T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/602 Esas
KARAR NO:2021/158
DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ:22/09/2014
KARAR TARİHİ:25/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in 13/10/2012 - 13/10/2013 tarihleri aralığında Can Sağlığı Sigortası kapsamında müvekkil şirketin sigortalısı olduğunu, mezkur sigorta poliçesinin 03/11/2011 tarihinde davalı ... tarafından yenileme ve bilgilendirme formu hazırlandığını, söz konusu bilgilendirme formunun doldurulması sırasında poliçe ile sigorta kapsamına alınacak olan kişilerin sağlık durumu ile ilgili olarak herhangi bir rahatsızlıklarının mevcut olup olmadığı konusunda yöneltilen sorulara "Hayır" yanıtı verildiğini, poliçenin bu beyanlar esas alınarak akdedildiğini, ...'in daha önce geçirmiş olduğu omuz rahatsızlığını gizlediğini, sigorta kapsamında omuzundan yaptırmış olduğu ... ... ve ... Hastanesindeki tedavilerini poliçe başlangıç tarihinden öncesine dayandığı, poliçe özel şartlarının 18. Maddesi gereği sigortanın rücu hakkı olduğunu bu nedenle sigorta poliçesi kapsamında davacının ödediği 38.231,17-TL tedavi giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... yetkilisi, adına sağlık sigortası yapılan ... ve... olmadan, bu kişilere poliçede belirtilen soruları hiçbir şekilde sormadan sigorta poliçesini düzenleyip ...'a imzalatıldığını, müvekkilinin 2005 yılında omuzunun çıktığını, ancak tedavi olduğunu, omuz çıkmasının her insanın başına gelebilecek anlık bir olay olduğunu ameliyatı gerektirmediğini, 2005 yılında 2012 yılı Temmuz ayına kadar geçen 7 yıl zarfında müvekkilinin omzu ile ilgili hiçbir şikayeti olmadığını, sonrasında Temmuz 2012'de tekrar omzunun çıktığını ... Hastanesinde tedavi olduğunu, devam eden süreçte ... Hastanesinde ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini, ameliyattan 8 ay sonra davacı ... firması tarafından sağlık sigortasının iptal edildiği söylenerek davacının ameliyat masrafının iadesini talep ettiğini, müvekkilinin ameliyat öncesinde kronik herhangi bir rahatsızlığını bulunmadığnı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER :
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; Davalı vekilinin sunmuş olduğu sigorta poliçesi, bildirim formu, sağlık sigortası ibranamesi, ... Hastanesine ait fatura, ... Hastanesine ait tedavi kayıtları ve fatura, .... Noterliğinin ... yevmiye no'lu 23/08/2013 tarihli ve ... yevmiye no'lu 14/08/2013 tarihli belgeleri mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
(2)Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. ..., Sigortacılık Uzmanı ... ve Uzman Fizyoterapist Öğretim Görevlisi ...'a tevdii edilen dosyada tanzim olunan 29/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ortopedi ve travmatoloji uzmanı değerlendirmesi yönünden; ... Hastanesine ait epikrizlerde hastanın tanısı, hikayesi, fizik muayene bulguları, MR ve BT raporları ve yapılan operasyon değerlendirildiğinde kişinin sağ omuz patolojinin tekrarlayan omuz çıkığı ve kronikleşmiş bir rahatsızlık olduğunu, anatomi uzmanı değerlendirmesi yönünden; hastanın fiziksel muayene bulguları, hasta hikayesi ile birlikte değerlendirildiğinde sağ omuz çıkığının kronikleşmiş bir nitelik taşıyan rahatsızlık olduğunu, sigortacılık değerlendirmesi yönünden; tıbbi bölümde, davalı sigortalı ...'ın kronikleşmiş bir sağ omuz çıkığı hastalığı olduğu ve ilk çıkığın 1997 yılında meydana geldiği görüşü verilmiş olmakla, davacı sigortacı tarafından tanzim olunan poliçe tarihinin ise 2012 yılına ait olduğu, davalı sigortalının 6102 sayılı TTK. 1435, 6. maddesi ve Can Sağlığı Sigortası Özel Şartları 17. Maddesinde yer alan beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ve davalı sigortalı ...'ın Can Sağlığı Sigortası Özel Şartlarının 15/9. Maddesi kapsamında sigortalılık öncesinden beri periyodik olarak devamlılık gösteren kronik omuz çıkığı rahatsızlığından dolayı davacı sigortacının ödediği bedelin iadesini Can Sağlığı Sigortası Özel Şartları'nın başlıklı 18. Maddesi gereğince davalı sigortalı ...'dan talep edebileceği, yönünde tespit, görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava; sağlık sigortası poliçesi kapsamında sigortacı tarafından ödenen tedavi gideri bedelinin poliçe özel şartlarına dayanılarak davalılardan rücu hakkı kapsamında istemine yöneliktir.
Mahkememizin 05/11/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; sigortacının dönme veya fesih hakkını kullanmasının, ihbar külfetini öğrenmesi ile başlayacağını, ihbar külfetinin ihlali nedeniyle sigortacı sözleşmeden dönerse, dönme geriye doğru etkili bir işlem olduğundan sigortacı sigorta bedeli veya tazminatı ya ödemeyeceği ya da ödemişse iadesini talep edebileceğini, bu kapsamda sigorta şirketinin ... Hastanesi'ndeki sigortalının omuz tedavisine ilişkin giderleri ödediği, dolayısıyla rahatsızlık hakkında bilgi sahibi olduğundan sigorta şirketinin bildirim yükümlülüğünün ihlal edildiğini ödeme yapmadan önce öğrendiğini, TTK 1440'ncı maddesinde öngörülen 15 günlük cayma hakkı süresinin bu şekilde sona erdikten sonra sigorta şirketinin Sağlık Sigortasından caymasının usul ve yasaya uygun bulunmadığından ödenen paranın iadesinin talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirildiği gerekçesiyle davacı ... şirketinin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...Ş. vekilinin 23/11/2015 tarihli dilekçesi ile Mahkeme kararını temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3364 Esas, 2019/5486 Karar sayılı 06/05/2019 tarihli ilamında; ".... Davalı ... ile davacı ... şirketi arasında 13.10.2012-13.10.2013 vadeli olarak düzenlenen sağlık sigorta poliçesiyle, sigortalı olarak davalı ... belirlenmiş olup, poliçe 3. kişi yararına sigorta niteliğindedir. Anılan poliçeyle, Sağlık Sigortası Genel Şartları, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları dahilinde teminat verildiği, poliçenin ön yüzüne kaydedilmiştir. Poliçenin özel şartları içinde yer alan 15. maddesinde "teminat kapsamı dışındaki durumlar" başlığı altında "aşağıda sayılan haller, tedaviler ve giderler bu poliçede sigorta teminatı dışında tutulmuştur ve sigortacı bunlardan dolayı yükümlülük altına girmez" düzenlemesi yapılmış; 15. maddenin 9 numaralı alt bendinde ise "sigortacıya sigortalanırken bildirilmiş olsa bile poliçe öncesi var olan maluliyet veya hastalığın gerektirdiği ameliyat ve tedavi ile ilgili giderler ile tüm nüks ve komplikasyonlar,.... periyodik olarak devamlılık gösteren hastalıklar ile ilgili tüm giderler" teminat dışı kabul edilmiştir. Yine, poliçe özel şartlarından olan 18. maddede "sigortacı, poliçenin özel şartlarına ve Sağlık Sigortası Genel Şartları'na aykırı düşen giderler ile teminat kapsamı dışında yapılan ödemeleri sigortalıdan fer'ileri ile birlikte tahsil etme hakkına sahiptir" düzenlemesi yapılmış; özel şartların 17. maddesinde ise, beyan yükümlülüğünün kapsamı ile uyulmamasının müeyyidesi düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sağlık sigortası poliçesinin, 13.10.2012 tarihinde yani 6102 sayılı yeni TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde tanzim edildiği görülmektedir. Anılan Kanun'un 1423/2. maddesi gereği, sigortalı tarafından sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz edilmemesi halinde, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış sayılacaktır. Poliçe, genel ve özel şartları ile bir bütün olup, poliçeden kaynaklanan uyuşmazlık bakımından, poliçe özel şartlarına davalı sigortalı tarafça 14 gün içinde itiraz edildiğine dair bir savunma da bulunmadığından, davacı talebinin poliçe özel şartları dahilinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla; poliçe özel şartlarının 15/9, 17 ve 18. maddeleri gereği, davacı sigortacının ödediği bedelin iadesini talep hakkı olup olmadığının irdelenmesi gerekirken, poliçe özel şartlarına bir itirazı olmadığı için özel şartlar dahilindeki sigortayı kabul etmiş bulunan davalı sigortalıya rücu edilmesinin hakkın kötüye kullanımı olarak nitelenmesiyle değerlendirme yapılması, eksik inceleme mahiyetindedir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında mahkemece; davalı sigortalı ...'nin davaya konu olay da dahil dört kez tekrar eden sağ omuz çıkması rahatsızlığının, poliçe özel şartlarının 15/9. maddesi kapsamında ve kronikleşmiş nitelik taşıyan bir rahatsızlık olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunda, konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; alınan raporda yapılacak tıbbi teknik değerlendirmeler ve poliçe özel şartları gereği, davacı sigortacının ödediği bedelin iadesini talep hakkı olup olmadığının tespitiyle hüküm tesisi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." denilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilerek dosya mahkememize gelmiş ve mahkememizin 2019/602 Esas numarasını almıştır. Bozma sonrası taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalı tarafın beyanları, toplanan deliller, tanzim olunan bilirkişi raporu ve Yargıtay bozma ilamı, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde;davaya konu olayda davacı ... şirketi ile davalı ... arasında düzenlenen sigorta poliçesiyle sigortalı dosyamız diğer davalısı ... lehine poliçe düzenlenmiş olduğundan üçüncü kişi yararına sigorta yapılmıştır. Taraflar arasında yapılan sigorta poliçesi 13/10/2012 tarihli olup yürülükteki 6102 Sayılı TTK 1423 maddesinde düzenlenen Aydınlatma Yükümlülüğü maddesinin 2. fıkrasında: "Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. " hükmü mevcuttur. Buna göre somut olay kapsamında Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3364 Esas 2019/5486 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere poliçe genel ve özel şartları bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalı sigortalı tarafından TTK 1423/2'nci fıkrası uyarınca yasal on dört günlük sürede davalının poliçedeki özel şartlara itiraz edildiğine dair savunmada bulunmadığından davacı tarafın talepleri poliçe özel şartları dahilinde değerlendirilmesi gerekmiştir. Bu nedenle özel şartlar dahilindeki sigortayı kabul etmiş olan davalı sigortalıya davacı tarafın şartlar mevcutsa rücu edebilme hakkı bulunmaktadır. Mahkememizce Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin usul ve yasaya uygun olan bozma kararına uyulmasına karar verilerek ilam doğrultusunda davalı ...'nin davaya konu olan dört kez tekrar eden sağ omuz çıkması rahatsızlığının poliçe özel şartlarının 15/9 maddesi kapsamında ve kronikleşmiş nitelik taşıyan bir rahatsızlık olarak kabul edilip edilmediği hususunda inceleme yapılarak rapor sunulmak üzere ortopedi ve travmatoloji uzmanı, fizyoterapist ve sigorta hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda ...'nin sağ omuz çıkığı ile ilgili olarak ... Hastanesi'nde 11/07/2012 tarihinde kapalı repoziyson yapıldığı, 29/01/2013 tarihinde operasyon yapıldığı, ...'nin 2-3 senedir sağ omzunda tekrarlayan 3 kez çıkıkların olduğu, ilk çıkığın 1997 yılında olduğu yönünde hasta değerlendirme formu ve hikâyesi bölümünde yer aldığı, alınan raporlar ve yapılan operasyonlar değerlendirildiğinde davalının sağ omuz patolojisinin tekrarlayan omuz çıkığı ve kronikleşmiş bir rahatsızlık olduğunun tespit edildiği, anatomi uzmanı değerlendirmesinde de omuz ekleminin hareketli bir eklem olması sebebiyle çıkıklara maruz kalınabileceği, tekrarlanan çıkıkların omuz ekleminin zarar görmesine sebep olduğundan tekrarlama riskinin olduğu ve omuz çıkığının kronikleşmesinin olağan olduğunun değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ... şirketi ile davalı ... için 13/10/2012- 13/10/2013 tarihleri arasında geçerli olan can sağlığı sigorta poliçesinin ilgili maddeleri incelendiğinde 15/9. Maddesinde; sigortacıya sigortalanırken bildirilmiş olsa bile poliçe öncesi var olan maluliyet veya hastalığın gerektirdiği ameliyat ve tedavi ile giderler ile tüm nüks ve komplikasyonları, sigortalılık öncesinde uygulanan ameliyatların tüm komplikasyonları periyodik olarak devamlılık gösteren hastalıklar ile ilgili tüm giderler teminat dışında bırakılmıştır. Yapılan bu değerlendirmeler sonucu davalı sigortalının omuz çıkığı hastalığı olduğu, ilk çıkığın hasta değerlendirme ve hikaye bölümünde 1997 yılında meydana geldiğinin tespitine ilişkin kaydın bulunduğu, poliçe tarihinin ise 2012 yılında olduğu, poliçe genel şartlar ve özel şartların birlikte değerlendirilmesi gerektiği ve özel şartlar 15/9. Maddesinde sigorta tarihinden öncesi var olan rahatsızlıkları kapsamadığı, tıbbi inceleme ile uzmanlardan alınan raporlardan omuz çıkığının devamlılık gösteren kronikleşmiş rahatsızlık olduğu tespit edilmiş olduğundan davacı sigortacının poliçe özel şartlar 18. Maddesi rücu hakkı uyarınca teminat dışı kalan kronik hastalık nedeniyle davacı sigortanın ödemiş olduğu bedeli davalılardan iadesini talep edebileceği kanaatine varılmakla davanın kabulüne, davacının ödemiş olduğu 38.231,17-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı ... şirketi tarafından .... Noterliği'nin 14/08/2013 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ödemiş olduğu 38.231,17-TL'nin iadesini 7 gün içerisinde iadesi talep etmiş olmakla ilgili ihtarname muhataplara 16/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış, 7 günlük ödeme süresi 23/08/2013 tarihinde sona erdiğinden 24/08/2013 tarihinde temerrütün gerçekleştiği dikkate alınarak 38.231,17-TL'nin temerrüt tarihi olan 24/08/2013'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
(1)Davanın KABULÜ ile; 38.231,17-TL'nin temerrüt tarihi olan 24/08/2013'den itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
(2)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 2.611,57-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 652,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.958,67-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
(3)Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden, AAÜT uyarınca yapılan hesaplama neticesinde 5.734,68-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
(4)Davacı tarafından yapılan 24,30-TL başvuru harcı, 652,90-TL peşin harç, 4.200,00-TL bilirkişi ücreti, 279,90-TL posta, tebligat ve müzekkere masraflarından oluşan toplam 5.157,10-TL yargılama masrafının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
(5)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren on beş günlük yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/02/2021
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır