T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/865 Esas
KARAR NO :2024/579
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:30/12/2021
KARAR TARİHİ:28/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2020 tarihinde ... karayolunda ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazasının meydana geldiğini, davacının anneannesi olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ... nolu Devlet karayolu üzerinde ... il merkezi istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken sürücülüğünü ...'nın yaptığını, dönemin ... valisi'nin de kaza anında içerisinde bulunduğu ... Valiliği'nin makam aracı görevini gören ... (... tahsisli plakası) plakalı ... marka otomobil ile çarpışması suretiyle trafik kazasının meydana geldiğini, kazada davacının anneannesinin hayatını kaybettiğini, kaza anında davacının ve kardeşi ...'nun yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını, kaza sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... hakkında taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçları isnadıyla soruşturma başlatıldığını, hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edildiğini, söz konusu yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, davacının kaza neticesinde meydana gelen yaralanma nedeniyle birden fazla kez ameliyat geçirdiğini, tedavisinin oldukça zorlu olduğunu, davacının yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına, mevcut ve yargılama sürecinde toplanacak diğer tüm delillere göre fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 6100 sayılı Kanun'un 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın hüküm altına alınmasının talep edildiğini, davacı tarafın yasal haklarını alabilmek adına arabuluculuk yoluna başvurduğunu, ancak arabuluculuk görüşmelerinde davalı taraf davacının haklarını ödemeyi kabul etmediğini, anlaşmaya varılamadığını, trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK m.107 gereğince alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda eksik harcın tamamlanması ve talebin artıırılması kaydı ile şimdilik belirsiz alacakları olan 1000 TL tutarındaki maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, davalı sigorta şirketinin yaptığı yetersiz ödemeye dair anlaşmanın Karayolları Trafik Kanunu m.111 kapsamında iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe nolu zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alındığını, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça KTK atfı uyarınca trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan belgelerle davalı şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, kaza sonrası malul kalındığına ilişkin herhangi bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, davalı şirketçe başvuru sahibinin şirkete yaptığı hasar başvurusuna istinaden sigortalısının %100 kusuru ile davacının %8 maluliyeti uyarınca 21/10/2021 tarihinde 98.335,00 TL maluliyet tazminatı ödemesinin başvurana yapıldığını, davalı şirketin sorumluluğunun yapılan bu ödeme ile son bulduğunu, kaza esnasında yolcu olan başvuranın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğinin, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, bu sebeple SGK'ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davalı şirketin işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihinin olabileceğinden, haksız mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirketten hasar dosyası ve poliçe evraklarının dosya arasına alındığı, trafik sicil kayıtlarının dosya arasına alındığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP suretinin dosya arasına alındığı ... Şehir Hastanesi ve İstanbul Prof. Dr. ... Hastanesinden gelen davacıya ait hastane evraklarını içeren CD'lerin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
Dosya Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 12/12/2022 tarihli raporda; Sürücü ...’nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü ...'ın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapor olduğu belirtilmiştir.
Dosya Adli Tıp İkinci Üst Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 26/07/2024 tarihli raporda; davacı ...'nun 23/07/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, Kas İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.7’ye göre; (%5, %5, %5, %5) olduğu ve Balthazard Formülü göre %18.54 olup; kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1 (bir) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.
Yargılama devam ederken davacı vekili, 27/08/2024 tarihli dilekçesi ile davalı taraf ile davacı taraf arasında sulh olunduğunu, ibraname/sulh protokolü ile bu hususun imza altına alındığını, işbu metin dilekçesinin yazı ekinde sunulduğunu, bu nedenle işbu dilekçe ile sulh olunduğu hususunun mahkememize bildirildiğini, sulh protokolünün onaylanmasını, sulh protokolü hükümleri doğrultusunda karar verilmesini vekaleten talep ettiği analaşılmıştır.
Davalı vekili 02/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacı tarafla yapılan uzlaşma neticesinde yazı ekinde ekli ibraname gereğince davacı vekilinin hesabına 22/08/2024 tarihinde 393.886,25 TL ödeme yapıldığını, bu kapsamda davalı şirkete yöneltilen talepler bakımında davanın konusuz kalmış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini ve lehlerine çıkabilecek yargılama giderleri ile vekalet ücretinden feragat ettiklerini, gereğinin yapılmasını arz ve talep etmektedir.
01/11/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 313. vd. maddelerinde sulh düzenlenmiştir. Buna göre sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla Mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. 6100 sayılı HMK'nın 315. maddesi "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü haizdir. Sulh, Mahkemenin bir hükmüne gerek kalmaksızın davaya son veren usuli bir sözleşme olduğu ve HMK 314. maddesi uyarınca sulh hükmün kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği düzenlenmiştir.
Davacı vekili yargılama devam ederken taraflar arasında sulh sağlandığını beyanla davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 74. Maddesinde davaya vekalette özel yetki verilmesi gereken haller sayılmıştır. Buna göre bir davada müvekkil tarafından vekile açıkça yetki verilmemişse, vekil sulh olamaz. Somut olayda davada karşı tarafla sulh olduğunu bildiren davacı vekilinin vekaletnamesinde sulhe ilişkin özel yetkinin bulunduğu, davacı ile davalının dava dışında sulh olduklarının anlaşıldığı, tarafların sulh olmaları ve uyuşmazlık konusunun bu surette ortadan kalkmış olması nedeniyle dava konusuz kaldığından sulh sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, ayrıca her iki tarafın birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı belirtilmekle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sulh nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 19/08/2024 tarihli Sulh Protokolünün tasdiki ile kararın eki sayılmasına,
2-Harçlar kanunu gereğince davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 225,77-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Tarafların beyanları doğrultusunda vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 28/08/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır