T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/777 Esas
KARAR NO : 2025/688
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/12/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22.01.2009 tarihinde ... Hanının 5. katındaki sürgülü pencere camının alüminyum çerçevesi ile birlikte düşmesi sonucu dava dışı ...'ın ağır yaralanmış olduğunu, bu sebeple bu kişi ve yakınları tarafından taşınmazın kiracısı olan dava dışı sigortalı ... şirketine, olayın meydana geldiği taşınmazın olay tarihindeki maliki | nolu davalı ..., dava dışı sigortalı ile akdedilen müteahhitlik sözleşmesi uyarınca sinema salonlarının yenilenmesi ve binanın dış cephe alüminyum doğrama işlerini yüklenici sıfatıyla üstlenen 2 nolu davalı ... doğrama işlerinin imalat ve montajını taşeron sıfatıyla üstlenen 3 nolu davalı ... şirketine karşı ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat talepli dava ikame edildiğini, yapılan yargılama neticesinde dava dışı sigortalının 2 nolu davalı yükleniciye verdiği işi denetlememesi sebebiyle kusurlu bulunduğu, 2 nolu davalının 3 nolu davalıya taşeron olarak verdiği işin kalitesi ve montajını, işçiliğini denetlememesi sebebiyle kusurlu bulunduğu, 3 nolu davalının alüminyum doğramanın imalat ve montajını gerekli kalitede yapmaması uygun malzeme kullanmaması ve işçi çalıştırmaması sebebiyle kusurlu bulunduğu ve | nolu davalının ise bina sahibi olması sebebiyle kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile tüm davalıların bu kişiye karşı haksız fitil nedeniyle müteselsilen sorumlu oldukları kanaati ile maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ödenmesine karar verildiğini, söz konusu alacak ile ilgili icra takibi başlatılması üzerine kesinleşen mahkeme kararı gereğince Müşterek ve müteselsil sorumlu olarak icra dosyasına borcun tamamının ödendiğini, ödeme akabinde dava dışı sigortalı tarafından müvekkili şirkete başvurularak icra dosyasına ödenen tazminatın sigorta poliçesinden karşılanmasının talep edildiğini, müvekkili ile sigortalısı arasında varılan anlaşma neticesinde toplam 4.000.000 TL tazminatın dava dışı sigortalıya ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısına yaptığı ödeme neticesinde sigortalısının haklarına halef olduğundan, ödediği zarar bedelini meydana gelen zarardan sorumlu olanlardan müştereken ve müteselsilen talep hakkı bulunduğunu, davalıların zarardan müteselsilen sorumlu olup pasif husumete haiz olduklarını, ancak davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen raporlarda farklı kusur oranlarının belirlenmiş olduğunu, açıklanan bu sebepler ile davalıların her biri bakımından ayrı değerlendirme içeren davalıların bölüşük kusur oranlarının tespitini içerir bilirkişi raporu aldırılarak müvekkili şirket tarafından ödenen 4.000.000 TL tazminatın meydana gelen zarardan sorumlu olan davalılardan müştereken ve müteselsilen ve de rücuen tahsili gerektiğini belirtmişler ve de netice ve talep olarak da açıklanan sebepler ile davanın kabulü ile toplam 4.000.000 TL tazminat alacaklarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 10/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açık yasa hükmü ve yüksek mahkeme içtihatları karşısında, zarara kusuruyla sebep olan müteselsil sorumlu tarafından ödenen tazminatın, salt yapı maliki olduğu için kanunen sorumlu tutulan müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, Bam kararında ve Bam kararında esas alınan bilirkişi raporunda davacının halef olduğu ... A.Ş. nin zarara kusuruyla sebep verdiği tespit edilmişken, müvekkili şirkete salt yapı maliki olması nedeniyle kusursuz sorumluluk atfedildiğini, sorumlular arasındaki iç ilişkide kusur sorumlularının kusursuz sorumlulara rücu etme imkanı bulunmadığını, diğer bir ifadeyle haksız fiil nedeniyle sorumlu kişinin zararı tazmin etmişse kimseye rücu edemeyeceğini, tazminata karar veren mahkemenin müteselsil sorumlular arasındaki rücu ilişkisine esas alınacak kusur nispetlerini de belirlediğini, davacının yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve ödenen tazminatın davalılardan müteselsilen rücu taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, rücu ilişkisine vücut veren davadaki yargılamada davalı olan tarafların tamamı huzurda görülen bu davada da taraf olduğunu, aynı kişiler arasında aynı maddi olaya ilişkin olarak verilen söz konusu hükmün kesinleşmiş olduğunu, dolayısıyla mahkemenin kesinleşen davada davalıların sorumluluklarına dair yapılan tespitlerle bağlı olduğunu, davacının kesinleşen bu karar doğrultusunda yapılan ödeme nedeniyle sigortalısına halef olduğunu, davacının rücu hakkının zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının sigortalısının üstlendiği tadilatlar dolayısıyla müvekkili şirketin uğrayacağı zararları tazmin etmeyi taahhüt ettiğini, bu taahhüt karşısında müvekkili şirketten talepte bulunmasının mümkün olmadığını, kazaya sebebiyet veren pencere doğramasının ... tarafından yaptırıldığı, kazanın bu imalatın üretiminden kaynaklandığının kesinleşmiş mahkeme hükmü ile sabit olduğunu, davacının diğer davalıların ödemede acze düştüğünü iddia ederek ödenen tüm tazminatı müvekkili şirketten talep edemeyeceğini, diğer tüm beyan ve savunmalarının saklı olduğunu, davacının sigortalısının kesinleşen mahkeme kararı uyarınca ödediği tazminatın dayanağının haksız fiil olduğunu, davacının faiz taleplerine de itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin olay tarihinde yürür üçüncü şahıs mali mesuliyet sigortasının bulunduğunu, bu poliçe dolayısıyla davanın poliçeleri düzenleyen ... Sigortaya ihbarını talep ettiklerini belirtmişler ve de sonuç ve istem olarak da açıklanan sebepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava TTK 1472.m göre ve TBK 167. Maddesine göre sigortacının rücuen tahsil talebidir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 24. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya aslı, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas,... Esas, sayılı dosya, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP suretleri, davalı Tasfiye Halinde...Ltd. Şti.'nin firma kayıtları, Tasfiye Halinde... Ltd. Şti. 'nin firma kayıtları ve ticaret sicil kayıtları, ...22. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosya, ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
Olay günü olan 22.01.2009 tarihinde, ... adresinde yapılan inşai çalışma sırasında, yüksekten düşen aleminyum ve cam çerçevenin dava dışı ...'a isbet etmesi nedeniyle meydana gelen yaralanma olayında, bu kişi tarafından açılan davada, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesini'nin 22.05.2018 tarih, ... E ve ... K sayılı kararını istinafen inceleyen İstanbul BAM 3. HD'nin 20.02.2019 tarih,...E ve ... K sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminatlara hükmedilmiştir.Bu karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Anılan yargılamada, davalılarla beraber, davacının sigortalısı ...Aş'nin de davalı olduğu ve sigortalı ile birlikte davalıların tamamının tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu görülmüştür.
Anılan ilamın sigortalı dahil tüm davalılar aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi üzerinden takibe konulduğu ve borcun tamamının (4.861.864,22 TL) sigortalı tarafından ödendiği görülmüştür.
Davacı ile işbu borcun tamamını ödeyen dava dışı sigortalı ...AŞ arasında 31.12.2008 ila ...tarihleri arasını kapsayan ... poliçe numaralı sorumluluk sigortası yapılması sebebiyle, davacı ile sigortalısı arasında 07.10.2020 tarihli sulh ve ibra protokolü yapılmış ve davacının sigortalıya dava konusu hasardan dolayı 4.000.000,00 TL ödediği anlaşılmıştır.
Dosya İnşaat Mühendisi, Mimar, Sigorta Uzmanı, Hesap Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş düzenlenen 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacı sigorta şirketi ile sigortalısı dava dışı ...
San. A.Ş. ...A.Ş.) arasında 31.12.2008 – 31.12.2009 dönemini kapsayan ... numaralı, sigorta bedeli 4.000.000,00 USD olan “Muhtelif Sorumluluk Sigortaları Poliçesi”nin akdedildiği, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı arasında akdedilmiş 20.10.2020 tarihli Protokol’e göre, davacı sigorta şirketi tarafından 13.10.2020 tarihinde 4.000.000,00 TL olarak dava dışı sigortalısı ...A.Ş.ne yapılmış sigorta bedeli ödemesinin tamamının ... numaralı “Muhtelif Sorumluluk Sigortaları Poliçesi” kapsamında olduğu, ... 24.İcra Dairesi’nin ...sayılı dosyasında tahsil tarihi olan 13.11.2019 tarihine kadar, mahkeme (BAM) ilamına göre toplam alacak tutarının 5.066.308,28 TL olarak hesaplanabileceği, ancak İcra Dairesinin 15.11.2019 tarihli kapak hesabına göre toplam alacak tutarının 4.864.204,94 TL olarak hesaplandığı ve dosya alacağı tahsilinin bu miktar üzerinden yapılarak infazen kaydı ile takip dosyasının kapatıldığı, takip borçlusu ...A.Ş.’den dosya alacağı için 12.11.2019 tarihinde 4.861.864,22 TL tahsil edildiği, işbu davanın davacısı ... Sigorta Şirketi’nce icra takip dosyasına doğrudan herhangi bir ödeme yapılmadığı, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği 4.000.000,00 TL sigorta bedelinden / tazminatından, sigortalı ...A.Ş.ne ait kusur oranı olarak ... 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce belirlenmiş %10 oranındaki kusura göre davalıların müterafık kusurunun söz konusu olacağı değerlendirilerek, davacı sigortacının 4.000.000,00 TL sigorta bedelinin %10’a isabet eden 400.000,00 TL’nın tenkisinden sonra bakiye kalan 3.600.000,00 TL’nı talep ve dava edebileceği, davacı sigorta şirketinin, sigortalısı olan dava dışı ... A.Ş. ile akdettiği sorumluluk sigortası poliçesi kapsamında sigortalısına ödediği sigorta bedelinden talep ve dava edebileceği 3.600.000,00 TL’nı halefiyet prensiplerine/düzenlemelerine göre, sigorta bedelinin ödenmesini gerektiren olayın
gerçekleşmesine kusuru ile sebep olan davalılar ... Ltd.Şti. ile ... Ltd.Ştiimden ve kusursuz sorumluluğu bulunan davalı ...Tic. A.Ş.'den talep ve dava edebileceği, davacı sigorta şirketinin talebine karşı kusur sorumlusu davalılar ... Ltd.Şti. ile .... Ltd.Şti.nin ve kusursuz sorumlu davalı ... Tic. A.Ş.nin müteselsilen sorumluluklarının söz konusu olacağı, kusursuz sorumlu davalı ... Tic. A.Ş.nin müteselsilen sorumlu olacağı sigorta tazminatını ödediği nispette ancak diğer kusurlu davalılar ... Ltd.Şti. ile ...Tic. Ltd.Şti.ne kusurları oranında rücu edebileceği, ancak kusursuz sorumlu davalının, kusur sorumlusu davalılara karşı rücu hakkının işbu davada ihtilaf/çekişme konusu oluşturmayacağı, davacı sigorta şirketinin talep ve dava edebileceği 3.600.000,00 TL tutara karşılık gelecek sigorta bedeline, halefiyet ilkesi gereğince sigortacının ödeme tarihinden itibaren temerrüt söz konusu olacağından davacı sigortacının ödeme tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilebileceği, halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı tarafından işbu dava açılsa idi o dava sebebiyle hangi oranda temerrüt faizi istenebilecek ise bu davada da aynı oranda temerrüt faizi istenebileceğinden, davacı sigortacının da işbu davada talep ve dava edebileceği 3.600.000,00 TL'na sigorta bedelinin ödeme tarihi olan 13.10.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2.maddesi gereğince avans faiz oranı işletilebileceği, sair hususlardaki taleplerin Mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere, dava konusu hasarın taraflar arasında yapılan poliçe kapsamında kalan bir hasar olduğu ve ödemenin de işbu hasar ve poliçeden dolayı yapıldığı sabittir. O halde TTK 1472. Maddesine ve TBK 167/2 maddesine göre, sigortalıya halef olarak davacının, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada taraf olmaları sebebiyle davalılar açısından da kesin hüküm teşkil eden bu ilamda tespit edilen kusurları oranında ve kusursuz sorumluluk cihetiyle sorumlu olduklarını kabul etmek gerekmiştir.
Sigortalının anılan yargılamadaki kusur oranı %10 olduğundan, davacının yaptığı 4.000.000,00 TL ödemenin 400.000,00 TL'sinden zaten sigortalı kendisi sorumludur. Bu sebeple bu miktar için davacının davalılara rücu edemeyeceği kuşkusuzdur.
Bakiye 3.600.000,00 TL için ise davalı ...'ın tamamından sorumlu olması, diğer davalı ...'ın 4.000.000,00 TL'nin yüzde yirmi olan 800.000,00 TL'sinden sorumlu olması ve davalı ... şirketinin yüzde yetmiş olan 2.800.000,00 TL'sinden sorumlu tutulması gerekmiştir.
Her na kadar davalı ... şirketi vekili kusursuz sorumluluk sebebiyle, davacının bu şirkete rücu edemeyeceğini savunmuş ve bu minvalde bir kısım içtihatlar dosyaya sunmuş ise de buna iştirak etmek mümkün dolmamıştır. Zira bu davalının da işaret ettiği üzere, haksız fiil sahibinin kusursuz sorumluya rücuu mümkün değildir. Tersine, kusursuz sorumlunun üçüncü kişiye yaptığı bir ödeme var ise haksız fiil sahibine rücu hakkı vardır. Örneğin sürücünün üçüncü kişiye verdiği zararı kendisi ödemesi halinde kusursuz sorumlu işletene rücu hakkı yoktur. Ne var ki somut olayın özelliği bu genel kuraldan ayrıdır. Somut olayda, sigortalı ... haksız fiilin bizzat kendisi sahibi değildir. Kesinleşen yargılamada sadece denetim görevini yerine getirmemekten dolayı %10 kusurlu görülmüştür. Kazaya sebebiyet veren imalat, davalı ... şirketinin mülküne yapılmaktadır. O halde sigortalı ... şirketi haksız fiilin asıl sahibi olmadığından, payına düşen miktardan fazla yaptığı ödeme için mülk sahibi ve kusursuz sorumlu olan ... şirketine rücu hakkı vardır.
Anılan gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-800.000,00 TL maddi tazminatın 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar tasfiye halinde ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-2.800.000,00 TL maddi tazminatın 13/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar tasfiye halinde Tasfiye halinde ... şirketi ile ... şirketlerinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 245.916,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 68.310,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 177.606,00-TL harcın davalılardan (... şirketi tamamından, Tasfiye halinde ...şirketi 35.521,12 TL ile sınırlı ve Tasfiye halinde ... şirketi 124.324.20 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 432.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan (... şirketi tamamından, Tafiye Halinde ... şirketi 86.400,00 TL ile sınırlı ve Tasfiye halinde ... şirketi 302.400,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 64.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 68.310,00-TL Peşin/nisbi Harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 30.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.867,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.867,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 28.680,53-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 20,00 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin 1.118,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 132,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır