T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/246 Esas
KARAR NO : 2025/723
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)
DAVA TARİHİ : 08/04/2022
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ŞİRKETİ ne ait 08.06.2020 tarihli genel kurul, 11.08.2020 tarihli genel kurul, 16.09.2020 tarihli genel kurul, 21.01.2021 tarihli genel kurulların ... Tic. A.Ş: nin kurucusu ve hakim ortağı olan ...'nın 14.09.2019 tarihinde rahatsızlık geçirmesi üzerine felçli duruma geldiğini, ...'nın fiil ehliyetine sahip olmadığını, genel kurullarda hazirun cetveline atılan imzaların ...'ya ait olmadığını, ... tarafından Sahte imzaların kullanıldığını, çeşitli hilelerin yapıldığını belirterek sahte imzalar atılmak suretiyle, TTK ve TBK madde hükümleri gereğince, kamu düzenine de aykırı olacak şekilde yapılmış davalı şirket 08.06.2020 Tarihli Genel Kurulu, 11.08.2020 Tarihli Olağanüstü Genel Kurulu, 16.09.2020 Tarihli Olağanüstü Genel Kurulu, 21.01.2021 Tarihli Olağanüstü Genel Kurulu Toplantılarının ve toplantılarda alınan kararların butlan sebebiyle kesin hükümsüzlük halinin tespitine, tensip zaptı ile birlikte, genel kurul kararlarının butlan tespiti kararlarının kesinleşmesine kadar davalı şirkete malvarlığını yönetmesi yetkisiyle TMK md. 427 b.4 gereğince yönetim kayyımı atanmasına, yönetimi kayyımı olarak, YMM Hüseyin Kalender'in ücreti davalı şirketten karşılanmak üzere atanmasına, Mahkeme aksi kanaatteyse yönetim kayyımının resen belirlemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 18/04/2022 tarihli ara kararı ile davacının yönetim kayyımı atanması isteminin reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraf ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, TTK m.447 hükmünde sayılan butlan sebeplerinin oluşmadığını, davacı yanın usulsüz işlemlerle ... lehine hisse oranlarının artırıldığını, genel kurullarda imzada sahtecilik yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, TBK m.27 hükmünün huzurdaki davada uygulanamayacağını, davalı şirkete kayyım atanması için gerekli şartların bulunmadığını belirterek dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, davanın esasına girilmesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI :
Mahkememiz 09/10/2024 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...; " Ben, bana sorduğunuz vardallı inşaat şirketinde 2020 eylül ayında temizlik ve çay ve yemek gibi işleri yapmak üzere işe girdim. 9 ay kadar çalıştım. Ben işe girdiğimde beni işe alan patron olarak görünen ...'ydı. Ben, şirkette yapılan toplantıların genel kurul mu başka bir toplantı mı olduğunu bilmezdim, ben sadece benden istenen çay kahveleri dağıtır çıkardım. ... bey zaten şirket dediğimiz ofis ev haline getirilmişti orada yaşıyordu. Be, bu şirkette çalıştığım 9 ay boyunca kendisini hep felçli ve tekerlekli sandalyede gördüm. Bu 9 ay zarfında kendisi konuşamıyordu da, ... bey e benim yapacağım servisleri yanında ki yardımcısı veya başkaları söylüyordu. Ben ... bey i bir şey imzalarken veya şirket konusunda fikri alınırken hiç görmedim. Be, ... bey in toplantılara getirilip kendisi ile konuşulduğunu veya bir şey imzalatıldığını görmedim, dedi. beyanı okundu imzası alındı.
Davacı vekilinin sorusu üzerine tanık: ... bey oğlu ...'a ağabey diye, kızı ... hanım'a da anne diye sesleniyordu. Benim çalıştığım süre zarfında bu hep böyle oldu. ... bey ellerini kullanamıyordu, hasta bakıcı veya kızı ... hanım yedirip içiriyordu.
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanık : Ben, ... bey'in toplantı veya sohbet ortamı şeklinde diğer şirket yetkilileri veya çocuklarıyla birlikte bir ortamda görmedim. ... bey'in çocuklarından ... bey sürekli şirketteydi her gün oya hanım gelirdi ama oya hanım şirket işleriyle ilgilenmek için değil babasıyla ilgilenmek için gelirdi. Çok nadir olarak da sena hanım gelirdi. ... hanım da ilk işe girdiğim zaman görünmüyordu ama ben çıkmaya yakın o da sık sık şirkete gelmeye başladı. ... hanım babasıyla ilgilenmiyordu odasına çekiliyordu, ne yapıyordu bilmiyorum.""şeklinde, ...; " Ben, 2019 kasım ile 2020 kasım arasında ... bey'in özel hemşiresi olarak çalıştım. Benim çalıştığım süre boyunca yatağa bağımlı bir vaziyetteydi, yürüyemiyordu, benim çalıştığım dönemde sadece iki kere tekerlekli sandalyede bir keresinde ... tarafında sahilde gezdirdik, sahilde gezerken yanında ben vardım, oğlu, ... bey, kızı ... hanım, torunu Nisa hanım vardı, şuan hatırladıklarım bunlar. Yine bir keresin de de şişlide bir özel doktor kliniğine götürdük o zaman da yine az önce saydığım yakınları yanımda vardı. ... bey yanına gelen kişileri tanımıyordu, kim oğlu ,kim kızı , kim torunu bilmiyordu. Ayrıca abi, abla bir de Allah kelimelerinden başka bir kelime söylemiyordu. Kendi isteklerini biz çevresindekilere karşı düzgün cümlelerle ifade eden herhangi bir cümlesine şahit olmadım. Kendisine herhangi bir evrak imzalarken veya resmi işlem yaparken görmedim, zaten mental olarak bunu yapmaya uygun değildi. Çevresindekilerin kendisini zorla şirkete götürmeye çalıştıklarını veya bir şey imzalattıklarına çalışmaya şahit olmadım. Ayrıca çocuklarından veya çevresinde herhangi birisinin şirket işlerinde veya genel kurullardan bahsettiğine de ben şahit olmadım. dedi. beyanı okundu imzası alındı.
Davacı vekilinin sorusu üzerine tanık: ... bey elleriyle herhangi bir şey yapamıyordu, yemeğini biz yediriyorduk,dedi.
Davalı vekilinin sorusunu üzerine tanık: Ben, herhangi bir şirket toplantısına şahit olmadım, ... bey'in yanında ben 7/24 sürekli çalıştım, bu süre zarfında başka herhangi bir yerde herhangi bir işte çalışmadım."şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava ehliyetsizlik ve sahtecilik iddialarına dayalı olarak genel kurul kararlarının yokluğunun tespiti ve şirkete kayyım atanması talebidir.
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosya UYAP suretleri, davalı şirket ticaret sicil kayıtları, çağrı belgeleri, genel kurul tutanakları, alınan kararlar, hazirun tutanakları, pay defterinin onaylı bir örneği, genel kurul hazır bulunan tutanak asılları, ... 60. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar ve dosyada bulunan kasa evrakları, tahkikat evrakları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya ATK Fizik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 11/10/2023 tarih, ...sayılı raporda; inceleme konusu 21/01/2021 tarihli iki adet Hazirun Listesi, 11/08/2020 tarihli iki adet Hazirun Listesinde ... adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere gerek ...'nın eli ürünü olup olmadığı gerekse inceleme konusu belgelerde atılı diğer imzalar ile aynı elin ürünü olup olmadığı hususlarının tespit edilemediği, inceleme konusu 08/06/2020 tarihli Hazirun Listesi ve bile tarihli iki adet Vekaletnamede ... adına atılı imzalar ile ...'nın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; söz konusu inceleme konusu belgelerde yer alan tüm imzalar ile ... adına atılı imzalar arasında aynı el ürünü olduğunu gösterir ilgi ve irtibat tespit edilemediği, Hemipleji hastalığının, santral sinir sistemi hasarı sonucu gelişen ve vücudun bir yarısında kas-iskelet sisteminin etkilenmesiyle seyredebileceği, kaslarda zayıflama, kas gücü kaybı, spastisite, kontraktürlerin görülebileceği ve kasların doğal hareketlerinde bozulmalar olabileceği tıbben bilinmekle birlikte, ince motor beceriler gerektiren imza atma eyleminin etkilenmesi felç durumunun ağırlığı, rehabilitasyon ve tedavi sürecine, hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna, etkilenen vücut yarısına göre imza atma eylemi hiç etkilenmeyebileceği gibi imzada ileri derecede bozulmalar görülebileceği, afezik (konuşma yeteneğinde bozulma) durumuyla imza atma eylemi arasında bir bağlantı bulunmadığı belirtilmiştir.
Dosya Adli Tıp 4. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen ... tarih,... sayılı raporda; görülmekte olan “Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)” davası nedeniyle “21.01.2021 tarihli genel kurulda, (bizzat katıldığı), 08.06.2020 tarihli genel kurulda, (bizzat katıldığı), 11.08.2020 tarihli genel kurulda, (bizzat katıldığı) ve 16.09.2020 tarihli genel kurul için ...'yı vekil tayin ettiği vekaletname işleminde, bu işlemlerin her birinin hukuki anlam ve sonuçlarını bilebilecek fiil ehliyetine sahip olup olmadığı” sorulan ... oğlu, 1936 doğumlu, 12.03.2022 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden, ... Üniversitesi ... Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalının 22.11.2019 tarihli taburcu nöroloji muayenesinde; “Bilinci açık, tekli ve ikili kelime çıkışı var. Tek basamaklı emirleri ve bazı iki basamaklı emirleri yapıyor. Parezi testinde sağ üst ve alt ekstremitesi çok az hareketli (sekel), sol tarafta parezi yok. Yüzeyel duyu muayenesi değerlendirilemiyor. Oral besleniyor. Yürütülemiyor, sondalı.” şeklinde kayıtlı olduğu, bu bulguların tıbben düzelme göstermeyeceğinin tıbben bilindiği, fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan Serebrovasküler hastalık sekeli olan anlamanın etkilendiği afazi halinin sorulan işlem tarihlerinde de mevcut olduğu tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre, ...’nın 08.06.2020, 11.08.2020, 16.09.2020 ve 21.01.2021 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olmadığının kabulünün uygun bulunduğu belirtilmiştir.
Dosya Mali Müşavir birde şirkletlerdeki pay ve genel kurul kararlarını incelemede nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 08/08/2025 tarihli raporda; 2020 VE 2021 YILLARINDA YAPILAN Olağan ve Olağanüstü Genel Kurullarda sermaye artırımı kararlarının alındığı, Sermaye Artırımlarının Şirketin geçmiş yıl karlarının sermaye ilavesi veya ... ile ...'nın sahibi oldukları gayrimenkulleri ayni sermaye olarak şirkete koymaları veya ...'nın Şirketteki alacaklarını sermaye artırımı olarak şirkete koyması şeklinde yapıldığı, ...'nın söz konusu Genel Kurullara katılmadığı durumda, Genel Kurullara katılan diğer ortakların sermaye payları dikkate alındığında oluşan nisaplar rapor içerisinde tablo halinde belirtildiği, ...'nın ölümü sonrası veraseten intkal eden Vardarlı Şti. ne ait hisse senetlerinin bütün varislere pay edildiği, pay tutarlarının her varisin Pay Defterinde ayrı bir sayfada hisse paylarının gösterildi belirtilmiştir.
Dava, davalı şirketin 08/06/2020 tarihinde yapılan genel kurulda, 11/08/2020 tarihli olağanüstü genel kurulda, 16/09/2020 tarihli olağanüstü genel kurulda ve 21/01/2021 tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların davacı murisinin katılımı olmaksızın yada fiil ehliyeti olmadan katılması sebebiyle atılan imzaların ve alınan kararların mutlak butlan sebebiyle iptaline yönelik butlana yönelik genel kurul butlan davasıdır.
Davalı taraf öncelikle davacının tek başına eldeki davayı açma yetkisinin bulunmadığı, tereke iştirak hükümleri gereği murisin bütün mirasçıların birlikte açması gerektiği ya da tereke temsilcisinin eldeki davayı açması gerektiğini ileri sürmüştür. Eldeki dava bir iptal davası olmayıp, yokluk davasıdır. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse de yüksek mahkeme içtihatlarında kabul edildiği üzere, iptal davalarını açmak için ortak olma şartı var ise de, yokluk davalarında ortak olma şartı aranmamaktadır. Şirket genel kurul kararının yok hükmünde olduğunu iddia etmek "ilgili olan" herkesin hakkıdır. O halde eldeki dava bir yokluk davası olup, davacı da hem mirasçı olması cihetiyle ve hem de şirketin elbirliği halinde ortağı olması cihetiyle ilgilisidir. Bu sebeple eldeki davayı, diğer orak ve mirasçılardan ve de tereke iştirak hükümlerinden maada tek başına açabilir.
Mahkememizce ATK'dan aldırılan imza incelemesinde, imzaların murise ait olup olmadığı hususunda net bir sonuç alınamamıştır. Zira imzaların belirli bir karakter içermediği çıplak gözle dahi anlaşılmaktadır.
Öte yandan muris hakkında ATK'dan aldırılan fiili ehliyet raporunda gerek bizzat katıldığı genel kurul tarihlerinde ve gerekse de vekil tayin ettiği vekaletname tarihinde bu imzaların hukuki sonuçlarını anlayacak kabiliyet bulunmadığı rapor edilmiştir. Davalı taraf bu rapora ısrarla itiraz edip, hatta bunun aksine mütalaa sunarak, üs kuruldan rapor alınmasını istemiş ise de bu talep kabul edilmemiştir. Zira dinlenen tanık beyanlarında, murisin genel kurullara hasta bakıcı eşliğinde ve tekerlekli sandalyede getirildiği beyanları vardır. Yine dosyaya sunulan muris fotoğraflarında dahi murisin yatalak hasta olduğuna dair fotoğraflar görülmektedir. Öte yandan dava konusu imzaların çıplak gözle incelenmesinde dahi, büyük bir sermaye şirketinin hakim ortağından beklenmeyecek ve herhangi bir karakteri olmayan dalgalı çizgilerden ibaret olduğu, dolayısı ile imza sahibinin adeta bu imzaları atarken dahi yeterli mecalinin olmadığı izlenimi vermektedir. Fizik ihtisas raporunda da bu hususa dikkat çekildiği nazara alınmıştır. O halde aldırılan işbu ATK raporu, dosya içeriğindeki bu durum ve delillerle de örtüştüğünden, yeniden üs kuruldan fiil ehliyeti raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Mahkememizce yaptırılan mali inceleme sonunda da, ortakların ve muris ortağın payları nazara alındığında, murisin oyunun genel kurullarda sonuca etkili olduğu da anlaşıldığından ve ehliyetsizlik bir yokluk sebebi olduğundan ehliyetsizlik sebebiyle anılan genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçesinin sonuç kısmında şirkete kayyım atanmasına da karar verilmesini istemiş ise de şirkete kayyım atanması, ancak şirkette yönetim boşluğu olduğu olağanüstü durumlarda tedbiren uygulanacak geçici bir rejimdir. Burada ortakların bir araya gelip, genel kurul yapıp, bu mümkün değilse mahkemeden çağrı izni alıp yeni yönetim seçmesi her zaman mümkün olup, eldeki davada bunun mümkün olmadığı izah ve ispat edilemediğinden kayyım talebinin reddine karar vermek gerekmilştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davalı ... A.Ş'nin 08/06/2020 tarihli genel kurulunun, 11/08/2020 tarihli olağan üstü genel kurulunun, 16/09/2020 tarihli olağan üstü genel kurulunun ve 21/01/2021 tarihli olağan üstü genel kurulunun ve bu genel kurullarda alınan tüm kararların yoklukla malul olduklarının tespitine
-Şirkete kayyım atanması talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 350,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 264,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13 İkinci Kısım İkinci Bölüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 350,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 30.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.474,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 31.824,55-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.912,27 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır