T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/357 Esas
KARAR NO:2024/626
DAVA:Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/05/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/05/2022
KARAR TARİHİ:18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma olan ... ... Şirketi, ... Mah., ... Sok., ... .../... adresinde faaliyet gösteren ve Türkiye çapında tanınan bilgi iletişim ve enformasyon alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davacının önceki ünvanının ise, ... ... şirketi olduğunu, bu ünvanın, 8 Mayıs 2018 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı üzere, 26.04.2018 tarihinde alınan genel kurul kararı ile, şu anki unvan olan ''... ... Anonim Şirketi''ne tadil edildiğini, taraflar arasında 01.01.2015 tarihinde, Bilgi Teknolojileri Bakım, Destek ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin konusunun ise, davacı tarafından davalıya faaliyetlerinde ihtiyacı olan ve detayları sözleşmenin ekinde belirtilen bilgi teknolojilerine ilişkin bakım, destek ve danışmanlık hizmetlerinin, ''Müşteri'' lokasyonunda bulunan mevcut donanım ve yazılım altyapısı için sözleşmenin 4. Maddesinde belirtilen koşullar içerisinde tedarik edilmesi karşılığında, davalı tarafından müvekkile işbu Sözleşme'de yer alan hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğunu, işbu sözleşmenin borçlarının yerine getirilmesi amacı ile yukarıda anılan sözleşmenin 12. Maddesinde Personel'in Çalışması başlıklı maddenin düzenlendiğini, anılan madde uyarınca davacının, davalıya anılan sözleşme kapsamındaki hizmetlerin ifası amacı ile personel tayin ettiği durumlarda davalının ilgili personele, davacının bilgisi dışında herhangi bir iş yaptırmayacak ve anılan sözleşme süresi boyunca, sözleşmenin bitimini veya sözleşmenin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 (Bir) yıl boyunca ilgili Personel'i kendi bünyesinde ve de herhangi bir grup şirketi bünyesinde istihdam etmeyeceğini, bu hükme aykırılık durumunda davalının, davacıya sözleşmenin fesih tarihi itibari ile hesaplanacak 1 yıllık hizmet bedelini nakden ve derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, nitekim bu hususun, özellikle teknik bilgi ve donanım gerektiren bir faaliyet alanı ile meşgale olan davacı için son derece önemli olmakta, iş bu hususa ilişkin sözleşmeye aykırılıkların davacının ticari faaliyetini zora sokmakta olduğunu, anılan sözleşmenin ''Sözleşme Bedeli ve Ödeme Şekli'' başlıklı 6. Maddesinde ise, 1 yıllık hizmet bedeli toplam 48.000 $ + KDV (Kırk Sekiz Bin Amerikan Doları + KDV) olarak belirlendiğini, her ne kadar iş bu sözleşme ... tebliğ numaralı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ'de yapılan değişikliklerden önce yapılmış olsa da anılan tebliğ'in 8 maddesinin 11. Fıkrası uyarınca Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedeceklerini; bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini dövizcinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkün olduğundan bahisle, davacı ve karşı taraf arasında yapılan iş bu sözleşmenin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmalarının mümkün olacağını, somut olayda davacı şirket ile muhatap arasında akdedilen ve yukarıda anılan sözleşme'nin 12. Maddesi kapsamında davalı şirkette görevlendirilen ve davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlayan ... isimli çalışan 09.10.2015 tarihine kadar müvekkil şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini ancak 09.10.2015 tarihinde davacı şirket ile ilişiği kesilen ... isimli çalışanın şirketten ayrılır ayrılmaz doğrudan davalı şirkette çalıştığının taraflarınca farkedildiğini, anılan sözleşmede ise tarafça .... Noterliği tarafından gönderilen 29.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiğini, anılan işçi ...'ın ise davalı şirketin bünyesinde çalışmaya başladığı sırada davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşme yürürlükte olup tarafların birbirlerine karşı borçları ve yükümlülüklerinin devam etmediğini, anılan sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca davacının, davalıya anılan sözleşme kapsamındaki hizmetlerin ifası amacı ile personel tayin ettiği durumlarda davalı anılan sözleşme süresi boyunca, sözleşmenin bitimini veya sözleşmenin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 (Bir) yıl boyunca ilgili Personel'i kendi bünyesinde ve de herhangi bir grup şirketi bünyesinde istihdam etmeyeceğini, bu hükme aykırılık durumunda davalının, davacıya sözleşmenin fesih tarihi itibari ile hesaplanacak 1 yıllık hizmet bedelini nakden ve derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu bedelin ise 'Sözleşme Bedeli ve Ödeme Şekli'' başlıklı 6. Maddesinde 48.000 $ + KDV (Kırk Sekiz Bin Amerikan Doları + KDV) olarak belirlendiğini, davalı tarafça meydana getirilen bu hukuka aykırılık neticesinde davacı tarafça davalı tarafa .... Noterliği nezinde ... keşide numaralı ve 09 Ağustos 2021 tarihli ihtarname gönderilmiş olup davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, ancak karşı tarafça anılan bedel gün itibarıyla ödenmemiş olduğunu, bu doğrultuda taraflarınca anılan sözleşmede belirlenen yabancı para cinsinden cezai şartın tamamının talep edilme zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu bilgiler ışığında taraflarınca Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile davacının alacağı olan bedelin, bilirkişi raporu ve yargılama sırasında sonradan ortaya çıkması neticesinde sonradan artırma hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 $ (On Bin Amerikan Doları)'lık kısmının bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 21/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçelerinde HMK m.109 uyarınca kısmi alacak davası olarak gösterdikleri 10.000 $(Onbin Amerikan Doları)dan toplam davacının alacağı olan 48.000 USD (Kırksekizbin Amerikan Doları) ve ilave Katma Değer Vergisi olan bedelin, taraflar arasında akdedilen 01/01/2015 tarihli Bilgi Teknolojileri Bakım, Destek ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin ihlalinin gerçekleştiği tarih olan personel ...'ın davalı kurumda işe başladığı 12/10/2015 tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranı işletilerek fiili ödeme tarihi kuru üzerinden davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden davacının 01.01.2015 tarihli Sözleşmeye dayanarak arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, ne varki taraflar arasındaki Personel Görevlendirmeyi konu alan (Sistem Mühendisi dış kaynak) Sözleşmesi ile 12.06.2015 tarihinde akdedildiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde bu sözleşme üzerine müzakere edildiğini, Arabuluculuk tutanağında yazılı 01.01.2015 tarihli sözleşmenin davaya konu edilen dış kaynak hizmeti personeli olan ... ile ilgisinin bulunmadığını, 01.01.2015 tarihli sözleşmenin konusu : Madde 2 Sözleşmenin Konusu ; “İşbu Sözleşme’nin konusu ... tarafından müşteriye faaliyetlerinde ihjtiyacı olan ve detayları belirtilen bilgi teknolojilerine ilişkin bakım, destek ve danışmanlık hizmetlerinin müşteri lokasyonunda bulunan mevcut donanım ve yazılım altyapısı için Madde 4.’de belirtilen koşullar içerisinde tedarik edilmesi karşılığında Müşteri tarafından ...’e işbu sözleşmede yer alan hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir.”, dava konusu dış kaynak/Outsources hizmetini konu edilen sözleşmenin ise 12.06.2015 tarihli olup, iş bu sözleşmenin Madde.2 Sözleşmenin Konusunun : “İşbu Sözlleşmenin konusu Enobil tarafından Müşteriye ana faaliyet konusu dışında kalan teknik destek ihtiyacı olan dışkaynak kullanımı hizmetinin (Hizmet) geçici olarak sağlanması karşılığında, Müşteri tarafından ...’e işbu sözleşmede yer alan hizmet bedelinin ödemmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir..” şeklinde olduğunu, açıklanan sebeplerle Arabuluculuk sürecinde müzakere edilmeyen ve tutanağa geçmeyen bir sözleşmenin konusuna dayanılarak ikame edilen huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan 12.06.2015 tarihli sistem mühendisi dış kaynak hizmetini düzenleyen sözleşme dahilinde ...'ın davalı şirket bünyesinde istihdam edildiğini, bizzat davacı tarafından sunulan E.POSTA Tarihihi 2016 olup, bugüne değin davacının sessiz kalarak dava ikame edilmesinin TMK.2 ve 3. Maddesi hükümleri ile bağdaşmadığını, ayrıca, davacının dayanak gösterdiği 01.01.2015 tarihli sözleşme 29.11.2019 tarihinde Fesih edildiği, Fesih Tarihi üzerinden de 2 yılı aşkın zaman geçtiğinden her yönüyle zamanaşmaına uğrayan davacının iddiaları ve davanın da zamanaşımı yönünden de reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin uzun yıllara dayandığını, tarafların 2009/2012 arasındaki ticari ilişkin her hangi bir yazılı sözleşme olmadan sürdürüldüğünü, bu süreçte davacı tarafça kesilen faturalar, müvekkil tarafından düzenli olarak ödendiğini, sonrasında ise 01.01.2012 tarihinde yapılan sözleşme ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sürdürülmeye devam edildiğini, davacı şirket yetkilisinin kardeşi olarak tanıtılan Özcan ...’in 2010 yılında davalı şirkette çalışmak için görevlendirildiğini, ancak hastalanması ile yerine ...’nın görevlendirmesi yapıldığını, ve outsource/dış kaynak olark müvekkil şirkette çalışmaya başladığı, 2015 yılında ...’nın askere gidecek olması üzerine bu kez geçici olarak Dış kaynak personeli ihtiyacı doğduğunu, bu ihtiyacın yerine getirilmesi için ... 08.06.2015 tarihinde ... ‘da istihdam edildiğini ve davalı şirket ile de 4 gün içinde 12.06.2015 tarihli Sistem Mühendisi Dış Kaynak Hizmeti konulu sözleşme imzalandığını, kısa dönem için başlatılan bu geçiş için 12.06.2015 tarihli sözleşme ve ek protokol yapılarak davalı bünyesinde tam zamanlı çalışacak, diğer dış kaynak elemanlarından daha yetkin niteliklere sahip olağan... hizmeti değil, SİSTEM MÜHENDİSİ DIŞ KAYNAK hizmetini sağlayabilecek yetkinlikte birinin görevlendirilmesinin amaçlandığını, EKİM/2015’te de EK Protokol imzalanarak ...’ın davacı şirket bünyesinde istihdam edilmesi bu sebeple de bazı hizmetlerin 12.06.2015 tarihli sözleşmeden çıkarılması, ...’ın istihdam edilmesi neticesinde SİSTEM MÜHENDİSİ İHTİYACI ORTADAN KALKMIŞ OLDUĞUNDAN 2 personel bulundurma yükümlülüğününde 1 personele indirilmesi ve de sözleşme süresinin 12 ay olarak uzatılması sağlandığını, ...’ın sistem mühendisi dış kaynak hizmeti olarak davalı şirket bünyesinde görevlendirilmesi için yapılan 12.06.2015 tarihli sözleşmede cezai şart hükmü yer almadığını, davacının sürecin bu şekilde işleyeceğini bildiğini, kaldı ki, 4 aylık süre sonunda ...'ın davacı şirket bünyesine kadrolu olarak geçmiş olması davacı nezdinde bu nedenle sözleşme ihlali olarak görülmemiş ve taraflar arasındaki sözleşme her hangi bir problem olmadan devam ettiğini, ...’ın davalı şirkette istihbam edilmesi tarafların bilgisi ve muvafakati dahilinde olduğunu, sözleşmesel olarak geri kalan 8 aylık dönem için ise başka bir dış kaynak personeli görevlendirilmediğini, ...’ın ...’de dış kaynak olarak hizmet vermesine yönelik olarak yapılan Sözleşme dava konusu edilen 01.01.2015 tarihli sözleşme olmadığını, 01.01.2015 tarihli sözleşme nin konusu ve taraf yükümlülükleri ile ... tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin tamamen farklı ve dış kaynak olarak yorumlanabilecek bir düzenlemeyi haiz bir sözleşme olmadığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığını, dava konusu edilen 01.01.2015 tarihli sözleşme “ Bilgi Teknolojileri Bakım, Destek ve Danışmanlık Hizmetleri sözleşmesinin detayları 4.maddede ifade edildiği gibi ayda 1, uzaktan erişim, çağrı yönlendirme ile müdahale süreçlerini çerçeleyen bizzat ... Çalışanın müvekkil şirket bünyesinde bulunmasını gerektirmeyen müvekkil şirkette bulunan ve sözleşme ekinde de açıkça yer alan kişiler tarafından aciliyet durumuna göre müdahale gerektiren konuları çerçevelediği, 01.01.2015 tarihli sözleşmede 5 gün mesai saatleri içinde çalışması gereken personel görevlendirmesi yükümlülülüğü konulmadığını, 01.01.2015 tarihli sözleşme kapsamında ... görevlendirilmediği, SGK kayıtları ile de bu hususun tespit edilebileceğini, 01.01.2015 tarihli sözleşmeye istinaden kesilen aylık 4.000 USD bedelli faturalar SİSTEM DESTEK ve DIŞ KAYNAK HİŞZMET BEDELİ açıklamalı olarak kesildiğini, ...’a yapılan 4.300 USD’lık ödeme ise 12.06.2015 tarihli hizmet bedeli sözleşmesine göre SİSTEM MÜHENDİSİ DIŞ KAYNAK HİZMETİ açıklaması ile kesildiğini, davalı şirkete geçiş tarihine kadar 4.300 USD üzerinden faturalar kesildiğini, geçiş tarihi olan 12.10.2015 tarihinden sonrasında 12.06.2015 tarihli sözleşmenin eki olan Protokole istinaden kesilen faturalarda ilk ay 2.150 USD sonrasında 2.700 USD olarak düzenlemeye gidildiğini, 2.700 USD ve 4.000 USD iki ayrı sözleşme hizmet bedelleri ödendiğini, Sistem Mühendisi Dış Kaynak Sözleşmesi (12.06.2015) ile Bakım, Destek ve Danışmanlık Sözleşmesi (01.01.2015) arasındaki Temel farkın; 01.01.2015 tarihli sözleşmede davalı şirkette devamlı yer alacak personel görevlendirmesi yer almadığını, 12.06.2015 tarihli sözleşme ile ... Bakımından düzenlendiğini, Sistem Mühendisi Dış Kaynak Hizmetini konu alan 12.06.2015 tarihli Sözleşmede Cezai şart koşulu bulunmadığını, ...’ın İstihdamı konusunda taraflar arasında yapılan E.Posta yazışmaları ve Ek Prototol ile Davacı şirketin onayı bulunduğunu, davacının dış kaynak olarak görevlendirdiği Tüm Çalışanlarına “…@....com” uzantılı E.Posta adresleri temin edildiği, davacıdan hiçbir zaman hizmet alımı aksatılmadığını, davanın haksız ve menfaat temin etme amaçlı olarak ikame edildiğini, davalının artık fiziki ortam sunan SERVER sistemini terk ederek ... sistemine geçiş kararı aldığını, ... Sistemine geçiş nedeniyle davacının fiziki donanım, server sistemi bakımından verdiği dış kaynak, teknik destek, bakım ve danışmanlık hizmetine ihtiyaç da ortadan kalktığını, davalının ... sistemine geçerken öncelikle 01.01.2015 tarihli Sözleşme ... Noterliğinin 29.11.2019 tarih ... Yevmiyeli İhtarname ile fesih edildiğini, yani teknik destek, bakım ve danışmanlık Sona erdiğini, geçiş sürecinde davacı şirketin Dış Kaynak Kullanım hizmetne olan gereksinim devam ettiğinden 12.06.2015 tarihli sözleşme daha sonra ... Noterliğinin 27.04.2020 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile fesih edildiğini, huzurdaki dava da sözleşmelerin fesihi üzerinden 2 yılı aşkın süre geçmesine rağmen kötü niyetli olarak ikame edildiğini, Arabuluculuk görüşmelerinde sadece 01.01.2015 tarihli sözleşme ele alındığı ve müzakere edildiği, davaya konu edilen sistem mühendisi dış kaynak kullanımı hizmetine ilişkin 12.06.2015 tarhli sözleşmede yer almadığından dava şartı yokluğunun söz konusu olduğunu, taraflar arasında akdedilen 12.06.2015 tarihli sözleşmede personel alımı bakımından her hangi bir cezai şart koşulu öngörülmediği ve sözleşme ... tarafından hazırlandığını, davacının iddiaa ettiği 01.01.2015 tarihli sözleşme bakımından dahi 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, davacının, hem 2015 yılından bu yana istihdama rıza gösterdiği, hen de sözleşmeler nuna göre düzenlenmiş ve bu zamana kadar E.POSTALARLA ... ile sık sık iletişim kurdukları halde huzurdaki davayı ikame ederek TMK.2 ve 3 maddelerine aykırı hareket ettiğini, davacı tarafa ...’ın istihdamından sonra da dış kaynak kullanım hizmatine dair ödeme yapılmaya devam edildiğini, davacının, 12.06.2015 tarihli sözleşmeden söz etmeyerek mahkemeyi yanıltmayı hedeflediğini, davacının sunduğu E.Posta delili ile de yıllardır mevcut durumu bildiğini ve onayladığını ikrar ettiğini belirterek davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/03/2012 tarihinde Bilgi Teknolojileri Destek, Danışmanlık ve Dış Kaynak Kullanımı Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin konusunun davacı tarafından davalıya faaliyetlerinde ihtiyacı olan ve detayları sözleşmenin ekinde belirtilen bilgi teknolojilerine ilişkin destek, danışmanlık ve dış kaynak kullanımı hizmetlerinin, müşteri lokasyonunda bulunan mevcut donanım ve yazılım altyapısı için sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen koşullar içerisinde tedarik edilmesi karşılığında, davalı tarafından davacıya işbu sözleşmede yer alan hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğunu, sözleşmede 1 yıllık hizmet bedelinin toplam 42.000 $ + KDV olarak belirlendiğini, sözleşmenin 12.maddesi ile davacının, davalıya anılan sözleşme kapsamındaki hizmetlerin ifası amacı ile personel tayin ettiği durumlarda davalının ilgili personele, davacının bilgisi dışında herhangi bir iş yaptırmayacağı ve anılan sözleşme süresi boyunca, sözleşmenin bitimini veya sözleşmenin herhangi bir nedenle feshini takip eden 1 yıl boyunca ilgili personeli kendi bünyesinde ve de herhangi bir grup şirketi bünyesinde istihdam etmeyeceğini, bu hükme aykırılık durumunda davalının, davacıya sözleşmenin fesih tarihi itibari ile hesaplanacak 1 yıllık hizmet bedelini nakden ve derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, sözleşme'nin 12. maddesi kapsamında davalı şirkette görevlendirilen ve davalı şirket bünyesinde çalışmaya başlayan ... isimli çalışanın 29.06.2012 tarihine kadar davacı şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, ancak 29.06.2012 tarihinde davacı şirket ile ilişiği kesilen ... isimli çalışanın şirketten ayrılır ayrılmaz doğrudan davalı şirkette çalıştığının fark edildiğini, bu hukuka aykırılık neticesinde davacı tarafından davalıya .... Noterliği nezinde ... keşide numaralı ve 09 Ağustos 2021 tarihli ihtarname gönderilmiş olup davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, ancak karşı tarafça anılan bedelin ödenmediğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacının alacağı olan bedelin sonradan artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 $'lık kısmının bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte hesaplanarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 21/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda alacaklarını 10.000 USD'den 42.000 USD'ye yükselttiklerini, davacının alacağı olan 42.000 USD (Kırkikibin Amerikan Doları) ve ilave Katma Değer Vergisi olan bedelin, taraflar arasında akdedilen 01/03/2012 tarihli Bilgi Teknolojileri Bakım, Destek ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi'nin 12. Maddesinin ihlalinin gerçekleştiği tarih olan personel ...'nın davalı kurumda işe başladığı 01/07/2012 tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranı işletilerek fiili ödeme tarihi kuru üzerinden davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davaya konu iddiaların zamanaşımına uğradığını, 2012 yılından beri bilinen ve davacı tarafça uygulanan duruma rağmen kötü niyetle davayı ikame ettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2010 yılında başlayarak 2019 yılına kadar devam ettiğini, 2010 yılından 2012 yılına kadar bir süre herhangi bir yazılı sözleşme olmadan çalışıldığını, bu süreçte davacı tarafça fatura kesilip davalı tarafından da düzenli ödemeler yapıldığını, 2010 yılı başında ayrılan ve davacı şirket yetkilisinin kardeşi olarak tanıtılan ... ...'in rahatsızlanması üzerine yerine kadrosu azaldığı için acil çözüm olarak ...'nın getirildiğini, uzun süre ...'nın hizmet alan/veren arasında dış kaynak sözleşmesi olmadan davalı şirkete hizmet verdiğini, buna ilişkin faturalar düzenlendiğini, ...'nın 2012 yılından önce de davalı şirkette dış kaynak olarak görev almakta iken 2012 yılında imzalanan sözleşme sonrasında da görevine devam ettiğini, ...'nın zaten davalı şirkette çalışıyor olması ve sözleşme hükümlerinin müzakere edilmemesi ve de her iki şirketin sürekli diyalog halinde olması nedeniyle madde 12.hükmünün özel olarak ele alınmadığını ve zaten ...'nın da bu hükümden bağımsız olarak fikir birliği içinde davalı bünyesinde istihdam edildiğini, davalı şirketin çalışan sayısı, müşteri portföyü ve iş hacminin daha da gelişmesi üzerine uzun yıllar davalı şirkete ait BT sistemleri, şirket içi işleyişi ve teknik ihtiyaçları bakımından hakimiyet sağlamış olan ...'nın davalı şirket nezdinde istihdamına karar verildiğini, bu amaçla davacı şirket tarafından ...'ya bir istifa metni sunması için e-posta gönderildiğini, akabinde de Temmuz/2012 tarihinde ... bünyesinde sigorta girişi yapılarak alınan hizmetin sürdürüldüğünü, tarafların ticari ilişkiyi ilgilendirir tüm konularda mutabık kalarak hareket ettiklerini, davacının dış kaynak olarak görevlendirdiği tüm çalışanlara "....@....com"uzantılı e-posta adresleri temin edildiğini, davacıdan hizmet alımı hiçbir zaman aksamadığı gibi asıl amacın alınan hizmeti daha verimli kılabilmek olduğunu, bu minvalde Mahkememizin 2022/357 Esas sayılı dosyasına konu edilen ... isimli personelin de uzun yıllar davalı şirket ...'nin BT/IT departmanının işleyişinde etkin olan ...'nın askere gidecek olması önemli bir boşluk yaratacağı için davacı şirket tarafından hemen istihdamının organize edildiğini, kısa bir sürede tüm sürece hakim olması ve yetkin bir süreç yürütülmesi ve verim sağlayabildiği takdirde ...'ın ... bünyesine katılabilmesi adına da 12.06.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak “sistem mühendisi dış kaynak hizmeti alımı” gerçekleştirildiğini, 10 yıllık ticari ilişki içinde .../... bünyesinde bordrolu olan pek çok personelin davalı şirket adresinde dış kaynak olarak görev aldığını, davalı şirketin hiçbir .../... personelinin istihdamını gündeme getirmeyip teklif dahi etmediğini, yalnızca ... ile ...'ın davacı şirket ile alınan ortak karar neticesinde istihdam edildiğini, cezai koşulu doğuran bir uygulamanın söz konusu olmadığını, ...'nın istihdamı ile aslında davacı şirketin vereceği hizmetin daha sağlıklı ilerlemesinin hedeflendiğini, zaten davalı şirkette çalıştırılan ...'nın doğrudan davalı şirket kadrosuna alınarak .../... ile davalı şirket arasında teknik konularda iletişim köprüsü görevi gördüğünü, davacı şirketin herhangi bir zararı olmadığı, ticari ilişkiye zarar gelmediği gibi bu ilişkinin sağlam temellerde ilerlemesinde önemli rol alındığını, tarafların cezai şart konularak sözleşme imzalamışlar ise de cezai şartı geçersiz kılacak şekilde aralarında anlaşarak sözleşme hükmünden farklı bir uygulama sergilendiklerini, birlikte karar verilen bu durum karşısında cezai şartın geçersiz hale geldiğini ve fakat aslı borç ilişkisinin devam ettiğini, davalı şirketin Server sistemini terk ederek Bulut sistemine geçiş kararı aldığını, bu nedenle davacının fiziki donanım, server sistemi bakınından verdiği dış kaynak, teknik destek, bakım ve danışmanlık hizmetine olan ihtiyacın ortadan kalktığını, 01/01/2015 tarihli sözleşmenin ....Noterliğinin 29/11/2019 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini, yani teknik destek, bakım ve danışmanlığın sona erdiğini, geçiş sürecinde davacının dış kaynak kullanımı hizmetine olan gereksinim devam ettiğinden 12/06/2015 tarihli sözleşmenin daha sonra ....Noterliğinin 27/04/2020 tarih 4748 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davanın haksız menfaat elde etme amaçlı sözleşmelerin feshedilmesinin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ikame edildiğini, bu nedenlerle davanın zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI:
Mahkememiz 20/02/2023 tarihli celseden dinlenen tanık ...: "Ben daha önce ... firmasında çalışmaktayken ... firmasında teknik eleman olarak çalışmaya başladım. Halen çalışmaya devam ediyorum. ... şirketi daha sonra ... şirketine dönüşmüştür. Yetkililerinin aynı kişiler olduğunu biliyorum. ... şirketinin sahibi ...'in kardeşi ... ... ...'de görev yapıyordu. Rahatsızlığı dolayısıyla tedavisi için işten ayrı kalmıştı. Yerine de ... şirketinden beni görevlendirdiler. Ben o dönemde ... şirketinden maaş alıyordum fakat dış kaynak olarak ...'de görev yapıyordum, bir ... personeli gibi çalışıyordum, ... uzantılı e posta adresim de vardı. 2012 yılının ortasında bilgi işlem müdürümüz ... ... ...'de çalışmak isteyip istemeyeceğimizi sordu. Ben de çalışmak istediğimi söyledim. 2012 yılının altıncı ayında ...'de teknisyen olarak çalışmaya başladım. Ben çalışmaya başladıktan sonra da ... firmasından dış kaynak olarak başka personeller de çalışmaya geliyorlardı. Halen ... 'de çalışmaya devam ediyorum. ... ... isimli personel de ...'nin ... bölgesindeki bilgi işlem sorumlusudur. Halen orada çalışmaya devam etmektedir. ... ... başlangıçtan itibaren ... personeliydi. ... ise ben 2015 yılında askerlik nedeniyle ara verecektim, ... benim yerine ... şirketinden altı aylık bu süreç için görev yapmak için ... 'de görevlendirildi. Ben askerlik görevimi tamamladıktan sonra işe başladığımda kendisi ... 'de benim yöneticim olarak işe başlamıştı. Hatırladığım kadarıyla 2020 yılında ... 'den ayrılmıştır, ... bizim yöneticimiz olduğu için ... şirketi ile yapılan toplantılarda bulunuyordu. Kendisi aynı zamanda karar verici konumundaydı." şeklinde beyanda bulunmuş, davalı vekilinn talebine istinaden ise "Benim ... 'ye geçtiğim dönemde ... firmasının haberi vardı. Ancak bana herhangi bir şey söylemediler, istifa mektubumu ... uzantılı e posta adresime gönderdiler ben de istifa dilekçemi imzalayıp kendilerine gönderdim. ...'ye geçtikten sonra da ... firmasıyla toplantılara katıldım. Görüşmelerde bulundum, ... şirketi bu şekilde ... 'yle bizim üzerimizden kontak kurarak teknolojik geliştirmeleri sağlıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinde talimat yolu ile 05/04/2023 tarihli celsede dinlenen tanık...:" Ben ... şirketinde bilgi ve teknoloji bölümünde halen çalışıyorum. ... şirketi ile ... şirketi arasında (şimdiki adı ile ... şti)hem ürün tedariği hemde iş gücü-dış kaynak personel tedarik hizmeti sağlıyordu. ... şu an halen ... bünyesinde çalışmaktadır. ... ... şirketinde bordrolu olarak hizmet verirken aslında ... bünyesinde hizmet vermekteydi, ... dışında başka ... çalışanları da dış kaynak personeli olarak ... şirketinin bilgisi dahilinde ve sözleşme gereği ... şirketinde çalışmaktaydı. Tam zamanı hatırlamıyorum ancak bir kaç yıl sonra 2012 yılında ...'nın bordrosu ... şirketine geçti ve aynı şartlarda ve konumda ... şirketinde çalışmaya devam etti. ... sonrasında kısa dönem askerlik süreci oldu, yine ... şirketinden sözleşmeli ve dış kaynak personeli olarak ... çalışmaya başladı, hatta ... askerden geldikten sonra İbrahim de ... de bordrolu olarak çalışmaya başladı. ... ... bünyesinde personel olarak çalışırken aynı şekilde ... şirketinden dış kaynak personeli olarak gelen personeller ile ortak çalışma yürütmekteydi, ... firması ile zaten iletişim halindeydi, adı da ortak maillerde yer alıyordu. ... şirketi ... şirketine dış kaynak personel hizmet sağlıyordu. ... firmasındaki server sistemlerinin şirket bünyesinden , bulut sistemine geçiş sağlanmasıyla, ... firmasına olan ihtiyaç azalmış ve tam tarihi hatırlamıyorum ancak yaklaşık 3-4 yıl önce birlikte çalışma sonlandırılmıştır. Bilgim bundan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava ve birleşen dava, 6098 sayılı TBK'nın 502 ve devamı maddelerine göre vekalet sözleşmesi mahiyetindeki bakım, destek ve danışmanlık sözleşmesine aykırı bir şekilde davacı işçilerinin işe alınmasına dayalı cezai şart talebidir.
Taraflar arasında, 01.01.2015 tarihli Bilgi Teknolojileri Bakım, Destek ve Danışmanlık Hizmetleri Sözleşmesi imzalandığı, yine taraflar arasında 12.06.2015 tarihli Bilgi Teknolojileri Dış Kaynak Kullanımı Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında asıl davaya konu ...'ın 09.10.2015 tarihine kadar davacı bünyesinde SGK kayıtlı olarak çalıştığı ve akabinde 12.10.2015 tarihinde davalı şirket bünyesinde SGK kayıtlı çalıştığı görülmüştür. Yine birleşen davaya konu ...'nın da 29.06.2012 tarihine kadar davacı bünyesinde SGK kayıtlı olarak çalıştığı ve 01.07.2012 tarihinde de davalı bünyesinde SGK kayıtlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bunlarla birlikte taraflar arasındaki sözleşme .... Noterliği'nin 29.11.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Hizmet Döküm Cetveli, İşyeni Ünvan Listesi, İşyeri Tescil ve Detay Bilgileri, İşe Giriş ve İşten Çıkış Bildirgeleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Bilgisayar Yazılım Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan 01.01.2015 tarihli sözleşmenin 122 maddesine dayanılarak talep edilen 48.000 USD + KDV tutarındaki Cezai şart talebinin, yerinde olduğu sonucuna varılmakla beraber, bu konuda takdirin mahkemenin olduğu, mahkemece talebin yerinde olduğunun benimsenmesi halinde, Davacı tarafından davalıya keşide edilen ....Noterliği 09.08.2021 tarih ... yevmiyeli borç İhtarnamesin tebliğinden itibaren 7 gün geçmekle temerrüt oluşcağından temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine uygun olarak işleyecek faiz ile birlikte talep edilebileceği, İhtarnamenin davalıya tebliği edildiğinin dosya kapsamından tespit edilemediği, davacı tarafından tebliğ şerhli ihtarnamenin dosyaya sunulması gerektiği, aksi halde dava tarihinin temerrüt tarihi olarak dikkate alınması gerektiği, tarafların diğer taleplerinin Mahkememiz takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 04/01/2024 tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatlerinin tekraren davacı tarafından, taraflar arasında imzalanan 01.01.2015 tarihli sözleşmenin 12. maddesine dayanılarak talep edilen 48.000 USD + KDV tutarındaki Cezai şart talebinin, yerinde olduğunun Mahkemenizce de benimsenmesi halinde, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine uygun olarak işleyecek faizi ile birlikte talep edilebileceği, davalı yanın Zamanaşımı itirazının ve diğer taleplerinin takdirinin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi incelemelerinden de anlaşılacağı üzere asıl ve birleşen davaya konu ... ve ..., davacı bünyesinde SGK'lı iken dahi, taraflar arasındaki sözleşmelerin ifası olarak, çok defa davalı firma bünyesinde fiilen iş yapmışlardır. Yani taraflar arasındaki bilgi teknolojilerine dair sözleşmelerin ifası için, davacıda SGK'lı olmalarına rağmen mesailerini davalı bünyesinde geçirmişlerdir. Dolayısı ile bu çalışanların, davacı ile ilişikleri kesilmeden evvelki çalışma düzenleri ile ilişikleri kesildikten sonraki çalışma düzenleri fiilen değişmemiştir.
Bununla beraber birleşen davaya konu ...'nın davacı ile ilişiği 29.06.2012 tarihinde kesilmiş olmasına rağmen, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği 2019 yılına kadar aradan 7 yıl geçmiştir. Yine asıl davaya konu ...'ın davacı ile olan ilişiğinin kesildiği 09.10.2015 tarihinden sözleşmenin feshedildiği 2019 yılına kadar 4 sene geçmiştir. Yani davaya konu bu çalışanların çalışma düzeninde fiilen bir değişme olmamış ve ilişikleri kesildikten sonra da davacının davalı ile sözleşmesi ve çalışmaları yıllarca devam etmiştir. O halde davacının, bu çalışanların ilişkileri kendisi ile kesilmesine rağmen davalı bünyesinde 2019 yılına kadar çalıştıklarını bilmemesi mümkün değildir. Bu durumda davacının, bu çalışanların davalı bünyesinde çalışmasına zımnen rıza gösterdiğinin kabulü gerekmiştir. O halde davacının, bu çalışanların davalı bünyesinde çalışmalarına uzunca bir süre ses çıkarmayıp, taraflar arasındaki sözleşme feshedildikten sonra, sözleşmenin 12. maddesinde cezai şart var diye eldeki davayı açması TMK 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı görüldüğünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden;
a)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 33.020,03-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 114.445,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
3-Birleşen dava yönünden;
a)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 28.420,03-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100.890,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
c)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen 3.200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/09/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır