAR TARİHİ: 23/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 30/09/2006 tarihli ... sözleşme nolu... Eğitim Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, toplam sözleşme bedelinin sözleşmenin 2.5.maddesinde açıkça belirtildiğini, ancak davalı şirketin söz konusu sözleşmeye dayalı 2 adet fatura bedelini ödemediğinden hakkında İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının takibe dayanak sözleşmeye ve imzaya itirazı bulunmadığını, buna rağmen borcu bulunmadığını iddia ettiğini fakat söz konusu borcun ödendiğine dair hiçbir delil sunamadığını, bu nedenlerle 5.460,00 TL alacaklarına takip tarihinden itibaren yıllık ticari reeskont faizi uygulanarak, fiili ödeme gününe kadarki faiz, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini teminen itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK.67.maddesinde düzenlendiği üzere itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, taraflarınca 11/11/2010 tarihinde icra takibine itiraz edildiğini, davanın itiraz tarihinden 8 yıl sonra açıldığını, süresinde açılmayan davanın usulden reddi gerektiğini, öte yandan söz konusu sözleşme tarihi 2006 olup davacı yan taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı yanca söz konusu sözleşmedeki hizmetin davalı şirkete hiç sunulmadığını, davacının hakkını dayandırdığı vakayı ispatla mükellef olduğunu, ayrıca davanın davalı şirketin merkezinin bulunduğu Ankara mahkemelerinde açılması gerekirken İstanbul Mahkemelerinde açılmış olmasının usule aykırı olup yetki itirazlarının bulunduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanatte ise esastan reddine, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali davasıdır.
İstanbul ...İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 5.460 YTL'nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalının "... Söz konusu takibe dayanak gösterilen sözleşme ve faturalarda belirtilen müvekkil şirket faydalanmamıştır. Müvekkil şirkete-personellerine sözleşmede belirtilen ve faturaya yansıtılan hizmetler sunulmamıştır." şeklinde itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 18/09/2019 tarihli raporda; tarafların 2006 yılı ticari defterlerinin saklama süreleri dolduğundan imha edildiğinin bildirilmesi üzerine defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafın davalı yana ait cari hesap ekstresi kayıtlarında 5.460 TL tutarın tahsili için 2010/26198 sayılı icra takibi ile 128 Şüpheli Ticari Alacaklar hesabına virman yapıldığı, 30/09/2006 tarihli 2.730'şer TL bedelli 2 adet fatura incelendiğinde, faturaların davacı tarafından davalı tarafın ünvanına düzenlenmiş olduğu, muhteviyatının eğitim hizmeti olduğu, davacının faturaları davalıya ne şekilde teslim ettiği ile ilgili dava dosyasında somut verinin mevcut olmadığı, faturanın usulüne uygun olarak düzenlendiği, davacı tarafından davalı tarafa kesilen faturaların irsaliyeli fatura olarak gönderdiği ve 2006 yılına ait irsaliyeli fatura teslim alanlar kısmında isim ve imzanın bulunmadığı, davacının icra takip tarihi itibarı ile davalıdan kaydi olarak 5.460 TL alacaklı olduğu, İİK.67/2 maddesi uyarınca takibin fatura ve cari hesaba dayanması bu kapsamda belirlenebilir ve likit olması sebebiyle ayrıca davacının %20 oranında olmak üzere 1.092,00 TL icra inkar tazminatı talebinde bulunabileceği belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Öncelikle ilk itirazlar yönünden; davalı tarafın hak düşürücü süreye yönelik itirazının, davalı tarafça takip dosyasına 11/11/2010 tarihinde itirazda bulunulmuş olması ve söz konusu itiraz dilekçesinin ve durdurma kararının davacı tarafa tebliğ edilmemiş olması karşısında davanın yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmakla reddine, davalının zamanaşımı itirazının, takibe konu edilen alacağın taraflar arasında tanzim edilen sözleşmeye dayanması ve TBK 146/1 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olması , TBK 154/2 uyarınca dava ve icra takibi ile söz konusu zamanaşımı süresinin kesilmesinden dolayı davanın zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından reddine, yine davalı tarafın yetki itirazının, taraflar arasında tanzim edilen takibe ve davaya konu uyuşmazlığa ilişkin sözleşmede yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlenmesi ve yetki sözleşmesinin usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilmiş olmasından dolayı reddine karar verilmiştir.
Taraflar tacir olup davacı tarafından delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Ancak tarafların uyuşmazlık konusu 2006 yılına ait ticari defter ve kayıtları imha edildiğinden taraf defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır. Her ne kadar bilirkişi tarafından davacının davalıya söz konusu faturalardan dolayı 5.460 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış ise de, fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz, davacının, cari hesap alacağına temel teşkil eden faturaları davalıya usulüne uygun olarak tebliğ - teslim ettiğini veya fatura bedeline konu hizmet ediminin - mal tesliminin yerine getirildiği ve karşı tarafa verildiğini yazılı delille ispatlamak zorundadır. Bilirkişinin de raporunda belirttiği gibi faturaların davalıya ne şekilde teslim edildiği ile ilgili dava dosyasına somut bir belge sunulamamıştır. Ayrıca davalıya kesilen faturaların teslim alan kısmında isim ve imza yoktur.
Öte yandan, taraflar arasında 30/09/2006 tarihli ... sözleşme nolu ... Eğitim Hizmet Sözleşmesi imzalanmış olup, tetkikinde davacının ediminin alıcının ek-1 de belirtilmiş olan çalışanlarına İngilizce eğitim hizmeti vermeyi üstlendiği, davalının ediminin ise katılımcılara verilmesi taahhüt edilen kurs ücretinin ödenmesine ilişkin olduğu, sözleşmenin 2.6 maddesinde ise "alıcı, kurs bedelini peşin olarak kesilen faturalar karşılığında ödemeyi taahhüt eder. Ödeme şekli tarafların mutabakatı sonucu Ek-2 'de belirtilecektir" şeklinde düzenlenmiş olduğu ve sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen sözleşme vasfında olduğu aşikardır. Dosyaya sunulan faturaların incelenmesinde, davacı ... .Şti. tarafından davalı ... İnş.adına düzenlendiği, açıklama kısmında ise " İngilizce eğitim bedeli ...-..." olduğu, ticaret sicil kayıtlarının tetkikinde ise ...ve...'ın şirket ortakları olduğu, sözleşme belirtilen ek-1 ve ek-2 de yer alan katılımcı listelerinin ve ödemenin kararlaştırılmasına ilişkin taahhütnamenin bulunmadığı anlaşılmış olup, davacı tarafça söz konusu hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmemiştir.
Bu nedenlerle ispat edilemeyen davanın ve davacının takipte kötü niyetli olduğu sübut bulmamış olduğundan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 44,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 93,25 TL harçtan mahsubu ile bakiye 48,85 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davalı duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, reddedilen miktar itibariyle AAÜT uyarınca 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır