T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/331Esas
KARAR NO :2025/71
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:10/07/2020
KARAR TARİHİ:23/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kazanın oluşu 04/01/2017 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen ters yönden gelen bir motosikletin yaya konumundaki davalıya çarpması sonucunda davalı ...'a çarpması ile yaralanmalı trafik kazasının gerçekleştiğini, davalının kazadan hemen sonra hastaneye kaldırıldığını ve ... Tıp Fakültesi Hastanesi ile ... Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, kazadan dolayı davacıda oluşan kırıkların hayat fonksiyonlarına ağır derecede etki ettiğini, davacının beden gücü kayıp oranının ... Eğitim ve araştırma Hastanesi'nin engelli sağlık kurulu raporuna göre vücut fonksiyon kaybı oranı %12 olarak tespit edildiğini, davacı dava konusu trafik kazası sebebiyle tedavi gördüğü dönemle sınırlı olmak üzere %100 oranında iş göremez durumunda kaldığını, bu dönemde bakıcıya muhtaç durumda kaldığını, dvalı şirket tarafından davacıya geçici iş göremezlik ya da bakıcı giderine yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının geçici iş göremez durumda olduğu zaman dilimindeki bakıcı giderlerinin de davalı sigorta şirketinin tedavi gideri teminatı limitiyle sınırlı olmak üzere sorumluluğunun bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin davacı bakımından giderilmemiş olan özellikle bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmasının mümkün olmayan tedavi giderleri bakımından anılan poliçe kapsamında temin edilen tedavi giderleri limitine kadar mesuliyetinin bulunduğunun tartışmasız olduğunu, davacıda oluşan cismani zarar nedeniyle hesaplanacak maddi tazminat tutarının ve bakıcı giderinin fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla davalı kurum açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
ISLAH: Davacı vekili 30/09/2024 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; bilirkişi heyeti raporunda 5.083,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.500,00 TL belgesiz tedavi giderinin hesaplandığını, bu doğrultuda toplam 8.583,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle ve yargılama giderleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından davaya ilişkin taleplerini ayrıntılı olarak bildirilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20-tl maddi tazminatın hangi kaleme ilişkin olduğunu anlaşılamadığından bu husus da davanın ön inceleme aşamasında kapatılması gerektiğini, dosyanın ktk. md. 97 deki dava şartı yerine getirilmediğinden reddinin gerektiğini, dava ya da tahkim yoluna başvurulabilmesi için sigorta kuruluşu tarafından başvurunun 15 gün içerisinde cevaplanmaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin olması şartının arandığını, ön şart yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddedilmesinin gerektiğini, davacı tarafından mahkemeye sunulan delillerin tarafımıza tebliğini talep ettiklerini, poliçelerden dolayı sorumluluklarının, davacının kusuru oranında olmak üzere, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 330.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, kaza tarihi itibarı ile 01/06/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası yeni genel şartlarının uygulanmasının gerektiğini, davalı kurumun kazanın meydana geldiği sırada ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusuru oranında sorumlu olduğundan , kusur durumunun tespiti için resmi ve yetkili kurum olan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğinin, poliçe teminatına girmeyen geçici iş görmezlik tazminatı, kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmesini, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan 20/02/2019 tarih 30692 Esas Sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliği çerçevesinde yetkili bir hastaneden rapor alınmasını talep ettiklerini, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... esas sayılı dosyasının aslının dosya arasına alındığı, ... Tıp Fakültesi Hastanesi'nden gelen davacıya ait tedavi evraklarının dosya arasına alındığı, ... Hesabı'nın ... sayılı hasar dosyasının dosya arasına alındığı, ...Üniversitesi Hastanesi'nden gelen davacıya ait sağlık raporu, epikriz formlarını içeren CD'nin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosyanın Kusur/Trafik bilirkişi'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 01/04/2024 tarihli raporunda özetle; Kazanın oluşunda, mağdur yaya ...'ın kusursuz ve kimliği belirsiz motosiklet sürücüsünün ise %100 kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Dosyanın Doktor, Aktüerya ve Sigrota Uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 27/08/2024 tarihli raporunda özetle; 01.04.2022 tarihli kusur bilirkişi raporunda 04.01.2017 tarihinde trafik kazasının meydana gelmesinde; Kimliği belirsiz motosiklet sürücüsünün ise 96100 kusurlu olduğunu, mağdur yaya davacı ...'ın kusursuz olduğunun mütalaa edilmiş olduğunu, bu kapsamda taraf kusurlarına ilişkin nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemenizde olduğunu,
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 07.12.2023 tarih ve 3814 sayılı raporuyla davacının Özürlülük Ölçüsü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre;
Kişinin tüm vücut engellik oranının %0 (yüzde sıfır ) olduğu,
İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 04 (dört) aya kadar uzayabileceği,
Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumunda olmadığının mütalaa edildiği,
Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay'ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl 910 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı,
Tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı,
Mezkür kazada yaralanan davacı ...'ın;
04 aylık geçici iş göremezlik zararının 5.083,00 TL
04.01.2017 tarihinde trafik kazasında yaralanan 06.02.1957 doğumlu ...'ın;
Geçici veya sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmadığı,
Dönemsel rayiç bedellerle 1.500,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal ihtiyaçları için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü,
Nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenizde olmak kaydıyla; kaza tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği zarar nedeniyle davalı ... Hesabının kaza tarihi (04.01.2017) itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında teminat sunduğundan, yasal koşullarının oluştuğunun Sayın Mahkemece belirlenmesi halinde, araç sürücülerinin kusurları oranında ve poliçe limiti ile (330.000,00 TL) sınırlı olmak üzere davacının uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu, yukarıda hesaplanan tazminat tutarlarının teminat limiti dahilinde kaldığı,
Konuyla ilgili nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenizde olmak üzere; davacı vekilinin davalı ... Hesabı'na yaptığı başvurunun davalı kayıtlarına girdiği 13 Ekim 2017 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 26 Ekim 2017 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır.
Dosya Adli Tıp İkinci İhtisas Kuruluna gönderilmiş olup düzenlenen 02/12/2022 tarihli raporda; ... oğlu 1957 doğumlu ...'ın 04.01.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre, kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Dosya Adli Tıp İkinci Üst Kuruluna gönderilmiş olup düzenlenen 13/12/2023 tarihli raporda; ... kızı, 1957 doğumlu ...’ın 04.01.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0(yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; 04.01.2017 günü İstanbul, ..., ..., ... sokak 16-18 numaralı binalar önünde karşıdan karşıya geçmek isterken sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir motosikletin çarpması sonucu davacı ...'ın yaralanması ile neticelenen yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşunda, davacı ...'ın kusursuz ve kimliği belirsiz motosiklet sürücüsünün ise %100 kusurlu oldukları mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
ATK maluliyet raporu ile, davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairesinin bu konudaki emsal kararlarında özetle; Maluliyete
ilişkin alınacak raporlarda "11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir."
Bu durumda iş bu kaza 04.01.2017 tarihinde meydana gelmiştir. ATK tarafından 02.12.2022 tarihli raporda30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre; davacının engellilik oranı %0 ve İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği belirlenmiş olup anılan oran
üzerinden geçici iş göremezlik dönemindeki zararı belirlenmiştir.
Davaya konu kaza olayı ile ilgili olarak 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Bu düzenleme ile Trafik Poliçesinin teminat kapsamı belirlenmiştir. KTK 85. Md. ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi ise; {... Hesabı} ile ilgili detayları içermekte olup, söz konusu maddenin { b } bendi ile; { Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için} ... Hesabı'na başvurulabileceği hüküm altına alınmıştır.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 14.maddesi'ne göre; " (1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur. (2) Hesaba; a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, c- ... Hesabı Yönetmeliğinde başvuruda bulunulabilecek haller belirlenmiştir; Hesaba başvurulabilecek haller; MADDE 9 – (1) (Değişik ibare:RG-19/6/2009-27263) Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak; a) (Değişik:RG-19/6/2009-27263) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için, ç) Sigorta şirketinin malî bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için, d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilir.
Dosyada mevcut belgelere göre, 04.01.2017 tarihinde meydana gelen kazaya karışan aracın sürücüsü ve plakasının belirlenemediği bu hususun mahkemem huzurunda dinlenen tanık Fehmi Barut'un yeminli beyanları ile sabit olan olayda davacı ... Hesabından tazminat talep etmektedir. Bu durum karşısında davalı ... Hesabının kaza tarihi (04.01.2017) itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında teminat sunduğundan, yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmakla araç sürücülerinin kusurları oranında ve poliçe limiti ile (330.000,00 TL) sınırlı olmak üzere davacının uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunun 99. Maddesine göre, davacı tarafından davalıya 13/10/2017 tarihli başvuru
tarihinden 8 iş günü sonrası davalı bakımından temerrüt 26/10/2017 tarihinde gerçekleşmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir.
Dosya Aktüerya, Sigorta ve SUT Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 27.08.2024 tarihli rapora göre 04.01.2017 tarihinde trafik kazasında yaralanan Davacı ...'ın Geçici veya sürekli olarak başkasının desteğine ihtiyacı olmadığı, 4 aylık geçici iş göremezlik zararının 5.083,00 TL olduğu kaza tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği zarar nedeniyle davalı ... Hesabının kaza tarihi (04.01.2017) itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında teminat sunduğundan, yasal koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, Geçici iş göremezlikten kaynaklı 5.083 TL tazminatın ve tedavi giderinden kaynaklı 3.500 TL olmak üzere toplam 8.583-TL zararın temerrüd tarihi olan 26.10.2017 tarihinden itibaren (poliçe limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, sürekli iş göremezlik talebi ve bakıcı gideri talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
A-Geçici iş göremezlikten kaynaklı 5.083 TL tazminatın ve tedavi giderinden kaynaklı 3.500 TL olmak üzere toplam 8.583-TL zararın temerrüd tarihi olan 26.10.2017 tarihinden itibaren (poliçe limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere ) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-Sürekli iş göremezlik talebi yönünden davanın REDDİNE,
C-Bakıcı gideri talebi yönünden davanın REDDİNE
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 83,69-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 531,71-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 8.583,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 29,29-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 83,69TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 9.750,00-TL Bilirkişi ücreti, 9.000,00 TL ATK Fatura ücreti, 604,50 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.354,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.331,98-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 98,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 0,11 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 1.318,46-TL'sinin davalıdan, 1,54-TL'sinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/01/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır