T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/3 Esas
KARAR NO : 2025/447
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 10.07.2021 tarihinde ... Devlet Hastanesine gitmek için Davalı ...'ın kullandığı ... plakalı dolmuşa bindiğini, saat 11:00 sularında ... Devlet Hastanesine geldiğinde davacının inmek istediğini, dolmuşun durduğunu ve yolcu çıkış kapısını açtığını, davacının dolmuştan inerken, dolmuşun aniden hareket ettiğini ve davacıyı kaldırıma fırlattığını, davacının acı içinde yerde yatarken dolmuşun ilerlediğini, çevredekilerin müdahalesi ile durduğunu, yerden kalkamayan davacıya yönelik davalı ... " ne bağırıyorsun sende bir şey yok, numara yapma" "milleti galeyana getirme" şeklinde ifadeler kullanıp münakaşaya devam ettiğini, davalı ..., davacıya yardım etmediği gibi 112 ekipleri gelinceye kadar davacıyla münakaşaya devam ettiğini ve davacıyla alay ettiğini, davacıya yönelik bilinçli taksirle işlenen yaralama, hakaret ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulduğu bu olaya ilişkin davacı, davalı ...'dan şikayetçi olduğunu, davacı ..., dava harç ve masraflarını karşılayabilecek durumda olmadığı için, ekte sunulan fakirlik belgesi ve mahkemenizin yaptıracağı araştırma neticesinde davacı lehine adli yardım kararı verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere (HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davasıdır) ve sigorta şirketinin kısmi ödemenin üstüne olacak şekilde şimdilik: geçici iş göremezlik için 100,00 TL, sürekli iş göremezlik için 100,00 TL, bakıcı gideri için 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 300,00 TL maddi tazminatların tüm davalılardan müteselsil alınarak faizleriyle birlikte davacıya verilmesini, davalı haksız fili sorumlusu ve işleten ...'dan 100.000,00 TL manevi tazminatın alınarak faiziyle birlikte davacıya verilmesini, davalı ...'a ait ...plakalı araca teminat bedelsiz olarak ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; İşbu davada tarafları ile davacı arasında arabuluculuk süreci gerçekleştirilmediğini, davacı, davalı adına zorunlu arabulucuya başvurmadan doğrudan işbu davayı açtığını, davalı açısından işbu davanın dava şartı yokluğundan, usulden reddedilmesine, davalının davacının düşmesi üzerine, çevredekilerin seslenmesi sonucu direkt dolmuşu durdurduğunu, davalının durması için kimsenin davalıya müdahale etmediğini, davalının kullanmış olduğu dolmuşa ait kamera kayıtlarının ...Belediyesinden celbi halinde bu husus açıkça görüleceğini, yine dosyaya sunulan bir diğer kamera kaydında davalının davacı düştükten hemen sonra durduğunu, davacının yaralanması dolayısıyla davalının oldukça üzgün olduğunu, yaralanma hadisesinin oluşumunda davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, adli yardım talebinin takdiri sayın mahkemeye ait olduğunu, öncelikle davacı davalı adına zorunlu arabulucuya başvurmadan doğrudan işbu davayı açtığını, davalı açısından işbu davanın dava şartı yokluğundan, usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle ; Davalı şirket tarafından ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemeyle davacının zararları karşılandığından davanın reddi gerektiğini, davalı şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, davalı şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, davalı ... 15.11.2021 tarihinde davacıya yapılan ödeme ile davacının dava konusu kaza nedeniyle tüm zararları karşılanmış olduğundan davanın reddine, davalı şirketin poliçe kapsamında geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararlarına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talepler yönünden her halde davanın reddine karar verilmesine, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olup olmadığının araştırılarak bu halde halinde teminatın paylaştırılmasına, Mahkemece herhangi bir tazminata hükmedilmesi durumunda dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davaya yönelik tüm beyanlar dikkate alınmak suretiyle şartların varlığı halinde sigortalı araç sürücüsü ve işletenine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLER VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasıdır.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, Görüntü izleme tutanağı, ... ifadesi, Adli tıp raporu, Sigorta şirketine yapılmış birinci ve ikinci başvuru, Sigorta şirketi ödeme dekontu, Arabuluculukta anlaşamama tutanağı, Fakirlik kağıdı, Vekaletname, Keşif , Bilirkişi incelemesi, Yemin, İsticvap v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'nin 26/10/2022 tarihli raporunda özetle; ... kızı 26.04.1959 doğumlu ...’ın 10.07.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait Yaralanmalarda Özürlülük, Tablo 3.33a Orta Sonuçlu Total Kalça Replasmanı (Unipolar veya bipolar endoprotez içerir) ‘Orta Sonuçlu’ maddesine göre; %50 olduğu, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeyirmibeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/07/2023 tarihli raporunda özetle ; Davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunu, davacı yolcu ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ...,...ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 30/07/2024 tarihli raporunda özetle ; Davalı ... şirketine Trafik Sigortalı,... plaka numaralı ticari minibüsün sürücüsü, davalı ...'ın hatalı sevk ve idaresinin, birinci (asli) derecede ve tam, %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğunu, minibüs yolcusu, davacı ...'ın, etkili herhangi bir kural ihlalinin ve hatalı davranışının bulunmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Dosyanın ... ve ...'a tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 08/11/2024 tarihli raporunda özetle ; Davalıların %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 5.754,58 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %25 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 107.898,33 TL, bakıcı gideri ile ilgili maddi zararının 2.683,13 TL olmak üzere toplam 116.336,04 TL olduğunu, davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 7.672,77 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %25 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 143.864,44 TL, bakıcı gideri ile ilgili maddi zararının 3.577,50 TL olmak üzere toplam 155.114,71 TL olduğunu, davalı ... tarafından ise 47.730,42 TL ödeme yapıldığı, buna göre de her iki seçenekte de davacının maddi zararının ödeme ile karşılanmamış olması nedeniyle ödeme ile borcun sona erip ermediği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 7.672,77 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %25 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 143.864,44 TL, bakıcı gideri ile ilgili maddi zararının 3.577,50 TL olmak üzere toplam 155.114,71 TL. Olduğunu, davalı ... tarafından ise 47.730,42 TL ödeme yapıldığı, buna göre de her iki seçenekte de davacının
maddi zararının ödeme ile karşılanmamış olması nedeniyle ödeme ile borcun sona erip ermediği hususundaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğunu, davalıların %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 5.754,58 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %25 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 603.230,40 TL olmak üzere toplam 608.984,98 TL olduğunu, davacının 1.seçenekte sakatlık teminat limiti kapsamında olan geçici ve sürekli iş göremezlik zarar toplamı olan 608.984,98 TL, davalı ... şirketinin ödeme düştükten sonra sakatlık teminatı limiti kapsamında sorumlu olduğu 382.269,58 TL.lık bakiye teminat limitini aştığından davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından sakatlık teminat limiti kapsamında; sigorta şirketinin sorumluluğunun 382.269,58 TL.lık bakiye limit ile sınırlı olacağını, bakiye limiti aşan tutardan davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağını, bakıcı gideri ile ilgili maddi zararının 2.683,13 TL olduğunu, davacının 1.seçenekte sağlık gideri teminat limiti kapsamında olan bakıcı gideri zararının sağlık gideri teminat limiti içinde kalması nedeniyle bakıcı gideri zararından tüm davalıların birlikte sorumlu olacağını, davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 7.672,77 TL, sürekli iş göremezlik dönemine ait %25 maluliyet oranı ile ilgili bakiye maddi zararının 825.535,69 TL olmak üzere toplam 833.208,46 TL olduğunu, davacının 2.seçenekte sakatlık teminat limiti kapsamında olan geçici ve sürekli iş göremezlik zarar toplamı olan 833.208,46 TL, davalı ... şirketinin ödeme düştükten sonra sakatlık teminatı limiti kapsamında sorumlu olduğu 382.269,58 TL.lık bakiye teminat limitini aştığından davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararından sakatlık teminat limiti kapsamında;
sigorta şirketinin sorumluluğunun = 382.269,58 TL.lık bakiye limit ile sınırlı olacağını, bakiye limiti aşan tutardan davalı araç sürücüsünün sorumlu olacağını, bakıcı gideri ile ilgili maddi zararının 3.577,00 TL. Olduğunu, davacının 2.seçenekte sağlık gideri teminat limiti kapsamında olan bakıcı gideri zararının sağlık gideri teminat limiti içinde kalması nedeniyle bakıcı gideri zararından tüm davalıların birlikte sorumlu olacağını, başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 27.10.2021 olarak belirlenmiş olduğunu, araç sürücüsü bakımından ise temerrüdün 10.07.2021 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları, adli tıp raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;
10/07/2021 günü davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı ticari minibüs ile ... Caddesini takiben seyirle gelmiş olduğu yol bölümünde, yolun sağ tarafına yanaşarak kapısı açık vaziyette yavaşladığı esnada, aracında yolcu olarak bulunan davacı ...'ın araçtan inmek istediği anda araçtan düşerek yaralandığı olayda dava konusu kazanın meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 10/07/2023 tarihli raporda ve Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 02/01/2024 tarihli raporda; davalı sürücü ...'ın %75 oranında ve davacı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de soruşturma aşamasında alınan 18/12/2021 Tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın tam kusurlu kabul edildiği, bu rapora istinaden ceza davası açıldığı, yargılama yapıldığı yine Mahkememizce alınan İTÜ Karayolları Trafik kürsüsü tarafından düzenlenen 3'lü bilirkişi heyet raporuna göre davacı yolcunun, durmuş olan minibüsten indiği sırada, minibüsün harekete geçmesi sebebiyle araçtan düştüğü saptandığından, davacının, henüz durmamış olan araçtan inmeye çalıştığı varsayılan, 10/07/2023 tarihli ve 02/01/2024 tarihli Bilirkişi Raporlarındaki kabulün mevcut tespitlere uymadığı, dolayısıyla bu kabule göre yapılan kusur değerlendirmesinin isabetsiz olduğu, Davalı sürücü, yolcu taşımakta olduğu ticari minibüsle, yolcu kapısı açık vaziyette seyretmiş, bilahare duraklamış ve davacı yolcu, açık kapıdan indiği sırada aracı harekete geçirerek davacı yolcunun araçtan savrularak düşüp yaralanmasına sebep olmuştur. Davalı sürücü ...'ın, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine, araçlarda yolcu bindirme, yolcu indirme ve kapıların açılması kurallarına, kapılar kapanmadan hareket etmeme zorunluluğuna aykırı şekilde hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin, olayda, birinci (asli) derecede ve tam etkili bulunduğu, buna karşın Davacı yolcu ...'ın, durmuş olan minibüsün açık kapısından indiği sırada, aracın beklenmedik şekilde harekete geçmesi karşısında alabileceği önlem bulunmadığı gibi, kazada etkili herhangi bir kural ihlalinin, tedbirsizliğinin ve dikkatsizliğinin mevcut olmadığı anlaşılmakla olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun düzenlenen 30/07/2024 tarihli rapordaki kusur değerlendirmesine mahkememizce de itibar edilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulundan aldırılan rapor ile kişinin tüm Vücut Engellilik Oranının %25 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1(bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin...E. ve ... K., ... E. ve ... K., ... E. ve ... K. sayılı kararları).
ATK 2. İhtisas Kurulunun 26/10/2022 tarihli Maluliyet raporu Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder.
Sağlık giderlerinin ödenmesi hakkında trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesi 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesiy1e özel olarak düzenlenmiş, bu giderler sosyal güvenlik hukukuna bırakılmış ve SGK yükümlülüğüne dahil edilmiştir. Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesinde ilk ödeyici kurum olarak SGK görevlendirilirken sağlık hizmeti tanımında da 2918 sayılı Kanunun 98 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna referans yapılmıştır. Konu hakkında sağlık giderlerini düzenleyen 5510 sayılı kanunun 63 vd. maddelerinde ise sağlık hizmeti tanımlanmıştır. Söz konusu hüküm de sağlık hizmetleri tedavi ile sınırlı olarak tanımlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu giderlerin sigorta sektörünün yükümlülüğünde olduğu açıktır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin... E.,... K. Sayılı kararı).
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin... Esas... Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, davacı taraf davacının kusursuz olduğunu belirterek zararın müştereken ve müteselsilen sorumluluk esasına göre tahsilini talep etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu da limit dahilinde olmak kaydıyla müteselsil sorumluluktur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan yolcu olan davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren davalı araç sürücüsü ve aracın trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir... plaka sayılı araç davalı ... nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde sigortalanmış olup meydana gelen kazada, davalı ... şirketinin; ZMMS poliçesi dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlulukları esastır. Yargıtay 17. H.D. ...E. ... K. ve ... E.... K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere geçici dönem iş göremezlik tazminatı da bu sorumluluğa dahildir.
Bu nedenle davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmaları gerektiği dikkate alınarak, Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla; Davacı ...'ın 10/07/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası maddi zararı seçenekli hesaplandığı, davalıların dava konusu kazada %100 kusurlu oldukları kabul edilerek davacının 3 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 7.672,77 TL, % 25 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 825.535,69 TL ile 3.577-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam zararının 836.785,46 TL tazminatın ödenmesinden sigorta şirketinin Teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı anlaşılmakla davacı ... için hesaplanan 7.672,77-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 825.535,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.577,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 836.785,46-TL tazminat alacağının davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 27.10.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 10.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti 382.269,58-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Diğer yandan, dava ve bedel arttırım dilekçelerinde yasal faizi uygulanmasını talep eden davacı lehine hükmolunan maddi tazminatlara yasal faizi uygulanması gerekmiştir. Hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, ... E. ve... K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih,... E. ve... K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 Sayılı TBK 56. Maddesinde manevi tazminat düzenlenmiştir: ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.''
Bu madde kapsamında manevi tazminat olarak verilecek paranın miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Manevi tazminat olarak ödettirilecek miktar cezalandırma amacına kaçmamalıdır. Çünkü zararın karşılanması amacı kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değil, zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK...)
Manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duydukları elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, paranın alım gücü dikkate alınarak75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Uykun'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-a) Davacı ... için hesaplanan 7.672,77-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 825.535,69-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.577,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 836.785,46-TL tazminat alacağının davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 27.10.2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 10.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti 382.269,58-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1-b) 75.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 10.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Maddi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 57.160,81-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 129.150,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafın Adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan suç üstü ödeneğinden ödenen; 15.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 402,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.652,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 15.234,78-TL lik kısmının davalılardan (7.944,12-TL'sinin davalı ... 'den, 7.290,66-TL'sinin davalı ...Ş.'den) müştereken ve müteselsilen, 417,72 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 180,75 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.680,75 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 98,23 TL'sinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yapılan 7.405,00 TL ATK ücretinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 7.207,38 TL'sinin davalılardan (3.758,26-TL'sinin davalı ... 'den, 3.449,12-TL'sinin davalı ...Ş.'den) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.284,77 TL'sinin davalılardan (669,94-TL'sinin davalı ... 'den, 614,83-TL'sinin davalı ...Ş.'den), 35,23 TL'sinin davacıdan tahsiliyle hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır