T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/449 Esas
KARAR NO :2025/489
DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/07/2021
KARAR TARİHİ:02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu; 21.12.2020 tarihinde tedarikçi konumundaki davacı şirket tarafından kampanya dolayısıyla gerçekleştirilen stok güncellemesinin sonrasında ürünlerin 1543 tanesinin toplamda 108.000,00 TL tutarla, tamamen davalı şirketin sistemsel hata/ihmalinden kaynaklı olarak, davacı tarafından bildirilmemiş olan hatalı bir fiyat üzerinden yüzlerce tüketiciye ... tarafından satıldığını; davalı tarafından davacıdan 20-24 Aralık tarihleri arası gerçekleşecek ... kampanyası için teklif sunması istendindiğini; ancak davalı tarafın, davacı şirketin iletmiş olduğu kampanya için belirlenen satış fiyatlarından fahiş derecede aşağıda bir fiyata ürün satarak davacı şirketi zarara uğrattığını; ... firmasının hatasını kabul etmediğini ve ürünlerin davacı şirket tarafından tedarik edilmediğini bilgisini müşterilere ilettiğini; davacı şirketin davaya konu olay nedeniyle uğramış olduğu gelir kayıplarına istinaden maddi zararlarının ve ticari itibarının sarsılmasından kaynaklı olarak manevi zararlarının giderilmesine ilişkin, .... Noterliğinin 13.01.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile uğranılan zararın giderilmesi talep edilmişse de davalı tarafından .... Noterliğinin 28.01.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile cevap verilerek haksız ve mesnetsiz gerekçelerle taleplerin kabul edilmediğini; işbu bu davaya konu olan durumun haksız rekabet ortamı oluşturduğu öne sürülerek haksız rekabetin tespitine ve durdurulmasına, 25.000 TL maddi tazminata ve 300.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 07/07/2021 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de süresi içerisinde davaya cevap verilmemiştir.
TANIK BEYANLARI :
Mahkememiz 17/01/2022 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...;" ben ... Firmasının Dijital işlerine bakan sorumlusuyum, benim Dijital Pazarlama üzerine kendi şirketim vardır, ... firması Türkiye'nin ilk organik bebek ürünleri üreten firmasıdır, ...'da 20 bilim insanı ile oluşturulmuş bir firmadır, hem kendi web sitemiz üzerinde hem de ... iş ortaklığı ile ... sitesi üzerinden satış yapılmaktadır, olay günü ... yazılımından kaynaklanan hatadan dolayı, bizim ürünlerimiz 2.500 müşteriye 8.000 tekil ürün olmak üzere yanlış fiyattan satılmıştır, ürünlerin 1'li, 3'lü ve 5'li setleri bulunmaktadır, biz 1'li olan ürünlerin fiyat güncellemesini yaptık fakat yazılım bütün ürünlerin fiyatlarını 1'li olan ürünlerin fiyatı üzerinden satışa sunmuştur, bu doğrultuda bu satışlar gerçekleştirilmiştir, biz ... ile irtibata geçerek mağduriyeti gidermek amacı ile ürünleri müşterilere göndermek istedik bunu da ... üst yönetimi ile paylaştık, fakat ... da kargo ve komisyon bedeli konusunda indirim yapmasını istedik ... ise hiçbir şekilde bizim muvafakatimizi almadan bütün siparişleri iptal ettiler ve müşterilere sorunun ... kaynaklı olduğunun bildirdiler, bizim 2.500 müşteri karşısında mağduriyet yaşamamıza sebebiyet verdiler."şeklinde, ...; " ben ... şirketine dijital pazarlama hizmeti veren ...ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağıyım, ... firması organik anne ve bebek temizlik ürünleri üretimi ve satışı yapmaktadır, ... platformu üzerinden ürünlerini satmaktadır, dava konusu olaya ilişkin olarak ... firması tarafından kampanyalı ürünlerin satışı yapılmak üzere ... satıcı paneli sistemi üzerinden fiyat girişlerini yapmıştır, aynı kampanyanın başladığı akşam ... kendi sisteminden kaynaklı olarak girilen fiyatlar ... ekibinin girdiği fiyatların çok altında bir fiyat üzerinden satışa sunulmuştur, örneğin tekli ürünün fiyatı 4 TL olarak girilmiş ise dörtlü ürün fiyatı da tekli ürün üzerinden satışa sunulmuştur, ertesi sabah durum fark edilmiştir ve ... yetkilileri ile iletişime geçilerek hatanın trendyoldan kaynaklandığı bildirilmiş ve ... tarafından yapılan yazışmalarda hatası kabul edilmiştir, ... tarafından satıcıya herhangi bir bildirim yapılmadan tüketicilere satıcıdan kaynaklı tedarik sorunu olduğu gerekçesi ile satışların iptal edildiğini bildirmiştir, ... satıcı firmanın ürün tedarik edemediği gerekçesi ile satışları durduğunu ve ürünlerini teslim edemeyeceğini tüketicilere bildirmiştir, bunun öncesinde ... ile irtibata geçilerek yapılan hatadan dolayı komisyon ve kargo ücretlerinin ... tarafından karşılanması teklif edilmiş ancak ... tarafından bu teklif kabul edilmemiş ve davacı firma mağdur edilmiştir."şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... CBS ...soruşturma sayılı dosyasının uyap sureti, ... Vergi Dairesinden davacı şirkete ait vergi kayıtları dosya içerisine alınmıştır.
Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile dosya Mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 07/10/2022 tarihli rapor ile; davacı firmanın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının yanlış fiyatlandırma sonucu uğradığı maddi zararın 814,90-TL olduğu, davacının iddia etmiş olduğu 21.12.2020 tarihli 108.000 TI tutarındaki sipariş iptali neticesinde elde edilmesi beklenen ciro kaybı ise soyut bir kavram olup tüketicinin 1/3 fiyata düşen ürünü alıp almamayı tercih etmesi ise soyut bir kavram olduğundan mevcut defterler üzerinden bir hesaplama yapmanın mümkün olmadığı, söz konusu ürünler için eksik tutarda faturalandırılan satışlar ve normal satış fiyatı ile faturalandırılan satışlar karşılaştırılma yapılması için rapor ekinde sunulduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce dosyanın mali müşavir, haksız rekabet konusunda sektör uzmanı, nitelikli hesaplama uzmanı, bilişim/web sitesi uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 17/10/2023 tarihli rapor ile ;Davacının yapılan 15 adet satışı gerçekleştirilmiş siparişten olması gereken kazancının rakamı
1633,40.-TL olduğunu, yanlış fiyatlandırma sonucu uğradığı maddi zararın 814,90.-TL olduğunun hesaplandığı, davacının iddia etmiş olduğu 108.000 TL tutarındaki sipariş iptali neticesinde elde edilmesi
beklenen ciro kaybının da mevcut belgeler üzerinden hesaplama yapılmasının da mümkün olmadığını, oluşan bu maddi zarar neticesinde istenilen maddi ve manevi tazminat haksız rekabet fiilinin oluşturmadığını belirtilmiştir.
Mevcut bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu yönünden taraf iddia ve savunmalarını karşılamadığı, denetime açık olmadığı değerlendirilmekle ve taraf beyan ve itirazları da dikkate alınarak; dava dosyası üzerinde inceleme yapılmak üzere yeniden Mali Müşavir, haksız rekabet uzmanı ve bir de nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/06/2024 tarihli rapor ile; Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere bilirkişi görüşleri sonucu TTK'na göre “Haksız Rekabet” şartlarının sağlandığını, satışlarının düşmemesi durumunda 2020 yılında elde ettiği faaliyet kârını elde edebileceği varsayımı altında 2021 yılı ilk 6 ay için davacının maddi zararının 373.481,98 TL olduğunu, davacının manevi zararının Mahkemenin takdirinde bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığını belirtmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğuna dair taraf itirazları dikkate alınarak mali müşavir, haksız rekabet konusunda uzman nitelikli hesaplama uzmanı ve web yazılı uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş düzenlenen 10/03/2025 tarihli rapor ile; Rapor içeriğinde belirtildiği üzere davacının haksız rekabet iddiasının dosya
kapsamında ki vesaiklere ve yapılan incelemelere göre ispat edilemediğini, değerlendirmele , asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/f.4
hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir.
Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirkete ait ürünlerin satış işleminin davalıya ait internet alışveriş platformu üzerinden 21.12.2020 tarihinde davacı şirket tarafından gerçekleştirilen stok güncellemesinin sonrasında ürünlerin 1543 tanesinin 108.000,00-TL tutarla davalı şirketin sistemsel hatasından kaynaklı hatalı bir fiyat üzerinden tüketiciye satıldığı iddiası ile davalı şirkete yapılan bildirim üzerine söz konusu siparişlerin tedarikçinin ürün tedarik edemediği şeklinde gerçeğe aykırı ve ürün ve hizmetleri kötüler şekilde iptal edilmesi nedeniyle kazanç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminat, TTK 55-57 mad uyaınca haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin durdurulmasına ve haksız rekabet nedeniyle maddi tazminat ile manevi zararın tahsili için açılan tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı TTK' nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, 54. maddede "(1) Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir. Yasanın 56. Maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşılaşanın açabileceği davalara yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir.
"Kötüleme yoluyla haksız rekabette, doğrudan mağdura yönelik bir hareket yer almamakta, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak, mağdurun dışında yer alan kişilere, mağdurla ilgili yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bilgiler verilerek bu kişilerin mağdur hakkında yanlış kanaat edinmeleri sağlanarak mağdur kötülenmektedir. Bu haksız rekabet türünde, konu mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dâhil değerler, muhatap ise mağdurun müşterileridir. 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için ortada sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama (beyan) olmalıdır.
Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir açıklamanın (beyanın) olması; bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Gereksiz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (Suluk, Cahit/Karasu, Rauf/Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, 2017, s. 428.).
Öte yandan gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargıları ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte gerçek dahi olsa açıklamalar, gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama (beyan) gereksiz yere incitici olmaktadır. Örneğin bir kişinin “taklit” ve “korsan” mal ürettiğini anlatan ifadeler; tüketiciyi uyarmanın ötesinde, somut olayın özelliğine göre teamülün kabul ettiği toleransı aşması durumunda gereksiz yere incitici bir nitelik ve amaç taşımaktadır. (Yargıtay HGKnun 20.04.1994 tarihli ve 1993/11-965 E., 1994/252 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırı aşılması halinde açıklama; 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir.
Hemen belirtilmesi gerekir ki, bir açıklamanın “yanlış” olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, “yanıltıcı” olup olmadığı veya “gereksiz yere incitici” olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Başka bir deyişle açıklama hangi kişi grubuna yapılıyor ise o kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin açıklamayı algılama biçimi esas alınacaktır. Dolayısıyla bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir." (Yargıtay HGK nun 2017/2475 esas ,2021/246 karar sayılı ilamı)
Somut olaya bakıldığında, Müşteri çevresi üzerindeki etkiyi değerlendirecek olursak davalı şirket sistemlerinden kaynaklı olarak yaşanan ve sipariş iptal nedenini davalı şirketin “Ürün Tedarik Edemediği” şeklindeki bir açıklama müşterilerin karar verme özgürlüğünü kısıtlayıcı ve tamamen ortadan kaldırıcı bir hal aldığı anlaşılmakta olup, dosya içeriğinde mevcut görsel ve yazılı mesajların değerlendirilmesi sonucu bu olayın müşterilerin karar verme ve seçim yapma özgürlüklerini fiziksel ve psikolojik olarak ellerinden alınması olarak değerlendirilmekle TTKm.54’e göre haksız rekabet teşkil ettiğini göstermektedir. Pazar ortamında müşteriler bir mal alırken piyasadaki diğer ürünlerin öncelikle fiyatı ve diğer unsurları karşılaştırarak satın alma kararını verirler. Davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.ne ait malların satışının sınırlandırılması veya zorlaştırılması müşteri çevresini etkilediği için TTK m.54 kapsamında olayın haksız rekabet teşkil etmesi sonucunu doğurmaktadır. Davalı şirket sistemlerinden kaynaklı olarak yaşanan ve sipariş iptal nedenini davalı şirketin “Ürün Tedarik Edemediği” şeklindeki bir açıklama davacının ürün ve hizmetlerini kötüler mahiyette bir gerekçedir. Davalı şirketin kendi hatasından dolayı davacı şirketin ürününün satışın durdurularak müşteri üzerinde psikolojik bir sınırlama yarattığı için müşteriler psikolojik olarak korkarak rakip firmaların ürünlerine yönleneceklerdir. Müşteri açısından yaşanan olumsuz olaydan dolayı davalı şirketi ticari faaliyetlerinin istismarı nedeniyle müşteri karar verme özgürlüğünü objektif olarak değerlendiremeyeceği için haksız rekabet teşkil etmektedir. Rekabet ortamına herkesin eşit ve serbest şekilde katılma hakkı sağlanması gerekir. TTK m.55/1 dürüstlük kuralına aykırı satış yöntemlerinden haksız rekabet hallerinden biride “Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek” hükmüdür. Davalı şirketin davacı şirketin ürünü hakkında açıklayıcı nitelikteki bilginin “yanlış”, “yanıltıcı”, veya “gereksiz yere incitici” kategorilerinden herhangi birisini olması haksız rekabet teşkil eder. Davalının olumsuz durumun yaratıcısı davacı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ürünü ve üreticiyi ilgilendiriyormuş algısını doğuracak açıklama yapılması “yanıltıcı” olarak değerlendirilmiş olup, yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere kötüleyici açıklamalar TTK m.55/1-a-1 ve TTK m.55/1-a-2 hükümleri gereği haksız rekabet teşkil edecektir. Açıklanan nedenlerle somut olayda haksız rekabetin varlığı tespit edilmiş olup, haksız rekabet şartlarına ilişkin genel açıklamalar içeren ve somut olayın özelliklerine uygun düşmeyen son bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi raporları birlikte bir arada değerlendirildiğinde; davacı firmanın defter ve belgelerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının yanlış fiyatlandırma sonucu uğradığı maddi zararın 814,90-TL olduğu, davacının kar kaybına ilişkin zararının belirlenmesi açısından yapılan incelemede, davalının bu konuda bir eylemi öncesi satış miktarları ve eylemin gerçekleşmesinin ardından geçen süreçte gerçekleşen satış miktarları arasındaki farkın belirlenmesi ve düşen satışlardan kaynaklanan ciro kaybının yaklaşık belirlenmesi yolu ile Haziran-Kasım 2020 döneminde aylık ortalama 173.449,51 TL toplam satış gerçekleşmişken Ocak-Haziran 2021 döneminde aylık ortalama 45.369,27 TL toplam satış gerçekleşmiş olduğu, bu haliyle davacının davalı kanalıyla yapılan satışlarında cirosunun aylık ortalama 128.080,24 TL düştüğü görülmekte olup, 2020 yılında net satışları 5.513.818,95 TL olan davacı şirketin faaliyet kârı 2.681.033,92 TL olup faaliyet kârı oranının %48,6 olduğu ancak 2021 yılında net satışları 4.378.587,77 TL olan davacı şirketin 63.438,28 TL zarar elde ettiği, satışlarının düşmemesi durumunda 2020 yılında elde ettiği faaliyet kârını elde edebileceği buna göre 2021 yılı ilk 6 aylık ciro kaybı 768.481,44 TL (128.080,24 * 6) ve davacının kâr kaybının 373.481,98 TL (768.481,44 * %48,6) olduğu yönünden yapılan hesaplamalara itibar edilerek ayrıca davacının kar kaybına etki edecek başkaca faktörlerin de bulunabileceği dikkate alınarak belirlenen kar kaybı tutarı üzerinden % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak sonuca gidilmiştir.
Öte yandan, davacı taraf davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle manevi zararın meydana geldiğini iddia etmiş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Türk Borçlar Kanunu’ nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD. 2012/8581 E., 2014/726 K.)
Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, söz konusu sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı, ticari gelirleri ile haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında davacının manevi zararının oluştuğu kanaatine varılarak neticeten davanın kısmen kabulü ile, davalıya ait ... isimli internet alışvariş platformu üzerinden davalının gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin TTK 55/1.a.2, 56. maddesi hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden bu site üzerindeki eylemlerinden men'ine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 814,90-TL maddi zararın 19.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 373.481,98-TL maddi tazminatın (kar kaybı) alacağı üzerinden % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile 224.089,18-TL alacağın 19.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıya ait ... isimli internet alışvariş platformu üzerinden davalının gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin TTK 55/1.a.2, 56. maddesi hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden bu site üzerindeki eylemlerinden men'ine,
2-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 814,90-TL maddi zararın 19.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-373.481,98-TL maddi tazminatın (kar kaybı) alacağı üzerinden % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile 224.089,18-TL alacağın 19.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Maddi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 15.363,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 12.355,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.007,26-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 35.984,65-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d-Davacı tarafından yapılan; 5.977,13-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.378,81-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 12.355,94-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Manevi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T 10/2.mad göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 20.200,00-TL Bilirkişi ücreti, 202,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.402,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.639,45-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan; 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 44,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.544,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.174,34-TL lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 688,36 TL'lik kısmının davalıdan, 631,63 TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.02/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır