T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/594 Esas
KARAR NO : 2025/736
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2020
KARAR TARİHİ : 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 21.05.2019 tarihli eser sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği tarafların davacı şirkete ait unlu mamullerinin tadilatı ve dekorasyonu için anlaşıldığını, davalı taraf sözleşmede açıkça teslim tarihi yazılmasına karşın davacı şirkete teslim etmediğini, davacı şirket davalı tarafa yaptığı sözleşme doğrultusunda başlangıçta yenibosna mevkiinde 15 pafta 6010 nolu arsa niteliğindeki taşınmazın 150.000 TL'lik kısmı için devrettiğini, ayrıca 20.000 TL nakit ödediğini, daha sonra 1510.2019 tarih 13.000 TL bedelli bononun bedeli de davalıya ödendiğini, kalan 89.000 TL'si için de bono teslim edildiğini, davalı şirket sözleşme gereğince ifa etmesi gereken sorumluluğu gereği gibi ifa etmediğini ve sözleşmede belirlenen işe başlama tarihinden çok uzun bir süre sonra işe başladığını ve işin yarım kaldığını, sözleşmede taraflarca belirlenen 15.08.2019 teslim tarihine rağmen ihtarnamede bildirdikleri üzere halen eksiklikler tamamlanmadığını sözleşmede belirlenen işler gereği gibi ifa edilmediğini, davalı tarafın yaptığı işler ise kendilerinin taahhüt ettiğini, nitelikte malzeme ve işçilik yaptığını, davalı tarafın sözleşmenin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirip söz konusu unlu mamullerini davacı şirket teslim etmediği gibi yapmadığı işlerin karşılığında ödeme alma amacıyla sözleşmeye dayanarak verilen kambiyo senetleri için icra takibi yoluna başvurduğunu ve davacı şirkete defalarca hacze gelindiğini, davacı şirket haciz baskınına dayanamayıp bahsi gecen 2 icra dosyası için 30.10.2020 tarihinde taahhütname imzalamak zorunda kaldığını, davalı aleyhine şimdilik 100,00 TL değerindeki davanın kabulüne, davanın uğradığı zararların tespiti ile belirlenen bedelin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının davalı tarafa herhangi bir borcu olmadığının tespitine, icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama lerleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden doğan borçların davacı tarafça ifa edildiği, iddia edilmiş ise de davacı tarafça sözleşmenin yüklediği borçlar ifa edilmedi her ne kadar, Yenibosna mevkiinde arsa niteliğinde taşınmazın devredildiği iddia edilmiş ise de 150.000 TL tutarın devrinin yapılmadığı, devredilen taşınmazın her ne kadar 150.000 TL değerinde olduğu iddia edilmiş ise de davalı şirketçe satışa çıkarıldığını, yerel emlakçılar tarafından yapılan değerleme sonucu 100.000 TL'ye satıldığını, davacı tarafça işe geç başlandığı iddia edilmiş ise de sözleşmede yer aldığı üzere, davacı tarafça işin yapılacağı yerin davalıya teslim edilmesi gerekirken davacı şirketin yer teslimi yapmadığını, gıda üretilen iş yerinde üretim yaparken davalı şirketi iş yapmaya zorladıklarını, her ne kadar davalı şirketçe bu durum insan sağlığına aykırı olduğu beyan edilerek üretimin durdurularak dükkanı boş olarak teslimi talep edilmiş ise de davacı tarafça bu talebin reddedildiğini, buna rağmen davalı şirket işi sözleşmeye uygun bir biçimde hatta sözleşmenin akdinden sonra davacı tarafça talep edilen işleri de bila bedel yaparak 15.08.2019 tarihinde teslim edildiğini, davacının davalı tarafın ihtarname ile temerrütte düştüğünü iddia etse de söz konusu ihtarnamenin tebliğinin hemen ardından davalı tarafından ihtarname ile işlerin tamamının yapıldığının belirtildiğini, davacı tarafça 4 ay boyunca üretimi durdurmak zorunda kalmaları sebebiyle ticari faaliyetlerine devam edebilmek için başka fırınlardan ürün alıp sattığını ve bu sebeple zarar ettiği iddia etmiş ise de dava konusu sözleşme incelendiğinde davacı tarafça iş konusu dükkanın faaliyetleri durdurularak boş bir şekilde teslim etmesi gerektiğinden böyle bir zararın varlığı halinde dahi davalı şirketin bu zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın öncelikle tedbiren durdurulmasını neticeten iptalini talep ettiği icra takiplerine konu bonoların söz konusu sözleşmeyle ilgisi bulunmadığını, zira söz konusu bonolar nakden kayıtlı ve lehtarları Sıraccetin Tanır olduğunu davalı şirkete ciro yoluyla geldiğini, bono ile sözleşmenin tarafları birbirinden farklı olduğundan tedbir ve iptal talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafça da ikrar edildiği üzere, davacılar işbu takiplerde İİK 111 uyarınca verdiği ödeme taahhüdü borcu kabul anlamı taşıdığını, davacıların borcu kabul ettiklerinden ve dava derdest olduğundan tedbir talebinin ve bonoların iptaline yönelik davanın reddi gerektiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacıların haksız ve yersiz davalarının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki sözleşme gereği yapıldığı iddia edilen işlerin eksik ve ayıplı olarak yapıldığı iddiasına dayalı olarak bedelden indirim ve yine ayıp ve eksik ifa nedeni ile tazminat taleplerine ilişkin alacak davasıdır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından tahsilat makbuzu, harç tahsil makbuzu, reddiyat dekontu, bilirkişi raporları dosya arasına alınmıştır.
6100 sayılı HMK 150. Maddesi;
1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.
(3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.
(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
(5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
(6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.
(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır. hükmünü amirdir.
Yargılamada 04/02/2025 tarihli 11 nolu celsede; taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının HMK 150/1 Maddesi uyarınca 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere dosyanın 04/02/2025 tarihli 11 nolu celsede, takipsizlik nedeniyle müracaata bırakıldığı, celse arasında davacı vekilince yenileme dilekçesi sunulduğu, yeni duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, bu defa davacı vekilinin, belgelendirilmeksizin mazeret dilekçesi sunduğu ve dosyanın bilirkişide olması nedeniyle duruşmaya katılamadığını beyan ettiği, dosyanın müracaata bırakılmasına karar verilen celseden önceki celse olan 22/10/2024 tarihli 9 nolu celsede davacı vekilinin talebi doğrultusunda zararının hesaplanması için, bilirkişi heyetine gıda mühendisi bilirkişi eklenerek ek rapor alınmasına karar verildiği ve heyete eklenen bilirkişi için 4.000,00 TL ek ücret takdir edildiği ve hazır olan davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırmak üzere 2 haftalık kesin mehil verildiği, ancak davacı vekilinin bilirkişi ücretini yatırmaması nedeniyle, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilemediği, bir sonraki celse ise yukarıda da açıklandığı üzere davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı ve duruşmanın müracaata bırakıldığı, 30/09/2025 tarihli son celse ise, dosyanın, ücreti yatırılmaması nedeniyle bilirkişiye tevdii edilmediği halde, davacı vekilinin dosyanın bilirkişide olduğundan bahisle duruşmaya iştirak etmediği ve mazeretini belgelendirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiş ve basit yargılamaya tabi iş bu dosyada, davanın 2. defa yenilenemeyeceği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın açılmamış sayılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.026-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip
Hakim