T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/345 Esas
KARAR NO : 2025/433
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2018
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurul Karar Organının ... tarih ve ... sayılı kararının (A) ve (B) bentlerinde ifade edilen hususlar kapsamında ... Anonim Şirketi tarafından yapılan işlemlere ilişkin olarak 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun (SPKn) ve ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda kurulları uzmanı tarafından ... tarihli ve ... sayılı denetleme raporu ile bazı hususların tespit edildiği, kurul kararında belirtilen süre içinde şirkete herhangi bir iade gerçekleştirilmediği için iş bu davanın açıldığını, iş bu dava konusu olayda halka açık ... ve ...'ın mali tablolarında konsolide edilen bağlı ortaklık ve iştiraklerinin (Grup); şirket ortağı ve / veya şirketin yönetim kontrolünü elinde bulunduran ... ailesinin fertleri olan ..., ..., ..., ... ve ...'den olan alacaklarının tahsilinin imkansız hale gelmesiyle ... 30/6/2016 tarihi itibariyle konsolide olarak en az net 57.383.182 TL tutarında sermaye ve / veya malvarlığı kaybına uğratılması, SPKn'nun 21 ve 110 uncu maddelerinde düzenlenen örtülü kazanç aktarımı kapsamına girdiğini, örtülü işlemlerle malvarlığı azaltılan ... halka açık anonim ortaklık statüsünde olduğunu, kendilerine kazanç aktarımı yapılan kişiler ( davalılar) ... ile sermaye ve yönetim bakımından ilişkili olduğunu, piyasa tüamüllerine ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı işlemlerde bulunulduğunu, örtülü kazanç aktarımı işlemleri nedeniyle halka açık ...'in malvarlığı 57.383.182 TL azaltıldığını, örtülü olarak aktarılan tutarların şirkete iadesinin kanuni bir zorunluluk olup iadesinin gerçekleşmediğini, kurullarının dava açma yetkisinin kanun ile tanımlandığını, işbu davada kurullarının her türlü harç ve teminattan muaf olduğunu belirterek davalılar tarafından örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ... ile ...'in bağlı ortaklık ve iştiraklerine faiz hariç toplam 57.383.182 TL tutarındaki iadenin davalılarca verilen süre içinde yapılmaması nedeniyle SPKn'nun 94 üncü maddesi uyarınca örtülü olarak aktarılan 57.383.182 TL ile kanuni faizinin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100.000 TL'sinin malvarlığı azaltılan ... ile...'in bağlı ortaklık ve iştiraklerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili tarafından sunulan 19/10/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; gerek dosyaya sunulan Bilirkişi Raporlarında, gerek kurullarının denetleme raporunda emsallerinden bariz derecede farklı ve piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak davalıların şirket'e olan borçlarının anılan davalılardan tahsilinin olanaksız hale gelmesiyle şirket'in 57.383.182 TL tutarında zarara uğratıldığının tespit edildiğini, bu çerçevede, HMK'nın 176 ve devamı maddeleri uyarınca, davanın dava tutarı yönünden faiz hariç 100.000 TL'den 57.383.182 TL'ye ıslahı ile aktarılan 57.383.182 TL'nin kanuni faizi ile birlikte şirkete iadesine karar verilmesini talep ettiklerini ve 684 sayılı KHK ile değişik SPKn'nun 94/2 hükmü uyarınca kurullarının Mahkememiz nezdinde açmış olduğu işbu davada harç ödemekten muaf olduğundan, ıslah taleplerinin de harçtan muaf tutulması gerektiğini belirterek ıslah taleplerinin kabulü ile dava dilekçesi, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ve raporlara sundukları beyanları çerçevesinde örtülü olarak davalılara aktarılan 57.383.182 TL ile kanuni faizinin ... ile ...'in bağlı ortaklık ve iştiraklerine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar ... A.Ş.'nin iştirakleri ile beraber yaklaşık %75 paya sahip ortağı da olsa belirtilen dönemlerde şirket yönetim kurulunda bulunmamış ve dolayısıyla da konsolide işlemin tarafı da olmadığını, şirketi borçlandırıcı herhangi bir işlem de yapmadığını, borcunu faizi ile beraber ödeyen ve konsolide işlemin tarafı olmayan davalının davada taraf da olamayacağından husumet itirazları bulunduğunu, dava dilekçesinde netice-i talebin açık olmadığını, davaya dayanak yapılan SPK karar organının 08/09/2017 tarihli 33 nolu toplantıda aldığı 1114 sayılı kararından önce davalı tarafından 27/04/2017 tarihli denetleme raporunda belirtilen borcun şirketlere ödendiğini, bu sebeple davanın açılmasında hukuki bir yararın olmadığını, SPK Denetleme Daire Başkanlığına ortaklardan alacak hesaplarının tahsilatına ilişkin plan 31/05/2016 tarihli yazı ile sunulmuş ve görüş sorulduğunu ancak SPK'nın hiçbir şekilde cevap vermediğinden davalının ödeme yoluna gittiğini, iddia edilen örtülü kazanç için davalı yönünden herhangi bir menfaat temini söz konusu olmadığını, SerPK 21.maddesinde belirtilen örtülü kazanç şartlarının oluşmadığını, dava dilekçesinde talep edilen faize itiraz ettiklerini, davalının SPK'ya vermiş olduğu ödeme planlarının dikkate alınmaması aksine SHK tarafından inceleme yapılarak hazırlatılan rapora istinaden raporda belirtilen tüm şirketlere faiziyle beraber ödemelerini yaptığını, kaldı ki davalının örtülü kazanç veya menfaat temin etmek amacıyla yapmış olduğu herhangi bir işlem bulunmadığının ortada olduğunu, dava tarihinde davaya dayanak yapılan SPK Denetleme Dairesinin 27/04/2017 tarihli, ... sayılı denetleme raporunda davalı için belirtilen borç miktarı faizi ile beraber ödendiğinden davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini belirterek pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın dava şartı eksikliğinden dolayı davalı açısından usul yönünden reddine, davacının netice-i talebinin açık ve anlaşılır olmaması, hangi davalıdan ne kadar tahsil yapılması gerektiğini belirtmemesi sebebiyle netice-i talebin açıklattırılması için bir haftalık kesin süre verilmesi ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde, davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm kurulmasına, örtülü kazanca ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığına ve müvekkilimizin tüm borçlarını dava tarihinden önce şirketlere ödediğinden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, her hal ve şartta haksız, mesnetsiz ve usule aykırı olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, davada husumet yokluğu bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde alacaklı olduğunu iddia ettiği miktarı tespit etmiş ve detaylı raporlarla tespit etmiş olduğu halde, davayı kısmi olarak açtığını, davalı tarafın tahsilini talep ettiği bedellerin davalı tarafından şirkete ödendiğini, davalıların örtülü kazanç aktarımı gibi bir saikleri olmayıp, bu husus gerek ödemelerden, gerek SPK'ya yapılan 31.05.2016 tarihli alternatifli plan başvurusundan açıkça anlaşıldığını, ek olarak ortakların malvarlığına bakıldığında bu dönemde herhangi bir artış olmadığının da görüleceğini, tüm bunların karşısında davalılar yine de belirtilen miktarı şirkete ödemesi karşısında davalıların kötüniyetli hareket etmiş olduğundan bahsedilemeyeceğini, öte yandan davalıların kişisel malvarlıkları incelendiğinde bu dönem içerisinde herhangi bir malvarlığı artışı göstermediği, bilhakis şirketin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı aşması için malvarlıklarından şirket lehine tasarrufta bulunmaları sonucunda azalma meydana geldiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın usul yönünden reddine, davalılar ..., ... ve ...'ın tüm borçlarını dava tarihinden önce şirketlere ödediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;her ne kadar... A.Ş.'nin iştirakleri ile beraber yaklaşık %75 paya sahip ortağı da olsa belirtilen dönemlerde şirket yönetim kurulunda bulunmamış ve dolayısıyla da konsolide işlemin tarafı da olmadığını, şirketi borçlandırıcı herhangi bir işlem de yapmadığını, borcunu faizi ile beraber ödeyen ve konsolide işlemin tarafı olmayan davalının davada taraf da olamayacağından husumet itirazları bulunduğunu, dava dilekçesinde netice-i talebin açık olmadığını, davaya dayanak yapılan SPK karar organının 08/09/2017 tarihli 33 nolu toplantıda aldığı 1114 sayılı kararından önce davalı tarafından 27/04/2017 tarihli denetleme raporunda belirtilen borcun şirketlere ödendiğini, bu sebeple davanın açılmasında hukuki bir yararın olmadığını, SPK Denetleme Daire Başkanlığına ortaklardan alacak hesaplarının tahsilatına ilişkin plan 31/05/2016 tarihli yazı ile sunulmuş ve görüş sorulduğunu ancak SPK'nın hiçbir şekilde cevap vermediğinden davalının ödeme yoluna gittiğini, iddia edilen örtülü kazanç için davalı yönünden herhangi bir menfaat temini söz konusu olmadığını, SerPK 21.maddesinde belirtilen örtülü kazanç şartlarının oluşmadığını, dava dilekçesinde talep edilen faize itiraz ettiklerini, davalının SPK'ya vermiş olduğu ödeme planlarının dikkate alınmaması aksine SHK tarafından inceleme yapılarak hazırlatılan rapora istinaden raporda belirtilen tüm şirketlere faiziyle beraber ödemelerini yaptığını, kaldı ki davalının örtülü kazanç veya menfaat temin etmek amacıyla yapmış olduğu herhangi bir işlem bulunmadığının ortada olduğunu, dava tarihinde davaya dayanak yapılan SPK Denetleme Dairesinin 27/04/2017 tarihli, ... sayılı denetleme raporunda davalı için belirtilen borç miktarı faizi ile beraber ödendiğinden davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını, bu sebeple de davanın reddi gerektiğini belirterek pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın dava şartı eksikliğinden dolayı davalı açısından usul yönünden reddine, davacının netice-i talebinin açık ve anlaşılır olmaması, hangi davalıdan ne kadar tahsil yapılması gerektiğini belirtmemesi sebebiyle netice-i talebin açıklattırılması için bir haftalık kesin süre verilmesi ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde, davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm kurulmasına, örtülü kazanca ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığına ve müvekkilimizin tüm borçlarını dava tarihinden önce şirketlere ödediğinden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, her hal ve şartta haksız, mesnetsiz ve usule aykırı olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 94. maddesine göre açılmış örtülü kazanç aktarımlarının şirketlere iadesi talebidir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, SPK'dan sicil kayıtlarını içeren CD ve içeriğinin fiziki olarak basılmış halde içeren klasör, kurumlar vergi beyannameleri ve muavin defterler, ticaret sicil müdürlüğünden davaya konu şirket olan ... A.Ş ile bağlı şirketler olarak bildirilen ... Ltd. Şti, ...Tic. A.Ş., ...Tic. A.Ş, ...Tekstil San. A.Ş., ... Tic. A.Ş ve ...Tic. A.Ş'nin sicil bilgileri, SPK'dan bir takım bilgiler, ...'dan dekont suretleri, hesap ekstresi, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyası, ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyası son duruşma zaptı, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS, ... CBS, ...CBS ve ... CBS Sorusturma Dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığın ... CBS dosyası, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası, ...5. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası, Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, ... 16. ATM'nin... esas sayılı dosyası, ... 12. ATM'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 18. ATM'nin ... esas sayılı dosyası, ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, ... 11. ATM'nin ... Esas ve ...Esas sayılı dosyası, ... 22. İcra Hukuk Mahkemesinin...,... Esas ve ... Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... CBS Sorusturma Dosyası, ... 1. ATM'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 24. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 3. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, ... 7. ATM'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 4. ATM'nin ... esas ve ... esas sayılı dosyası, ... 5. ATM'nin ...Esas sayılı dosyası ve ... 3. ATM'nin ...Esas sayılı dosya UYAP suretleri, ... 6. ATM'nin ... E. Sayılı dosyası, ... Ticaret ve Sanayi Odasından belge fotokopileri dosyamız içerisine alınmıştır.
Davalılar, eldeki davanın 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını ileri sürmüşlerdir. Eldeki dava SPK'nın 94. Maddesine göre açılmış örtülü kazancın iadesi davasıdır. Anılan kanunun 94.m şu şekildedir:
Kurul, 21 inci maddede belirtilen işlemlerde bulundukları tespit edilen halka açık ortaklıklar, kolektif yatırım kuruluşları ve bunların bağlı ortaklıkları ile iştiraklerinden denetleme sonuçlarının Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde ortaklara duyurulmasını istemeye, Kurulca belirlenen tutarın tayin edilen süre içinde iadesi için dava açmaya yetkilidir.
(2) 92 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkraları bu madde bakımından da uygulanır.
Anılan maddenin ikinci fıkrası 92. maddeye atıf yaptığından, anılan bu madde de:
(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul;
a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye,
b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya,
c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya,
yetkilidir.
(2) Halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır.
(3) (Ek: 2/1/2017-KHK-684/6 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7074/6 md.) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır.
Burada yazılı olan 3 aylık süre davalılar lehine hetirilmiş bir hak dürücü süre değildir. Bu süre, SPK'nın işlemleri geciktirmemesi açısından, SPK işleyişine dair bir iç düzen kuralıdır. Bu iç düzen kuralı mahiyetindeki süre geçtikten sonra bu kabil davaların açılamayacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu tür bir sorumluluık davasında, herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır. Sadece 6098 sayılı TBK'nın 147. Maddesinde düzenlenen ortak ve yetkililere karşı 5 yıllık zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Yine bunun gibi 6102 sayılı TTK'nın 560. Maddesinde de sorumlulara karşı 2 ve 5 yıllık süreler öngörülmüştür. Her iki mevzuatta da sürenin uzamış ceza dava zamanaşımına tabi olduğu düzenlemesi de mevcuttur.
O halde eldeki davada hak düşürücü süre bulunmayıp, dava açıldığı tarih itibari ile uzamış ceza dava zamanaşımları da geçmediğinden davalı tarafın süreye dair itirazları kabul görmemiştir.
Davanın esası bakımından ise;
Her ne kadar ... 12. ATM... Esas sayılı dava dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiş ise de Mahkememizin 22/01/2020 tarihli celse ara kararı ile; davaya konu her iki dosyada sadece davacı ile davalı ... Sayılganın aynı olduğu, talep edilen tazminat miktarları ile tazminat sebeplerinin farklı olduğu, birinde yani asıl dosyamızda davaya konu ... A.Ş'nin hissedarlarına sermaye arttırımı yapıldığından bahisle dava açıldığı, birleşen dosyada ise yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ... ve ...'ın davaya konu ... A.Ş'nin iştirakleri ile ilişkili olduğu bir kısım şirketlere alacaklı olmalarına rağmen kaynak aktarımına devam edildiği, alacakların tahsili hususunda yasal yollara başvurmadığı iddiası ile ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu noktasında dava açıldığı, bu nedenle her iki dava dosyasının hukuki sebeplerinin farklı olduğu, yine yargılama aşamalarının ve yaptırılacak incelemelerinin de farklı olduğu anlaşıldığından birleşen ... 12. ATM... esas sayılı dava dosyasının bu dosyadan tefriki ile mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş olup, tefrik işlemleri yapılarak alınan yeni esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya Mali Müşavir, SPK Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 09/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; 24.07.2020 tarihinde ...A.Ş.'nin “...” adresine yerinde incelemeye gidilmiş olup yapılan inceleme ve ibraz edilen belgeler rapor ekinde bulunan tutanak ile imza altına alındığını, ...A.Ş. 'nin 2010-2011-2012-2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerin eski yönetim kurulundaki yetkililerinde olduğu ve şirket merkezinde bulunmadığından ilgili yıllara ait defter ve belge ibrazında bulunulamadığı, incelemeye sunulan sunulan 2015-2016-2017-2018 yıllarına ait e-defter açılış” kapanış beratları, detay mizanlar, davalıların ... AŞ'ne olan borç ve alacaklarının tespiti yönünde 2016-2017-2018 yılları 131-Ortaklardan Alacaklar ve 331- Ortaklara Borçlar hesaplarının sunulduğu, davalıların senetli borçlarına ilişkin 121-alacak senetleri ve 321 Borç senetleri hesap muavinlerinin incelemeye sunulmamış daha sonrasında ibraz edileceği bilgisi verilmiş olmasına karşılık yazılı olarak defaten birçok kez talep edilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmediği, ... Holding A.Ş. 'nin ibraz ettiği 2015-2016-2017-2017 yıllarına ait 131 Ortaklardan alacaklar ve 331 ortaklara borçlar hesabı muavinlerin incelenmesi sonucunda davalıların ilgili şirketten uhdelerine aktarımlarda bulundukları, davalılardan ..., ..., ..., ... tarafından ... A.Ş.'ne belirtilen bedellerin ortaklara borçlar hesabından düşüm yapıldığı ancak sunulan banka hesap muavinlerinde karşılıklarının görülmediği, ...'ın muavin dökümlerinde borcunun bulunduğu, ANCAK yapılan ödemelerin ... A.Ş tarafından yapılıp yapılmadığı, yada söz konusu ödemeler yapıldıktan hemen sonra yeniden ... tarafından ...'e yada buna bağlı şirketlere aktarım yapılıp yapılmadığı, dolayısıyla yapıldığı iddia edilen ödemelerin gerçek bir ödeme olup olmadığı yada fiktif ödeme niteliği taşıyıp taşımadıkları hususunda; ... A.Ş.'nin ibraz ettiği muavin dökümlerde ödemelerin karşılıklarının tespitinin yapılamadığı,... A.Ş.'nin hesaplarında ... ile cari hesap ilişkisinin bulunduğu, bu sebeple; ... A.Ş., ... A.Ş, ...A.Ş, ... ŞTİ 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016- 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin mahkeme marifeti ile talep edilmesi, ... Bankası A.Ş'nden ...A.Ş.'nin ... numaralı hesap ekstresinin ibrazı sonrasında yapılacak incelemeler sonucunda ara karar yönünde gerekli tespitlerin yapılabileceği belirtilmiştir.
... Nöbetçi ATM'ye yazılan talimat ile dava dışı ... A.Ş, ...A.Ş, ve ... A.Ş'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak üzere dosya Mali Müşavir, SPK Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 04/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı ... A.Ş incelemeye 2013 yılı yevmiye defteri, 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerini ibraz ettiği, ibraz edilen defterlerin açılış tasdikleri
ve yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal sürelerinde yaptırıldığı, defterlerin muhasebe ilkeleri ve tekdüzen hesap planına uygun tutulduğu, dava dışı ... A.Ş. incelemeye 2013 yılı yevmiye defteri, 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerini ibraz ettiği, ibraz edilen defterlerin açılış tasdikleri ve yevmiye defterinin 2015-2017-2018 yılları kapanış tasdiki yasal sürelerinde yaptırıldığını, 2014 ve 2016 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olduğunun tespit edildiği, incelenmesi istenilen dava dışı ... AŞ. defterlerinin bulunamadığı gerekçesi ile incelemeye defter ibraz edilemediği ve bu şirket hakkında inceleme yapılamadığı,... ile ... Holding arasında incelenen yıllarda ticari ilişki olduğunun defter kayıtlarından tespit edildiği, ...'i hem 120 alıcılar hesabı altında hem de 320 satıcılar hesabı altında iki ayrı hesapta kayıt altına aldığı, rapor içeriğindeki tablodan görüldüğü gibi satıcılar hesabı altında 2018 yılına kadar önemli bir hareketin bulunmadığı, 2018 yılında 15 Ocak tarihinde 120 alıcılar hesabındaki 1.057.138.88-TL bakiye 320 satıcılar hesabına virman edilmiş 26.02.2018 tarihinde ... nin ... taki hesabına 255.844.53$ ve 26.962.12-$ para yatırıldığı, aynı hesaba bir gün sonra 246.640-$ yatırılmış aynı gün ...'ten 1.324.155-TL bankaya gelen havale ile 320 hesaptaki bakiye kapatılmış ve... ... ten 381,424,76-TL alacaklı duruma geçtiği, 28.02.2018 tarihinde bu kez ... ... e olan borcunun 1.630.00.00-TL lik kısmını ... in hesabına virman etmiş ve ... ... holdinge borçlandığı, ... 31.03.2018 tarihinde ... ya 1.053.117.10-TL, 30.06.2018 tarihinde
1.023.721.85-TL 30.09.2018 tarihinde 989.402.99-TL ve 31.12.2018 tarihinde 957.881.83-TL tahakkuk ettirilen faizler nedeniyle borçlandırıldığı, 2018 yılında ... ya borçlandığı faiz tutarı 4,024,123,77-TL olduğu, 2018 yılı sonu itibari ile ...’in ... e 320 satıcılar hesabı altında borcu ve alacağı bulunmadığı, 30,09.2017 tarihinde ... nın...’ten olan alacağı 47,334,935-TL seviyesine çıktığı, 25.12.2017 tarihinde ... iştiraki olan dava dışı ... A.Ş den hissedar ... cirolu toplam 32.465.000.00-TL tutarlı 7 adet vadeli senet ,hissedar ... cirolu toplam 14.655.000.00-TL tutarında 7 adet vadeli senet,, hissedar ... cirolu toplam 7.662.000.00-TL tutarlı 8 adet vadeli senet ve dar ... cirolu toplam 12.482.000.00-TL tutarlı 6 adet sonuçta 67.264.000.00-TL ortaklar tarafından cirolanmış 28 adet senet teslim alınarak ...'in borçlandırıldığı, bu senetlerden 47.120.000.00-TL tutarlı 14 tanesi ... ya virman edilmiş ve ... nın alacağının kapatıldığı, iki holding arasında 120 alıcılar ana hesabı altında kaydedilen hareketlerin fazlalığı nedeni ile hareketlerin gösterildiği tablo rapor ekinde sunulmuştur. 18 sahife uzunluğundaki muavin defter dökümü incelendiğinde Mart 2017 sonuna kadar olan hareketle nispeten küçük çaplı hesap hareketleri olup kayda değer hareketler 01.04.2017 tarihinden itibaren başladığı, 01.04.2017 tarihinde ... A.Ş. den olan 17,360,186,82-TL olan alacağı ... hesabına virman edilerek ... alacaklandırıldığı, aynı şekilde ... ten olan 590,713,27-TL de ... hesabına virman edildiği,...31.03.2017 tarihinde ... ya -5,072,15-TL, 30.06.2018 tarihinde 438,122,06TL 30.09.2018 tarihinde 1,249,993,24-TL ve 31.12.2018 tarihinde 977,317,98-TL tahakkuk ettirilen faizler nedeniyle borçlandırıldığı, 2017 yılında ... in ... ya borçlandığı faiz tutarı 2,660,361,14-TL olduğu, 28.06.2017 tarihinde ... in banka hesabından ... holdingin ... bankasındaki dolar hesabına 4.000.000.00-$ havale gelmiş olup TL karşılığı 14.000.000.00-TL olduğu, aynı şekilde 29.06.2017 tarihinde ... banka hesabından ... holdingin ... bankası dolar hesabına 1.788.000.00-$ ve 1.212.000.00-$ olmak üzere iki seferde toplam 4.000.000.00- $ daha havale gelmiş olup TL karşılığı14.084.400.00-TL olduğu, 2017 ve 2018 yıllarında ... tarafından...'e fatura edilen faiz tutarının 6,684,484,91-TL olduğu, davadışı ... A.Ş. ... A.Ş.'yi 331 ortaklara borçlar ve 131 ortaklardan alacaklar altında iki ayrı hesapta kayıt altına aldığı, raporda ki tablolar incelendiğinde şirket 30.tarihine kadar 331 ortaklara borçlar hesabını kullanmış bu tarihte hesapta biriken yeki ortaklardan alacaklar hesabına virman etmiş ve bu hesapta devam ettiği, 331 ortaklara borçlar Hesabını incelendiğinde; 2012 yılından 2013 senesine hesap 4.521. 483-TL ... alacaklı olarak devrettiği, 2013 sene başından 2016 yılı başlarına kadar ... A.Ş. ... A.Ş. ye borçlu olarak gelmiş olup bu tarihteki borcu 2012 sene sonundaki borcuna yakın bir seviyede yani 4.815.505-TL olarak gerçekleştiği, 2016 senesinde çeşitli tarihlerde ... A.Ş. ye yaptığı kısmi ödemelerle borç 621.919.72-TL seviyesine inmiş ve bu bakiye 24.05.2017 tarihinde ... hesabına yatan tahsil edilmiş 17,824,913,22-TL ... çeki ile ... A.Ş. ... A.Ş. den alacaklı duruma geldiği, 20.06.2017 tarihinde 331 ortaklara borçlar hesabı virman ile kapatılarak hesaptaki 20.571.183,76-TL 131 ortaklardan alacaklar hesabına kaydedildiği, 25.12.2017 tarihinde raporun üst bölümlerinde izah edilen senet teslimatları ile ... A.Ş. ye verilen 22.075.00-TL tutarlı her biri 4.415.000.00-TL meblağa sahip 5 adet ... cirolu ... çeki ... A.Ş ye virman edilerek .... Nın borcundan düşüldüğü, ... A.Ş. ... A.Ş. ye 3 er aylık dönemlerin sonunda faiz tahakkuk ettirip ... hesabına borç olarak kaydettiği, ... A.Ş. 2018 yılında ... A.Ş. ye toplam 2,114,780,75-TL faiz tahakkuk ettirerek fatura kestiği, ... A.Ş. 2018 yılı sonu itibari ile ... A.Ş. den 3.420.368.06-TL alacaklı durumda olduğu belirtilmiştir.
Davalılar vekili tarafından Müteveffa ...'a ait aile veraset ilamının sunulduğu ve veraset ilamına mirasçı olarak ... ve ...'in gösterildiği her ikisinin de aynı zamanda işbu dosyamızda da davalı olarak yer aldığı dikkate alındığında yeniden söz konusu şahısların davaya dahil edilmesi hususunda yeni bir karar tesis edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 02/10/2023 tarihli ek raporda; raporun Mali İncelemeler başlığı altında detaylı yapılan açıklamalar çerçevesinde ... tarafından 13.06.2017 tarihinde ... Şirketi'ne yapılan 381.200 EUR (TL Karşılığı-1.504.901,36 TL) ödeme hariç olmak üzere davalılarca yapılan toplam 17.823.000 USD tutarındaki ödemelerin araya farklı şirketler koymak suretiyle transfer yapılarak ödeme yapıldığı şeklinde gösterildiği, ancak yapılan ödemelerin davalılarca ciro edilen senetlerle yer değiştirilmek suretiyle paranın ilk göndereni ... Şirketine geri transfer edildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda davalı ... tarafından 13.06.2017 tarihinde ... Şirketi'ne yapılan 381.200 EUR (TL Karşılığız1.504.901,36 TL) ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmadığı, Söz konusu ödeme tenzil edildiğinde 27.04.2017 tarihi itibariyle davalıların borç tutarlarının 55.878.278,64 TL olarak hesaplanmış olup borçlara ilişkin bilgilerin;
Şeklinde olduğu, ... ailesinin baba, iki çocuğu ve çocuklarının eşlerinden oluşan beş davalının da, ... A.Ş varlıklarının, piyasa teamüllerine ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı işlemler ile yönetim ve sermaye bakımından ilişkili olan davalı şirketlere ve ortaklarına aktarıldıktan sonra fiilen geri alınmayarak zarara neden olunduğunun anlaşılması nedeniyle, Sermaye Piyasası Kanununda tarif edilen Örtülü Kazanç Aktarımı şartlarının gerçekleşmiş olduğu, SPKn mad. 21/4'te de kendilerine kazanç aktarımı yapılan tarafların, aktarılan tutarı kanuni faizi ile birlikte iade etmeleri gerektiği ifade olunduğundan, davalıların yukarıda tespit edilen borç tutarlarını iade ederek, zararları gidermek zorunda oldukları belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 04/10/2024 tarihli 2.ek raporda; Bilirkişi ek raporunun 16.safasının “13.06.2017 tarihinde ... Tarafından ...Şirketi’ne yapılan 381.200 EUR tutarındaki ödeme” başlıklı bölümünde de belirtildiği üzere; Dava dosyasına sunulan banka dekontu incelendiğinde davalı ... tarafından 13.06.2023 tarihinde ... Şirketi’ne 381.200 EUR (TL Karşılığı=1.504.901,36 TL) ödendiği, dosyaya aldırılan ilk bilirkişi rapor eki Flash içerisinde yer alan ... Şirketi kayıtları incelendiğinde, söz konusu ödemenin şirketin “... - ... – EUR” hesabına yapıldığı söz konusu ödemenin aynı gün ... hesabına virmanlandığı banka hesap hareketlerinden tespit edildiği, bahsi geçen ödeme tarihinin SPK Denetim rapor tarihinden çok sonra olması nedeniyle ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde SPK tarafından tespit edilen alacak tutarından 381.200 EUR (TL Karşılığı=1.504.901,36 TL) tutarın tenzil edilmesi gerektiği, öncelikle sayın mahkemece dava dışı şirketlerin yasal defter kayıtları üzerinde heyetçe herhangi bir inceleme görevi verilmemiş olup dosya kapsamında inceleme yapılarak rapor tanzimi istendiği, bu kapsamda bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere dava dışı şirketlerin yasal defter kayıtları tarafımızca incelenmemiş olup önceki bilirkişi tespitleri ile söz konusu bilirkişi rapor ekinde yer alan bilgi ve belgeler (USB-dava dışı ... Şirketinin yasal defter kayıtlarının bulunduğu) üzerinden incelemeler yapılarak bilirkişi ek raporu oluşturulduğu, diğer bir ifadeyle sadece önceki bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ve SPK denetim raporlarında yapılan tespitler üzerinde inceleme yapılmamış olup USB içerisinde yer alan ... Şirketinin yasal defter kayıtları da incelenerek bilirkişi tespitleri ve SPK denetim raporları ile birlikte söz konusu yasal defter kayıtları karşılaştırılmak suretiyle değerlendirme yapılmış olup bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu, sadece önceki bilirkişi raporları üzerinden tespitler yapılmamış olup, bilirkişi rapor ekinde yer alan bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle tespitler yapıldığı, Mahkemece önceki bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu söz konusu çelişkilerin giderilmesi yönden heyetlerine görev verildiği, söz konusu bilirkişi raporları ve ekinde sunulan bilgi ve belgeler karşılaştırılarak oluşturulan bilirkişi ek raporlarında yapılan tespitler tüm çelişkileri giderecek şekilde düzenlendiği, önceki bilirkişi raporlarında herhangi bir sonuca ulaşılmamış olup heyetlerince düzenlenen ek raporda her iki bilirkişi raporunda yapılan tespitler, özellikler rapora eklerinde yer alan bilgi ve belgeler, dosya kapsamı ve SPK Denetim raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca ulaşılmış olup bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu, dava dosyası içerisinde yer alan davadışı ... şirketine ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde aktarım tarihlerini de kapsayan şirket yetkililerine ve görev sürelerine ait tablo aşağıya çıkarıldığı;
Buna göre; ...’ın 06.10.2015 - 05.03.2020 tarihlerinde, ...’ın 06.10.2015 – 15.09.2017 tarihlerinde, ...’in 18.09.2017 – 05.03.2020 tarihlerinde imza yetkilisi olduklarının görüldüğü, ...’e ödenen ancak daha sonra ...’e geri aktarılan tutarların gerçek bir zarar giderimi niteliği arz etmeyen senet cirosu yoluyla perdelenmeye çalışıldığı ve bunun imza yetkisi olmayan davalıların katılımıyla gerçekleştirildiği hususları göz önüne alındığında önceki raporumuzda sorumluluğa ilişkin yapılan değerlendirmelerde herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, bilirkişi ek raporu4.3.3 bölümünde de belirtildiği üzere davalı ... tarafından yapılan ödemeler aşağıdaki şekilde tespit edildiği;¸
Ancak bilirkişi ek raporunda detaylı olarak açıklandığı üzere ... ve diğer davalılarca yapılan ödemelerle ilgili olarak 04.06.2018 tarihli ... Denetim raporunda yapılan tespitlerin dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda uygun olduğu, davalılarca yapılan 17.823.000 USD tutarındaki ödemelerin borç karşılığı ilgili şirketlere Banka aracılığı ile nakit yatırılmış gibi görünmekte ise de ödemelerin şirketlere yapıldığı günde paranın asıl kaynağına (... Şirketi) geri transfer edilerek ... Şirketinin borçlandırıldığı ve 25.12.2017 tarihinde davalılarca ciro edilen senetlerle ... şirketinin borçlarının bu şekilde borç şekli değiştirilmek suretiyle kapatıldığı kanaatine varılmış olup bilirkişi ek raporumuzda varılan kanaate herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, halka açık anonim ortaklığın örtülü kazanç aktarımı sonucu doğuran ilişkiye girdiği kişi veya teşebbüs ile doğrudan veya dolaylı olarak yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili olması gerektiği, somut olayda ...’ın alacaklı olduğu kişiler ya doğrudan veya dolaylı olarak Şirket Ortağı veya Şirket’in yönetim kontrolünü elinde bulunduran ... ailesinin fertleri olduğu, ... raporunda da akrabalık ilişkisinin örtülü kazanç aktarımı bakımından etkisi açıklanmış olup, takdirin Mahkemeye ait olduğu olmak üzere önceki görüşümüzü muhafaza ettiklerini, bilirkişi ek raporunun 13.sayfasında yer alan 4.3.3 bölümünde davalılarca dosyaya ibraz edilen dekontlar üzerinde inceleme yapılarak davalılarca yapılan ödemeler listelendiği, ancak bilirkişi ek raporumuzda detaylı olarak açıklandığı üzere davalılarca yapılan ödemelerle ilgili olarak 04.06.2018 tarihli ... Denetim raporunda yapılan tespitlerin dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusunda uygun olduğu, davalılarca yapılan 17.823.000 USD tutarındaki ödemelerin borç karşılığı ilgili şirketlere banka aracılığı ile nakit yatırılmış gibi görünmekte ise de ödemelerin şirketlere yapıldığı günde paranın asıl kaynağına (... Şirketi) geri transfer edilerek ... Şirketinin borçlandırıldığı ve 25.12.2017 tarihinde davalılarca ciro edilen senetlerle ... şirketinin borçlarının bu şekilde borç şekli değiştirilmek suretiyle kapatıldığı kanaatine varılmış olup bilirkişi ek raporumuzda varılan kanaate herhangi bir değişiklik meydana gelmediği, bilirkişi ek raporumuzun 17. ve devamında 18.sayfasında ;“….Yukarıda yapılan açıklamalar neticesinde davalı ... tarafından ödendiği anlaşılan 4.000.000 USD’ın ... şirketi üzerinden arada ... AŞ kullanılmak suretiyle davalı ...’a geldiği buradan ... raporunda belirtilen borç karşılığı ödendikten sonra aynı gün geri ... şirketine gönderildiği ve neticede ... bu transfer nedeniyle ... Şirketinden olan alacağının davalı ... cirolu senetlerle ile ödenerek kapatıldığı, söz konusu senetlerin davalılar tarafından ödenip ödenmediği hususunda dosyaya rapor sunan bilirkişilerce herhangi bir tespit yapılmamış olup senetlerle ilgili hesapların dökümleri de rapor eklerinde dosyaya sunulmamıştır. Belirtilen nedenlerle heyetimizce bu hususta herhangi bir inceleme yapılamadığı, ancak birinci bilirkişi heyeti rapor eki USB içeriğinde yer alan 2017 ve 2018 mizanlar incelendiğinde ... Şirketinin SENET Hesaplarının bakiyelerinin aşağıdaki şekilde olduğunun görüldüğü,
Yukarıdaki senet bakiyeleri incelendiğinde davalılar tarafından ciro edilen senetlerin ödenmemiş olmasının olası olduğu değerlendirilmekle birlikte önceki bilirkişiler tarafından yasal defter kayıtları senetler hesabı detaylı incelenemediğinden teyit edilememiş olup bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu, açıklamalar neticesinde 04.06.2018 tarihli SPK Denetim raporunda yapılan tespitlerin doğru olduğu kanaatine varılmış olup, davalıların yukarıda izah edilen gerekçelerle 4.000.000 USD USD tutarındaki ödeme, ilgili şirketlere Banka aracılığı ile nakit yatırılmış gibi görünmekte ise de ödemelerin şirketlere yapıldığı aynı günde paranın asıl kaynağına (... Şirketi) geri transfer edilerek ... Şirketinin borçlandırıldığı ve 25.12.2017 tarihinde davalılarca ciro edilen senetlerle ... şirketinin borçlarının bu şekilde borç şekli değiştirilmek suretiyle kapatıldığı kanaatine varıldığı, davalılarca dosyaya herhangi bir yeni bilgi ve belge sunulmaması nedeniyle kanaatlerinde bir değişiklik meydana gelmediği, bilirkişi raporlarının 4.3.3 bölümünde davalılarca dosyaya ibraz edilen dekontlar incelenmi,ş olup davalılarca yapılan ödemelerin listelendiği, raporlarının belirtilen bölümlerinde de belirtildiği üzere önceki bilirkişi raporları ve ekinde sunulan bilgi ve belgeler karşılaştırılarak oluşturulan bilirkişi ek raporunuzda yapılan tespitler tüm çelişkileri giderecek şekilde düzenlendiği, önceki bilirkişi raporlarında herhangi bir sonuca ulaşılmamış olup heyetlerince düzenlenen ek raporda her iki bilirkişi raporunda yapılan tespitler, özellikler rapora eklerinde yer alan bilgi ve belgeler, dosya kapsamı ve SPK Denetim raporları birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca ulaşılmış olup bu hususta takdirin Mahkemeye ait olduğu, dava dosyası içerisinde yer alan dava dışı .... Yatırım Ortaklığı şirketine ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde aktarım tarihlerini de kapsayan şirket yetkililerine ve görev sürelerine ait tablonun aşağıdaki gibi olduğu;¸
... ve bağlı şirketlerin zararı giderildikten sonra ...'e bu tutarların geri transfer edildiği tarihlerin aşağıdaki tablodaki şekilde olduğu;
Görüldüğü üzere aktarım tarihleri 13 Haziran 2017 ile 20 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleştiği, ilgili tarihlerde ... münferit imza yetkilisi olup, ... ise müşterek imza yetkilisi olduğu, bu aktarımlardan sonra imza yetkilisi olmayan diğer davalıların senet cirosu yoluyla borç kayıtlarını kapattıkları anlaşıldığından, konunun imza yetkisi ile sınırlı olmadığı, zaman ve eylem yönünden farklı katmanlarını göz önüne alarak değerlendirme yapılması gerektiği, bu nedenle sorumluluk değerlendirmesinde önceki görüşlerini muhafaza ettiklerini, takdirin Mahkemeye ait olduğu, 27.04.2017 tarihli SPK denetim raporunda belirtilen;
toplam 57.383.182 TL borçtan sadece Davalı ... tarafından 13.06.2017 tarihinde ... Şirketi'ne yapılan 381.200 EUR (TL Karşılığız1.504.901,36 TL) ödeme dışında herhangi bir ödeme yapılmadığı kanaatine varıldığı, söz konusu ödeme tenzil edildiğinde 27.04.2017 tarihi itibariyle davalıların borç tutarı 55.878.278,64 TL olarak hesaplanmış olup borçlara ilişkin bilgilerin aşağıdaki tablo şeklinde olduğu;
Dosyada bulunan SPK denetim raporlarında söz konusu şirketlerin asal defter kayıtlarına göre yukarıda yer verilen alacaklarla ilgili davalıların dava dışı şirketlere borçlu olduğu tutarlar 30.06.2016 tarihi itibariyle davalılar bazında aşağıdaki şekilde tespit edildiği, aşağıda yer alan tablolar incelendiğinde davalıların bir kısım şirketlerden alacaklı olduğu (-) ile gösterilenler bir kısım şirketlere de borçlu olduğu görülmekte olup SPK tarafından grup şirketlerden olan borç alacakların mahsup edilerek kalan bakiye üzerinden alacak talebinde bulunduğunun anlaşıldığı,
Bu bilgiler ışığında davalıların yukarıda belirtilen tutarlar bakımından sorumlu olduklarının değerlendirildiği, külli halefiyet kuralları gereğince mirasçılar murisin hakları ile birlikte borçlarını da devralmadıklarını, mirasın reddi yoluna başvuran davalılar bu yönde karar ihdas edilmesi durumunda murisin borçlarından sorumlu olmayacaklarının değerlendirildiği, hak düşürücü süre bakımından değerlendirmede davalılar vekili 18.09.2024 tarihli duruşmada hak düşürücü süre itirazında bulunarak Sermaye Piyasası Kanunu’nun 92/1 maddesi gereğince kurul kararından itibaren 3 aylık süre içerisinde davanın açılması gerektiğini ancak bu kurala uyulmadığını ileri sürdüğü, davalı vekilinin ayrıca ilgili maddede yer alan sürenin hak düşürücü süre olduğunu ileri sürdüğü, dosya içerisindeki belgeler incelendiğinde davanın dayanağı olan SPK kararının 08.09.2017 tarih 1114 Sayılı karar olduğu, bu karar ile birlikte davacının zarar tespitini gerçekleştirmiş olduğunun değerlendirildiği, Sermaye Piyasası Kanunu m. 92 hükmüne göre, “(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul; a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye, b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya yetkilidir., halka açık bankalar hakkında bu maddeye göre işlem tesis edilmeden önce Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun görüşü alınır., (Ek fıkra: 684 sayılı KHK’nın 6 ncı maddesi ile) Bu madde kapsamında Kurul tarafından açılan dava ve takipler ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde Kurul her türlü harç ve teminattan muaftır., davaya mesnet SPK Kararı ile davanın açıldığı tarih kıyaslandığında 3 aylık sürenin geçmiş olduğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi yönünden değerlendirmeleri; hak düşürücü sürede hakkın sona ermesi söz konusu iken, zamanaşımı süresinde hak sona ermemekte, hakkın ileri sürülmesine ilişkin engel bir durum söz konusu olduğu, bu bakımdan zamanaşımı süresinin karşı tarafça belirli bir sürede ileri sürülmesi gerekirken, hak düşürücü süre için böyle bir kısıtlama söz konusu olmadığı, bazı kanunlarda sürenin zamanaşımı süresi mi yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususu süreyi düzenleyen maddenin lafzında belirtildiği, bunun dışındaki hallerde sürenin zamanaşımı süresi mi yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususunun çeşitli yönlerden değerlendirilmesi gerektiği; konusu para olan ve para ile ölçülebilen haklarda getirilen sürelerin genellikle zamanaşımı süresi olduğu, hukuksal bir statünün kurulmasına/değiştirilmesine ilişkin sürelerin ise hak düşürücü süre olduğunun görülmekte olduğu, ancak bu durum tek başına bir sürenin zamanaşımı süresi mi yoksa hak düşürücü süre mi olduğunu belirlenemeyeceği, bazı hallerde de süreler düzen hükmü olup sadece ilgili mercie belli bir süre içinde işlemi yapması gerektiğinin ortaya konulduğu, düzen hükümleri esasa etkili olmayıp sadece işlerin bir düzen içinde seri yürümesi için getirilen hükümler olduğu, somut olaydaki sürenin hak düşürücü süre, zamanaşımı süresi ya da düzen hükmü olup olmadığı hukuki yorum gerektirir ve karar bütünüyle Mahkemeye ait olduğu, uzmanlık alanımız Borçlar Hukuku Nitelikli hesaplamalar uzmanlığı olmakla bu konuda bağlayıcı bir görüş bildirmelerinin mümkün olmadığı, ancak itirazın değerlendirilmesi görevi de verilmiş olmakla görüş açıklamanın zorunlu hale geldiği, somut olayda küçük yatırımcının korunması için usule uygun olmayan işlemlerden doğan zararların giderilmesi amacıyla hareket edildiği, bu nedenle hiçbir şekilde bağlayıcı olmamak üzere; zarara ilişkin olarak bir hak sahibine daha kısa bir dava açma süresi tanınması ve bunun yanında diğer hak sahiplerine daha uzun bir süre tanınmış olması durumunda, edim borçlusunun uzun süre boyunca dava tehdidi altında kalmasının istenmediği şeklindeki yorumun geçersiz olacağı ve kısa tayin edilmiş sürenin zamanaşımı süresi olduğu yorumu yapılabildiği belirtilmiştir.
Öte yandan eldeki dava açılmadan evvel, davalılara davacı tarafından örtülü aktarılan bedellerin iadesi için ihtar gönderilmiş, davalılar sundukları ödeme planları ile de bu aktarımları nasıl iade edeceklerine dair izahatlarda bulunmuşlardır. Ne var ki, davalıların bu ödemeleri yapmadıkları, yine bilirkişi incelemesi ile anlaşılmıştır. Anılan gerekçe ile, bilirkişiler tarafın yapılan bu tespitler dosya oluşu, delillerle uyumlu olduğundan hükme esas kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-7.424.238,49 TL'nin davalı ...'den,
-22.842.820,48 TL'nin ölen davalı ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen,
-13.132.928,88 TL'nin davalı ...'dan,
-12.248.073,49 TL'nin davalı ...'den,
-1.735.120,47 TL'nin davalı ...'dan
30/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte alınarak bilirkişilerin 09/09/2024 düzenleme tarihli 2. Ek raporunun 25 ve 26. Sayfasında yer alan şirketlere aktarılmak üzere davacıya verilmesine,
-Bilirkişi 2. Ek raporunun hükmün eki sayılmasına,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.919.845,16-TL harcın davalılardan (507.149,73-TL'sinin ...'den, 1.560.393,07-TL'sinin ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen, 897.110,37-TL'sinin ...'dan, 836.665,90-TL'sinin ...'den, 118.526,08-TL'sinin ...'dan) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 1.181.832,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan(152.905,47-TL'sinin ...'den, 470.457,99-TL'sinin ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen, 270.478,48-TL'sinin ...'dan, 252.254,49-TL'sinin ...'den, 35.735,57-TL'sinin ...'dan ) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 39.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 25.941,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 64.941,50TL'nin davalılardan( 8.402,13-TL'sinin ...'den, 25.851,60-TL'sinin ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen, 14.862,75-TL'sinin ...'dan, 13.861,35-TL'sinin ...'den, 1.963,66-TL'sinin ...'dan) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır