T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/633 Esas
KARAR NO:2024/237
DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/09/2022
KARAR TARİHİ:28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ile davalı ... arasında ... mevkiinde bulunan ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 54 parsel sayılı taşınmazın üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunun ... kurumsal kimliği altında bayi olarak hizmet vermesine ilişkin 5 yıl süreli Bayilik Anlaşması ile ilgili koşulların saptanması amacıyla protokol imzalandığını, tarafların 07.08.2020 tarihinde Protokol ve Bayilik Anlaşması imzaladığını, bu anlaşmanın imzalanmasıyla beraber 07.08.2020 tarihli protokolün 15.maddesinde belirtildiği üzere anlaşmanın ayrılmaz parçası haline geldiğini, taraflar arasında imzalanan Bayilik Anlaşmasının 11. maddesindeki “... istasyonunun işletilmesi amacıyla bir takım araç ve gereçler bayiye ariyet olarak teslim edilebilir. Bayi teslim edilen araç ve gereçler varsa ariyet sözleşmesi yapılabilecek, bu araç ve gereçler en iyi durumda ve çalışır vaziyette bulundurulacak, her türlü hasar ve arızalarını masrafları kendisine ait olmak üzere giderecek ve kullanılmaz hale gelenlerin yerine yenisini alacaktır.” hükmü uyarınca araç ve gereçlerin ...’e bırakıldığını, bırakılan araç ve gereçler için 16.08.2017 tarihli Akaryakıt Bayilik anlaşmasına ek Ariyet Anlaşması imzalandığını, davalı şirketin 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile ilgili mevzuata aykırı şekilde hareket edip kaçak akaryakıt satışı gerçekleştirdiğini, bu sebeple şirketin sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, 13.10.2020 tarihinde davalı tarafın akaryakıt istasyonunda EPDK tarafından yapılan denetim neticesinde 07.01.2021 tarihli 2546 sayılı soruşturma raporunun hazırlandığını, söz konusu raporda akaryakıt istasyonunun otomasyon sisteminin çalışmasında hiçbir arıza tespit edilemediğini, ancak istasyona giren 4 aracın almış olduğu akaryakıtın otomasyon sistemine yansımadığını, otomasyon sistemi kontrol edildiğinde ise otomasyon ile ilgili herhangi bir arızanın olmadığını, ancak EPDK tarafından yapılan denetimde kilitli bir odada yapılan kontrolde oda içerisinde yer alan kablonun yan tarafta bulunan karanlık bir koridora gittiğini, söz konusu alanda bir pompa aletinin bulunduğunu, pompanın yanında kalın bir su borusu içine yerleştirilmiş prob görüldüğünü, boru dik konuma getirildiğinde tank içerisinde 23 ton akaryakıt gösterirken boru yatay konuma getirildiğinde otomasyon ekranının arıza verdiğini, prob kablosu ile yanında bulunan pompa arasında bağlantı olduğunu, bu düzenek sayesinde tank içerisinde bulunan yakıt miktarının sabitlendiğini, 1 ve 2 numaralı tabancalardan defalarca test satışı yapılmasına rağmen satışların otomasyon sistemine yansımadığının tespit edildiğini, davalı tarafın EPDK tarafından yapılan denetim neticesinde otomasyon sistemine izinsiz olarak müdahale ettiğini, sistem üzerinde düzenek kurarak otomasyon sisteminde hukuka aykırı yollara başvurduğunu, davalı tarafın kanuna aykırı fiillerini kurmuş olduğu düzenekler aracılığı ile davacı şirket denetiminden de gizlediğini, davalı tarafın EPDK nın 1240 sayılı kurul kararının 5. Maddesinin “(2) Bayilik lisansı sahibi; Akaryakıt istasyonunda kurulu olan istasyon otomasyon sisteminin güvenliğinden sorumludur. İstasyon otomasyon sistemine izinsiz müdahalede bulunamaz, İstasyon otomasyon sistemi çevirim içi olmayan yerlerde (tank, geçici tank, pompa vs.) akaryakıt hareketine konu eylem (satış, dolum, vs.) gerçekleştiremez. Satışlarıyla ilgili dağıtıcısının talep ettiği her türlü belgeyi 5 gün içinde ibraz eder.” yolundaki fıkrasına aykırı davrandığını, taraflar arasında imzalanan Bayilik Anlaşmasının 3. Maddesinde “Bayi istasyonda akaryakıt ve madeni yağlar olarak sadece ...’dan alacağı malları bulunduracak ve bunları kendi nam ve hesabına 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince satabilecektir. Bayi başka dağıtıcıların ve bayilerin mallarını satamayacağı gibi, başka dağıtıcıların bayilerine ve 5015 sayılı kanun ve mevzuata aykırı olarak serbest kullanıcılara vs. gibi yerlere akaryakıt satamayacaktır. Başka dağıtıcıların reklam, logo ve markasını istasyonda bulunduramayacaktır. Aksi takdirde bayilik sözleşmesinin haklı fesih sebebini teşkil edecektir. Bu sebepten sözleşmenin fesih olması halinde ...’nın karşı karşıya kalabileceği yaptırımların yol açacağı her türlü olumlu, olumsuz kar kaybı ve zararları bati derhal ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmü uyarınca davalının filleri nedeniyle Bayilik Anlaşması, Protokol, Bayilik Sözleşmesine Ek Ariyet Anlaşması ve Akaryakıt Fiyatlarına ilişkin anlaşma dahil olmak üzere bayilik ilişkisi kaynaklı anlaşmaların .... Noterliğinin 26.02.2021 tarih ve 07091 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle feshedildiğini, davacıya ait olan ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin iade edilmediğini, davacının bu öğelerin bedellerini ödemesi gerektiğini, anlaşma çerçevesinde davalıya 55.950,49 USD değerinde eşyanın ariyet olarak bırakıldığını, anlaşmanın 3.3 maddesinde “Bayi anlaşma konusu tesis, araç ve gereci masrafları kendisine ait olmak üzere iyi çalışır durumda tutacak ve bunların kullanılmayacak şekilde hasara uğraması halinde listede karşısında gösterilen bedeli ... na aynen ödeyecektir. Bayi bu bedellerden amortisman paylarının düşülmesini isteyemez.” Şeklindeki hükmü uyarınca kullanılamaz hale gelen eşyanın bedelini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, ek Ariyet Anlaşmasının 4.2. Maddesinde “... anlaşmaya konu araç ve gerecin anlaşmaya uygun kullanılmaması halinde bu anlaşmayı feshederek bunların aynen iadesini veya bedellerinin ödenmesini isteyebilecektir. Bu halde bayi bu araç ve gereci en geç 7 gün içinde iade veya USD olarak tespit edilen bedellerini ödemediği takdirde ... iade edilmeyen bedeli ile birlikte ayda %15 oranında faizin tahsili için yasal yollara başvurma hakkına sahip olabileceği gibi, isterse bedel ve faiz ödeninceye kadar Bayilik Anlaşması konusu akaryakıt ve yağ vermeyebilecektir.” hükmünden de anlaşmanın feshi halinde ariyet olarak bırakılan eşyanın iadesinin davacı tarafından yapılacağının açıkça belirtildiğini, ek Ariyet Anlaşmasının 4.3. Maddesinde “Bu anlaşmanın Bayilik Anlaşmasının sona ermesi halinde kendiliğinden sona erecek ve bu durumda Bayi ile ... yukarıda 4.2 maddesinde belirtilen hak ve yükümlülüklere sahip olacaktır. Ayrıca tüm ariyet demirbaşların nakliye, yükleme, montaj ve demontaj masrafları bayiye ait olacaktır.” yolundaki hükmü uyarınca davacı şirketin davalıya bırakmış olduğu kurumsal kimlik öğelerinin geri iade edilmediği gibi bedellerine ilişkin davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, .... Noterliğinin 26.02.2021 tarih ve 07091 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa ariyet olarak bırakılan kurumsal kimlik eşyalarının derhal iadesinin talep edildiğini, Arabuluculuk görüşmeleri esnasında talebin yinelendiğini, ancak davalı tarafından iadesinin yapılmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşma ve ekinde yer alan liste fiyatlarından bilirkişi raporundan sonra arttırılmak üzere şimdilik 10.000,-USD ın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek aylık %15 faizi ile birlikte davacıya ödenmesinin talep edildiğini belirtilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafta bırakılması talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın davacı yanca sözleşme ve dolayısı ile faturaya dayandırılmamış olmasın karşılık talep edilen ariyetlerin sözleşme tarihlerindeki bedelleri belirli iken dava değerinin düşük gösterildiğini, eksik harç ikmal edilmeden davaya devam edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığını, eksik harcın tamamlanması için davacıya kesin süre verilmesini, ikmal edilmemesi halinde davanın reddedilmesinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği hususların yasal dayanaktan yoksun olup, itibar edilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında ilki 2005 yılında olmak üzere bayilik Anlaşmaları imzalandığını, söz konusu anlaşmanın sonuncusunun davacı tarafından feshetmesinden kısa bir süre önce 07.08.2020 tarihinde imzalandığını, yine bayilik anlaşmasına ek olarak aynı tarihte protokol imzalandığını, iş bu protokolün 15. Maddesi uyarınca da Bayilik Anlaşmasının eki halini aldığını, söz konusu anlaşmaların davacı yan tarafından davalı şirketin 5015 sayılı kanun ve mevzuata aykırı hareket edilmesi nedeniyle 26.02.2021 tarihinde tek taraflı feshedildiğini, öncelikle davacının kendisine tanınan fesih yetkisini kötüye kullandığını, davalı şirketin geçirdiği soruşturma neticesinde davacı şirketin herhangi bir zararının oluşmadığını, bununla birlikte davacı şirketçe davalı şirketin kaçak akaryakıt nedeniyle soruşturma geçirdiğini resmi kanallardan bilmesine karşılık davalının ürün siparişlerine olumlu cevaplar vererek ürün satmaya devam ettiğini, ancak kısa bir süre sonra durumu gerekçe göstererek sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle davalı şirketin soruşturma geçirdiği 31.10.2020 ile fesih tarihi olan 26.02.2021 tarihleri arasında davacı ile davalı arasında yapılan ürün alımlarına ilişkin faturaların davacı şirketten celbini talep ettiklerini, davacının sözleşme feshi süreci ardında ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin doğrudan bedelini tahsil için işlemlere başladığını, kabul anlamına gelmemek koşuluyla davalı şirketin başka bir dağıtıcı firma ile anlaşmaya vardığı ve yeni anlaştığı firmanın kurumsal kimliğini kullandığı, davacı firmanın kurumsal kimliğine ilişkin tüm öğelerin söküldüğü, davacı yana ait olmamasına rağmen talepleri halinde kendilerine iade edilebileceği gerek şifahen, gerekse arabuluculuk görüşmelerinde kendilerine iletildiğini, davacının ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında 07.08.2020 tarihinde Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihte sözleşmeye ek Protokol imzalandığı, söz konusu Protokolün Ariyetler ve Demirbaşlar başlıklı 4. Maddesinde “Daha önce ... tarafından bayiye verilmiş olan ariyet ve demirbaşlar ile ilgili olarak 05.08.2020 tarihli yeni imzalanacak bayilik sözleşmesiyle beraber kurumsal kimlik dışındaki tüm ariyetler bayiye bilabedel verilecektir. Kurumsal kimlik ile ilgili taraflar arasında ayrıca yeni bir ariyet sözleşmesi imzalanacaktır.” denildiğini, madde metninden anlaşıldığı gibi davacı tarafından talep edilen ariyetlerin sözleşmenin imzalanmasıyla beraber davalıya bedelsiz olarak bırakıldığını, ariyet dışında kalan kurumsal kimlikle ilgili olarak da yeni ariyet sözleşmesi akdedileceği belirtilmesine karşılık taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, davacı tarafın iddiasını 16.08.2007 tarihinde taraflar arasında akdedilen Akaryakıt İstasyonları İçin Bayilik Anlaşmasına Ek Ariyet Anlaşmasına dayandırdığı, ne var ki sözleşmenin ardından iki ayrı bayilik sözleşmesi imzalanmış olup, sözü geçen sözleşmenin hükümsüz kaldığı, dolayısıyla kurumsal kimlik öğelerine ilişkin olarak da 07.08.2020 tarihli protokolün 4.b maddesinin kıyasen uygulanması gerektiğini, Mahkeme tarafından kurumsal kimlik öğelerine ilişkin olarak 07.08.202O tarihli protokolün maddelerinin kıyasen uygulanması durumunda ise; kurumsal kimlik öğelerinin davacı şirket tarafından 2005 yılında ilk bayilik sözleşmesi imza edildikten sonra iş yerine monte edildiğini, sözleşme süresince yani 16 yıl boyunca tüm bakım ve onarım masraflarının davalı şirket tarafından yapılarak kullanıldığını, 16 yıl boyunca kesintisiz kullanılan ve neredeyse hurda durumunda bulunan kurumsal kimlik öğeleri ile ilgili olarak amortisman düşümü yapılmadan güncel fiyat üzerinden talepte bulunulmasının kanuna ve vicdana uygun olmadığını, dolayısı ile dosyanın bilirkişiye tevdi ve dava konusu kurumsal kimlik öğelerinin yıpranma durumunun tespiti ile hali huzurdaki bedellerinin tespitinin gerektiğini, Akaryakıt dağıtım şirketlerinin genellikle 5 yıllık sözleşmeler yaptıkları, kendi ürününü satması için ... fiyatı üzerinden belli bir kâr marjı alıp, keri kalanı bayiye verdikleri, bununla birlikte dağıtıcı firmanın bu anlaşmaya istinaden bayiye ariyet ve kurumsal kimlik benzeri bir takım yatırımlar da yaptığını, bu noktada akaryakıt dağıtım şirketlerinin bayiden aldıkları bir kısmını da bu ariyet ve kurumsal kimlik maliyetlerine ekledikleri, kısacası dağıtım şirketinin 5 yıl içinde bayiden aldığı kar marjı dolayısıyla bayiye verdiği ariyet ve kurumsal kimlik maliyetlerini tahsil ettikleri, nitekim taraflar arasında akdedilen tüm sözleşme ve protokollerin dosya arasına alındığında, taraflar arasında akdedilen ilk sözleşmede ... satış fiyatı üzerinden kar dağılımı ... %45 Bayi %55 iken son sözleşmede ... %0,5 Bayi %99,5 olduğu, bu hususun dahi dağıtıcı firma olan davacının kar marjı üzerinden bayiye, yani davalıya yaptığı yatırımı tahsil ettiğinin anlaşılacağını, bu hususun tespiti için gerek bilirkişiden gerekse EPDK ve PÜİS’e müzekkere yazılarak dağıtıcı firmanın kar marjı içerisinde ariyet ve kurumsal kimlik maliyetlerinin olup olmadığının sorulmasını talep ettiklerini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiyeler tebliğ edilmiştir.
Dosya Akaryakıt Sektör Uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 01/10/2023 tarihli raporda; davalı tarafın kurumsal kimliğin sökülüp teslim alınabilir olduğunu belirtmesi ve buna rağmen geçen sürede teslim edilmemiş olması kurumsal kimlik ariyetinin teslim edilmediği olarak değerlendirildiği, taraflar arasındaki protokolde kurumsal kimlik için ayrıca ariyet sözleşmesi düzenleneceği ama ek ariyet sözleşmesi düzenlenmediği, buradan hareketle bedeli belirtilmeyen kurumsal kimlik için sıfır kurumsal kimlik bedeli talep etmenin sektörel açıdan uygun olmadığı, davacı firmanın kurumsal kimliği teslim alması durumunda bundan avantaj sağlayacağı, bir kısmını revize ederek başka istasyonlarda kullanabileceği, sağlayacağı faydayı kesin olarak tespit etmek ilgili malzemelerin durumunu görmeden zor olacağı gibi tahmini olarak 3.000USD ile 6.000USD arasında bir fayda olarak sektörel açıdan değerlendirildiği, Hukuki açıdan bakıldığında akdedilen sözleşmede ariyetlerin bayiye ücretsiz olarak verileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında taraf iradelerinin bu yönde uzlaşmış olduğunun kabulü halinde davacının ariyetler kaynaklı alacağının olmadığının değerlendirildiği, bu çerçevede; Mahkeme’nin takdirinin sektörel bilirkişi tarafından kurumsal kimliğin ayrı bir ariyet olduğu ve iade edilmesi gerektiği yönünde olması halinde davalının davacıya Mahkeme tarafından takdir edilecek miktarda ödeme yapması gerektiği, Mahkeme tarafından takdir edilecek bedele sözleşme hükümleri gereğince ihtarname tarihi olan 26.02.2021 tarihinden ödeme gününe kadar %15 faiz talep edilebileceği, Mahkememiz takdirinin taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin esas alınacağı yönünde olması halinde davacının davalıdan ariyetler için herhangi bir bedel talep edemeyeceği, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdirin ve tarafların icra inkar ve diğer taleplerinin Mahkememiz taktirinde olduğu belirtilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ariyet eşya bedelinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ... Petrol A.Ş. ile davalı ... arasında ... mevkiinde bulunan ... Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 54 parsel sayılı taşınmazın üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunun ... kurumsal kimliği altında bayi olarak hizmet vermesine ilişkin 07/08/2020 tarihinde 5 yıl süreli Bayilik Anlaşması ile ilgili protokol imzalandığı,
bu bayilik anlaşmasının 11.maddesinde “... istasyonunun işletilmesi
amacıyla bir takım araç ve gereçler bayiye ariyet olarak teslim edilebilir. Bayiye teslim edilen araç ve
gereçler varsa ariyet sözleşmesi yapılabilecek, bu araç ve gereçler en iyi durumda ve çalışır vaziyette bulundurulacak, her türlü hasar ve arızalarını masrafları kendisine ait olmak üzere giderecek ve kullanılmaz hale gelenlerin yerine yenisini alacaktır.” hükmü uyarınca araç ve gereçlerin Angül Petrol’e bırakıldığı, davacıya ait olan ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin iade edilmediği, .... Noterliğinin 26.02.2021 tarih ve 07091 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa ariyet olarak bırakılan kurumsal kimlik eşyalarının iadesinin talep edildiğinden bahisle alacak davası açıldığı anlaşılmıştır. Davalının cevap dilekçesinde özetle taraflar arasında ilki 2005 yılında olmak üzere bayilik anlaşmaları imzalandığı, söz konusu anlaşmanın sonuncusunun davacı tarafından feshedilmesinden kısa bir süre önce 07.08.2020 tarihinde imzalandığı, yine bayilik anlaşmasına ek olarak aynı tarihte protokol imzalandığı, iş bu protokolün 15. Maddesi uyarınca da Bayilik Anlaşmasının eki halini aldığı, davacı tarafından 26/02/2021 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği, davacının sözleşme feshi süreci ardından ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin doğrudan bedelini tahsil için işlemlere başladığı, davalı şirketin başka bir dağıtıcı firma ile anlaşmaya vardığı ve yeni anlaştığı firmanın kurumsal kimliğini kullandığı, davacı firmanın kurumsal kimliğine ilişkin tüm öğelerin söküldüğü, davacı yana ait olmamasına rağmen talepleri halinde kendilerine iade edilebileceğinin iletildiği, davacının ariyet ve kurumsal kimlik öğelerinin bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını beyan etmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacı tarafından ariyetlerin bedelleri ile ilgili herhangi bir liste sunulmadığı, yine ariyet bedellerine ilişkin düzenlenmiş ve davalıya tebliğ edilmiş bir fatura ibraz edilmediği, kısaca davacı kayıtlarında ariyet bedeli alacağına ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı cevap dilekçesi eki olarak sunulan ve tarafların imzasını taşıyan Protokolün 4b Ariyet ve Demirbaşlar konulu maddede “Daha önce ... tarafından BAYİ’ye verilmiş olan ariyet ve demirbaşlarla ilgili olarak 05.08.2020 tarihli yeni imzalanacak bayilik sözleşmesi ile beraber kurumsal kimlik dışındaki tüm ariyetler bayiye bila bedel olarak verilecektir. Kurumsal kimlik ile ilgili taraflar arasında ayrıca yeni bir Ek Ariyet Sözleşmesi akdedilecektir.” şeklinde hükmün yer aldığı görülmektedir. Taraflar arasında ariyetlerle ilgili ihtilaf konusu ise sadece kurumsal kimlik malzemeleriyle ilgilidir. Kurumsal kimlik dışındaki ariyetlerin davalı firmaya bedelsiz olarak bırakılacağı belirtilmiştir. Davacı firmanın teslim almak için talepte bulunması, ekip göndermesi gerekirken davalı firmanın da bu konuda emanet olarak aldığı malzemeleri eksiksiz teslim etmesi için sorumluluk taşıması gerekir. Davalı firma malzemeleri söktüğünü ve gerektiğinde iade edebileceğini belirtmektedir. Kaldı ki malzemeler teslim alınır durumda ise davacı firmanın ekip gönderip teslim alması ve nakliye masraflarını yansıtması gerekir veya davacı firma; davalı firmaya adres belirterek kurumsal kimlik ekipmanlarının ilgili adrese sağlam bir şekilde sevk edilmesini talep etmelidir. Taraflar arasında akdedilen 07.08.2020 tarihli Protokol’de kurumsal kimlik dışındaki tüm ariyetlerin bayide kalacağı ve kurumsal kimlik için ayrıca ariyet sözleşmesi akdedileceği belirtilmiştir; buna rağmen son ariyet sözleşmesi imzalanmamıştır. Dolayısıyla taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve ek protokole göre "kurumsal kimlik dışındaki tüm tüm ariyetler bayiye bedelsiz olarak verileceği, kurumsal kimlik ile ilgili taraflar arasında ayrıca yeni bir ariyet sözleşmesi imzalanacağı belirtilmesine karşılık taraflar arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediği, sözleşmede ariyetlerin bayiye ücretsiz olarak verileceğinin kararlaştırılmış olması karşısında taraf iradelerinin bu yönde uzlaşmış olduğunun kabul edilmesi gerektiği bu hususun dosya içerisinde yer alan ve hükme esas alınabilir, denetime elverişli bilirkişi heyet raporundan da anlaşıldığı böylece davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.711,33-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 29.409,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır