T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/340 Esas
KARAR NO : 2025/672
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 28/12/2015
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ilçesinde eczacılık yaptığını, pek çok ilaç firmasının tanıtıcı elemanları eczaneye gelip gittiğini ilaçların bedelinin nakit yada çekle ödendiğini, müvekkilinin ... Bankası şubesindeki ... numaralı hesabından 2 adet çekin bankaya ibraz edilip karşılığının ödenmesinin istenildiğini öğrendiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmada böyle bir borcunun olmadığını böyle bir çeki keşide etmediğini anladığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ... esas ile menfi tespit davasının açıldığını, ... AŞ ye açılan bu davada davalı olarak gösterildiğini, çek bedellerinin toplamı olan 43.741,34-TL nin %15 oranında teminat yatırılarak tedbir kararı tesis olunduğunu, dava konusu çeklerden 21/06/2008 keşide tarihli 26.200,00-TL lik çek üzerinde Adli Tıp Kurumundan rapor aldırıldığı, raporda imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, dava konusu diğer çek olan 08/11/2008 keşide tarihli 21.833,34-TL lik çekin ... AŞ nin elinde olduğunu, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konu yapıldığı öğrenildiğinin icra dosyasından müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu çek hakkında tedbir talep edilip dava açıldığı halde çekin davalı ...AŞ nin elinde olmadığı ortaya çıktığından bu defa hamil ...AŞ aleyhine bu davayı açmak zorunda kalındığını beyanla ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konu çekle ilgili dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, imzanın müvekkili ...'a ait olmadığının tespiti ile borçlu olmadığının tespitine haksız takip nedeniyle %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmolunmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ...AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile Factoring müşterisi ... arasında imzalanan Factoring sözleşmesine istinaden factoring müşterisinin davacı taraf nezdindeki fatura a alacakları temlik alındığını, söz konusu temlik işlemine istinaden davacı tarafın keşidecisi olduğu ... AŞ ... Şubesi ne ait 08/11/2008 tarihli 21.833,34-TL bedelli bir adet çek müvekkil şirkete verildiğini, müvekkil şirketin çeki bankaya ibrazında karşılığının çıkmadığını, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davacının buna istinaden menfi tespit davası açtığını, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını davanın görüleceği yerin şirketin ikamatgahının bulunduğu yer olan İstanbul Mahkemeleri olduğunu müvekkil şirketin iyi niyetli hamil konumunda olup, çekteki keşideci imzasını denetleme imkanını bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin faktoring sözleşmesinde belirtilen usullerle ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun biçimde alacağı temlik etmiş olup kötü niyetli olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının davalı şirket ... Aş arasında bulunan ticari ilişkiyi inkar ederek kötü niyetli olarak borcunu inkar etmek yoluna gittiğini, davacı tarafın kötü niyetle borcundan kurtulmak için , keşidecisi olduğu dava konusu çekteki imzanın kandisine ait olmadığından bahisle ... 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından yapılan takibin durdurulmasına yönelik iş bu davayı açtığını davanın yetki yönünden ve esas yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Müflis ... Şİrketinin iflasına ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...tarih ve ...esas sayılı kararı ile karar verildiğini, Tasfiyesi, ... İflası Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında iflas idaresince yürütüldüğünü, iflas idare memuru olarak tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için atandıklarını, iflas tarihinden öncesine ilişkin müflis şirket yada şirket yetkililerini yaptığı işlemlerden bilgi sahibi olmadıklarını, davacı yan tarafın ilk dava açtığı ... AŞ dilekçesine atıfla aynen dava konusu çeklerden 08/11/2008 tarihli 21.833,34-TL bedelli çek herhangi bir itiraz icra takibi ve dava konusu olmadan davacı tarafından ödendiği şeklinde beyanda bulunulduğunu, ancak bu beyana karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının çek bedelini ödemiş olmakla birlikte iş bu davanın konusuz kaldığını, diğer davalı tarafından İflas Masasına dava konusu çek de dahil olmak üzere 3 adet çek için alacak kayıt başvurusunda bulunulduğunu ancak sıra cetveli tanzim edilmediğinden alacak kaydı ile ilgili herhangi bir karar verilmediğini, davalı İflas idaresinin davanın açılmamasına sebebiyet vermediğini beyanla müflis şirket yönünden davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin 10/12/2013 tarih ve ... E. ve ...K. sayılı kararı ile özetle ''...davacının kendisi tarafından keşide edilmemiş olduğu sabit olan davaya konu çek bedelinden sorumlu olduğunu kabul etmek mümkün olmadığından davacının bu çek bedeli yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, ... Bankası ... şubesinin ... hesap nosuna ait ... keşide tarihli ... nolu çek bedeli olan 21.833,34 TL miktarda Davacının borçlu olmadığının tespitine, dava tarihinde ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu olduğu, icra takibi yapan Davalı ... in çek bedeli 21.833,34 TL'nin % 40'ı oranında tazminata mahkum edilmesine, icra takibi yapmayan ciranta olarak Davalı ... AŞ yönünden reddine...'' şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve mahkememiz kararının Yargıtay 19. HD'nin ... E ve ... K sayılı ilamı ile özetle; ''...Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, takip ve dava konusu çek üzerindeki davacı adına atılı keşideci imzasının ve çekin ön yüzündeki yazıların davacı veya temsilcisinin eli ürünü olmadığı, bu nedenle davacının çekten dolayı borçlu olmadığı, icra takibi yapan ... A.Ş.'nin tazminata mahkum edilmesi ve icra takibi yapmayan ciranta Müflis ...A.Ş. yönünden davanın husumetten reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı müflis ... A.Ş. İflas İdaresi vekili ve davalı ... A.Ş.'den alacağı temlik alan...A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davalılardan ... A.Ş.'nin süresinde yetki itirazı bulunmaktadır. Dava, menfi tespit davası olup, icra takibinden sonra açıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında İİK'nun 72/son maddesi uyarınca davalının ikametgahı ya da icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Mahkemece, anılan yasa hükmü de gözetilmek suretiyle yetki itirazının incelenerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Diğer davalı ...A.Ş. İflas İdaresi vekilinin temyizine gelince; bu davalı hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedildiği halde kendisini vekille temsil ettirmiş olan bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır...'' şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde; 02/05/2017 tarih ve ...E ve... K sayılı kararı ile özetle; ''...Davacı taraf söz konusu bu çekteki imzanın kendisine veya vekaletname ile yetki verdiği temsilicisine ait olmadığını iddia etmektedir. Nitekim ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/452 esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda da dava konu bu çek üzerindeki davacı adına atılı keşideci imzasının ve çekin ön yüzündeki yazıların davacının veya temsilcisinin eli ürünü olmadığı tespit olunmuştur, raporların mahiyeti doğrultusunda davacı keşide etmediği bir çek bedelini ödemesi için zorlanamaz. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının kendisi tarafından keşide edilmemiş olduğu sabit olan davaya konu çek bedelinden sorumlu olduğunu kabul etmek mümkün olmadığından davacının bu çek bedeli yönünden borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, Davalı ...A.Ş. (Temlik alan ... A.Ş.) hakkında açılan davanın kabulü ile, ... 7. Icra Müdürlüğünün... E. Sayılı icra dosyasında takibe konu edilen ... Şubesinin ... no'lu hesabına ait 08/11/2008 keşide tarihli ... no'lu 21.833,34 TL bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, Davalı ...'in takip yaptığı sırada kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine, icra takibi yapmayan ciranta olarak davalı Müflis ... A.Ş. yönünden reddine...'' şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararımız da Yargıtay 19. HD'nin ... E ve...K sayılı ilamı ile özetle ''...Dava çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece çekin davacı tarafından keşide edilmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle davalı banka hakkında açılan davanın kabulüyle davacının çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan imza incelemesine dair bir rapor alınmadan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında alınan 27.06.2011 havale tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın raporu doğrultusunda karar verildiği anlaşılmış olup bu husus doğru görülmemiştir. Ayrıca anılan dosyada bulunan raporda iki adet çek incelenmişse de incelenen çeklerin arasında dava konusu çekin bulunmadığı da tespit edilmiştir. O halde mahkemece dava konusu çek yönünden imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünden inceleme yapılmadan çekteki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...'' şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir.
Davanın, davalılardan ... AŞ tarafından başlatılan icra takibine konu, ... Bank ... şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen, ... çek numaralı, 08/11/2008 keşide tarihli, 21.833,34-TL bedelli çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E. ... K.)
Bu bağlamda mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada; davalılardan, menfi tespit davasına konu çekin imza incelemesine esas olmak üzere ibrazına karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin, 09/05/2024 tarihli dilekçe ile çekin ... Asliye Hukuk mahkemesi veya ... 5. Asliye Ceza mahkemesinde olabileceğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Bildirilen mahkemelere çekin gönderilmesi için yazılan müzekkerelere olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır.
Yine mahkememizce davaya konu çek aslının ibrazı için ... 7. İcra Müdürlüğünün eski ... E. ve yeni ... E. Sayılı dosyasına müzekkere yazılmış ve Müdürlükçe çek aslının alacaklı vekili tarafından teslim alındığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine davalı alacaklı vekiline 08/04/2025 tarihli 8 nolu celsede ''davaya konu .../... şubesine ait, 08/11/2018 keşide tarihli, ... çek nolu, 21.833,34 TL bedelli çek aslını imza incelemesine esas olmak üzere ibraz etmek için 2 haftalık kesin süre verilmesine, süresi içerisinde ibraz edilmediği taktirde çek altındaki imzanın davacıya ait olmadığını kabul etmiş sayılacakları ve dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle karar verileceği hususunun ihtarına '' şeklinde ara karar tesis edilmiş ve kesin sürenin neticesi hazır olan davacı vekiline usulüne uygun olarak ihtar edilmiştir.
Davacı vekilinin iki haftalık kesin süreye rağmen çek aslını ibraz etmediği gibi, mazeret bildirmeksizin davaya iştirak etmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davasını ispatla mükellef olan davalı tarafın çek aslını ibraz etmekten imtina ettiği, dolayısı ile çek üzerindeki imzanın davacı tarafa ait olduğunu ve dolayısı ile davasını ispat edemediği anlaşıldığından; davanın kabulü ile, davacının ... Bank ... şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen, ... çek numaralı, 08/11/2008 keşide tarihli, 21.833,34-TL bedelli çek yönünden borçlu olmadığının tespitine, çeki icraya koymakta davalının kötüniyetli olup olmadığı hususu ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davacının, ... Bank ... şubesinin ... nolu hesabından keşide edilen, ... çek numaralı, 08/11/2008 keşide tarihli, 21.833,34-TL bedelli çek yönünden borçlu olmadığının tespitine
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.491,43-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 324,25-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.167,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 21.833,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 324,25 TL harç gideri ve 4.794,35 TL yargılama gideri toplamı olan toplam 5.118,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 10/09/2025
Katip
Hakim