T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/462 Esas
KARAR NO:2024/791
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/09/2020
KARAR TARİHİ:14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirket nezdinde bulunan ... numaralı işyerim sigorta poliçesi ile sigortalı altınbaş Şirketinin adresinde 20.04.2019 tarihinde ...'ye ait atık su tesisatında meydana gelen patlama neticesinde işyerine sirayet eden su neticesinde hasar meydana geldiğini, Sigorta eksperi tarafından düzenlenen 02.08.2019 tarihli raporda işyerinde meydana gelen hasar bedelini 11821,15 TL olduğunu, %100 oranında davalı tarafın kusurlu olduğunu, davalı tarafa ihtarname yollandığını ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyan etmiştir. istem: davacı taraf yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; işbu davada adli yargı , idari yargı yolu uyuşmazlığı söz konusu olduğundan, tam yargı davası niteli davalarda, yargı yolu idare mahkemeleridir. dolayısıyla, işbu davanın istanbul idare mahkemelerinde açılması gerekir. ayrıca, yargı yolu itirazımızın yanısıra, adli yargı yolu açısından da yetki itirazında bulunuyoruz. keza, işbu davada görevli ve yetkili mahkeme şile adresi itibariyle istanbul anadolu asliye hukuk mahkemeleridir. davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, davanın sayın mahkeme tarafından ticari nitelik arz ettiğinin kabul edilmesi ve görev uyuşmazlığı oluşması ihtimalinde davacının dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk hükümlerinde düzenlenen şartları yerine getirmesi ve ticari arabuluculuğa başvurması gerektiğini, ticari arabuluculuk hükümlerinin ise usulüne uygun biçimde uygulanmış olması ve söz konusu davada hasara neden olan üçüncü kişiler dahil olmak üzere tüm tarafların arabuluculuk görüşmelerine davet edilmiş olması gerektiğini, bu nedenle arabuluculuk görüşmeleri yönünden davacının arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesini, davalıya idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, icra takibinde hukuka aykırı bir takip söz konusu olduğunu,, davacı sigortacı şirket işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, icra takibine konu edilmeyecek bir iddia ileri sürdüğünü, ve kanuna karşı hile niteliğinde bir icra takibi açıldığını, davacı tarafından söz konusu vakıanın ve hasarın tarihi icra takibinde 30.04.2019 olarak gösterilmişken davada hasar tarihi her nasılsa 20.04.2019 olarak belirtildiğini, hatta icra takibinde espertiz raporunun vakıadan 3 ay sonraki bir tarih olan 02.08.2019 tarihinde yapıldığını, davacı tarafından icra tikibi ve dava dilekçesinde çelişkili birçok beyanda bulunulduğunu ve davacı tarafça mevcut çelişkiler dilekçe ve beyanlarına ikrar ve kabul edildiğini, bu nedenle idaremiz açısından hasar bildirimi olarak hangi tarihin dikkate alınması gerektiği dahi şüpheli olduğunu, bu itibarla davacı açısından dilekçesindeki beyan ve tarih hukuk usulü açısından bağlayıcı olduğunu, gerçekleşmeyen bir vakıaya yahut farklı tarihteki vakıaya dayalı olarak dava açılamayacağı gibi icra takibi ile farklı talepler aynı davada ileri sürülemeyeceğini, davacının tarih beyanı idaremiz açısından da usuli müktesep hak oluşturduğunu, davacının davasının bu yönüyle dahi dava ve hukuki menfaat şartını taşımadığının, çelişkili tarihler itibariyle, alacağın zamanaşımına uğradığına kuşku olmadığının, sigorta poliçesi ve ekspertiz raporunun tarihleri ve geçerliliği dahi bu beyanla sıhhat yönünden ihtilaflı halde bulunmadığının, yargılama masraflarının davacı/karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: ... numaralı işyerim sigorta poliçesi, sigorta eksperi ... tarafından mahallinde yapılan inceleme ve çalışmalar neticesinde düzenlenmiş olan, 02/08/2019 tarihli ekspertiz raporu ve ekinde bulunan sigortalı tarafından yapılan hasar bildirimine ilişkin dilekçe, kira kontratı, vergi levhası, hasar gören emtiya ilişkin faturalar, hasar mahammine ait fotoğrafları içerir bir adet CD, sigortalı tarafından yapılan hasar bildirimine ilişkin dilekçe, müvekkil şirket tarafından davalıya gönderilen 23/08/2019 tarihli ihtarname, hasar gören emtiya ilişkin faturalar, ödeme dekontları, .... İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, 24/07/2020 tarihli dava şartı arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi incelemesi dosyaya celp edilmiştir.
Bilirkişi Sigorta ve Nitelikli Hesap Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ...'dan alınan 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; İddia savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu olayda meydana gelen hasarın ... pissu şebeke hattının delinme patlaması sebebiyle meydana geldiği ve bu nedenle ...'nin %100 kusurlu olduğunu, dava konusu meydana gelen zarar nedeniyle dava dışı 3. Kişi zarar görene ödenen 11.821,15 TL'nin eksper raporunda belirtilen hasar nedenleri ile uyumlu ve miktarın kadri maruf olduğunu, davacı sigorta şirketinin TTK1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, mahkemenin taktirine kaldığını bildirir görüş ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişi Sigorta ve Nitelikli Hesap Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ...'dan alınan 12.06.2023 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle ;... numaralı işyerim sigorta poliçesi, iş bu poliçenin 09.01.2019 başlangıç ve 09.01.2020 bitiş tarihli olduğunu, sigorta ettirenin altınbaş inş. tur. pet. ürü. içme su gıda san. tic. ltd. olduğu tespit edildiğini, 2.... Sayılı Hasar Ekspertiz Raporu, iş bu raporda toplam tazminat tutarının 11.821,15 TL olduğunu, davacı tarafın davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ile 11.821,15 TLasıl, 581,02 TL işlemiş faiz ve toplam 12.402,17 TL alacağın, takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek 919,50 avans faizi ve değişen oranlardaki faizi ile birlikte tahsili talebi ile 19.11.2019 tarihinde takibe geçtiğini, davalı şirketinin 25.11.2019 tarihinde takibe itiraz ettiğini, icra dairesi tarafından takibin durdurulduğunu, kök raporumuzda dava dosyasına sunulduğunu, belgeler üzerinde teknik değerlendirme yapıldığını, kök raporumuzda teknik değerlendirme dosya kapsamındaki belgeler dâhilinde yapıldığını, dava dosyası içerinde binayla ilgili 04.07.2000 onay tarihli projesinin bulunduğunu, bu projeye göre; 1. Bodrum zemin 3 nornal ve çatı arası katlardan olduğunu, bodrum katta, zemin kattaki 1 nolu dükkânın 54,45 m2 met alanlı deposunun olduğunu ve 6 adet kömürlük bulunduğunu, zemin katta: 1 nolu ve 2 nolu dükkânların bulunduğunu, normal katta: 3 nolu ve 4 nolu dairelerin bulunduğunu, normal katta: 5 nolu ve 6 nolu dairelerin bulunduğunu, normal katta: 7 nolu ve 8 nolu çatı piyesli dairelerin bulunduğunu, Yapı Ruhsatı İncelendiğinde; 04.07.2000 tarih ve 2136 nolu yapı ruhsatı incelendiğinde; ... Mahallesi, 21 Pafta, 100 Ada, 17 Parsel sayılı taşınmaz Yeni İnşaat ruhsatında ; 2 dükkan ve 6 konut olmak üzere 8 b.b. bulunduğu ve 591.00m2 toplam inşaat alanlı olduğu, toplamda 4 katlı olduğu ve 3 A yapı sınıfında olduğunun, hukuki ve nihai takdir tamamen mahkemeye ait olmak üzere, iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonucunda, ek görüş ve sonuçlarının kanaatine varmışlardır.
Bilirkişi Sigorta Uzmanı ..., İnşaat Mühendisi ..., Mali Müşavir ...'den alınan 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Pis suyun bina dışında kalan borudan kaynaklandığını, binanın su baskınına neden olan borunun bina sahipleri veya davacının sorumluluğunda olmadığını, binaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına; bina dışında bulunan boruda meydana geldiği anlaşılan patlama veya bağlantı hatası sonucu meydana gelen olayda ve oluşan hasarda davalı idare ...'nin kusurlu olduğuna kanaat edildiğini, mimari projesine aykırı olarak yapıldığını beyan edilen projedeki asansör boşluğunun kapatılması ve bina cephelerindeki pencere ve balkon imalatlarının projeye uymamasının; söz konusu hasarın bodrum kat duvar dibinden sirayet eden sudan kaynaklandığı anlaşıldığından; hasarın artması azalmasına veya hasara etkisinin olmayacağına kanaatinin, davacı şirket geçerli ve yürürlükte olan bir poliçe kapsamında güvence altına alınan riziko kaynaklı sigortalı zararını gidermiş ve TTK m.1472 gereğince sigortalısına halef olarak ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu hakkı elde etmiş olduğunun, dava dışı sigortalının beyanında bir taraftan ...'nin kamera ile inceleme yaptı herhangi bir tespit yapamadığını, son kısmında zarar gören işyerinin üst tarafında bağlantı hatasının giderilmesinden sonra (... tarafından) sorunlarının 9695 azaldığını belirtmesinin beyan belgesinin kendi içinde çelişkili olduğunu beyan belgesinin aynı zamanda eksper raporunda sorunun giderildiğini ve tamirat yapıldığına dair bir tespit içermemesi nedeniyle eksper raporu ile de çelişki içerdiğini, ayrıca hasar sebebi olarak beyan bağlantı hatasından söz edilmesine rağmen eksper raporunda delinme patlama kavramlarından söz edilmediğini, davalı ... tarafından kamera ile inceleme ve tamiratın yapılması veya davalı ... sigortalı tarafından bir başvuru yapılması halinde buna ilişkin belgelerin davalı yanda bulunması gerektiğini ve soyut savunmalar yerine bunlara dayanarak savunma yapmasının mümkün davanın aydınlatılması açısından yerinde olacağının değerlendirildiğini, davacının rücu miktarının tespitinde öncelikle ekspere ve dava dosyasına alış faturaları ibraz edilmeyen emtia bedelinin davalı yandan rücuen tazmin edilmesinin gerekip gerekmediğinin sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Dava, davacı sigorta şirketinin "İşyerim Sigorta Poliçesi" kapsamında ödediği zarar bedelini, kusuru olduğu olduğu iddiası ile davalıya karşı icra takibine konu ettiği, davalının vaki itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut belgelerde yapılan incelemelerde; sigortalı işyerindeki hasarın, 20.04.2019 tarihinde yağan aşırı yağışlar sonrasında işyeri yakınından geçen ...'ye ait atık su gider tesisatında meydana gelen bir delinme, patlama nedeniyle binanın duvar diplerinden işyeri içerisine sirayet eden suların bodrum kat içerisine dolması sonucunda söz konusu hasarın oluştuğu ve depoda mevcut emtialarda hasar meydana geldiği, dava konusu olayın meydana geldiği anlaşılan alanın ve borunun; yer ve konum itibariyle ...’nin sorumluluğunda olup bina maliklerinin sorumluluğu dışında, bina dışında kalan alandaki mevcut boruda meydana geldiği alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda pis suyun bina dışında kalan borudan kaynaklandığı, binanın su baskınına neden olan borunun bina sahipleri veya davacının sorumluluğunda olmadığı, binaya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı, bina dışında bulunan boruda meydana geldiği anlaşılan patlama veya bağlantı hatası sonucu meydana gelen olayda ve oluşan hasarda davalı idare ...’nin kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti teknik üyeleri tarafından yapılan değerlendirme ile sovtaj tenzili sonrası toplam 11.821,15-TL'nin kadri marufunda bulunmuştur. Poliçe zararı muafiyet tenzili nedeniyle gerçek zararın altında kalması ve davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısında poliçe zararını tazmin etmesinden dolayı rücu miktarı 11.821,15 TL olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Gerçek zarar tutarı ve eksik sigorta nedeniyle davacı sigortanın meydana gelen rizikodan dolayı teminat hesabı yapıldığında, tespit edilen hasar tutarının toplamda 19.386,07-TL olduğu, ancak Sovtaj: 1.200,00 TL, Muafiyet: 6.364,92 TL mahsup edilmesi sonucu poliçe zararı 11.821,15-TL olarak tespit edildiği, 23.08.2019 tarihinde, aynı tarihte sigortalısına hasar dosya numarasını açıklama kısmına belirterek ödeme yaptığı dosyaya sunulu dekonttan anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi şartları yerine geldiği takdirde sigortasına yapmış olduğu ödemeyi, zararın meydana gelmesinde sorumluluğu olanlardan sorumlulukları oranında rücuen talep edebilecektir. Meydana gelen rizikonun davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe ile teminat altında olduğu, davacının sigortalısına meydana gelen riziko sonrası poliçe şartlarına göre ödeme yaptığı ve meydana gelen rizikoda sigortalı dışında bir kişinin sorumluluğu olduğu anlaşıldığından davacının TTK 1472'nci maddesi gereği halefiyet ilkesine göre bu davayı açabileceği anlaşılmıştır.
Teknik bilirkişinin tespitiyle davalı kurumun zararın meydana gelmesindeki sorumluluğu %100 olarak belirlendiğinden davacı sigorta şirketinin, TTK 1472'nci maddesinde yer bulan yasal halefiyete dayanarak ödemiş olduğu 11.821,15-TL'yi davalı takip borçlusu ...'den rücuen talep edebileceği yukarıda ayrıntıları verilen denetime ve hükme elverişli teknik bilirkişi heyet raporundan anlaşılmakla ödeme tarihi 23.08.2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı ile davanın kabulüne, davalının .... İcra Müd. ... E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlar dahilinde kaldığı yerden devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
2-Davalının .... İcra Müd. ... E. Sayılı takip dosyasına vaki itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlar dahilinde kaldığı yerden devamına,
3-Alacak likit ve belirlenebilir olmadığından ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 847,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 149,79-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 697,41-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 12.402,27-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 149,79-TL Peşin/nisbi Harcı, 11.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 700,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.249,79TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin/davalı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 14/11/2024
Katip ..
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır