T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/204 Esas
KARAR NO : 2025/981
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/03/2018
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/03/2012 tarihinde Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile Kahramanmaraş ili, Merkez, ...Bulvarı Kıbrıs meydanı istikametinde Belediye Kavşağı istikametine seyir halinde iken ...Ticaret önündeki yaya geçidine geldiğinde aracının ön kısımları ile yaya geçidinden geçen müvekkilim ...'ye çarpmasıyla trafik kazası vuku bulmuştur. Davalı sigortanın, sigortalısı konumundaki ...'ın kavşağa geldiğinde, karayolları trafik yönetmeliğinin 1096. Maddesinde yer alan norma aykırı olarak, yaya olan müvekkilin geçiş hakkını beklemeyip geçmesi sebebiyle yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazasında YAYA olan müvekkil ağır derecede yaralanmıştır. Kaza sonucunda müvekkil Kahramanmaraş ...Devlet Hastanesi'nde tedavi görmüştür. Davanın safahatında rapor alındığında davacı müvekkilin maluliyet oranı (kalıcı iş göremezlik) açığa kavuşacaktır,Söz konusu kazanın ..., Sulh Ceza Mahkemesi tarafından... esas...karar numarasıyla yargılama yürütülmüştür. Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında...plakalı araç Sürücüsü ... kusurlu bulunmuştur, Kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacaktır.... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi vardır. Poliçe aslının istenmesi talep olunmaktadır. Müvekkilimizin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru olmadığını ve yetki itirazından sonra ,Trafik kazasındaki kusur oranları Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi (2659 sayılı Adli Tıp Kanunu 22.Madde) veya... Üniversitesi Trafik Kürsü tarafından belirlenmelidir. ... Güvenlik Kurumu ödemeleri sorgulanmalı, rücuya tabi bir ödeme var ise alacak tazminat hesabından düşülmelidir. 6704 sayılı Kanun'un 5, maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi değiştirilmiştir: MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün i inde başvuru yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Davacı taraf müvekkil şirkete sürekli sakatlık tazminatı talebi ile yaptığı başvurunun ekinde vekâletname, genel adli muayene raporu, epikriz raporu, Kahramanmaraş ...Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... E. ...K. sayılı ilamı, trafik kazası tespit tutanağı, polis merkezi tarafından savcılığa sunulan fezleke ve ifade tutanaklarını ibraz etmiştir. Öncelikle belirtiriz ki; gönderilen belgelerde ıslak imzalı resmi kurum onayları bulunmamaktadır. Davacı tarafın ibraz ettiği belgeler içinde, sürekli sakatlık tazminatı dosyalarının temel evrakı olan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporu bulunmamaktadır. Sürekli sakatlık tazminatı taleplerinde hesaplama yapabilmek için; kişinin maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunu gösterir resmi makamlar tarafından verilmiş kusur raporu, kişinin gelir durumunu gösterir belgeler, kazayla ilgili kolluk kuvvetleri ve savcılık evrakları ve eğer ceza davası açılmışsa davanın kararı, kişinin kazayla ilgili olarak geçirmiş olduğu tedavi sürecine ait hastane evrakları gibi belgeler gerekmektedir. 29.03.2012 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ...plaka sayılı araç, müvekkil şirket nezdinde; ...-... numaralı 21.08.2011- 21.08.2012 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (Trafik Poliçesi) ile sigortalı bulunmakta olup, mezkûr poliçedeki sürekli sakatlık tazminatı teminat limiti 225.000,00-TL'dir.Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 16/2. maddesi "c” bendi gereğince; Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu "meslekte kazanma gücü kaybı” konusunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarında da bu konuya değinilerek, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu dışında alınan raporlara itibar edilemeyeceğine hükmedilmiştir; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 25.01.2007 tarih ve 2007/547 E. ve 2007/512 K. sayılı ilamında; Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen davacının maluliyet raporu ...Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'ndan alınmıştır. 2659 s. Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 16/2. maddesi (c) bendi gereğince Adli Tıp Kurum Üçüncü İhtisas Kurulu "meslekte kazanma gücü kaybı" hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle görevli kılınmıştır. Anılan bu hükme göre davacının maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulundan alınması gerekir. ... için Sosyal Güvenlik Kurumlarından çeşitli nevi ‘den (Sürekli Sakatlık, Geçici iş görmezlik Emeklilik gibi) rücuya tabi tazminat alınmış ise bunların araştırılıp tespiti ve mahsubu yasal zorunluluktur. Zira bu ödemeleri yapan Sosyal Güvenlik Kurumunun, müvekkil şirkete rücu edip, poliçe teminatı itibariyle ödediği miktarı talep etmek hakki mevcuttur. Şeklîndeki beyanı ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan bedensel zarar sebebiyle trafik poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup, hastane evrakları, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun 21/08/2024 tarihli raporunda özetle;
1.Mevcut belgelere göre Hüseyin kızı, 01.01.1957 doğumlu ...’nin 29.02.2012 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak Gr 1 X (1Aa…. 15) A% 19, E cetveline göre % 23.2 (yüzdeyirmiüçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3.Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 03/09/2024 tarihli raporunda özetle; Sürücü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu ve davacı yaya ...'nin kusursuz olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın Aktüerya Hesap Uzmanına tevdi edildiği, bilirkişinin 16/05/2025 tarihli raporunda özetle; Davacının talep edebileceği miktarın 892.503,78-TL olarak hesaplandığı, davacının davalı Sigorta şirketine 22.12.2017 tarihinde başvuru yapıldığı, sigorta poliçe limitinin 200.000,00-TL olduğu, davacının yasal faiz talep edebileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 03/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; davacı için talep etmiş oldukları 200,00 TL maddi tazminatı poliçe limiti dahilinde 224.800,00 TL artırmak suretiyle 225.000,00 TL olarak artırdıklarını, davacı için talep etmiş oldukları tazminatı poliçe limiti dahilinde 225.000,00 TL'yi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalının kusur ve sorumluluğu oranında tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazası sonucu uğranılan bedensel zarar sebebiyle trafik poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, 29/03/2012 tarihinde davalının sigortalısı olan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kahramanmaraş ili, Merkez, Azerbaycan Bulvarı Kıbrıs meydanı istikametinde Belediye Kavşağı istikametine seyir halinde iken Maraş Ticaret önündeki yaya geçidine geldiğinde aracının ön kısımları ile yaya geçidinden geçen davacı ...'ye çarpmasıyla trafik kazası meydana geldiği ve davacının bu şekilde malul kaldığı anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır.
Somut olayda; 29/03/2012 tarihinde davalının sigortalısı olan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Kahramanmaraş ili, Merkez, Azerbaycan Bulvarı Kıbrıs meydanı istikametinde Belediye Kavşağı istikametine seyir halinde iken ... Ticaret önündeki yaya geçidine geldiğinde aracının ön kısımları ile yaya geçidinden geçen davacı ...'ye çarpmasıyla trafik kazası meydana geldiği ve bu kaza neticesinde davacının malul kaldığı, ATK'dan alınan raporla davacının tüm vücut engellilik oranının % 23,2 iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, yine kusur yönünden dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kazanın oluşumuna ilişkin kusur raporu alındığı, buna göre kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'ın % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu ve davacı yaya ...'nin kusursuz olduğunun tespit edildiği, yine dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hükme elverişli aktüerya hesap bilirkişi raporu ile davacının tespit edilen bu kusur ve engellilik oranına göre talep edeceği tazminat miktarının 892.503,78 TL olduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacı vekili talep arttırım dilekçesinde talep sonucunu 225.000,00 TL olarak arttırmış ise de, dosyada mevcut poliçe incelendiğinde, davalı sigorta şirketinin teminat limitinin 200.000,00 TL ile sınırlandırılmış olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-200.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 22/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.662,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 803,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.858,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 35,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 767,80-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 839,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.175 TL ATK fatura ücreti, 925,81-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 10.100,81-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 8.978,50-TL'lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.16/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır