T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/341 Esas
KARAR NO : 2025/747
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2019
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Asıl dava Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının/ Karşı dava Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Asıl dava davacı - karşı dava davalı vekili tarafından dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... arasında 01/09/2017 tarihinde işveren ...'nin merkez kampüsündeki ... inşaatındaki sözleşmeye uygun olarak yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, bu sözleşmenin bedelinin 957.960,00 TL + KDV olduğunu, 17/01/2018 tarihinde de cam alüminyum imalatlar başlığı altında 178.910,00 TL + KDV bedelli ek bir sözleşme daha imzalandığını, sözleşme bedelinin asıl ve ek sözleşme ile birlikte toplam 1.341.506,60-TL olduğunu, bütün iptal olan malzeme faturaları ile birlikte teslim edilebilir durumda olduğunu, sözleşmenin 5. Maddesinin açıkça iş miktarlarındaki artma azalma durumunda önceden sipariş edilen malzeme bedellerinin yüklenici tarafından ödeneceğini söylediğini, sözleşmede bulunan ve müvekkilince gerçekleştirilen fazladan yapılan ve davalı tarafça iptal edilen tüm işlerin ödenmeyen bedeli olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava davalı - karşı dava davacı ... vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ... ile imzaladığı 3 adet sözleşme ile ... merkez kampüsü ... Ada da yıkım sözüm ve inşaat işleri taahhüt edip, gerçekleştirdiğini, bu sözleşmelerin 1.ada sözleşme diye adlandırılan, 3,4,5,11,12 parseller yıkım-sökümv ve inşaat işleri adlı 01/02/2017 tarihli sözleşmenin, 2.sözleşme diye adlandırılan, 11 parseldeki keşif artışını içeren, 11 parsel yıkım söküm ve inşaat işleri adlı 15/01/2018 tarihli sözleşme ve 3.sözleşme diye adlandırılan 1020 ada çevre düzenlemesi işleri sözleşmesi adlı 15/01/2018 tarihli sözleşmeler olduğunu, her 3 sözleşme ekte sunulduğunu, müvekkili şirketin 4.maddesinde ve 2.sözleşmesinin 3.maddesinde, birim fiyatlı olan bu sözleşmelerin malzeme + işçilik olarak düzenlendiğini, davacının, montaj işine 2017 şubat ayında başladığını, yani sözleşmeye göre işi bitirmesi için 45-60 arası günü olduğunu, o halde sözleşemeye göre, işin bitiş tarihinin 60 gün için 2017 mart sonuna 45 gün için mart ortasına denk geldiğini, müvekkili şirketin şantiye sorumlusu ...'ın 8 Eylül 2018 tarihli malili bu bendin eki olarak ayrıca sunulduğunu, bu mailin resimli olarak davacıya gönderildiğini, resimler de ekte sunulduğunu, esasen davacının cevabi mailinde de bu hususların kabul edildiğinin anlaşıldığını, deliller arasında bulunan ve ekte sunulan 21/04/2018 tarihli geçici kabul tutanağına göre işveren tarafından tespit edilen ve verilen 30 günlük süre içerisinde tamamlanması gereken eksik ve hatalı imalatların bir çoğunun davacı tarafından süresinde yapılmadığını, bir kısmının müvekkili şirket tarafından başka firmaya yaptırıldığını, müvekkili şirketin, sözleşme konusu işlerin eksik ve hatalı yapılması nedeniyle davacıdan alacaklı bulunduğunu, bu alacaklarını, karşı dava dilekçesinde ayrıntılı belirteceklerini, cari hesap alacağı, ... tarafından uygulanan iş gecikme cezası, eksik ve hatalı işler nedeniyle yapılan nefaset kesintisi ve sözleşmenin maddesi gereğince uygulama hakkı doğmuş olan cezai şartı tutarı olduğunu, yargılama sırasında ortaya çıkacak nedenlerle, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, sundukları arabuluculuk başvurusu nedeniyle karşı dava açma haklarının bu süreç sonuna kadar mahfuziyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava davalı - karşı dava davacı .. A.Ş vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş. ... ile imzaladığı 3 adet sözleşme ile .... ada da yıkım söküm ve inşaat işleri taahhüt edip, gerçekleştirdiğini, bu sözleşmelerin 1.ana sözleşme diye adlandırılan, 3,4,5,11,12 parseller yıkım - söküm ve inşaat işleri adlı 01/02/2017 tarihli sözleşmenin, 2.sözleşme diye adlandırılan, 11 parseldeki keşif artışını işveren, 11 parsel yıkım söküm ve inşaat işleri adlı 15/01/2018 tarihli sözleşme ve 36. Sözleşme diye adlandırılan 1020 ada çevre düzenlemesi işleri sözleşmesi adlı 15/01/2018 tarihli sözleşmeler olduğunu, müvekkili şirketin 01/09/2017 tarihli sözleşmenin akabinde 08/09/2017 tarihinde, sözleşmenin 8.maddesinde yazılı olduğu şekilde 500.000,00 TL avans ödemesini taşeronun imalatlarına başlaması için gerekli olan malzemeyi alacağı ... firmasına yaptığını, davacı - karşı davalının montaj işine 2017 şubat ayında başladığını, sözleşmeye göre işi bitirmesi için 45-60 arası günü olduğunu, o halde sözleşmeye göre, işin bitiş tarihinin 60 gün için 2017 mart sonuna 45 gün için mart ortasına denk geldiğini, davacı-karşı davalının daha sonra şantiyeye gelmediğini ve müvekkili şirketi işverenle karşı karşı a bırakarak işi terkettiğini, fazlaya dair talep ve hakları saklı tutularak şimdilik 50.000 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline, masraflar ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava davalı ... vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin üniversite ile davacı arasında akdi bir ilişki bulunduğunu, müvekkili açısından pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafından, diğer davalı ... A.Ş.ile aralarında akdedildiğini, 01/09/2017 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanığı iddia olunan iş bedeli alacağının tahsilinin istendiğini, müvekkilinin üniversite ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, husumete ilişkin itirazlarının yanı sıra, davacı tarafından dava değerinin 1.000,00 TL olarak gösterildiğini ve bu miktar üzerinden harçlandırıldığını, dilekçenin içeriğinden asıl alacak iddiasının bundan daha yüksek bir tutarda olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın belirsiz alacak davacı mı yoksa kısmi dava mı olduğunun açıklattırılmasını, belirsiz alacak davası açısından hukuki menfaat eksikliğinin dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, davacının sadece ... Şirketi ile sözleşmesel ilişki içerisinde bulunduğunu, sadece alt yüklenici sıfatı taşıdığını, huzurdaki davanın müvekkili açısından pasif husumet bulunmadığı ve davanın sayılan diğer tüm usuli eksiklikleri göz önüne alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse dahi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın müvekkili şirket yönünden reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, asıl dava; eser sözleşmesi kapsamında açılan maddi tazminat davası, karşı dava (... Tarafından Açılan) aynı sözleşme kapsamında sözleşme konusu edilen işlerin eksik ve hatalı yapıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasına ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, bilirkişi raporları celp olunmuştur.
Dosyanın ..., ... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 17/12/2021 tarihli raporunda özetle; Davalı ...'nin davalı ...'ya borcunun 90.568,18 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ..., ... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 30/07/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı ...'nin davalı ...'ya borcunun 90.568,18 TL olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; Asıl dosyada davacı ile davalılardan ...A.Ş. ile 01.09.2017 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmeye istinaden ... inşaatında cephe ve kompozit yapım işinin davacı tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, yine 17.01.2018 tarihli ek sözleşme yapıldığı ve davacı ile davalılardan...arasında ek işler yapılması hususunda anlaşma sağlandığı, davacının sözleşme kapsamında dava konusu işleri yaptığı buna karşın davalı ...'in sözleşmeyi iptal ettiğinden bahisle davacının sözleşme kapsamında hak kazandığı ve iptal nedeniyle ödenmeyen bedellere ilişkin maddi tazminat davasını açtığı anlaşılmaktadır. Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ödenmediği iddia olunun bedelin tahsili, karşı dava ise işin gecikmesinde karşı davalının kusurunun bulunması, işin ayıplı şekilde yapıldığı, yine ayıplı işin bir kısmının kendi bünyelerinde çalışanlara bir kısmının ise 3.kişiye yaptırıldığından bahisle şimdilik 50.000,00 TL'lik bedelin tahsili istemine ilişkin olup, asıl davacı yüklenici, karşı davacı iş sahibidir
Akdî ilişkinin kurulduğu tarih ile dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474. maddesi hükmünce açık ayıplarda iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, 477/son maddesi hükmüne göre de gizli ayıplarda iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olup, ihbarda ve bildirimde bulunmazsa eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacaktır. Ayıpların varlığı ve süresinde ayıp ihbar ve bildiriminde bulunulması halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılmıştır.
TBK'nın 474. Maddesinde göre; gerek açık ayıp ve gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 tarih, ...E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.
Eser sözleşmesi ilişkilerinde 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilmektedir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün, ... E. ... K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları).
Eserde ortaya çıkan ayıp, iş sahibinin eseri kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı derecede ağır bir ayıp ise, iş sahibi eseri kabulden kaçınma hakkına sahip olup, sözleşmeden dönebileceği gibi, ayıbın ağırlığının bu derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi, bu tür ayıplardan dolayı, eserdeki ayıbın büyüklüğüne göre, ücretten indirim veya büyük masrafı gerektirmemek kaydıyla eserin onarımını talep edebilecektir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince, sözleşmenin 10.maddesine göre işin süresinin 120 gün olduğu, bunun 60 gününün imalat, 60 gününün montaj olarak kararlaştırıldığı, devamında yerin tesliminin zamanında yapılmazsa veya işveren kapsamlı tadilat yaparsa işin teslim tarihinin +45 gün olarak revize edileceğinin kararlaştırıldığı, ardından davacı ile Şantiye Şefi ...ve Teknik Ofis ...imzaları ile 17.01.2018 tarihinde yapılan ek sözleşme ile Döşeme Cam Kaplama, Sabit alüminyum camlı doğrama imal ve montajı, Kumlamalı cam kapı, Alüminyum kapı kasası, Isı yalıtımlı doğrama profili kasa kanat, Isı yalıtımlı doğrama çift açılımlı mekanizma olmak üzere toplam 178.910,00TL+KDV bedelli ilave işlerin yapılacağı anlaşılmaktadır. İş yerinin teslim tarihinin asıl sözleşme tarihi olan 01.09.2017 olduğu anlaşılmıştır. Buna göre işin son teslim günün 15.03.2018 tarihi olacağı anlaşılmaktadır. Ek sözleşme tarihi 17.01.2018 tarihi olup işin başlama tarihi sözleşme tarihi ve işin teslim tarihi 05.03.2018 tarihi olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan e-mail yazışmalarından ve resimlerden davacı şirketin her iki sözleşmedeki işleri de süresinde tamamlayamadığı, eksik ve ayıplı imalatların bulunduğu anlaşılmıştır, diğer davalı ... Üniversitesinin 21.04.2018 tarihli geçici kabul tutanağından eksik ve ayıplı işlerin tamamlanması için davalı...İnşaata 30 günlük ek süre verildiği, eksik listesi ekinde Cam doğrama işine ait 81 kalem iş tespit edildiği anlaşılmıştır. Davalı Siska İnşaatın davacı şirkete gönderdiği 08.05.2018 tarihli mailinde 13.05.2018 tarihine kadar eksikliklerin giderilmesi gerektiği giderilmediği takdirde başka bir firmaya yaptırılacağının ihtaren bildirildiği anlaşılmıştır. Davacının bu eksiklikleri süresinde tamamlamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... 3. şahıs olan .... Ltd. Şti.’ye 25.09.2018 tarih 058205 tarihli fatura ile cam kapı ve aksesuarları, lamine temperli cam, alüminyum levha imalat ve uygulamaları işlerini yaptırdığı, bedelinin KDV dahil 16.791, 40TL olduğu anlaşılmıştır. Mayıs 2018 ve Temmuz 2018 tarihlerinde yapılan e-mail yazışmalarından eksikliklerin halen devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Eylül 2018 tarihli ... yetkilisi tarafından davacı şirkete gönderilen e-mailden ve ekinde gönderilen eksikleri gösteren resimlerden davacı şirketin sözleşme ve ek sözleşme kapsamında sorumlu olduğu işlerde hala eksikliklerin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğu ve düzeltmenin mümkün olabileceği, aldırılan bilirkişi raporu ile eksikliklerin düzeltilerek tamamlanabileceği ve asıl sözleşme ile ek sözleşmedeki işlerin %5 ‘ine isabet ettiği tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme gereğince işin tamamlanması bakımından bir süre belirlendiği ve işin son teslim gününün 15.03.2018 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme ile belirlenen vadede işin tamamlanıp teslim edilememesi nedeniyle davacının temerrüde düştüğü sonucuna ulaşılmaktadır. Davacının temerrüde düşmesi nedeniyle temerrüde bağlı ortaya çıkan sonuçlardan dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Taraflar arasındaki 1.9.2017 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde “İşveren ve yüklenici tarafından varsa verilen süre uzatımı hariç, iş zamanında teslim edilmediği takdirde, yüklenicinin gecikmeden kaynaklanan zararlarını talep etmek hakkı saklı kalmak kaydıyla, geçen her takvim günü için sözleşmenin %0,5’i oranında gecikme cezası kesilir.” hükmü yer almaktadır. Temerrüde düşmesine bağlı ortaya çıkan sorumluluk kalemlerinden birincisi taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenen cezai şarttır. Bu cezai şartı davalının ...ne ödediği miktar olarak kabul etmek mümkündür. Davalı ... ile davalı ... arasında 1.2.2017 tarihli sözleşme yer almaktadır. Bu sözleşmeye bağlı olarak yine aynı taraflar arasında 26.10.2018 tarihli protokol bulunmaktadır. Bu protokol uyarınca davacının işi zamanında teslim edememesine bağlı olarak davalı ..., diğer davalı olan ...’ne ödemede bulunmuş ve KDV dahil 59.000 TL tutarındaki fatura dava dosyasına sunulmuştur. Davacının temerrüde düşmesi ve işi zamanında tamamlayıp teslim edememesi nedeniyle davalı Siska’nın ödemek zorunda olduğu bu tutarı davacıdan talep edebileceği kanaatine ulaşılmaktadır. Teknik incelemede bu eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğu ve düzeltmenin mümkün olabileceği, uzman ekiplerle düzeltilerek tamamlanabileceği ve asıl sözleşme ile ek sözleşmedeki işlerin %5‘ine isabet ettiği tespit edilmiş olup, nefaset kesintisinin sözleşme bedeli (957.960,- TL) ve ek sözleşme bedeli (178.910,- TL) toplamı olan 1.136.870,- TL nın %5 i (56.843,50 TL) kadar olabileceği alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
TBK m.473/f.2 işin yapılması sırasında yüklenicinin kusuru sebebiyle eserin ayıplı veya sözleşmeye aykırı şekilde meydana geleceğinin açıkça belli olduğu durumlarda, iş sahibinin işin sonunu bekleyip ayıplı ifaya ve sonuç sorumluluğuna ilişkin hükümlere gitmek yerine, işi şimdiden düzelttirmek, bu mümkün olmadığı takdirde işi bir başkasına tamamlatmak olanağına sahip olduğunu öngörmektedir. İş sahibi tarafından yükleniciye işi düzeltmesi için bir süre verilmeli ve sonuç alınmadığı takdirde işin başkasına düzelttirileceği (gerekiyorsa işin başkasına tamamlattırılacağı) hususunda ihtarda bulunulmalıdır. Yüklenici verilen sürenin yeterli olmadığı iddiasında ise, bunu derhal bildirmelidir; sonradan ileri sürülen bu türlü bir iddia dinlenmeyecektir. Verilen süre geçmiş fakat yüklenici ayıbı veya sözleşmeye aykırılığı gidermemiş ise işin üçüncü kişiye yaptırılabilmesi için hâkimin izni gibi bir başka şartın gerçekleştirilmesine gerek yoktur. Davalı ... İnşaat süresinde ayıp ihbarında bulunduğu buna dayalı olarak da davalı ...'ın TBK m.473/f.2 hükmüne dayanarak hatalı ve eksik işleri üçüncü bir kimseye tamamlatabilir ve ödediği bedeli de davacıdan talep edebilir. Karşı davada belirtildiği üzere karşı davada davacı asıl davada davalı ...3. şahıs olan ... Ltd. Şti.’ye 25.09.2018 tarih 058205 tarihli fatura ile cam kapı ve aksesuarları, lamine temperli cam, alüminyum levha imalat ve uygulamaları işlerini yaptırdığı, bedelinin KDV dahil 16.791,40TL olduğu bilgisine yer verilmiştir. Açıklanan sebeplerle, davalı Siska, davacıdan bu bedeli TBK m.473/f.2’e dayanarak talep edebilir.
Dosyaya celp edilen ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi...D. İş sayılı dosyasının sonuç kısmında; Tespite konu .... binasında fazladan yapılmış işlerin toplam bedeli 215.000,00 TL, Taşınmazda tespit isteyen tarafından yapılmış olduğu belirtilen, yeri ve alanı gösterilen söz konusu iptal edilen işlerin toplam bedeli 190.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Buna karşın iptal edilen işler bakımından herhangi bir tespite yer verilememesi nedeniyle bu bedelin talep edilemeyeceği, yalnızca %5 indirim yapılarak tespit edilen miktara 215.000,00 TL’lik tutar eklenerek davacı olan yüklenicinin süresi içinde işi tamamlayıp teslim edememesi nedeniyle davalı Siska’nın15.3.2018 tarihinden dava açılış tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak olan cezai şart miktarı, Davacının işi zamanında teslim edememesine bağlı olarak davalı ...’nın diğer davalı olan ...’ne ödemiş olduğu KDV dahil 59.000 TL’lik bedel, Davalı ...’nın TBK m.473/f.2 hükmüne dayanarak hatalı ve eksik işleri üçüncü bir kimseye tamamlatarak ödemiş olduğu 16.791,40 TL tutarındaki bedeller toplamının mahsup edilmesi sonucunda DavacıKarşı davalı ...t'in davalı/karşı davacı ...'den 90.568,18-TL alacaklı olduğu buna karşın asıl davada davacı ...'nin davalı/karşı davacı ...'e karşı açtığı davasının haklı bir sebebe dayanmadığı, alınan bilirkişi heyet raporu ile ispat edilemediğinden reddine, yine avacı ...'nin davalı ...'ne karşı açtığı davasının davalı ... Üniversitesinin sözleşmenin tarafı olmadığından, dosyada taraf sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVADA,
Davacı ...'nin davalı/karşı davacı ...'e karşı açtığı davasının REDDİNE,
Davacı ...'nin davalı ...'ne karşı açtığı davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2- KARŞI DAVADA,
DavacıKarşı davalı ...'in davalı/karşı davacı ...'ye karşı açtığı davasının KABULÜ ile 90.568,18-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı/karşı davacı ... alınarak DavacıKarşı davalı ...'e verilmesine,
3-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 44,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 571,00-TL harcın davacı-karşı davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına,
B-Davalı ... ve davalı/karşı davacı ... kendilerini ayrı ayrı vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan ayrı ayrı 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı ...'den alınarak davalı ... ve davalı/karşı davacı ...'e verilmesine,
c-Davacı-karşı davalı ... tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karşı dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.186,71-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.546,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.640,01-TL harcın davacı-karşı davalı ...'den alınarak alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davalı- karşı davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalı ...'den alınarak davalı-karşı davacı ...'a verilmesine,
c-Davalı- karşı davacı ... tarafından yapılan; 1.546,70-TL Peşin harcın davacı-karşı davalı ...'den alınarak, davalı-karşı davacı ...'a verilmesine,
d-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan; 190,00-TL yargılama giderinin davacı-karşı davalı ...'den alınarak, davalı-karşı davacı ...'a verilmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.