T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/276 Esas
KARAR NO :2025/107
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/04/2021
KARAR TARİHİ:04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı dosyası ile takibe geçtiği alacağına, borçlu ... A.Ş borcu olmadığından bahisle, borca, ana para ve ferilerine, takip konusu faize itiraz ettiğini, borcun dayanağının 21.08.2019 tarihli, 41.496,30 TL bedelli Seri ... sıra nolu fatura olduğunu, faturaya konu işin davalı tarafın öğrencilere dağıtılmak üzere sipariş ettiği, toplam 1335 adet anaokulu çantası ve 850 adet ilkokul çantasının teslimini kapsadığını, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun ise, 1335 adet anaokulu çantasının teslim edilmesi fakat satış bedel olan 18.022,50 TL + %8 KDV = 19.464,30 TL satış bedelinin, davalı tarafça müvekkiline ödemesinin yapılmamış olması olduğunu, faturalar kapsamında bulunan çantaların, verilen numune standartlarında yapıldığını, 16.08.2019 tarihinde davalı firmaya teslim edildiğini, çantaların öğrencilere dağıtıldığını ve kullanıldığını, bundan dolayı kullanımdan doğan hasarların meydana gelmiş olabileceğini, fakat teslim edilen tüm ürünlerin ayıplı olmasının söz konusu olamayacağını, buna rağmen müvekkilince, üretim hatası olan çantaların gönderilmesi halinde düzeltileceği veya kullanımdan meydana gelen hasarların tamir edilebileceğinin davalı tarafa bildirilmesine rağmen davalı tarafça tüm çantaların yeniden yapılması veya parasının istenmemesinin teklif edildiğini, müvekkilince teslim edilen 1335 adet anaokulu çantalarının hiçbirinin bedelinin ödenmediğini, malların taraflarına iade edilmediğini, malların ayıplı olduğuna ilişkin taraflarına hiçbir bilgi ve belgenin sunulmadığını, söz konusu faturaya konu alacakların ödenmesi amacıyla karşı tarafa, 22.11.2019 tarihinde, .... Noterliğin de ... nolu ihtarnamenin keşide edildiğini, müvekkil şirketin alacağının bugüne kadar ödenmediğinden, davalı tarafından icra takibine konu 19.464,30 TL asıl alacağa yapılan itirazların, davalı tarafa keşide edilen ihtarname tarihi olan 22.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari işin yasal faizi olan ticari temerrüt faizi ile birlikte kesin olarak iptali ve kötü niyetli davalı borçlunun %20 inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettikleri görülmüştür
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkil kuruma sunulan 04.07.2019 tarihli taahhütnamenin 1. Maddesine , davacı yanca aykırı hareket edildiğini, davacı tarafça 16.08.2019 tarihinde teslimi gerçekleştirilen ve müvekkil kurum bünyesindeki okullardaki öğrencilerine hediye olarak dağıtılan anaokulu çantalarının, teslim tarihinden itibaren 10 gün sonra velilerden gelen şikayet üzerine yapılan incelemesi neticesinde kusurlu olduğu, ürünlerin yırtıldığı, fermuarların bozulduğu vb. olumsuz durumların tespit edildiğini, söz konusu ürünlerin yeniden üretilmesi talep edilmiş olmasına karşın, karşılıklı olarak yapılan görüşmelerde davacı tarafça olumsuz dönüş yapıldığını ve yalnızca geri verilecek kusurlu ürünlerin tamir edilebileceği, yeniden üretilmesinin mümkün olmadığı bilgisinin iletildiğini, 04.07.2019 tarihli taahhütname kapsamında ürünlerin her türlü üretim hatasına karşı üretici garantisi altında olduğu, kusurlu ve hatalı üretilen tüm ürünlerin yeniden üretilmesi gerektiği, aksi takdirde ayıplı ürünler için ödeme yapılmasının mümkün olmadığının açık olduğunu, davacı tarafından teslim edilen ilkokul çantalarında herhangi bir problem ile karşılaşılmadığını ve bu çantaların ödemelerinin gerçekleştirildiğini ancak anaokulu çantalarının öğrencilere tesliminden çok kısa bir süre sonra şikayetler gelmeye başladığını, davacı taraftan teslim alınan çantaların müvekkil kurum bünyesinde ki okullara öğrencilere teslim edilmek üzere gönderildiğini, çantaların tesliminden yaklaşık 10 gün sonra öğrenci velileri tarafından anaokulu müdürlerine ürünlerin yırtıldığı, fermuarların bozulduğu, tutma yerlerinin koptuğu vb. konularda olumsuz geri dönüşlerin yapıldığını, bu duruma istinaden de davacı tarafa kusurlu ürünlerin yeniden üretilmesi hususunun hem telefon hem de e-posta yolu ile birçok kereler iletildiğini ve talep edildiğini, davacı tarafından 17.10.2019 tarihinde gönderilen mail ile tüm ürünlerin üretimini tekrardan yapmayacaklarını bildirmeleri üzerine, müvekkil kurum tarafından hatalı üretilen ayıplı anaokulu çantalarının yeniden üretilmesi talebine ilişkin olarak gönderilen Kadıköy 4. Noterliğinin 12.11.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, iş bu ihtarnameye karşın davacı tarafından gönderilen .... Noterliğinin 22.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde , müvekkil kurum tarafından hediye edilen çantaların müvekkil kurumca 14,50 TL ye aldığı çantaların velilere 70 TL’ye satılmasından dolayı velinin çanta beklentisinin yüksek olmasından kaynaklandığını ifade ederek kendi haksız eyleminden kurtulmaya çalıştığını, davacı tarafından üretilen ve müvekkil kuruma teslim edilen iş bu dava konusu anaokulu çantalarından daha fazla maliyetle yapılan ilkokul çantalarında herhangi bir problem yaşanmaması sebebi ile söz konusu çantaların ödemesinin davacı tarafa eksiksiz yapıldığını, bu hususun dahi tek başına davacı tarafın iddialarının ve taleplerinin yersiz olduğunu gösterdiğini, davacı tarafından taleplerinin karşılanmaması sebebi ile müvekkil kurum tarafından davacı tarafça üretimi yapılan ayıplı ve hatalı anaokulu çantaları yerine , daha fazla maliyetle 1.200 adet anaokulu çantasının yeniden üretilmesi hususunda başka bir firma ile anlaşılmış ve 10.12.2019 tarihli ve ... numaralı ve KDV dahil 31.104,00 TL tutarındaki fatura ile yeni çantaların alındığını, bu hususun dahi tek başına müvekkil kurumun davacıya değil asıl davacının müvekkil kuruma borcu olduğunun açık göstergesi olduğunu, müvekkil Kurum Okulları tarafından gönderilen bir kısım e-postalar ve ekinde yer alan fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğunu, davacının taahhütname gereği işleri gereği gibi yerine getirmeme, kusurlu , hatalı ve ayıplı mal ifa etme vs. sebeplerle müvekkil kuruma borcu bulunduğunun tartışmasız olup, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının dosya arasına alındığı, Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi'nden gelen davalıya ait Ba-Bs formlarının dosya arasına alındığı, Şişli Vergi Dairesi'nden gelen davacı asilin VUK.177 yazı cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosya tekstil mühendisi bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen 11/05/2022 tarihli raporda özetle;
Dosya kapsamında yaptığımız incelemeler neticesinde, davalı vekilinin dilekçesinden ve taraflar arasındaki mail yazışmasından davalı tarafından davacı tarafa incelenmek üzere ürün gönderildiği( davalının dilekçesine göre 40-45 adet ürünün davalı tarafta olduğu ), üretimi yapılan çantaların baskı ve dikim kalitesinde herhangi bir probleme rastlanmadığı, söz konusu problemlerin fermuar, elcik ve üründe kullanılan ekstrafor kalitesinden kaynaklı olduğu, ekstraforlardaki problemin, ekstrafor kalitesi ve ekstraforun açık ucunun doğru oranda ısıl işlemle sabitlenmemiş olması sebebi ile ekstraforun gevşek yapılı örgü kalitesinden dolayı o noktaya olan aktif temas ile birlikte çok rahat bir şekilde sökülebilecek pozisyonda olmasından kaynaklı olduğu, fermuarlardaki problemin ürünlerde kullanılan (bizim incelediğimiz ) bütün fermuarlarda rastlanmadığı, ancak incelenen ürünlerin büyük bir genelinde rastlandığı, fermuarlardaki problemin ise elcik kafası ve /veya fermuar şerit dişli yapısında ki kalite problemi sebebinden kaynaklı olduğu, fermuarlardaki problemin aktif kullanım esnasında ortaya çıkması sebebi ile gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafından ürünleri teslim aldığı zaman diliminde referans alınmasını istediği numune ile üretimin içerisinden gelişi güzel seçeceği ürünlerin karşılaştırmalı kontrolünün yapılıyor olması gerektiği ancak fermuar problemlerinin üretimin tamamında mevcut olmamış olması, ekstrafor şeritlerindeki problemlerin ise kısmi kullanım sonrası oluşması ve taraflar arasındaki taahhütnamede ki maddeler gereği kalite kontrol işleminin davacı tarafından yaptırıldıktan sonra davalıya ürünlerin teslim edilecek olması sebebi ile söz konusu ayıpların davalı açısından gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının deposunda bulunan ürünlerin üzerinde davalı firmanın markasının aktif olarak kullanıldığı ve ürünlerin genel durumu göz önünde bulundurulduğunda, mevcut hali ile tekrardan kullanımının veya başkasına satışının mümkün olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere aynı bilirkişi olan tekstil mühendisine tevdi edildiği ve düzenlenen 06/06/2022 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında yaptığımız incelemeler neticesinde, kök rapordaki görüşlerimizin iş bu ek rapor içinde geçerli olduğu, ürünlerin teslim edildiği 16.08 tarihi baz alındığında, davalı tarafından davacıya ayıp ihbarının 35 gün sonra yazılı olarak yapıldığının görüldüğü, ancak ayıpların tarafımızca aktif kullanım esnasında açığa çıkan gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati göz önüne alındığında davalının kendisine bağlı okullar tarafından yapılan ayıp bildirimleri neticesi ile haberdar olduğu ilk ayıp ihbarı ( 05.09 tarihli mail) ile davalının davacıya gönderdiği ilk yazılı ayıp ihbarı ( 20.09 tarihli mail ) arasında 15 günlük süreç olduğunun tespit edildiği, ihbar süresinin zamanında yapılıp yapılmadığı yönündeki değerlendirmenin hukuksal bir değerlendirme olması sebebi ile değerlendirme ve takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, tarafımızca 319+40 = 359 adet ürünün ayıplı olduğu yönde tespit yapılmış olmakla beraber davalı tarafça başka bir firmaya tekrardan üretim yaptırmış olduğu 1200 adetlik ürünün tamamının ayıplı ürünün takası için yaptırılıp yaptırmadığının tespitinin dosya kapsamınca tarafımızca yapılamadığı, tarafımızca tespiti yapılan 359 adet ürün dışında başka ayıplı ürün için tutulmuş herhangi bir tutanağa dosya kapsamında rastlanmadığı, eğer Sayın Mahkemece ihbar süresinin zamanında yapıldığı yönde kanaat oluşturulur ise; Sayın Mahkemenin tarafımızca birebir tespiti yapılan 359 adet ayıplı ürün için indirim yapılması kanaatine varılır ise ; 359 adet *13,50 TL/adet = 4.846,50 TL + %8 KDV = 5.234,22 TL oranında davacının alacak talebinden indirim yapılması gerektiği, Sayın Mahkemenin davalı tarafça 1200 adet ürün alımının ayıplı ürün takası için yapıldığı yönünde kanaat oluşturulur ise ; 1200 adet*13,50 TL/adet =16.200 TL +%8 KDV = 17.496 TL oranında davacının alacak talebinden indirim yapılması gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Dosyanın ek rapor alınmak üzere yeni eklenen bilirkişiler ile birlikte bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 23/06/2024 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamında yaptığımız incelemeler neticesinde, davalının uhdesinde 319 adet ürün tespit edildiği, tespit edilen ürünlerin hepsinin davalı açısından kullanım sonrasında tespit edilebilen tipte ayıplar olduğu, davalı vekilinin dilekçesinden ve taraflar arasındaki mail yazışmasından davalı tarafından davacı tarafa incelenmek üzere ürün gönderildiğinin belirtildiği ( davalının dilekçesine göre 40-45 adet ürünün davacı tarafta olduğu ), davacı bünyesinde 64 adet ürün tespit edildiği; tespit edilen ürünlerin kimisinde öğrenci ismi yazdığı , kimisinde böyle bir isme rastlanmadığı, tespit edilen ürünlerin 45 tanesinde herhangi bir tamirat işleminin yapılmamış olduğu ve davalı bünyesinde tespit edilen ayıplar ile birebir benzerlik gösterdiği, 19 tanesinde sadece elcik ve açık uç ekstraforlarda iyileştirme yapılacak şekilde bir işçilik çalışmasının yapılmış olduğu, ancak söz konusu dikim işçilik çalışmasının -ürünün mamul formunda olmasından dolayı – ilk üretim aşamasındaki dikim işçilik çalışmasından uzaklaşmış olduğu ve 2 adet olması gereken elcik miktarının tek adete düşmüş olduğu, tespit edilen problemlerin fermuar elcik, fermuar ve ekstrafor kalitesinden kaynaklı olduğu, taraflar arasında üretim sürecinde baz alınması talep edildiği algılanan ürün numunesi dosya kapsamına sunulmadığı için , üretimde kullanılan kalite ile birebir uygun olup olmadığı tarafımızca tespit edilememiş olup ancak ürünler üzerindeki görsel tespitlerin iş bu rapor için tekrardan tarafımızca gözden geçirilmesi neticesinde fermuarlardaki ve elcikteki problemin, ayıplı olarak sunulan tüm ürünlerde tespit edilmemiş olması sebebi ile üretimde baz alındığı belirtilen orijinal üründe ki kaliteden kaynaklı bir ayıp olmayacağı, ekstraforlardaki kalite probleminin , davacı tarafından davalıya teslim edilen ve davacı ve davalı uhdesinde bulunan ,tarafımızca % 27’lik dilimdeki üründe ayıp tespit edilmiş olması ve geri kalan %73 lük dilimdeki ürünlerdeki ayıplar ile tutulmuş bir net bir tespit raporunun olmamış olması tarafımızca ayıplı ürünler üzerinde tekrardan yapılan gözden geçirmelerde yaptığımız tespitlerde çantaların her birinde ayıp oranının farklılık arz etmesi, kimi çantalarda açıkta kalan sarkan uçtan başlayan ve yukarıya doğru bir deformasyon var iken, kimi çantalarda , sadece üst bölgedeki askı sapında yoğun deformasyona uğraması, kimi çantalarda ekstraforun dikişle temas etmemiş yan yüzeyi boyunca deformasyona uğramış olması, kimi yerlerde ürünün kullanıcının el temasının yoğun olmadığı ancak sürtünme temasının olduğu bölgelerde de kısmen tespit edilmiş olması, kimi çantalarda bu ayıp noktalarının aynı çantada bulunuyor olması ve incelenen ürünlerin tamamında aynı derecede ve salt aynı bölgede ayıp tespit edilememiş olması sebebi ile ayıplı tespit edilen ürünlerle ilgili ekstraforda bölgesel olarak bir kısmında ürüne monte edilmeden önce kalitesi ile ilgili bir hassasiyeti ve problemi olabileceği ve ürün üzerinde aktif kullanım sonucu hızlı bir şekilde deformasyona uğramış olabileceği; fermuarlardaki problemin ve Ekstraforlardaki problemlerin, kısa süreli aktif kullanım esnasında ortaya çıktığı, davalı tarafından ürünleri teslim aldığı zaman diliminde referans alınmasını istediği numune ile üretimin içerisinden gelişi güzel seçeceği ürünlerin karşılaştırmalı kontrolünün yapılıyor olması gerektiği ancak fermuar problemlerinin üretimin tamamında mevcut olmamış olması ekstrafor şeritlerindeki problemlerin ise kısmi kullanım sonrası oluşması ve taraflar arasındaki taahhütnamede ki maddeler gereği kalite kontrol işleminin davacı tarafından yaptırıldıktan sonra davalıya ürünlerin teslim edilecek olması ve davalıya teslim edilen ürünlerin nihai tüketiciye sunulacak şekilde mamul formunda sunulmuş olması sebebi ile davalı tarafından ürünlerin tamamı üzerinde değil sadece sondaj usulü seçilecek ürünler üzerinde incelemesinin sektörde gerçekleştirilen bir inceleme yöntemi olduğu, ürünlerin tamamı üzerinde ayıp tespitinin yapılamamış olması sebebi ve tespit edilen ayıpların kısmi kullanım ile belirgin olarak açığa çıkan ayıplar olması sebebi ile tespit edilen ayıpların davalı açısından gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı ve davacının deposunda bulunan ürünlerin üzerinde davalı firmanın markasının aktif olarak kullanıldığı ve ürünlerin genel durumu göz önünde bulundurulduğunda , mevcut hali ile tekrardan kullanımının veya başkasına satışının mümkün olmadığı; davacı bünyesinde 64 adet ürünün teslim edildiği bunun 45 adeti üzerinde herhangi bir tamir çalışmasının yapılmamış yada yapılamamış olduğu, 19 adet üzerinde yapılan tamir çalışmasında dikim işçiliğinde, üretimdeki işçilik kalitesinden uzaklaşılmış olduğu, çantanın genel formu ve ayıpların durumu göz önüne alındığında istenen nihai kalitede dikim işçiliği tamiratının mümkün olamayacağı, ürünlerin teslim edildiği 16.08 tarihi baz alındığında, davalı tarafından davacıya ayıp ihbarının 35 gün sonra yazılı olarak yapıldığının görüldüğü ancak ayıpların aktif kullanım esnasında açığa çıkan gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati göz önüne alındığında davalının kendisine bağlı okullar tarafından yapılan ayıp bildirimleri neticesi ile haberdar olduğu ilk ayıp ihbarı ( 05.09 tarihli mail) ile davalının davacıya gönderdiği ilk yazılı ayıp ihbarı ( 20.09 tarihli mail ) arasında 15 günlük süreç olduğunun tespit edildiği, davalının okulları tarafından ilk yazılı ihbarın davalıya 05.09 tarihinde yapıldığı göz önüne alındığında, bu tarihten itibaren davalı açısından gizli ayıp formunda olan ayıpların, bilinen ayıp ( açık ayıp ) formuna geçtiği bu sebeple davalı tarafından davacıya ilk yazılı ihbarın ayıbın açığa çıktığı tarihten 15 gün sonra yapılmasının takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, ihbar süresinin zamanında yapılıp yapılmadığının takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, tarafımızca 319+40 = 359 adet ürünün ayıplı olduğu yönde tespit yapılmış olmakla beraber davalı tarafça başka bir firmaya tekrardan üretim yaptırmış olduğu 1200 adetlik ürünün, tamamının ayıplı ürünün takası için yaptırılıp yaptırmadığının tespitinin dosya kapsamınca tarafımızca yapılamadığı, 359 adet ürün dışında, teslimatı davacı tarafından davalıya teslimatı yapılmış olan anaokulu çantalarından 1335 adet ürünün 359 adeti dışında kalan 976 adet ürünler ile ilgili bire bir tutulmuş herhangi bir ayıp tespit tutanağı veya raporuna dosya kapsamında rastlanmadığı, bu sebeple 359 adet ürünün ayıplı oluşu ile ilgili mali hesaplamada değerlendirme yapılması gerektiği, davacının defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2019 yıllarında yevmiye, defteri kebir, ve envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2019 yıllarında defteri açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış bu itibarla HMK 222 Md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. Gereğince mevcut haliyle davacının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalı defterlerinin, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2019 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2019 yıllı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. Ve 6102 sayılı TTK 64/3 Md. Gereğince mevcut haliyle davalının 2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı yan ile olan hesap hareketlerini 120.216 ...A.ş. Cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde davalı firma 21/08/2019 Tarihli ... nolu fatura ile davaya konu olan mal bedeli kadar davalı firmanın 41.496,30 KDV dahil borçlandırıldığı, davalı firma tarafından 30/11/2019 Tarihinde 22.032,00 TL banka ödemesi/havale gönderildiği, bunun sonucunda davacını ticari defterlerine göre davalının (41.496,30-22.032) 19.464,30 TL borcunun olduğu, davalı yanın incelenen ticari defterlerinde davacı yan ile olan hesap hareketlerini ... ... ... Cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, davalı tarafın incelenen ticari defterlerinde davacı firmanın 31/08/2019 Tarihli ... nolu fatura ile davaya konu olan mal bedeli kadar davacı firmanın 41.496,30 KDV dahil alacaklandırıldığı, davalı firma tarafından 30/11/2019 tarihinde 22.032,00 TL banka ödemesi/havale yapıldığı, bunun sonucunda davalının ticari defterlerine göre davacının (41.496,30-22.032) 19.464,30 TL alacağının olduğu, eğer Sayın Mahkemece İhbar süresinin zamanında yapıldığı yönde kanaat oluşturulur ise; Sayın Mahkemenin tarafımızca birebir tespiti yapılan 359 adet ayıplı ürün için indirim yapılması kanaatine varılır ise ; 359 adet *13,50 TL/adet = 4.846,50 TL + %8 KDV=5.234,22 TL oranında davacının alacak talebinden indirim yapılması gerektiği, Sayın Mahkemenin davalı tarafça 1200 adet ürün alımının ayıplı ürün takası için yapıldığı yönünde kanaat oluşturulur ise; 1200 adet*13,50 TL/adet =16.200 TL +%8 KDV = 17.496 TL oranında davacının alacak talebinden indirim yapılması gerektiği yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin toplam 1335 adet anaokulu ve 850 adet ilkokul çantasının imali ile davalı tarafa teslimi, karşılığında da sözleşmede belirtilen birim fiyat üzerinden ödenmesi hususunu kapsadığı, bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşmenin niteliği itibari ile eser sözleşmesi olduğu, taraflar arasındaki ihtilaf konusunun ise, 1335 adet anaokulu çantasının teslim edilmesine rağmen, satış bedeli olan 18.022,50 TL + %8 KDV = 19.464,30 TL'nin, davalı tarafça davacıya ödenmediği, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlattığı, davalı tarafın ise başlatılan takibe borcu olmadığından bahisle itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf itirazın iptali davasında davacı tarafça kendisine teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu argümanına dayanmıştır.
TTK madde 23-3 fıkrasında; ''Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
6098 sayılı Borçlar Kanunun 227. Maddesi; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir, hükmünü amirdir.
Dosyamızdan alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli 23/06/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, Ürünlerin teslim edildiği 16.08 tarihi baz alındığında, davalı tarafından davacıya ayıp ihbarının 35 gün sonra yazılı olarak yapıldığının görüldüğü; ancak ayıpların aktif kullanım esnasında açığa çıkan gizli ayıp olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati göz önüne alındığında; davalının kendisine bağlı okullar tarafından yapılan ayıp bildirimleri neticesi ile haberdar olduğu ilk ayıp ihbarı ( 05.09 tarihli mail) ile davalının davacıya gönderdiği ilk yazılı ayıp ihbarı ( 20.09 tarihli mail ) arasında 15 günlük süreç olduğunun tespit edildiği; Davalı tarafından 05.09 tarihi itibarı ile alınan ilk ayıp maili ile birlikte ayıpların davalı açısından açık ayıp statüsüne geçtiği, dolayısıyla, davalının ayıptan haberdar olduğu bu tarihten sonra 15 günlük süreç içerisinde, davacıya herhangi bir ayıp ihbarında bulunulduğuna dair bir belgeye dosya kapsamında rastlanmadığının tespit edildiği, netice itibari ile davalı tarafın, malların ayıplı olduğuna ilişkin ihbar önellerine uymadığı anlaşılmıştır.
Yine dosya kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde incelme yapılarak bilirkişi raporu tanzim edilmiş ve davacı tarafın, davalıdan takipteki miktar kadar olmak üzere 19.464,30 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda her ne kadar davalı taraf ayıp iddiasında bulunmuş ise de dosya kapsamından ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı ve belirtilen miktar kadar davacıya borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir.
"Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir.
Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir.
Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir."
Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır.
Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir.
Tüm dosya kapsamından alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, davacı tarafça başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiği ve takibin durmasına neden olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına,
-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.416,81-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 228,71-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.188,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.740,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 228,71-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.100,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.042,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.370,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 04/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır