T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/445 Esas
KARAR NO:2025/439
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/06/2021
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 12.08.2020 düzenleme tarihli ve konusu “İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde” yapılmakta olan “... ... Hastaneler Kompleksi Ek Binada; Küpeşte ve Laminat Kaplama, MDF, Gizli Led Aydınlatma İşleri”yaptırılması olan sözleşme akdedildiğini, sözleşme bedeli 790.000,00TL+KDV olarak belirlenmiş olduğunu, taraflar arasında yapılan bu sözleşmede davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 iş günü içinde işe başlayarak sözleşme konusu işlerin 15. Kata kadar olan kısmını (bodrum katlar dahil) 07.09.2020 tarihinde ve 15.kattan yukarı kısmını ise 25.09.2020 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğini fakat aradan 6 aydan fazla geçmesine rağmen hazır hale gelmediğini ve 15. Kattan yukarısındaki işlere de hiç başlamadığını, işin başlangıcında davalı firmaya malzemeleri alıp işi bitirmesi için 530.000,00TL ödeme yapıldığını ve davalı firmaya bu ödeme yapılmasına rağmen müvekkili firmaya malzemelerin büyük kısmını aldırdığını (malzeme temininde güçlük yaşadığını belirtmesine istinaden) ve buna rağmen davalı edimlerini ifa etmekten kaçındığını, yapılan sözlü ikazlardan sonuç alınamadığından davalıya “.... Noterliğinin 18.01.2021 tarih ve ... yevmiye nolu” ihtarname keşide edildiğini fakat cevabında kendisinden istenen talepleri reddettiğini, davalının yapmadığı işleri müvekkili daha pahalıya yaptırmak zorunda kaldığını ve bu işten dolayı zarar ettiğini ve bu zararın yanı sıra prestif kaybına ve geç teslimden dolayı ceza ödemek zorunda kaldığını, davalı firmanın sözleşmeden dolayı ödemesi gereken cezaların; o sözleşmede (10. Madde) davalının işi süresinde teslim etmediği her bir gün için keşif bedelinin binde 5 (% 0,5) oranında müvekkili şirkete gecikme cezası ödemesi gerektiğini ve bu bedelin ise (115 gün*790.000,00TL* 0,005=) 454.250,00TL olduğunu, o sözleşmede (13.2 maddesi) davalının imza tarihinden itibaren 10 gün içerisinde iş programını müvekkili firma onayına sunmadığından dolayı da 145.000,00TL gecikme cezası ödemesi gerekmekte olduğunu, o sözleşmenin 23.2 maddesine davalının aykırı hareket ettiğini ve inşaat alanında bulundurması gereken 1 adet şantiye şefi ve 1 adet inşaat teknikeri bulundurmadığından dolayı günlük (2.000,00TL+ 1.000,00TL=)3.000,00TL 450.000,00TL cezai şart ödemek zorunda olduğunu, müvekkil firma tarafından davalıya yapılan fazla ödemenin tespit edilerek, şimdilik 10.000,00TL fazla ödemenin faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davalının ödemesi gereken gecikme cezası ve cezai şartların miktarı tespit edilerek, şimdilik 10.000,00TL gecikme ve cezai şartın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davacının dava dilekçesi ile talep konusunu belirlemiş olmasına rağmen belirsiz alacak davası açtığını ancak belirsiz alacak davası için gerekli şartların sağlanmamış olması nedeniyle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu müvekkilinin alt yüklenici olduğunu ve işin teslimi ile ilgili gecikmede müvekkili kusuru bulunmadığını, davacının sürekli olarak taleplerindeki değişiklikler nedeniyle davacıdan üretim onayı alamadığını ve üretim onayını 27.10.2020 tarihinde verdiğini ve bu nedenle 25.09.2020 işin geçici kabule hazır edilmesinin beklenmesi kötü niyetli imkansız olduğunu, davacının söz konusu gecikmede müvekkilisine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkilinin yapmadığını iddia ettiği işlerin davacının daha pahalıya yaptırdığına dair iddiasının herhangi bir tespit tutanağı-belge veya 3. Kişilere yapıldığı iddia edilen ödemeye ilişkin bir fatura sunulmadığını ve davacının iddialarının soyut olup hukuki dayanağı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte iş teslimindeki gecikme müvekkilden kaynaklanmış olsa dahi davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı dahi şüpheli olup davacının
cezai şart ödeme durumuyla karşı karşıya kalmış olduğu iddia etmiş ise de iş sahibine cezai şart ödeyip ödemediği belirsiz olup doğmamış bir zararın müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin tüm taahhütleri yerine getirdiğini, işçilik ve malzeme temininin davacı tarafından karşılandığı iddiasının tamamen asılsız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin iş bedelinin eksik ödenmesi nedeniyle halihazırda davacı firmadan alacaklı olmasına rağmen davacının ikame ettiği iş bu davanın tamamen kötü niyetli olduğunu belirterek arz ve izah ettikleri bu nedenlerle davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız davanın esastan reddine,
yargılama giderler ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalanan 12/08/2020 tarihli sözleşme gereği davalının üstlendiği edimlerinin bir kısmını yerine getirmemesi, bir kısmının ise tesliminin geç yapılması sebebiyle sözleşme gereği yerine getirilmemiş kısım yönünden davacı tarafından fazla yapılan ödemelerin tahsili, geç teslim edilen ürünler nedeniyle ise cezai şart alacağının tahsili maksadıyla açılan belirsiz alacak davasıdır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, 12.08.2020 tarihli ... ... Hastaneler Kompleksi Ek Bina, Küpeşte ve Laminat Kaplama, MDF, Gizli Led Aydınlatma İşleri sözleşmesi, ödeme belgeleri, mail yazışmaları, .... Noterliğinin 18 ocak 2021 tarih ve ... yevmiye no lu ihtarı, Arabuluculuk tutanağı, şahit, keşif, bilirkişi ve her türlü kanuni delil dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 29/08/2022 tarihli raporunda özetle ; Davaya konu taşınmaz binanın tamamlandığı ve hizmete açılmış olduğu, taşınmazda sözleşmeye göre yapılması gereken işlerin tamamının yerinde yapılmış olduğu ve herhangi bir eksiğinin olmadığı, bu imalatlardan bir kısmının davacı tarafından başka firmaya yaptırıldığını iddia ettiği, başka firmaya yaptırdığını iddia edilen işlerin toplam bedelinin KDV dahil 274.051,18TL olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre sözleşme bedelinin 790.000,00TL+KDV= 932.200,00TL (KDV dâhil) olduğu, işin başlama ve bitiş tarihleri dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi ile tespit edilemediğinden dolayı gecikme cezası ve cezai şart hesaplanamadığı tespit ve rapor edilmiştir.Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 29/09/2023 tarihli raporunda özetle ; Davacının incelenen 2020-2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalının ise incelemeye ticari defter sunmadığını, yerinde inceleme talebinin de olmadığını, davacının dava dosyasına sunduğu ve taraflarınca yapılan tablodaki tüm fatura içerikleri eksik işlerle uyumlu olduğunu, davalının ise bu işleri kendisinin yaptırdığına ilişkin herhangi belge dava dosyasına sunmadığını, davalı dava dosyasına yatak başı ve küpeşte faturası sunmuş ise de, sunduğu fatura 16.08.2021 tarihli olduğu dikkate alındığında davacının sunduğu faturalarından sonraki tarihe ait olduğunu, küpeşte faturası ile nakliye faturası olarak sunduğu nakliye faturalarının ise tarih ve içerik olarak yatak başı ve küpeşte faturası ile alaka kurulamayacak tarihlerde olduğunu,
davacının sunduğu küpeşte, led vb. sunduğu faturaların içeriğinin eksik imalatlarla uyumlu olduğunu ve eksik işlerin davalı tarafından tamamlandığı kanaati oluştuğunu, dava dosyasına ... ..., ... ..., İstanbul ..., İstanbul ..., İstanbul ..., ... ... ..., ... SGM’lerce bilgi gönderildiğini, tüm üst yazı ve ekleri incelendiğinde davaya konu edilen husumetle alakalarının olmadığını, davalı şirket dava dosyasına ssk işçi girişleri sunmuş ise de, söz konusu işçi girişlerinin davalının sözleşme gereği davacının çalıştırmak zorunda olduğu teknik elemanlara ait olmadığını, davacının taleplerinden biri olan davacının şantiye şefi ve inşaat teknikeri bulundurma zorunluluğuna ilişkin dava dosyasında belge olmadığından, husumete konu işyerinde davacının alt işveren dosya numarası olduğu anlaşılan ... nolu ssk dosyasının hangi SGM’ye ait olduğunun taraflara sorularak bu dosyaya ait davacının ssk aylık hizmet bildirgeleri ile tespit edilen teknik elemanların işe giriş ve çıkış bildirgelerinin talep edilmesi gerektiğini, davacının incelenen ticari defterlerinde davalıya 530.000,00 TL. ödeme yaptığını, ödemeler için davalının fatura tanzim etmediğini, taraflar husumete konu imalata ilişkin dava dışı firmalara ait imalatın yapıldığını belirttikleri faturalar incelendiğinde; davalının yatak başı ve küpeşte faturası sunduğunu, sunduğu fatura, sevk irsaliyeleri ve nakliye faturalarının birbirleri ile uyumlu olmadığını, sevk irsaliyelerinde malzemelerin nakliyeciler vasıtası ile taşındığını, dolasıyla söz konusu malzemelerin davacıya değil, nakliyecilere teslim edildiğini, davacının tamamlattığı eksik işlere ilişkin davalının bu işleri kendisi tarafından yapıldığına ilişkin belge sunamadığını, davacının kendisi tarafından yaptırdığını iddia ettiğini ve gerek işbu heyet raporunda gerek önceki heyet raporunda tespit edilen eksik iş bedeli 274.051,18 TL’nın davacının dava dosyasına sunduğunu ve dava dışı firmalara yaptırdığını iddia ettiği faturalar ve ödeme belgeleri ile uyumlu olduğunu, her ne kadar davacının ticari defterlerinde davacının, davalıya 530.000,00 TL. ödeme yaptığı tespit edilmiş ise de, tarafların arasında kdv dahil 932.200,00 TL. tutarında toplam imalat için anlaşma sağlandığını, yazışmalar ile davacı ve davalının sunduğu belgelerden söz konusu işyerinde davalının da yaptığı imalatlar olduğunu, davacının tarafından davalının yapması gerektiği halde yapmadığını ve dava dışı firmalara yaptırılan 274.051,18 TL. bedeli davalıdan talep edebileceği kanaati oluştuğunu, tarafların dava dosyasına sunduğu belgeler ve aralarında yaptıkları yazışma içeriklerinden davalının taahhüt ettiği işte ne kadar gecikme olduğunu, bu gecikmeden (davacının eksik imalatlara ilişkin yazışmaları olduğu gibi davalının onaya sunulan imalatların olduğunu, bu onaylara cevap verilmediğini, imalatta davacı tarafından adet değişikliklerinin olduğu) tarafların ne kadar sorumlu olduğunun tespit edilemediğini, tarafların çalışma tarzları ve dosya içeriğinden bu hususta ortak sorumlulukları olduğu kanaati oluştuğundan davacının gecikme cezası talebinde bulunamayacağını, dava dosyasında bulunan SGM’lerden gelen yazılar ve içeriklerinin dava dosyası ile alakasının olmadığını, davaya konu işyerinde davacının alt işveren dosya numarası olduğu anlaşılan ... nolu ssk dosyasının hangi SGM’ye ait olduğunun taraflara sorularak bu dosyaya ait davacının ssk aylık hizmet bildirgeleri ile tespit edilen teknik elemanların işe giriş ve çıkış bildirgelerinin talep edilmesi gerektiğini, şu aşamada cezai şart tutarınının hesaplanamadığı tespit ve rapor edilmiştir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat sayılı dosyasının bilirkişiye tevdi edildiği, Mali Müşavir ...'ün 05/03/2024 tarihli raporunda özetle; Davalı şirketin 1 sıra nolu elektronik defter genel tebliği gereği 2020-2021 yılı ticari defterlerini e-defter olarak kayıt altına alındığını, 2 sıra nolu elektronik defter genel tebliği 3. maddesi gereği ise yevmiye ve kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediğini, süresinde verilen defter beratları kapanış kaydı yerine geçtiğini, davalı şirketin 2020-2021 yılı ticari defterleri incelendiğini, davacı firmadan 530.000,00 TL değerinde ödeme aldığını, 2020 açılış kaydında 36.343,71 TL borçlu olduğunu, davacı firmaya fatura kesmediğini, taraflar arasında 18.08.2020 tarihli ... nolu yevmiye kaydı davalı firmanın borç senetleri hesabına 500.000,00 TL ödeme olarak kaydedildiğini, bu belgenin teşvik edici belge niteliğinde olmadığını, bu sebeple bu kaydın tek düzen hesap planına uygun olmadığını ve delil niteliği taşımadığını, davalı tarafın defter ve belgeleri esas alınarak ticari kayıtları muavin defter bazında ayrıntılı olarak incelendiğinde; davalı firmanın 2021 yılı 66.343,71 TL Davalı ... Ahşap firmasının borçlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 16/08/2024 tarihli Ek raporunda özetle; Davacı ve davalının incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, önceki bilirkişi raporlarındaki tespit, değerlendirme ve kanaati değiştirecek herhangi bir hususa rastlanmadığında bilirkişi raporundaki tespit, değerlendirme ve kanaati aynen muhafaza ettiklerini, 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun 6.Maddesinde yapılan tespitlerle raporunun tamamına ilişkin kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı hususu dikkate alındığında davacının, davalıdan önceki bilirkişi raporlarındaki tespit edilen 274.051,18 TL. talep edebileceği hususundaki görüşlerini muhafaza ettiklerini, talimat bilirkişi raporunda, bilirkişinin tespit ettiği ve 2020 yılı öncesinde davacının alacağı olarak gözüken 36.343,71 TL. nın da eklenmesi sonucunda davalıdan toplam; 310.394,89 TL. talep edebileceği (274.051,18 + 36.343,71 = 310.394,89 TL) olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 20/01/2025 tarihli İkinci Ek raporunda özetle ; Davacı ve davalı tarafın yaptığı itirazların değerlendirildiğini, işbu bilirkişi heyeti 3.ek raporunda önceki raporlarındaki tespit, değerlendirme ve kanaati değiştirecek hususa rastlanmadığından, bilirkişi heyeti 2.ek raporu ve bu rapora bağlı olarak önceki bilirkişi raporlarındaki tespit, değerlendirme ve kanaati aynen muhafaza ettiklerini, davacının taleplerinden biri de teknik eleman bulundurma zorunluluğu olduğunu ve cezai şart talebi olduğu görülmesi sebebiyle Bağıcılar...’ndeki ... nolu dosyada davalıya ilişkin bilgiler olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmış ise de, söz konusu dosyaya da davalı şirkete ilişkin bilginin bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen 12.08.2020 tarihli sözleşmenin teknik personel bulundurulma zorunluluğuna ilişkin 23.madde olduğu görülmüş ise de bu hususta davalının işyerinde teknik personel bulundurmadığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 06/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; Davacı firma tarafından davalıya yapılan 274.051,18 TL fazla ödemenin, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davalının ödemesi gereken 10.000,00 TL cezai şartın reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini saygıyla talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;
Dava, taraflar arasında imzalanan 12/08/2020 tarihli eser sözleşmesi gereğince davalının üstlendiği edimlerinin bir kısmını yerine getirmemesi, bir kısmının ise tesliminin geç yapılması sebebiyle sözleşme gereği yerine getirilmemiş kısım yönünden davacı tarafından fazla yapılan ödemelerin tahsili, geç teslim edilen ürünler nedeniyle ise, cezai şart alacağının tahsiline yönelik belirsiz alacak davasıdır.
Eser sözleşmelerinde ayıp olması halinde sorumluluk; Türk Borçlar Kanunu'nun 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Eser sözleşmesi çerçevesinde bir ayıbın mevcut olması halinde; iş sahibinin seçimlik hakları gündeme gelebilecektir. Bu haklar TBK'nın 475.maddesinde düzenlenmiş olup, eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1.Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme,
2-Eseri Alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme,
3-Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme,
İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz."
Görüldüğü üzere; eser sözleşmesi kapsamında bir ayıp söz konusu olduğunda, ortada bir ifa bulunmaktadır, ancak ifanın ayıplı olması söz konusudur. Kanun koyucu tarafından ayıplı ifanın varlığı durumunda iş sahibine yukarıda yer alan madde kapsamında seçimlik haklar tanınmıştır. ... ifa sözleşmede kararlaştırılan ve borçlanılan edimden tamamen farklı bir şeyin ifa edilmesi halinde meydana gelmektedir. ... ifada ise borçlanılan edime uygun olmayan bir edim söz konusudur. Bu sebeple ayıplı ifa ile aliudun sınırının dikkatli çizilmesi gerekmektedir. Örneğin taraflar spor salonu inşası konusunda anlaşmışsa ve yüklenici tarafından güzellik salonu inşa edilip teslim edilmişse ... ifa söz konusu olacaktır. ... ifa olarak kabul edilmemesi nedeniyle, borçlanılan edimden başka bir edim ifa edilmesi halinde ayıplı ifa durumunun söz konusu olması mümkün değildir. Böyle bir durumda yüklenici hiçbir şey teslim etmemiş gibi değerlendirilecektir. Örneğin; yüklenici mevcut bir binayı yıkıp yerine yenisini yapmayı taahhüt etmesi, buna rağmen mevcut binayı yıkmaksızın onararak iş sahibine teslim etmesi durumunda ... ifada bulunmuş olacaktır. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi, 2017/4118 E. 2018/635 K.sayılı 14/02/2018 tarihli kararı ile borçlanılandan farklı bir şeyin teslim edilmesi halinde ayıplı teslimin söz konusu olacağını ifade etmiştir: "Davalının davacıya sipariş ettiği malların niteliği açıkça belirtilmiş olup, davacının davalıya bu mallar dışında başka mallar teslim ettiği anlaşılmaktadır. Buradaki teslim ... teslimdir." Aliudun söz konusu olduğu durumlarda ortada var olan bir ifa olmadığı için iş sahibi ayıba karşı tefekkül hükümlerine değil, sözleşmenin ifa edilmemesine ilişkin hükümlere dayanacaktır. Türk Borçlar Kanunu'nun 112.maddesi ve devamı hükümlerine başvurulması, söz konusu olacaktır. Yapma ve yapmama borçları bakımından iş sahibinin sahip olduğu haklar kanunun 113.maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;
"Yapma ve yapmama borçlarında; MADDE 113- Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir, her türlü giderim isteme hakkı saklıdır. Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür. Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir." ... ifanın söz konusu olduğu durumlarda iş sahibi on yıllık genel zamanaşımı süresince ifayı talep etme hakkında sahip olacaktır. Bununla birlikte, iş sahibi ortada ayıplı bir ifa bulunmaması nedeniyle eseri muayene ve ihbar külfeti olmaksızın işbu hakları kullanabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1992/15-549 E. 1992/732 K.sayılı 09/12/1992 sayılı kararı aynen; "Yüzölçümünde noksanlığın fahiş boyutlara ulaştığı ve uygulamada zaman zaman karşılaşılan üç odalı yerine iki odalı daire teslimi gibi hallerde ise "değişik eser"in (...) varlığı söz konusudur. Kuşkusuz bu durumlarda da borcun ifasına dair genel hükümlere başvurulabilinecektir.
Taraflar arasında 12.08.2020 düzenleme tarihli ve konusu “İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde” yapılmakta olan “... ... Hastaneler Kompleksi Ek Binada; Küpeşte ve Laminat Kaplama, MDF, Gizli Led Aydınlatma İşleri”yaptırılması olan sözleşme akdedildiği, sözleşme bedelinin 790.000,00TL+KDV olarak belirlenmiş olduğu, taraflar arasında yapılan bu sözleşmede davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 iş günü içinde işe başlayarak sözleşme konusu işlerin 15. Kata kadar olan kısmını (bodrum katlar dahil) 07.09.2020 tarihinde ve 15.kattan yukarı kısmını ise 25.09.2020 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli 29/09/2023 tarihli kök ve 16/08/2024, 20/01/2025 tarihli ek raporları ile, taraflar arasındaki sözleşme gereği; sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 5 (beş) iş günü içinde yer teslimi yapılarak işe başlanacağı, yüklenicinin işe başlama talimatı ve/veya yer teslim tutanağının imzalanması ile birlikte Alt Yüklenici'ye yer teslimi yapılarak işin süresi başlamış olacağı, alt yüklenici sözleşme konusu işlerin 15. Kata kadar olan kısmını (bodrum katlar dahil) 07.09.2020, 15. kattan yukarıdaki kısmını ise 25.09.2020 tarihine kadar geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğu, alt Yüklenici iş programına uymadığı ve taahhüdündeki işi süresinde teslim etmediği takdirde, teslimi geciken her gün için keşif bedelinin binde beş (%0 0,5) oranında gecikme cezası ödemeyi kabul ettiği, iş programı gereğince işlerin zamanında bitirilmesi için yazılı ihtara rağmen alt başlamaz veya yapım süresi içinde gerekli faailiyetleri göstermez ise yüklenici beklemeksizin bahse konu işleri alt yüklenici nin namı ve hesabına yaptıracağı, alt yüklenici namı ve hesabına yapılan işlerin yüklenici maliyeti ne olursa olsun, alt yüklenici alacaklarından, alacakları karşılamazsa teminatlarından kesileceği, yüklenicinin adet şantiye şefi (konusunda en az 5 yıl deneyimli inşaat mühendisi/mimar) ve adet tekniker (konusunda en az 5 yıl deneyimli inşaat teknikeri/formen) teknik personeli iş yerinde montaj yapıldığı müddetçe iş yerinde bulundurmak zorunda olduğu, alt yüklenicinin belirtilen bu teknik personeli iş başında bulundurmadığı takdirde; şantiye şefi için 2.000,00TL/Gün ve inşaat teknikeri için 1.000,00TL/Gün Ceza cari hesabına borç kaydedileceği hususları kararlaştırıldığı, ....Noterliği 18.01.2021 tarih ... Yevmiye Nolu İhtarname İle Davacının; sözleşmesinin 26.maddesi gereğince gecikilen işlere 3 gün içerisinde başlanması ve acil olarak (2 hafta içerisinde) eksik işlerin tamamlanması”nın ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 02.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacının dava dosyasına sunduğu tüm fatura içeriklerinin eksik işlerle uyumlu olduğu, davalının ise bu işleri kendisinin yaptırdığına ilişkin herhangi belge dava dosyasına sunmadığı, davalı dava dosyasına yatak başı ve küpeşte faturası sunmuş ise de, sunduğu fatura 16.08.2021 tarihli olduğu dikkate alındığında davacının sunduğu faturalarından sonraki tarihe ait olduğu, küpeşte faturası ile nakliye faturası olarak sunduğu nakliye faturalarının ise tarih ve içerik olarak yatak başı ve küpeşte faturası ile alaka kurulamayacak tarihlerde olduğu, netice olarak davacının sunduğu; küpeşte, led vb. sunduğu faturaların içeriğinin eksik imalatlarla uyumlu olduğu ve eksik islerin davalı tarafından tamamlandığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 274.051,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı taraf her ne kadar sözleşme kapsamında cezai şart talebinde bulunmuş ise de; tarafların dava dosyasına sunduğu belgeler ve aralarında yaptıkları yazışma içeriklerinden, davalının taahhüt ettiği işte ne kadar gecikme olduğu, bu gecikmeden (davacının eksik imalatlara ilişkin yazışmaları olduğu gibi davalının onaya sunulan imalatların olduğu, bu onaylara cevap verilmediği, imalatta davacı tarafından adet değişikliklerinin olduğu) tarafların ne kadar sorumlu olduğunun tespit edilemediği, tarafların çalışma tarzları ve dosya içeriğinden bu hususta ortak sorumlulukları olduğu ve davacının gecikme cezası talebinde bulunamayacağı anlaşıldığından, bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kuruşmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-274.051,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Cezai şart talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 18.720,44-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.851,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.868,89-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 43.848,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 341,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.510,00-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 4.851,55TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 22.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.177,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.677,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 22.843,45-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı vekili tarafından yatırılan 7.500,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 300,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 46,48-TL'sinin davacıdan, 1.273,52-TL'sinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
20/05/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır