T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/144 Esas
KARAR NO : 2025/813
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/03/2019
KARAR TARİHİ : 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılar arasında 2015 yılında imzalanan Bayilik Sözleşmeleri uyarınca ... bayilik kodu ile ... adresinde ve ... Bayilik Kodu ile ... adresinde davalı şirketlerin bayisi olarak faaliyete başladığını, taraflar arasındaki söz konusu sözleşmelerin 5 yıl süreli olarak imza edildiğini, müvekkili şirketin süreç içerisinde kanunlara, taraflar arasındaki sözleşme kurallarına, iyi niyet kurallarına uygun olarak faaliyetini devam ettirdiğini, sözleşmede ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan ceza sistematiğinde olmayan şirketin pos cihazının başka bir iş yerinde kullanılması dolayısıyla bir duruyu hakkında savunmasını vermesinin talep edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin önce bu durum karşısında şaşırdıklarını ve daha sonra müvekkili şirketin bayisinin müdürü söz konusu pos cihazının müvekkili şirket yetkililerinin haberi olmadan kendi tasarrufu ile pos cihazını verdiğini beyan eden açıklamada bulunduğunu, müvekkili şirketin faaliyetini süresince kanuna, taraflar arasındaki sözleşmeye, iyi niyet kuralarına uygun davranarak faaliyetini sürdürdüğünü, bayilik süreci içerisinde davalı taraflara binlerce abone kazandırıldığını, davalıların tarafça sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi dolayısıyla müvekkili şirketin maddi haklarını kaybettiğini, davalı tarafın ise kazandırılan müşteriler dolayısıyla sürekli ve önemli miktarda menfaatler elde ettiğini ve elde etmeye de devam edeceğini, sözleşme ilişkisinin sona ermesi neticesinde müvekkili şirketin söz konusu tazminata hak kazanmakta ve sözleşmenin sona erme ve işyerinin teslim tarihi olan 19/02/2018 tarihinden itibaren 1 yıllık süresi içerisinde davalarını açtıklarını, belirsiz alacak davası olarak açılmış olan ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL bedelli söz konusu davalarında izah edilen ilgili sözleşmeler ve yasa hükümleri gereği müvekkili şirketin uğradığı maddi zararlar, kazanç kaybı zararları ile denkleştirme tazminatı ve rekabet yasağı anlaşması nedeniyle ödenmesi gereken tazminatların sözleşmelerin feshedildiği 19/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talep konusu, maddi zararlarını, yapmış olduğunu iddia ettiği masraflarını netleştirmesi ve bunları ispat etmesi gerektiğini, davacının tazminat taleplerinin hesaplanabilir olduğundan davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanmış olan bayilik sözleşmesi ve eki niteliğinde olan ceza sistematiği uyarınca, bayilik sözleşmesinin davacının bayilik faaliyetlerini sözleşmede yer alan yükümlülüklerine, yasal düzenlemelere ve basiretli bir tacir olarak hareket etme yükümlülüğüne riayet etmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunmayacağını, 07/09/2015 tarihli bayilik sözleşmesinin kanuna ve sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde sona erdirdiğini, TTK 121/4 maddesinin davaya konu olayla uygulanamayacağını, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki sözleşmenin davacı bayiye tekel hakkı veren bir sözleşme olmadığından ve denkleştirme tazminatı talep edebilmenin diğer şartlarında bulunmadığından davacının söz konusu tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, taralar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin dava dilekçesinde iddia edilenin aksine, saha gücü sözleşmesi değin TTM bayilik sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan TTM bayilik sözleşmesinin rekabet yasağını düzenleyen 14.maddesinin ise yalnızca sözleşme süresince geçerli olduğundan TTK 123. Madde uyarınca talep edilen tazminat talebinin reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmelerinin fesh edilmesi nedeni ile uğranılan zarardan kaynaklanan tazminat davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup bilirkişi incelemesi, içtihatlar v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın ...,... ve ...'na tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 26/03/2021 tarihli raporunda özetle ; Davalı tarafların defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. M. 64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231 nlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı, davacı şirketin brüt satış karı üzerinden (prim faturalarının kdv hariç tutarları) Davalı şirketten talep edebileceği portföy tazminatı: 581.460,40 TL olarak hesaplandığını, ilgili sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde mahkemece kanaat oluşursa TTK 122 maddeye göre davacının talep edebileceği portföy tazminat tutarının üst sınırı 581.460,40 TL olduğu, davacı şirketin net karı üzerinden (prim faturalarının KDV hariç tutarları üzerinden ) davalı şirketten talep edebileceği kar kaybının (kar yoksunluğu) 156.409,28 TL olarak hesaplandığı, davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiası ile ilgili olarak dosya kapsamında bir bilgi ya da belgeye rastlanmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ... ve ...'na tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 18/12/2022 tarihli raporunda özetle; dava dosyası ve davacının taraflarına ibraz etmiş oldukları 2015-2016-2017-2018 yılı resmi ticari defterler ve belgeler (kısmi) üzerinde istenilen hususlar doğrultusunda yaptığı inceleme ve tespitlerim neticesinde; İlgili bayilik sözleşmesinin haklı olarak fesih edildiği ya da edilmediği ile haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi uzmanlık alanı dışında (sözleşme hukuku) olduğundan dolayı bu konuda tarafımdan bir görüş bildirilmediği, bu konuda takdirin mahkememize ait olduğu, İlgili sözleşmelerin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde mahkemenizce kanaat oluşursa; davacının talep ettiği karın hesaplama kural olark varsayıma dayalı olarak tarafımdan hesaplanmış olup 156.409,28 TL olabileceği, varsayım olduğu için net olamayacağı (bu konuda takdirir mahkememize ait olduğu), İlgili sözleşmenin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde mahkemenizce bir kanaat oluşursa, Davacının TTK 122. Maddesi gereğince davalılardan talep edebileceği tazminat üst sınınrının en fazla 581.460,40 TL olacağı, davacının TTK 122. Maddedeki tazminat talebi için ilgili maddede yazılı olan şartların ayrıca oluşmasının gerektiği tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 06/08/2024 tarihli raporunda özetle; Davacı şirket ile davalı şirketler arasında 07.09.2015 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, raflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalı şirketler tarafından davacı şirkete izin verilen ürün ve hizmetlerin davacı şirket tarafından davalı şirketlerin belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde müşteri ve abonelere sunması, satış/yapması hakkı verildiğini, ancak, davacı şirketin sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu nedenle 19.02.2018 tarihinde bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşme şu şekilde ihlal edildiği; a- Bazı abonelik başvuruları davacı şirket tarafından iş yeri dışında alınması, b- Davacı bayiye verilen yetki çerçevesinde iş yerinde kullanılmak amacıyla tahsis edilen pos cihazı ile başka bir lokasyonda tahsilat yapmak suretiyle sözleşmeyi,ihlal etmesi nedeniyle bayilik ilişkisinin bitirilmesi için sözleşmenin feshedildiğini, (Davacı bayinin abonelerine HAT içinde kullanılması amacıyla tahsis edilen pos cihazının sözleşmedeki yetki verilen iş yeri dışında kullanmak suretiyle bayilik ilişkisi sona erdirilen; 00828 bayi kodlu kozan ilçesinde faaliyet göstermiş olan “Sağlam İletişim” de kullandırılarak 2018 ocak ayı içersinde cihaz satışları gerçekleştirildiği ve abonelere hat için yüklemeler yapıldığının saptandığını, ilgili tarih aralığında davacı bayi tarafından cihaz satışı ve prepaid yükleme yapıldığı, adı geçen bayi tarafından bildirilen abonelere ulaşıldığında, 53 aboneden 8 “inin chazı bayilik ilişkisi sona erdirilen “Sağlam İletişim” unvanlı bayiden satın almış olduklarını, Prepaid hattı için yükleme yapılmasına ilişkin yapılan aramalar neticesinde ulaşılan abonelerin; 21'nin yüklemeleri , bayilik ilişkisi sona erdirilen “Sağlam İletişim” 'den yaptıklarını beyan ettiklerini) Sözleşmenin 13. Maddesinde ; davacı bayinin personeli sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle doğan sorumluluğun davacı bayiye ait olduğu konusu hüküm altına alındığını, Bu durumda; bayilik sözleşmesinin usulüne uygun feshedildiğini, denkleştirme tazminatının talep edilemiyeceği kanaatine varıldığini, Ancak, Sayın Mahkemece davacı şirketin taleplerinin yerinde olduğu kanaati hasıl olduğu takdirde her bir talebe ilişkin hesaplamalar yukarda kapsamlı olarak yapıldığını, Davacı şirketin her bir talebine ilişkin hesaplamalar yukarda kapsamlı olarak açıklandığını, A-)Kar mahrumiyeti talebine göre; 2016 yılı Net Kar : 191.435,37 TL 2017 yılı Net Kar : 161.244,27 TL 352.679,64 TL 352.679,64 TL / 2 — 176.339,82 TL Bu kapdsamda davacı şirketin 2016-2017 yılları malitabloları uyarımca ortalama 1(bir) yıllık kar'ım 176.339,82 TL olarak hesaplanmadığını, Ancak söz konusu kar 3(üç) bayiye ilişkin olup, sulh ile somuçlandırılan bayinin kar'dan ayrışımının yapılması gereği hasıl olduğunu, Ticari defterlerde bayi bazında alt açılımı mevcut olmadığı, bu kısım ortalama değer üzerinden ayrıştırılarak 2 (iki) bayiye tekabül eden kısım 117.559,88 TL ve 1 (bir) günlük KAR 322,08 TL (117.559,88 TL / 365 gün) olarak hesaplandığını, Dava konusu 2 (iki) bayiye tekabül eden ortalama; 117.559,88 TL /2 — 58.779,94 TL 19.02.2018tarihinden 07.09.2018 tarihine kadar olan 200 (ikiyüz) gün/ süre için mahrum kalacağı KAR; 322,08 TL X 200 gün - 64.416,37 TL olacağı hesaben belirlendiğini, B) Davacı Şirketin yapmış olduğu masrafların karşılanması talebi; Talebe konu edilebilecek kısım 15.150,92 TL olarak hesaplandığını, C-) Portföy Tazminatına ilişkin Hesaplamalar (Pirim Hesabı) ; Pirim tazminatına konu edilebilecek 1 yıl ortalama tutarın 613.075,17 TL olarak hesaben belirlendiğini, Davacını alacak tutarı: 64.416,37 TL (A) 15.150,92 TL (B) 613.075,17 TL (Cc) 692.642,46 TL Dava tarihine kadar (19.03.2018) işletilecek “avans faizi” “hariç davacı şirketin alacak — tutarı 692.642,46TL olduğu, Ancak bu tutara siremin kapanmasından (19.02.2018) dava tarihine (19.03.2019) kadat işletilecek avans faizi de (değişen oranlarda) ilave edilmesi gerektiği, Sözlenin Fesih Tarihi(19.02.2018) Dava Tarihi (19.03.2019) 19.02.2018-28.06.2018 : ./.9,75 (130 gün) 29.06.2018-19.03.2018 —: ./.19,50 XX(269 gün) Ana Para : 692.642,46 TL 692.642,46 TL Xx9,75/365 24.052,72 TL 692.642,46 TL X19.50 / 365- 37.004,18 TL 61.056,90 YL (Dava Tarihi tibariyle Avans Faizi Toplam Alacak:692.642,46 4* 61.056,90 -753.699,36 TL Davacı şirketin yalep ettiği tutarın 11.500,00 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ...ve ...'na tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 10/03/2022 tarihli ek raporunda özetle; mahkemenin uygun görmesi halinde talimat ile sonuna kadar sözleşmenin feshedildiği tarihten sözlşeme süresi, sektör bilirkişisi tarafından uygun bulunan 12 aylık makul süre bakımından iki hesaplama yaptırılabileceğin,i bu yaptırılırken de davacının yapmaktan kurtulmuş olduğu masrafların da dikkate alınarak sözleşmenin ayakta kaldığı tüm süre gözetilerek hesaplama yapılabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan bayilik sözleşmelerinin fesh edilmesi nedeni ile uğranılan zarardan kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Acente, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın) rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, 5. 90).
TTK 122 m. uyarınca, acentenin talep edebileceği denkleştirme tazminatı miktarı, son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin (komisyon, prim vs.) yıllık ortalamasını aşamaz. Beş yıldan daha az süren acentelik ilişkilerinde talep edilebilecek denkleştirme tazminatında azami miktar, faaliyet gösterilen sürenin yıllık ortalamasıdır.
Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz.
Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.” hükmünü amir olmakla birlikte SK m. 23/16'ya göre daha detaylı bir düzenlemeye sahip genel hüküm niteliğinde bir düzenlemedir.
Denkleştirme tazminatı miktarının belirlenmesi konusunda Yargıtay'ın emsal kararlarına göre; davalının adı geçen müşterisiyle devam eden ticari ilişkisi varsa elde ettiği menfaatin tespiti açısından ilgili yazışmalar, e-mailler, ticari defterler nazara alınmalı, davacı acentenin portföyündeki poliçelerini acentelik sözleşmesinin son bulmasından önce başka sigorta şirketlerine kaydırıp kaydırmadığı hususu tetkik edilmelidir. (Yargıtay 11. HD, 19.4.2017 tarih ve ... E. - ... K., Yargıtay 11. HD, 7.3.2017 tarih ve ... E. - ... K. sayılı kararı)
Yukarıda verilmiş olan mevzuat (ve sözleşme hükümleri) gereğince acentenin denkleştirme talebinde bulunmasını için, sözleşmenin haklı sebep olmaksızın müvekkil tarafından fesholunmasının yanı sıra, müvekkilin, acentenin bulduğu müşterilerden sözleşmenin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde etmesi ve hakkaniyetin de bu ödemeyi gerektirmesi lazımdır. Somut olayda değerlendirilmesi gereken hususlar haklı sebebin varlığı ve müvekkilin sona ermeyi müteakiben önemli menfaat elde edip etmediğidir.
Somut olayda taraflar arasında ...,... kodlu bayilikleri için 07.09.2015 tarihinde “ Bayilik sözleşmesi” akdedildiği, akdedilen bu sözleşmelerle davacı tarafa tek satıcılık yetkisi verilmediği, akabinde bu sözleşmenin, davalı tarafından davacıya gönderilen 02.02.2018 tarihli e-posta ile daha önce kapatılmış olan bayinin kapatılmamış gibi devam ederek abonelik işlemlerinin davacı firma üzerinden yapıldığının tespit edildiği, davacı firma tarafından yapılan kâr amacı güden bu işlemlerin usulsüz olduğu, usulsüz işlem yapılmasının devamı ve tespiti halinde ... ceza uygulanacağının hatırlatılarak, konu ile ilgili olarak savunma talep edildiği, dolayısı ile davacı tarafça yapılan bu işlemlerin davalı firma tarafından ... işlem olarak değerlendirildiği, taraflar arasında yapılan sözleşmede ... işlemlerin, ''...Bayi İşyeri ve şubelerinin, işbu Sözleşme konusu faaliyetlerinde suç konusu teşkil etsin veya etmesin mevzuata ve/veya işbu sözleşmeye aykırı ihmal ve/veya kasıt içeren tüm usulsüz eylem ve işlemleri nedeniyle Şirketlerin ve/veya Abonelerin ve müşterilerin ya da üçüncü kişilerin zarara uğramasına yol açabilecek evrakta sahtecilik, hileli işlem, var olmayan abonelik tesisi vb. tüm işlem davranış ve faaliyetleri...'' olarak tanımlandığı, yine davalı tarafça ... 6. Noterliği aracılığıyla keşide edilen ... tarihli ... yevmiye numaralı, bayinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Sözleşmede yer alan adresine gönderilen ihtarname ile, “Bayinin müşterilerden abonelik başvurularının alınmasından aktivasyon işleminin yapılmasına kadar tüm süreçleri bizatihi müvekkil şirketler tarafından onaylanan mağaza ve bayiye verilen yetkilerle sınırlı olmak üzere yürütme yükümlülüğü bulunmasına karşın, abonelik başvurularının iş yeri dışında alınması, Bayiye verilen yetki çerçevesinde İşyerinde kullanılmak amacıyla tahsis edilen POS cihazı ile başka bir lokasyonda tahsilat yapmak suretiyle sözleşmeyi açıkça ihlal etmesi nedenleri ile bayilik ilişkisi haklı sebeple ve derhal feshedilmiştir” şeklinde feshedildiği, esasen davacı tarafın da aşamalarda vermiş olduğu dilekçelerde bu hususu kabul ettiği ve bunun bir defaya mahsus yapılmış bir işlem olduğunu, ancak bunun yaptırımının fesih gerekçesi olamayacağını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Yine dosya kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmelerin, yine tarafların mutabakatı sonucunda karşılıklı olarak sona erdirilmesine ilişkin protokol tanzim edildiği, buna göre protokol içeriğinin, ''...Bayinin sona erme tarihi itibariyle ..., ... ve ...'in ibra etmesine ilişkindir. Mutabık Kalınan Hususlar: 3.1 Taraflar yaptıkları karşılıklı görüşmeler sonunda, serbest ve özgür iradeleriyle; Bayi'nin (Avea Bayilik Kodu:...Bayilik Kodu: ... ve ... Bayilik Kodu: ... bayilik faaliyetlerinin ve sözleşmelerinin 31.12.2017 tarihi itibariyle sona erdiği konusunda mutabakata varmışlardır. Bu kapsamda Bayi, sözleşmeler kapsamında cari hesap alacakları saklı kalamak kaydı ile sözleşmelerin sona ermesine bağlı olarak her ne sebeple olur ise olsun ..., ..., ve ... herhangi bir ad altında maddi, manevi ve benzeri hiçbir tazminat talebinde bulunmayacağını, herhangi bir dava açmayacağını beyanla bu hususlarla ilgili avea, ... ve...'i gayrikabili rücu kesin olarak ibra etmiştir. Sözleşmelerin sona ermesine ilişkin bayiye iletilen sözleşmeler kapsamında düzenlenen tüm hususlar sona erme tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde hüküm ve sonuçlar doğuracaktır... İş bu protokol 31.12.2017 tarihinde, tarafların ekli imza sürküleri gereği yetkili temsilcileriyle imzalanmıştır...” şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin, davacı tarafça, ... tarihli ... yevmiye numaralı, bayinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ve Sözleşmede yer alan adresine gönderilen ihtarname ile, “Bayinin müşterilerden abonelik başvurularının alınmasından aktivasyon işleminin yapılmasına kadar tüm süreçleri bizatihi müvekkil şirketler tarafından onaylanan mağaza ve bayiye verilen yetkilerle sınırlı olmak üzere yürütme yükümlülüğü bulunmasına karşın, abonelik başvurularının iş yeri dışında alınması, bayiye verilen yetki çerçevesinde İşyerinde kullanılmak amacıyla tahsis edilen POS cihazı ile başka bir lokasyonda tahsilat yapmak suretiyle sözleşmeyi açıkça ihlal etmesi nedenleri ile bayilik ilişkisi haklı sebeple ve derhal feshedilmiştir” şeklindeki gerekçe ile feshedildiği, bu durumda, davacı tarafça daha önce kapatılmış olan bayinin kapatılmamış gibi devam ederek abonelik işlemlerinin davacı firma üzerinden yapıldığı, davacı firma tarafından yapılan kâr amacı güden bu işlemlerin usulsüz olduğu, davacının da bu durumu kabul ve ikrar ettiği, dolayısı ile davalı tarafça yapılan feshin haklı gerekçeye dayandığı, yine davacıya tanınmış bir tek satıcılık sözleşmesi bulunmadığı gibi taraflar arasında sonlandırma protokolü imzalanarak sözleşmelerin sona erdirildiği ve tarafların birbirinden herhangi bir hak ve alacakları bulunmadığını beyanla ibralaştıkları anlaşıldığından talepler yönünden davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 11.255,90-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 108.271,37-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından yapılan 7.714,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.22/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır