T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/546 Esas
KARAR NO : 2025/704
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine üyesi bulunduğu davacı kooperatife, aidat ve kooperatif genel kurul kararıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin ödenmemesi sonucu oluşan borç nedeniyle ilamsız icra takibini başlatıldığını, davalının tüm borca ve ferlerine haksız itiraz ederek icra takibinin durdurulmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki Uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinde taraflar arasında anlaşma sağlanmadığını, bu nedenle dava acıkmak zorunda kaldıklarını, Üyelik hak ve vecibelerini yerine getirmeyen ve bu çerçevede kooperatife borçlu olan üyelerin borçlarına aylık 965 gecikme faizi uygulanacağı yönünde davacı kooperatif genel kurullarında alınan kararlar doğrultusunda, üyelerin asıl alacaklarına aylık 5 gecikme faizi uygulandığını, Yukarıda açıklanan nedenlerle icra dosyasındaki itirazın iptaline, dosya konusu alacağın ferleri ile birlikte tahsili için takibin devamına, alacaklarının % 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalının 15-16 yıl önce tüm borçlarını ödeyerek tapusunu aldığını, tapuyu devir aldığı zamanda dairesi ile ilgili hiçbir şekilde borcu olmadığını, Davalının bunca zamandır istenen tüm parayı ziraat bankası ve halk bankasından kendisi ve oğlu tarafından yollandığını, Eski yönetimle alakalı olarak savcılığa suç duyuruları yapıldığı fakat sonuçlanıp sonuçlanmadığı yönünde herhangi bir bilgilerinin bulunmadığını, Davalının mağdur konumunda olduğunu, eski yönetimin yapmış olduğu tüm hukuka aykırı eylemlerin zararı kooperatif üyelerinden çıkartılmaya çalışıldığını, bununla alakalı olarak kooperatif üyelerinin davaları da mevcut ve emsal nitelikte olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 25/11/2020 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; İstanbul ...cra Müdürlüğünün... esas sayılı dosya borcuna, borçlunun itirazının iptali ile alacaklarının fer’ileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, takibe haksız olarak itiraz eden davalı aleyhine hükmedilmek üzere, alacağımızın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalı-borçludan tahsiline karar verilmesi hususu hakkında dava açıldığını, davalı aleyhine üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife, aidat ve kooperatif genel kurul kararlarıyla üyelerden toplanmasına karar verilen ara ödemelerin ödenmemesi sonucu oluşan borç nedeniyle, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu vekili aracığıyla tüm borca ve feri'lerine haksız itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözülmesi için Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmesine arabulucu Av. ...atandığını, taraflar arasında yapılan müzakereler sonucu anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple de dava açma zaruretinin hasıl olduğunu, davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/37697 esas sayılı dosya borcuna, faiz oranına, beyanlarına ve tüm feri'lere ilişkin itirazının iptaline, dosya konusu alacaklarının fer’ileri ile birlikte tahsili için takibin devamına, alacaklarının % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalı-borçludan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; kooperatif üyelik aidatlarından kaynaklandığı iddia edilen alacağın tahsili maksadı ile yapılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... Bankasından işlem detay tablosu, dekont örneği, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirket'nden hesap bilgisi, hesap hareket bilgisi, havale bilgisi, ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2... soruşturma sayılı dosyasının soruşturma evrakı,... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, İstanbul ...İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları, İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı icra dosyasının tüm UYAP kayıtları dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 05/04/2022 tarihli raporunda özetle ; Davacı tarafından aidat Alacağının tahsili amacıyla İstanbul... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Müdürlüğü'nün dosyası ile 14.10.2019 tarihinde takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 07.10.2020 tarihinde T. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği davacının 2019-2020 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; Davacının takibe konu ettiği Faturaların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, işbu faturadan dolayı davacının takip tarihi (14.10.2019) itibariyle davalı yandan asıl alacak 51.458,00 TL, işlemiş faiz 11.932,95 TL, olmak üzere toplamda 63.390,95 TL alacaklı olduğu, dekont ve derilme Bankası ve 2 ... Bankası tarafından önderilen « cevaj nelerdi de bankalar konut yapı kooperatifleri ortaklarının ödeyecekleri paralarla onların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmaktadır. Ortaklar hak ve vecibelerde eşit olup “. taahhüt ve tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktarlardaki, arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini ödemek zorundadır.” Genel kurul kararları ,(iptal edilmedikçe),toplantıya katılmayan veya muhalif kalan ortaklar için de geçerli ve bağlayıcıdır. Kanun ve ana sözleşme hükümleri ile genel kurul kararları çerçevesinde kooperatifi yönetme ve temsil ve ilzam etmekle görevli ve yetkili olan yönetim kurulu, genel kurul kararlarını uygulama , parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakları usulüne uygun olarak ortaklıktan çıkarma görev ve yetkisine haizdir. ((K.K. Madde 1,16, 23,42, Anasözleşme Madde 14,21,33,37 ) Davacı kooperatif, genel kurul kararlarıyla belirlenen aidat ve ara ödeme tutarlarını tahakkuk ettirerek davalının hesabına borç/alacak, davalının yaptığı ödemeleri de davacının hesabına alacak kaydetmek suretiyle ve davacının kooperatif nezdindeki cari hesap kayıtlarına intikal ettirilmiştir. Davalı dosyaya kooperatife yaptığı ödemeleri gösteren makbuz, dekont, havale , eft belgesi gibi herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Ayrıntısı yukarıdaki bölümlerde belirtilen belirtil bulunduğu üzere, davacının bizzat hazır... yıllarına ait i genel kurul toplantılarında tespit edilen ve tahakkuk ettirilerek hesabına borç kaydedilen aidat ve ara ödemelerden, bakiye 51.458,00 TL ana para ve 11.932,95 TL gecikme faizi borcunun olduğu; davalı kooperatifin bu tutarların tahsili amacıyla davacı hakkında Kooperatifler. Kanunun 16 ve ana sözleşmenin 14. Maddesinde açıklanan ortaklıktan ihraç işlemlerini başlattığı ve davacının ödeme yapmaması üzerine ortaklıktan ihracına karar verdiği; davacıya gönderilen ihtarnamelerin, içeriğinin, birbirine, birinci ihtarname ekindeki “Borç Tablosu” na ve davalı kooperatifin kayıtlarına uygun olduğu; tespit edilmiştir. İhraç işleminde mezkur kanun ve ana sözleşme hükmüne aykırı bir husus bulunamamıştır. Detaylıca verilen davalı 2013-2014-2015-2016-2017-2018-2019- yılı cari hesap kayıtlarına davalı ...'nün Dosyasında Davacı Asıl Alacak 51,458,00 TL, işlemiş faiz 11.932,95 TL olmak üzere toplamda 63.390,95 TL Davacı kooperatife borçlu olduğu tespit edilmiştir. İİK 67/2 maddesi uyarınca takibin cari hesaba dayanması bu kapsamda belirlenebilir ve likit olması sebebi ile ayrıca davacının % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatı talebinde bulunabileceği rapor edilmiştir.
Dosyanın ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 29/04/2025 tarihli ek raporunda özetle ; ... e müzekkere yazılarak ... açıklaması adı altında 3. şahıs tarafından ... numaralı hesaba yatırılan ödeme miktarı ile buna ilişkin dekontun gönderilmesin talep edildiği, gelen cevabı yazıda 03.02.2020 tarihinde yalıtım ücreti olarak 1.217,00 TL tek ödeme olduğu, bu ödemenin de dava konusu alacakla ilgili olmayıp yalıtım ücreti ödemesi olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası ile asıl alacak 51.458,00 TL, işlemiş faiz 11.932,95 TL, olmak üzere toplamda 63.390,95 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 51.458,00 TL alacaklı olduğu, yine bu alacağa takip tarihine kadar 11.932,95 TL faiz işlediği ve toplamda davacı kooperatifin takipteki miktar olan (asıl alacak+işlemiş yasal faiz) 63.390,95 TL alacağının olduğu, dolayısı ile davacının takipte haklı, davalının ise itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline takibin aynen devamına,
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008)
Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
B-Asıl alacağın (51.458,00-TL) % 20 si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.330,23-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 765,61-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.564,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 765,61-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 396,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.966,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.24/09/2025
Katip ...
Hakim ...