T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/420 Esas
KARAR NO :2025/440
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:15/05/2018
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 10.04.2012 tarihinde sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken müvekkilinin idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpıştığını ve müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu ve gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın ikmal edileceğini, müvekkilinin ... Hastanesi ve ... Bölge Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, maluliyet oranının dava safahatında açığa kavuşacağını, kusur durumunun inceleme ile netlik kazanacağını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’ye kaza tarihini kapsayan ZMM poliçesi olduğunu, KTK 97. maddesine atıf yapılarak davalı sigorta şirketine 10.04.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, 15 günlük yasal süre içinde verilen cevapta bir takım eksik evrak bildiriminde bulunulduğunu, bu evrakların içerisinde sağlık kurlu raporuna yer verildiğini, kesin ve sürekli maluliyet oranına ilişkin sağlık kurulu raporunun kısa sürede tamamlanacak bir husus olmadığını, talep edilmesinin müvekkilinin hakkını sürüncemede bırakacağından verilen cevabın talebi karşılamamış olduğunun kabulü gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusur oranında tahsiline, dava masrafları ve vekâlet ücretlerinin davalılara üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMM sigortası ile sigortalı, sorumluluğun 225.000,00 TL poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, poliçelerin haksız zenginleşmenin bir yolu olmadığını, gerçek zararın teminat altına alındığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, davacının sakat kalıp kalmadığı ve sakatlık oranı hakkında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, herhangi bir sosyal kurumdan tazminat alınıp alınmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, tazminat veya aylık bağlanması halinde bu ödemelerin sakatlık tazminat hesabından düşülmesi, sakatlık hesabının aktüer uzmanı tarafından yapılmasını, gelirin tespitinde SGK kayıtları, vergi kayıtlarının esas alınması, aksi halde asgari ücretin esas alınmasına, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, tazmin edilecek gerçek zararın davacının vücut bütünlüğü kaybı oranı olmadığını, meslekte kazanma gücünün daimi kaybı oranındaki gerçek maddi zararı olduğunu, dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilerek meslekte kazanma gücünün daimi olarak ne oranda kaybedildiğinin tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına sebebiyet vermediğini, haksız fiilden kaynaklanan taleplerde ancak kanuni faiz uygulandığını, davacının kaza esnasında kask takmadığının tespiti halinde zararın oluşumu ve ağırlaşmasına sebep olduğundan tazminattan bir düşüm yapılmasını talep ettikleri diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, reddedilen kısım için yargılama ücreti ve ücreti vekâletin davacı yana tahmiline diğer hususlarla birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş görememezliğe dayalı tazminat davasına ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Onaylı vekaletname örneği, Hastane raporları fotokopileri, 6704 sayılı yasa gereği yapılan başvuru evrakları, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 04/05/2017 Tarihli E.2017/645 K.2017/464 Numaralı Kararı, Bilirkişi Raporları, Cevap Dilekçesi v.s her türlü yasal delil
dosya arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27/02/2019 tarihli kusur raporunda özetle ; Davacı sürücü ...'in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğunu, dava dışı sürücü ...'ın %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 12/01/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle ; Mevcut tıbbi belgelere göre; ... oğlu 01.02.1978 doğumlu ...’in 10.04.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede maluliyetine neden olacak araz bulunmadığından, kişinin maluliyet oranının %0 (yüzde sıfır) olduğunu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 27/10/2024 tarihli raporunda özetle ; Tescilsiz motosikletin sürücüsü davacı ...’in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu
olduğunu, ... plaka numaralı kamyonetin (davalı tarafından sigortalanan) ...’ın %25 (yüzde
yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğunu,
hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi,
kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığını,
davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...’in; Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının 262,92 TL olduğunu, ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağını, belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığını, başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 24.04.2018 olarak belirlendiğini, dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 13/02/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle ; Davacı için talep edilen 100 TL geçici işgöremezlik tazminatının 162,92. TL arttırmak suretiyle 262,92 TL ile davacı için talep edilen 100 TL kalıcı işgöremezlik tazminatını temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklı geçici ve sürekli iş görememezliğe dayalı tazminat davasına ilişkindir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, 10.04.2012 tarihinde sürücü ...’ın, idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken, müvekkilinin idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpıştığını ve müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş.’ye kaza tarihini kapsayan ZMM poliçesi olduğunu, KTK 97. maddesine atıf yapılarak davalı sigorta şirketine 10.04.2018 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusur oranında tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kusur raporu hazırlanması yönünden Atk Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş ve 27/02/2019 tarihli kusur raporu ile davacı ...'in % 75 oranında, davalı sigortalısı dava dışı ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Bundan sonra dosya davacının sürekli ve geçici iş göremezlik oranının tespiti için ATK 2. İhtisas dairesine gönderilmiş ve 04/01/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; mevcut tıbbi belgelere göre; ... oğlu 01.02.1978 doğumlu ...’in 10.04.2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede maluliyetine neden olacak araz bulunmadığından, Kişinin maluliyet oranının % 0 (yüzde sıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Kaza nedeni ile davacının kusur ve sürekli iş göremezlik oranının tespit edilmesi sonrasında dosya, aktüerya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli 27/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının, geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 262,92 TL olduğu, kaza nedeni ile maluliyet oluşmadığından sürekli iş göremezlik dönemine ait zararının ise bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili bila tarihli dilekçe ile, davasını geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden 262.92 TL' ye ıslah etmiştir.
Bu durumda hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda; davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, 262,92 TL 'nin 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜNE,
-262,92 TL 'nin 24/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 40,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 574,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 262,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.084,40-TL (Tebligat, Posta ve diğer masraflar 959,90 TL + ATK faturası 2.124,50 TL) olmak üzere toplam 9.084,40-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.581,26-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır