T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/41 Esas
KARAR NO :2024/737
DAVA:İSTİRDAT
DAVA TARİHİ:17/01/2022
KARAR TARİHİ:24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sırasında İstirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalının davacı hakkında .... İcra Müd. ... E. Sayılı dosyasıyla 05/10/2021 tarihinde icra dosyasına sunduğu 16/06/2020 düzenleme tarihli 53.823,91-TL bedelli ve 31/03/2020 düzenleme tarihli 64.627,10-TL bedelli iki adet faturadan dolayı bakiye kalan 91.938,89-TL alacağı iddiasıyla icra takibi başlattığını, davacının icra takibinden sonra alacaklı firmayla görüşmesi ve şirket sahibinin avukatıyla mutabakata varması neticesinde 86.000,00-TL ödenmesi halinde masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte dosya borcunun kapanacağının kendisine bildirilmesi üzerine davacının iki ayrı ödeme olarak toplam 86.000,00-TL'yi alacaklı şirketin hesabına havale ettiğini, davacının borcunun bittiğini düşünürken başka bir firmadan aldığı maaşının haczedildiğini ve üzerine kayıtlı araçlar üzerine haciz konulduğunu öğrenmesi üzerine takibin devam ettiğini öğrendiğini, davacının yıl sonu hesaplarının mali müşaviri tarafından çıkarılması neticesinde davalı şirketin icra takibi yaptığı zamanlarda dahi davalı şirkete borçlu olmadığı tam aksine 36.588,41-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla takibe konulan faturalardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, icra takibinin durdurulması için teminat karşılığında tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLER VE GEREKÇE:
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya uyap sureti, banka dekontları, davalıya verilen müşteri çeki, tarafların ticari defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, protokol sureti v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır.
Dava, menfi tespit davası olarak açılıp yargılama aşamasında İstirdat davasına dönüşmüştür
Dosya mali müşavir ...'ye tevdi olunmuş düzenlenen 26/05/2023 tarihli raporda özetle; Davacı aleyhinde .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde 91.,938,89 TL (10.351,73 USD) tutarında takip başlattığını, takip talebine dayanak 31.03.2020 tarih 64.627,08 TL ve 16.06.2020 tarih 53.823,94 TL tutarlı faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ve 05.10.2021 icra takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalı şirketten 36.588,41 TL dava tarihi itibari ile ise davalı şirketten 122.588,41 TL alacaklı göründüğünü, davacı şirketin icra takibi sonrasında davalı şirkete 86.000 TL ödeme yapma sebebinin davalı şirkete yapılan 150.000 TL tutarındaki çekin kendi ticari defterlerde mali inceleme sonrasında kayıt edilmesi suretiyle fazladan ödeme yapıldığının iddiası ve huzurdaki menfi tespit davasının konusu olduğunu, 150.000 TL tutarındaki çekin akibeti yönünde Şekerbank A.Ş.'ne yazdığı müzekkere cevabı sonucunda çekin keşidecisi/ borçlusuna iade edildiği bilgisinin paylaşıldığını, ticari örf adete göre piyasa koşullarında bir çekin iadesi o çekin bedelinin ödenmesi durumunda mümkün olduğunu, mevcut durumda davacının davalı şirkete borçlu olmadığı sonucuna varıldığını, davacının dava dilekçesinde 91.938,89 TL icra takibine istinaden davalı şirket ile sözlü olarak kararlaştırıldığını beyan ederek her ne kadar 86.000 TL ödeme yaptığına ilişkin dekont ibraz etmiş olsa da dosyada bir protokol yer almadığından 5.938,89 TL borçlu olabileceğini, ödemelerin icra takibinden sonra yapıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 27/09/2023 tarihli talep dilekçesinde; bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 26.05.2023 tarihli bilirkişi raporu davadaki taleplerimizi teyit ettiğini, ticari defter kayıtlarında dava dilekçemizde yazılı olduğu gibi, davalı tarafın icra takibi başlattığı 05.10.2021 tarihinde davacının davalı şirkete borcunun olmadığını tam aksine 36.588,41.-TL alacaklı olduğu raporun tespit ve netice kısmının 3.maddesinde yazılı olduğunu, davacın tarafından , haciz baskısı ile ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya borcu haksız olarak tamamen ödendiğini, davacının icra dosyasına mahsuben davalı şirkete havale ile ödediği ve davalı şirket vekilinin haricen icra dosyası borcuna karşılık tahsilatlarını da , icra dairesine bildirdiğini ve harçlarını ödediğini, ....İcra Müdürlüğünün 09.06.2023 tarihinde ... Esas sayı dosyasından mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında; icra dosyasına maaş haczinden 04.02.2022 tarihinde ödenen 2.400.-TL, 06.01.2022 tarihinde ödenen 1.070.-TL, 06.12.2021 tarihinde ödenen 1.035.-TL tahsilat yapıldığını, alacaklı vekiline harice ödenen ve icra dosyasına bildirdiğini ve harcını yatırdığını, 20.10.2021 tarihinde 25.000.-TL, 07.12.2021 tarihinde 61.000.-TL ve 18.01.2022 tarihinde 24.500.-TL ödeme yapıldığını, 09.02.2022 tarihinde kapak hesabı yaptırılarak bakiye kalan 34.620.-TL icra müdürlüğü banka hesabına tarafımca davacı adına yatırıldığını ve dosya borcu tamamen ödendiğini, dosyadaki sunulan dekontlar ve icra dosyasından gönderilen belgelerle davacı tarafından davalı tarafa haksız olarak ödenen miktarın tamamı 149.625.-TL olduğunu, bilirkişi raporunda yazılı olduğu gibi icra takibi yapıldığı tarihte davacının davalıya borcu olmaması nedeni ile borçlu olmadığımıza karar verilmesini ve haciz baskısı nedeni ile icra dosya borcunun tamamının ödendiği göz önüne alınarak dava istirdat davasına dönüştüğünden, davalıya haksız olarak ödenen toplam 149.625.-TL nın ödeme tarihlerine göre istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya mali müşavir ...'ye tevdi olunmuş düzenlenen 04/06/2024 tarihli ek raporda özetle; Hesaplama “Nihai karar mahkememize ait olmak üzere borcun 86.000-TL'ye indirgendiğine dair yazılı delil olmadığı kabul edilerek icra dosyasından yapılan tahsilatların tamamı nazara alındığında 150.000,00-TL'lik müşteri çeki, 86.000-TL'lik harici ödeme ve icra dosyasına yapılan ödemeler dikkate alındığında davacının geri alması gereken bir bedel olup olmadığını, 161.137,11 TL (icra kapak hesabında yer alan ödeme bilgileri, 86.000 TL'lik ödeme icra ödeme bilgilerinde mevcuttur) + cari hesap alacağı olan 36.588,41 TL (750.000 TL çekin ödenmiş olduğu dikkate alındığında) olmak üzere toplam 197.725,52 TL ödeme gerçekleştirmek suretiyle alacaklı olduğunu ancak davacının 27.09.2023 tarihli dilekçesi ile 149.625,00 TL talebinin bulunduğunu, hesaplama “Yine alternatifli olarak 150.000-TL'lik çekin ödendiği kabul edilerek davacının istirdat etmesi gereken bir bedel olup olmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında davacının ticari defterlerinde 150.000 TL çekin ödenmesi sonrasında davalıdan 36.588,41 TL alacaklı duruma geçtiği ve bu bedeli istirdada konu edebileceğini ancak yapılan 1. hesaplamada bu tutarında dikkate alınmak suretiyle hesaplama yapıldığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, deliler, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davacı aleyhine .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde 91.,938,89 TL (10.351,73 USD) tutarında takip başlatıldığı, takip talebine dayanak 31.03.2020 tarih 64.627,08 TL ve 16.06.2020 tarih 53.823,94 TL tutarlı faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve 05.10.2021 icra takip tarihinde davacının ticari defterlerinde davalı şirketten 36.588,41 TL dava tarihi itibari ile ise davalı şirketten 122.588,41 TL alacaklı göründüğü, davacı şirketin icra takibi sonrasında davalı şirkete 86.000 TL ödeme yapma sebebinin davalı şirkete yapılan 150.000 TL tutarındaki çekin kendi ticari defterlerinde mali inceleme sonrasında kayıt edilmesi suretiyle fazladan ödeme yapıldığının iddiası ve huzurdaki menfi tespit davasının konusu olduğu anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın 26. maddesi gereğince hakim tarafların talep sonucu ile bağlıdır, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, tarafların talep sonucu ile bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır. HMK 33.maddesi uyarınca hakim Türk Hukukunu re'sen uygular. Yargıtay HGK'nun 06/09/2020 tarih ve 2020/19-94 esas ve 2020/358 karar, Yargıtay HGK'nun 24/11/2020 tarih ve 2018/17-172 esas ve 2020/934 karar, Yargıtay 11. HD'nin 08/06/2016 tarih ve 2015/11283 esas ve 2016/6338 karar, sayılı ilamları ve aynı nitelikteki çok sayıda ilamında belirtildiği üzere, " Bir davada maddi olayı anlatmak taraflara ait ise de anlatılan olaylara ilişkin hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkimin görevidir."
İstirdat davası İİK 72/7. maddesinde düzenlenmiştir. Kendisine karşı ilamsız icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da, itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibi ile ve menfi tespit davası da açmaması sonucu, gerçekte borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalırsa, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir.
İstirdat davasında, icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
İstirdat davasının açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, nakten yada malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmış olması gerekir. İkinci şart ise, borçlu olmadığı bir paranın cebri icra tehdidi altında ödenmek zorunda kalınmasıdır.
İcra İflas Kanununun 72. maddesinde öngörülen istirdat davası, TBK'nun 77 ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat ( sebepsiz zenginleşme) davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler taşır. (Emsal için bkz İst.BAM 44 HD 2020/263 E 2021/438 K sayılı ilamı).
Dosyaya sunulana ve denetime açık mali bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'den TL alacaklı olduğu, davalı şirketin davacı aleyhinde .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tarihinde 91.938,89 TL (10.351,73 USD) tutarında takip talebi başlattığı, takip talebine dayanak 31.03.2020 tarih 64.627,08 TL ve 16.06.2020 tarih 53.823,94 TL tutarlı faturaların davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve 05.10.2021 icra takip tarihinde davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğu tespit edilmekle ve dosyaya sunulan dekontlar ile icra dosyasına yazılan müzekkere cevaplarına istinaden davanın kabulü ile davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dosya kapsamında ödemiş olduğu 88.105,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 2.400 TL'nin 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 24.500,00 TL'nin 18/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 34.620,00 TL'nin 09/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜ ile davacının .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dosya kapsamında ödemiş olduğu 88.105,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 2.400 TL'nin 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 24.500,00 TL'nin 18/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte, 34.620,00 TL'nin 09/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek, kanuni ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 10.220,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.570,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.650,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 1.570,09-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 515,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.585,09TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 24/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır