T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/654 Esas
KARAR NO:2025/441
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:19/11/2020
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... isimli şahsın ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyasından 25/09/2019 tarihinde tutuklandığını, 21/10/2019 tarihinde ise tahliye olduğunu, tutuklu olduğu süre içerisinde adına kayıtlı ... nolu hattın bağlı olduğu ... operatöründen kimliği belirlenemeyen şahıslar tarafından yeni sim kartı çıkartıldığını, çıkartılan kart vasıtasıyla ... İnternet Bankacılığı şifresinin elde edildiğini, akabinde hesabındaki 69.900 TL' nin ... Bankasında sahte ehliyet ile açılan hesaba aktarıldığını ve söz konusu hesaptan çekildiğini, alkollü araç kullanmaktan Emniyet tarafından 28/02/2019 tarihinde 6 ay el konulması ve teslim alınmaması nedeniyle söz konusu hesabın sahte ehliyet ile açıldığının düşünüldüğünü, davacı banka tarafından yapılan incelemede ...'in hesabından davalı banka nezdinde bulunan hesaba mobil bankacılık vasıtasıyla toplam 69.800 TL'nin
gönderildiğini ve bututarın muhtelif tarihlerde davalı banka nezdindeki hesaptan çekildiğinin tespit edildiğini, söz konusu tutarın müvekkili banka müşterisi ...' in başvurusu üzerine her ne kadar olayda müvekkili bankaya atfedilecek bir kusur bulunmasa da müşterinin mağduriyetinin önlenmesi ve müşteri memnuniyetsizliğine sebebiyet vermemek amacıyla 25/11/2019 tarihinde ödemek zorunda kalındığını, ... adına sahte ehliyetle 3. şahıslar tarafından davalı banka nezdinde hesap açılmasına ve ilgili hesabın müvekkili banka nezdindeki hesaptan 69.800 TL'nin adı geçenin bilgisive rızası dışında gönderilmesinde kullanılması ve sahte kimlik ile açılan hesaptan bu şahıslara ödenmesine davalı bankanın kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiğini, müşteri zararına sebebiyet veren asıl işlemlerin davalı banka nezdinde gerçekleştiğini, davalı bankanın söz konusu olayın meydana gelmesinde ağır kusurlu olduğunu, söz konusu tutarın müvekkili bankaya ödenmesi amacıyla davalı banka aleyhine .... Noterliği'nin 06/03/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak davalı banka tarafından söz konusu ihtarnameye verilen cevapta kendilerine herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğinin belirtildiğini beyan ederek davalı bankanın kusurlu davranışı nedeniyle müvekkili banka tarafından ...'e ödenmek zorunda kalınan toplamda 69.800 TL tutarındaki ödemenin ödeme tarihinden itibaren işlenmiş ve işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkili bankaya iadesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı bankanın, dava dışı ...'e herhangi bir dava sonucunda ödeme yapmadığını, dava dışı ...'in vekilinin başvurusu üzerine müşteri memnuniyeti gerekçesiyle ödeme yaptığının
anlaşıldığını ancak dava konusu olayda, ...'in, ... A.Ş.'deki hesabının nasıl ele geçirildiğini, bu kişinin adına ... .....'denyenibir SİM Kart çıkartılmış olsa bile sadece SİM Kart çıkartılması veya mevcut SİM kartın kopyalanmış olmasının, tek başına mobil şubeye veya internet şubeye erişmek için yeterli olmadığını, dava dışı ...'in ... ... A.Ş.'deki hesabına giriş yapılabilmesi ve ardından İnternet Şube üzerinden veya Mobil Şube üzerinden para transferi işlemlerinin yapılabilmesi için Müşteri Numarası/T.C. Kimlik Numarası, İnternet Şube Şifresi, Telefona Gelen SMS Kodu veya Gizli Kelime vs. gibi pek çok statik ve dinamik şifre ve özel bankacılık bilgilerinin birlikte gerektiğini, bu gibi özel bilgiler olmadan, dolandırıcı olduğu anlaşılan üçüncü kişilerin ...'in ... Bankası A.Ş.'deki hesabına giriş yapmış olmalarının imkansız olduğunu, davacı bankanın uğradığı zararın, yine davacı bankanın yeni şifre edinilmesindeki ve mobil şube kanallarındaki sistemleri nedeniyle davacı bankanın kusuru ile gerçekleştiğini, ayrıca, dava dışı ... adına yeni bir SİM Kart çıkartan veya hattın kopyalanmasına neden olan GSM OperatörŞirketi ... ... A.Ş.'nin de kusurlu olduğunun görüldüğünü, davacı bankanın objektif özen yükümlülüğü gereği internet bankacılığında işlem yapanın gerçek müşterisi olup olmadığının belirlenmesine uygun ve gerekli yöntemleri biyometrik tanımlama, müşteriye önceden kapalı zarf içinde imzalı tutanak karşılığı verilen belirli sayıdaki tek kullanımlık şifre, ya da tek kullanımlık dinamik şifre üreten cihaz veya elektronik imza/mobil imza gibi tekniklerden birini müşterilerine zorunlu olarak
kullandırmadığı, bu sebeple davacı bankanın oluşan zararda ağır kusuru olduğunu, olayda müvekkili bankanın eylemi (hesap açılması) ile oluşan zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının olmadığını, davacı bankanın ... Vekilinin başvurusu üzerine ticari teamüllere uygun olmayacak şekilde ...'in dava açmasını ve yargılamanın sonuçlanmasını beklemeden, ilk talep üzerine hemen ödeme yaptığını, dava dışı ... adına sahte kimlikle SİM Kart çıkartılmış veya kopyalanmış olsa bile, ... Bankası A.Ş. tarafından dolandırıcı kişilere yeni şifreyi nasıl verildiği, yeni şifre verilmiş olsa bile, dava dışı ...'in statik ve dinamik şifre ve özel bankacılık bilgilerini bilinmeden söz konusu mobil şube kurulumu yapılamayacağını ve mobil şubeye giriş yapılamayacağı ve para transferlerinin yapılmasının da mümkün olmadığı dikkate alındığında, dava dışı ...'in, dolandırıcılarla işbirliği içerisinde olabileceğinin dikkate alınmadığını, dava konusu olayda SİM kartın kopyalanarak olayın gerçekleştiği anlaşıldığını, SİM kart kopyalamalarında ise, gerçek hesap sahibinin kendi GSM hattını kullanamayacak olması nedeniyle, aslında olay yaşanmadan dolandırıcılık girişimi farkedildiğini, davacı ... A.Ş.' nin, davadışı ...'in dava açmasını ve yargılamanın sonuçlanmasını beklemeden, teknik bir bilirkişi incelemesi yapılmasını beklemeden ilk talep üzerine hemen kendi
müşterileri olan ...'e ödeme yapmış olmasının ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dava konusu olayın oluşmasında müvekkili bankanın hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı ....'nun güvenlik açığı veya ağırkusuru olmasa, dava dilekçesinde bahsedilen para transferlerinin gerçekleşmesinin teknik olarak mümkün olmayacağını, müvekkil bankada hesap açmaya gelen kişinin, sürücü belgesinde fotoğrafı olan kişi ile aynı kişi olduğunun tespit edildiğini, müvekkili bankanın çalışanları ellerinden gelen tüm dikkati göstermelerine rağmen sürücü belgesinin iğfal kabiliyetine sahip olarak hazırlandığının görüldüğünü, müvekkili bankaya ibraz edilen bir sürücü belgesi veya kimliğin gerçek mi yoksa sahte mi olup olmadığının teyit edilebilecek bir web sitesi veya teyit edilebilecek bir imkanın bulunmadığını, İğfal kabiliyetine sahip olan bir kimlik ile hesap açılması nedeniyle müvekkili
bankanın kusuru bulunmadığını, dava konusu edilen olay ile müvekkili bankanın işlemleri arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunmadığını, dava konusu edilen para transferlerinin, davacı ... Bankası A.Ş. üzerinden gerçekleştiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davalı bankanın kusurundan kaynaklı olarak davacı banka tarafından müşterisi olan dava dışı ...'e yapılmak zorunda kalındığı iddia edilen ödeme nedeni ile tazminat talebine ilişkindir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... tarafından vekili aracılığı ile müvekkil Bankaya ibraz edilen30.10.2019 tarihli dilekçe ve ekleri, Ödeme Dekontu, .... Noterliği'nin 08.03.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, .... Noterliği'nin 13.03.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Anlaşamama tutanağı, Vekaletname sureti, Bilirkişi Raporları v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın ....'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 24/02/2022 tarihli raporunda özetle ; Dava konusu olayın gerçekleşmesinin kronolojik sıralaması değerlendirildiğinde ilk aşamada davacının ... nezdinde bulunan mobil bankacılık hesabına giriş sağlanarak 69.800 TL’ nin EFT olarak gönderilmesi hususunda davaya konu dolandırıcılık olayının ilk aşaması ve ana unsuru, ihbar olunan ...' in ... nezdinde mevcut hesabındaki parasının mobil bankacılık vasıtasıyla gönderilmesi işlemi olduğundan dolayı bu işlemin gerçekleştirilmesi sırasında güvenlik zafiyeti oluşmasına neden olan ihbar olunan ..., ihbar olunan ... ve davacı ...' ın asli sorumluluğunun bulunduğunu, sahte ehliyet ile ihbar olunan ... adına hesap açılması ve bu hesaptan para çekilmesi nedeniyle davalı ...' ün tali sorumluluğundan bahsedilebileceğini, dolandırıcılık sonucu oluşan 69.800 TL’lık zarardan tarafların kusur oran ve miktarlarının takdirinin mahkemenizde olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 23/11/2022 tarihli ek raporunda özetle ; Sayın Mahkeme tarafından verilen görev kapsamında heyetimiz tarafından hazırlanan kök rapor sonrasında tarafların sunmuş oldukları beyanlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde kök raporda açıklanan görüşler aynen geçerliliğini koruduğunu, kök raporda açıklanan hususlar çerçevesinde dava konusu olay sırasında tarafların sorumluluklarının nihai takdiri mahkemenizde olmak üzere yüzdesel olarak değerlendirilmesinde ise;
İhbar Olunan ...' in %30,
İhbar Olunan ...' un %30,
Davacı ...' ın %30,
Davalı ...’ ün %10,
oranında sorumluluklarının bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ... ve ...'ye tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 14/05/2024 tarihli raporunda özetle; Sahte ehliyetle İhbar Olunan ... A.Ş ‘den SIM kart çıkarıldığını, ... A.Ş ‘den SIM Kart çıkarılması üzerine SIM kartın tanımlı olduğu bankacılık işlemlerinin yapılmaması için SIM karta bloke konulması ile dolandırıcılığın ... A.Ş yönünden ilk girişimde engellendiğinden ihbar olunan ... A.Ş ‘nin kusurlu olmadığını, ihbar olunan ...' in davacı ... bankasında bulunan hesabı üzerindeki şifre ve parola işlemlerinde özenle koruma yükümlülüğü bulunduğunu ancak bu bilgileri başkalarıyla paylaştığına dair emare bulunmadığından ve olay tarihinde tutuklu olduğundan işlemleri kendisinin yapamayacağından kusurlu olmadığını, ihbar olunan ...' in davacı ... bankasında bulunan hesabı üzerindeki SIM Kart blokesinin sahte ehliyet kullanılarak kaldırıldığını, davacı ... bankasında bulunan hesaptan 3. şahıslar tarafından yeniden şifre ve parolaların belirlenerek 69.800 TL’nin sahte ehliyet kullanılarak hesap açılmış olan davalı ... Bankasına gönderilerek iş bu hesaptan sahte ehliyet kullanılarak çekildiğini, sahte ehliyet kullanarak işlem yapmanın bankalar tarafından farkedilip engellenmesi gerektiğini, davacı ...’ın ...’e ait hesabı ve bu hesapta bulunan 69.800 TL’yi ‘’birer güven kurumu olup, mudilerinin kendilerine emanet ettikleri parayı özenle korumakla yükümlü ve en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasından dolayı’’ korumakla tam yükümlü olduğunu, davalı ... Bankasının sahte ehliyetle hesap açmasında ‘’birer güven kurumu olup, mudilerinin kendilerine emanet ettikleri parayı özenle korumakla yükümlü ve en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasından dolayı’’ kusurlu olduğunu ancak dava konusu paranın kendisine transferi ve kendisinden çekilmesi konusunda ,para çıkan hesabın davalı ... olması, paranın ... çıkmasında Davalı ...’ın tam kusurlu olmasından dolayı hiçbir hatasının olmadığını, ihbar olunan ...' in % 0, ihbar olunan ...' un % 0, Davacı ...' ın % 100, Davalı ...’ ün % 0, oranında sorumluluklarının bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir.Dosyanın ... ve ...'ye tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 01/03/2025 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporlarındaki sonuçların aynı şekilde devam ettiği tespit ve rapor edilmiştir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, davacı banka tarafından, davalı bankanın kusurundan kaynaklı olarak, müşterisi - dava dışı ...'e yapılmak zorunda kalındığı iddia edilen ödeme nedeni ile tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Dosya kapsamından; ihbar olunan ...' in davacı ... nezdinde bulunan hesabı üzerinden mobil bankacılık kanalı vasıtasıyla 07/10/2019-10/10/2019 tarihleri arasında toplam 69.800 TL'nin, davalı ... Bankası nezdinde ihbar olunan ... adına sahte ehliyetle açılan hesaba gönderilmiş ve muhtelif tarihlerde çekilmiş olduğu, ihbar olunan ...'in 25/09/2019-21/10/2019 tarihleri arasında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası kapsamında tutuklu olduğu anlaşıldığından dolayı gerçekleştirilen bu işlemlerin ihbar olunan ... tarafından gerçekleştirilmediği, söz konusu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için dolandırıcı 3. şahıslar tarafından; ihbar olunan ...'in 0530 ... nolu hattı için ... ... A.ş' den yeni bir SIM kart çıkartıldığı, davacı ... Bankası tarafından ihbar olunan ...' in başvurusu üzerine 69.800 TL'nin ...' e iade edilmiş olduğu, ...' e ödenen 69.800 TL' nin davalı Kuvet Türk Bankasının kusurlu davranışı nedeniyle ortaya çıktığı iddiası ile davalı bankadan tahsilinin talep edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu Sözleşme Şartları 24.Madde: (Değişik cümle:18/6/2020-7247/7 md.) Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az on iki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın Kurulun yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla kurulacak sözleşmeler ile düzenlenir ve buna ilişkin usül ve esaslar Kurul tarafından belirlenir. Sözleşmenin bir örneği, kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.
5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun Müşteri Tanınması 3. Madde: (1) Yükümlüler, müşterinin tanınmasına - ilişkin esaslar kapsamında; kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek ve gerekli diğer tedbirleri almak zorundadır.
(2) Kimlik tespitine esas belge nevilerini belirlemeye Bakanlık yetkili olup, kimlik tespitini gerektiren işlem türleri, bunların parasal sınırları ile müşterinin tanınmasına ilişkin ve konuyla ilgili diğer usül ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu İspat Yükü 32.Madde: “. Kart çıkaran kuruluş ile kart hamili arasında oluşabilecek herhangi bir uyuşmazlık halinde, işlemin hatasız bir şekilde kaydedildiği, hesaba intikal ettirildiği ve herhangi bir teknik yetersizlik veya arıza halinin bulunmadığını ispat etme yükümlülüğü kart çıkaran kuruluşa aittir...” hükmü yer almaktadır.
İnternet Bankacılığı; fiziksel olarak yapılan bankacılık işlemlerinin internet üzerinden gerçekleştirilmesi olarak tanımlanabilir, banka müşterilerine bulundukları yerden banka şubesine gitmeden işlemlerini gerçekleştirme olanağı sunmaktadır. Bununla birlikte fiziki olarak bankaya gitmeye gerek olmadığından ve banka üzerinde yapılan işlemler para konulu işlemler olduğundan dolayı, işlemi gerçekleştirenin gerçekten doğru müşteri olup olmadığı hususunda gerekli güvenlik alt yapısının sağlanmış olması gerekmektedir. Bankalar sistemin güvenliği ile ilgili farklı önlemler almaktadır. Bu önlemlerin bir kısmı müşterinin tercihine bırakılmış olmakla birlikte, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun getirmiş olduğu bazı zorunluluklar da bulunmaktadır. Bu kapsamda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun Bankaların Bilgi Sistemleri Ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Mevzuatlarına göre; “Bu yönetmelikte aksi belirtilmedikçe, müşteri bilgilerinin görüntülenmesi gibi finansal sonuç doğurmayan işlemler de dahil olmak üzere elektronik bankacılık hizmetleri için bankaların müşterilerine birbirinden bağımsız en az iki bileşenden oluşan bir kimlik doğrulama mekanizması uygulaması ve bu bileşenlerin kimlik doğrulama sürecinde barındırdıkları kimlik doğrulama verilerinin gizliliğini sağlayacak önlemleri alması esastır. Bu iki bileşen; müşterinin “bildiği”, “sahip olduğu” veya “biyometrik bir karakteristiği olan ” unsur sıfatlarından farklı ikisine ait olmak üzere seçilir. Bileşenlerin bağımsız olması, bir bileşenin ele geçirilmesinin diğer bileşenin liğini tehlikeye atmamasını ifade eder. Müşterinin sahip olduğu bileşenin müşteriye özgü olması ve taklit edilememesi esastır.”
“Banka, akıllı telefonlar gibi birden fazla kimlik doğrulama bileşeninin bankaya iletilmesinde kullanılan mobil cihazlar üzerindeki bankacılık uygulamalarının kullandığı hassas verilerin, aynı mobil cihaz üzerindeki diğer uygulamalar ve çalışmakta olan işlemler tarafından erişilemez olmasını sağlayacak önlemler alır. Banka, söz konusu mobil cihazların kaybolması ya da çalınması halinde bunlar üzerindeki hassas verilerin yetkisiz kişilerce erişilemez olmasını sağlamak ve mobil cihazların ele geçirilmesi, güvenilirliğinin bozulması, işletim sistemi yazılımının kırılması veya değiştirilmesi gibi hallerden kaynaklanacak risklerin azaltılması amacıyla günün teknolojisine uygun kontroller tesis etmekle yükümlüdür” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Böylece daha önce internet bankacılığında dinamik şifre kullanılmasını zorunlu tutmayan bankalar, kamu otoritesinin zorlamasıyla internet bankacılığı işlemlerinde dinamik şifre kullanmaya mecbur tutulmuşlardır. Dinamik şifreler, bankalar tarafından müşterilerin banka sisteminde kayıtlı cep telefonuna SMS olarak gönderilmektedir. Buna göre internet bankacılığı hesabına giriş işlemi; müşteri numarası / kullanıcı kodu /kullanıcı adı ile birlikte müşteri tarafından belirlenen ve bilinen statik şifrenin girişi sonrasında, müşterinin banka sisteminde kayıtlı bulunan cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık SMS içeriğinde yer alan kodun ilgili ekrana girişi ve bu şekilde güvenlik adımlarının tamamlanması ile sağlanabilmektedir. Bu aşamaların tamamlanmaması durumunda internet bankacılığı hesabına erişim sağlanması mümkün olmayacaktır.
Dinamik şifrenin zorunlu hale geldiği ilk dönemlerde; dolandırıcılar tarafından sahte kimlikler ile banka müşterilerinin cep telefonu hatları için yeni sım kart çıkarılarak, cep telefonuna gelen SMS'lere ulaşmak mümkün hale gelmekteydi. Yaşanan olaylar sonrasında ise bankalar ile GSM operatörleri arasında yapılan protokol ile sım kart değişikliği yapılan hatlar için internet bankacılığı hizmeti bloke edilerek bu durumun önüne geçmek amaçlanmıştır. sım karta konulan bloke işlemi ise ancak müşterinin bankalara bizzat başvurusu ile kaldırılabilmektedir.
Sahte kimlik ile SIM Kart çıkarılarak gerçekleştirilen eylemlere karşı alınan önlemler sonrasında ise dolandırıcılar; cep telefonlarına gelen tek kullanımlık güvenlik SMS içeriğine erişim için farklı yöntemler kullanmaya devam etmektedir. Bu yöntemlerden biri; banka müşterisinin cep telefonuna, bilgisi dışında yüklenen zararlı yazılım vasıtasıyla yönlendirme sağlanarak SMS içeriğine erişim sağlamak, diğeri ise; banka müşterisine telefon üzerinden ulaşıp, gerekli güveni sağladıktan sonra müşterinin kendisine, cep telefonuna gelen tek kullanımlık güvenlik SMS içeriğini söyletmek ve sonrasında dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirmek şeklinde açıklanabilecektir. Ancak bu şekilde farklı yöntemlerle elde edilen güvenlik şifreleri sonrasında ilgili işlemler tamamlanmaktadır.
Bankaların mevzuata uygun olarak kimlik tespiti ve istihbarat yapması, müşteri ve kendisini oluşabilecek risklerden koruması esastır. Türkiye Bankalar Birliği'nin Bankacılık İşlemlerinde Kimlik Tespiti 'ne ilişkin yayınladığı bilgilendirme metninde de ifade edildiği gibi; “Bankaların, kimlik tespiti yapamadıkları veya iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinemedikleri durumlarda; kendilerinden talep edilen işlemi gerçekleştirmemeleri, iş ilişkisi temin etmemeleri veya daha önce iş ilişkisi kurulmuş ise sona erdirmeleri gerekmektedir. Bankalar kimlik tespitinin yanı sıra müşterisinin mesleği, iş geçmişi, mali durumu, ticari faaliyetleri, adres ve iletişim bilgilerini almak müşteri hakkındaki bilgi, belge ve kayıtları güncel tutmak zorundadır. Bu amaçla bankalardan yönetmelik kapsamında uygun risk yönetim sistemlerini oluşturması beklenmektedir.” Bankaya verilen müşteri bilgilerinin doğruluğunun teyit edilmesi, hesap açılması, kredi veya kredi kartı verilmesi gibi sürekli iş ilişkisi tesis edilen işlemlerde bankaların alacağı önlemlerdendir.
Dava konusu olayda İhbar Olunan ...' in Davacı ... nezdinde bulunan hesabı üzerinden, Davalı ... Bankası nezdinde bulunan hesabına gönderilen toplam 69.800 TL' nin farklı tarihlerde Mobil Bankacılık Kanalı kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Mobil Bankacılık, mobil cihazlara yüklenen uygulamalar üzerinden internet bankacılığına giriş yapılması olarak tanımlanabilecektir. Bu işlem için ilk olarak mobil uygulamanın kullanılacak cihaza yüklenmesi, sonrasında ise aktivasyon işleminin tamamlanarak kullanıma başlanması gerekmektedir. Aktivasyon işlemi; mobil uygulama üzerinden müşterinin kredi / banka kart bilgileri, kart şifre bilgisi ve kişisel bilgilerinin doğru bir şekilde giriş yapılması sonrasında müşterinin bankada kayıtlı cep telefonuna onay kodu SMS'i gönderilerek, bu kodun da doğru bir şekilde giriş yapılması ile tamamlanacaktır. Bu adımlardan birinin eksik olması halinde aktivasyon işlemi tamamlanmayacaktır. Dolayısıyla, İhbar Olunan ...'in Mobil Bankacılık hesabına erişim sağlanabilmesi için; yalnızca İhbar Olunan ... tarafından bilinmesi gereken bilgilerin sisteme giriş yapılması zorunludur. İhbar Olunan ...' in cep telefonu için İhbar Olunan ... A.Ş GSM Operatörü üzerinden yeni bir SIM Kart çıkartılmış olduğu belirtildiğinden; dolandırıcıların Davacı ... tarafından gönderilecek SMS içeriğine bu şekilde erişim sağlamaları mümkün hale gelecektir. Bununla birlikte İhbar Olunan ...' in cep telefonu için dolandırıcılar tarafından yeni bir SIM Kart çıkartılmış olduğundan, davacı banka tarafından İnternet Bankacılığı işlemleri için bloke uygulanmış olması gerekmekte, aynı şekilde davaya konu işlemlerin gerçekleşebilmesi için İhbar Olunan ...' in SIM Kart blokesinin de kaldırılmış olması gerekmektedir.
Somut olayda; ... adına kayıtlı 0(530) ... no.lu telefonun davacı ... sistemlerinde müşteri adına kayıtlı olduğu, 0(530) ... no.lu telefon tarafından davacı ... Çağrı Merkezi'nin 04.10.2019 saat 18:21, 05.10.2019 saat 12:57 ve 05.10.2019 saat 17:50'de arandığı, kendisini ... olarak tanıtan şahsın İnternet Bankacılığı şifresini talep ettiği, Müşteri Temsilcisi tarafından kendisine yöneltilen güvenlik sorularından anne kızlık soyadı, nüfus cüzdanı seri no sorularını bildiği, kayıtlı e-posta adresi sorusunu doğru olarak yanıtlayamayan şahsa Müşteri Temsilcisi tarafından alternatif soru yöneltildiği, alternatif sorunun dede, anneanne ve babaanne adları olduğu, her 3 görüşmede de alternatif soruyu doğru cevaplayan ilgilinin işlemine devam edildiği ve İnternet Bankacılığı şifresinin SMS olarak kayıtlı 0(530) ... cep telefonuna gönderildiği, ancak kayıtlı cep telefonuna ilişkin SIM Kart değişikliği olması ve SIM Kartın blokeli olması sebebiyle SMS 'in 0(530) ... numarasına ulaşmadığı, SIM Kart Blokesinin kaldırılması için bankayı aramış olan ilgili şahsa ...'a ait bir kartın şifresini girmesi gerektiği iletildiği ve şifre tuşlamaya aktarıldığı, şahsın kart şifresini doğru tuşlayamaması sebebiyle SIM Kart blokesinin kaldırılmadığı ve ...'in İnternet Bankacılığı şifresinin SMS olarak şahsa iletilemediği, şahsın İnternet Bankacılığı şifresini Çağrı Merkezinden elde etme girişiminin her 3 görüşmede de başarısız olduğu, şahsa SİM Kart blokesinin Şube'den kaldırılabileceği bilgisinin iletildiği, bunun üzerine ... adına kayıtlı 0(530) ... no.lu telefonunSIM Kart blokesinin 07.10.2019 tarihinde saat 12:05'de ... Şubesi personeli tarafından kendisini ... olarak tanıtan bir şahsın başvurusu üzerine kaldırıldığı, kamera görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla şahsın kimlik olarak ehliyet ibraz ettiği, ... adına kayıtlı 0(530) ... no.lu telefondan Bankamız Çağrı Merkezinin 07.10.2019 tarihinde saat 12:52'de arandığı, arayan şahsın Mobil Bankacılık aktivasyon kodunu talep ettiği, anne kızlık soyadı, nüfus cüzdanı seri no ve dede ismi güvenlik sorularının doğru olarak cevaplanmasından sonra saat 12:54'te cep telefonuna aktivasyon kodunun gönderildiği ve saat 12:55'te ... ... marka ve model cihaza Cep imza kurulumunun gerçekleştirildiği, ...'in ... nezdindeki ... no.lu hesabından Mobil Bankacılık vasıtasıyla ... ... Bankası nezdindeki ... no.lu ... hesabına bedellerin gönderildiği açık ve net olarak tespit edilmiştir.
Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli kök ve ek raporları ile; sahte ehliyetle ihbar olunan ... A.Ş “den sım kart çıkarıldığı, ... A.Ş'den sım kart çıkarılması üzerine sım kartın tanımlı olduğu bankacılık işlemlerinin yapılmaması için sım karta bloke konulması ile dolandırıcılığın ... A.Ş yönünden İlk girişimde engellendiğinden ihbar olunan ... A.Ş “nin kusurlu olmadığı,
* İhbar olunan ...' in davacı ... Bankasında bulunan hesabı üzerindeki şifre ve parola işlemlerinde özenle koruma yükümlülüğü bulunduğu ancak bu bilgileri başkalarıyla paylaştığına dair emare bulunmadığından ve olay tarihinde tutuklu olduğundan işlemleri kendisinin yapamayacağından kusurlu olmadığı,
* İhbar olunan ...' in davacı ... Bankasında bulunan hesabı üzerindeki sım kart blokesinin sahte ehliyet kullanılarak kaldırıldığı, davacı ... Bankasında bulunan hesaptan 3. Şahıslar tarafından yeniden şifre ve parolaların belirlenerek 69.800 TL'nin sahte ehliyet kullanılarak hesap açılmış olan davalı ... Bankasına gönderilerek iş bu hesaptan sahte ehliyet kullanılarak çekildiği, sahte ehliyet kullanarak işlem yapmanın bankalar tarafından farkedilip engellenmesi gerektiği, davacı ...'ın ...'e ait hesabı ve bu hesapta bulunan 69.800 TL” yi “birer güven kurumu olup, mudilerinin kendilerine emanet ettikleri parayı özenle korumakla yükümlü ve en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasından dolayı” korumakla tam yükümlü olduğu,
* Davalı ... Bankasının sahte ehliyetle hesap açmasında “birer güven kurumu olup, mudilerinin kendilerine emanet ettikleri parayı özenle korumakla yükümlü ve en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasından dolayı” kusurlu olduğu ancak dava konusu paranın kendisine transferi ve kendisinden çekilmesi konusunda, para çıkan hesabın davalı ... olması, paranın ... çıkmasında davalı ...'ın tam kusurlu olmasından dolayı hiçbir hatasının olmadığı tespit edilmiştir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, sahte ehliyetle ihbar olunan ... A.Ş “den sım kart çıkarıldığı, ... A.Ş'den sım kart çıkarılması üzerine sım kartın tanımlı olduğu bankacılık işlemlerinin yapılmaması için sım karta bloke konulması ile dolandırıcılığın ... A.Ş yönünden İlk girişimde engellendiğinden ihbar olunan ... A.Ş “nin kusurlu olmadığı, ihbar olunan ...' in davacı ... Bankasında bulunan hesabı üzerindeki şifre ve parola işlemlerinde özenle koruma yükümlülüğü bulunduğu ancak bu bilgileri başkalarıyla paylaştığına dair emare bulunmadığından ve ayrıca olay tarihinde tutuklu olduğundan işlemleri kendisinin yapamayacağından kusurlu olmadığı, davalı ... Bankasının sahte ehliyetle hesap açmasında “birer güven kurumu olup, mudilerinin kendilerine emanet ettikleri parayı özenle korumakla yükümlü ve en hafif kusurlarından dahi sorumlu olmasından dolayı” kusurlu olduğu ancak dava konusu paranın kendisine transferi ve kendisinden çekilmesi konusunda, para çıkan hesabın davalı ... olması, paranın ... çıkmasında davalı ...'ın tam kusurlu olmasından dolayı davalı bankanın hiçbir hatasının olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır