T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/727 Esas
KARAR NO:2024/502
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:29/10/2022
KARAR TARİHİ:01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaza tarihinde, ... adına kayıtlı, ... Plaka Sayılı aracın, ...’ın sevk ve idaresinde iken, 03.09.2021 tarihinde ... Caddesi ... İstikametinde seyir halinde iken 20 Numaralı Yerde bulunan ...İETT otobüs durağına dalarak durakta bulunan bir kısım insanların ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğunu, davacının da durakta bulunduğundan ağır şekilde yaralandığını, Trafik kazasının meydana gelmesinde ...'ın tek başına tamamen kusurlu olduğunun belirlendiğini, sürücü ... hakkında .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dava dosyası ile hakkında dava açıldığını, kendisinin tutuklu olarak yargılandığını, trafik kazası sonucunda davacı ...'ın kollarında kırıklar meydana geldiğini, sırt bölgesinde şişlikler oluştuğunu, öz bakımını dahi kendisi yapamayacak duruma geldiğini, kazadan sonra vücudunun birçok yerinde ağrılar hissettiğini, bunların kısmen giderilse de bir kısmının devam ettiğini, Pazarcılık yapan davacının işini yapamadığını, hala eski gücüne kavuşamadığını, kıyafetlerini dahi kendi başına giyemez hale geldiğini, kollarında ve vücudunun bir kısmında hala ağrılar olan davacının tam olarak iyileşip iyileşmeyeceğini bilmediğini, geçici ve sürekli iş göremezlik halinin bulunduğunu, kazadan sonra davacının ilk önce ... Hastanesi'ne kaldırıldığını, sonra ... Hastanesi'ne gittiğini, daha sonra kırıklar sebebi ile Baltalimanı hastanesine gittiğini, uzun süren bir tedavi sürecinin geçirdiğini ancak tamamen iyileşemediğini, kaza tarihinde ... adına kayıtlı ... Plaka Sayılı ... Marka ... Model araç, davalı sigorta şirketince düzenlenen 18.02.2022 sigorta bitiş tarihli ve ... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalanmış bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin de davacının maddi zararlarından sorumlu olduğunu, 03.09.2021 tarihinde davacının uğradığı maddi zararlar davalı sigorta şirketinin (...@....kep.tr) kep adresine ihtarname gönderilerek talep edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının uğramış olduğu trafik kazası sebebi ile manevi acı ve üzüntü yaşadığını, kendi başına işlerini göremez hale geldiğini, kolundaki kırığın hatalı kaynadığından yeniden kırılarak kendisine tekrar operasyon yapıldığını, davacının kollarında ve sırtında hala geçmeyen ağrıları bulunduğunu, kendisinin eskisi gibi günücü kullanarak iş yapamadığını, kollarının şeklinin bozulduğunu ve değiştiğini, davacının uğramış olduğu manevi yıkım, acı ve üzüntü sebebi ile davalı aracının sürücüsünün ve işleteninin davacının manevi zararlarını karşılaması gerektiğini, Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, yargılama sırasında toplanacak delillere, davacının hastane kayıtları ile ilgili alınacak raporlara göre davacının durumunu dava sürecinde netleşecek maddi zararların somutlaşacağını, davacının zararlarının davalılardan yasal sorumlulukları kapsamında tahsili talebinde bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporu sonrası artırılmak üzere davacının 03.09.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu, geçici ve sürekli iş gücü kayıpları, SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafları, yol masrafları, bakım ve yardımcı giderleri ile diğer her türlü maddi zararlara ilişkin olarak şimdilik 5.000,00TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00TL manevi tazminatın araç sürücüsü ve işleteni ... (T.C.No:...)'dan olmak üzere toplam 55.000,00TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, masraf ve avukatlık ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVA DEĞER ARTIRIM: Davacı vekili sunmuş olduğu 19/05/2024 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde talep e dilen maddi zararların bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin artırılması ile 5.000,00 TL'den 63.026,80 TL daha artırarak toplam dava değerini 63.026,80 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile 50.000,00 TL manevi tazminatın araç işleteni sürücüsü ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya konu ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 18.02.2021-22 vade tarihli Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, iş bu dava ile davalı şirkette sigorta teminatı altına alınmış aracın karıştığı kaza neticesinde sakat kaldığını iddia eden davacı tarafından maddi tazminat talepli dava açıldığını, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere kaza ile davacının sakatlığı arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumuna sevk edilerek Erişkinler için Engelllik Değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu gözetilerek kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı taleplerinin, yasa değişikliği ile SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bunun yanında, uyuşmazlık, poliçe tanzim tarihi olan 18.02.2021 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olup davalı şirket'in bu talep hakkında da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda berlirlenen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, davacının zararın artmasında kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, işbu nedenle bu hususun da araştırılması gerektiğini ayrıca söz konusu kazanın iş kazası olup olmadığının davacı tarafa SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı ve PSD'ye tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda, davanın, yerleşik yargı kararları gereği, hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerekeceğinin açık olduğunu, kabul manasında olmamak üzere müvekkilim şirketin faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde öncelikle davalı şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacıların usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak alınması gerektiğini, işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, usulden ret sebebimiz şu aşamada kabul görmeyecek ise yapılacak yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili 29/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının asılsız olduğunu, öncelikle kazanın Epilepsi olması ve seyir halinde bayılması sonucu oluştuğunu ve kasıtlı gerçekleşmediğini , Arabuluculuk ile ilgili herhangi bir görüşme sağlamadığını ve bilgisinin olmadığını, Arabuluculuk dosyasında imzasının bile bulunmadığını, bunun yanı sıra ... Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasında epilepsi hastası olduğuna dair raporunun mevcut olduğunu, bu dosyadan henüz ceza almadığını, suçlu bulunmadığını ayrıca aracının sigorta ve kaskosunun bulunduğunu belirterek iş bu konu hususunda ceza dava dosyasının tamamlanmasını ve hakkında verilecek hükme göre davanın devam etmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyasının UYAP sureti, sigorta şirketinden hasar dosyası ve poliçe sureti, Noterler birliğinden araç tescil bilgileri, davacıya ait tedavi evrakları, muayeneleri içeren CD'ler, SGK'dan hizmet bildirimi, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından sicil görüntüsü, 2023 - 2022 - 2021 yılı Gelir Vergisi Beyannameleri dosyamız içerisine alınmıştır.
Davacının sosyo - ekonomik durum araştırması yaptırılmıştır.
SGK'ya yazılan müzekkere ile davacıya davaya konu kaza ile ilgili yapılan inceleme neticesinde sigortalının dosya kaydına rastlanılmadığı, ilgili tarihte sigortasının bulunmadığı, kurumları tarafından herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmediği, rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir.
Dosya kusur oranlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 13/04/2023 tarihli, ...sayılı raporda; davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosya davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için İstanbul ATK 2.İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 11/09/2023 tarih, 2023/67853 karar sayılı rapor ile, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, el bileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %4 olup tablo 2.3’e göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (YÜZDEİKİ) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Dosya Aktüer, Sigorta Uzmanı ve Doktor bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 10/01/2024 tarihli raporda; 03/09/2021 tarihinde trafik kazasında yaralanan 01/01/1954 doğumlu ...’ın; kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde; kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde dönemsel rayiç bedellerle 1.500,00 TL pansuman, bakım için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik için,2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel giderleri için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, tazminat yönünden; davacı ...’ın 03.09.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 10.428,31 TL, % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 85.450,71 TL olmak üzere toplam zararının 54.875,14 TL olabileceği, davacı ...’ın kaza sonucu tedavi giderleri karşılığ olarak temel giderleri için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri ve % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 85.450,71 TL olmak üzere toplam zararının 54.875,14 TL toplamı ( 3.500 + 54.875,14) = 58.375,14 TL tazminatın ödenmesinden sigorta şirketinin Teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, SGK tarafından davacının geçirdiği trafik kazası nedeni herhangi bir ödeme yapılmadığı, sorumluluk, temerrüt, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 20.11.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin emekli olmasına rağmen aynı zamanda pazarcılık faaliyeti ile uğraştığını belirterek işyeri vergi levhasını dosyaya sunmuştur. Bu itibarla, davacıya ait son üç yıllık bilanço ve vergi kayıtları dosyaya celbedilmiş, TÜİK'ten alınan 20/02/2024 tarihli Kazanç Bilgisi Sorgulama Raporunda satış hizmetleri veren elemanların alt ana grubu kodunda ücretli çalışanların 2014 Kasım ayı aylık ortalama brüt ücretinin 1.523 TL, 2014 yılı yıllık ortalama brüt kazancının ise 19.485 TL olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 18/04/2024 tarihli ek raporda; davacının kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde; kazada yaralanması nedeniyle tedavisi sürecinde dönemsel rayiç bedellerle 1.500,00 TL pansuman, bakım için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik için, 2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel giderleri için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, tazminat yönünden; davacı ...’ın 03.09.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası maddi zararı seçenekli hesaplandığı;1. Seçenek: Asgari Ücret verilerine göre davacının maddi zararı; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 10.343,06 TL, % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 44.415,85 TL olmak üzere toplam zararının 54.758,91 TL olabileceği, 2. Seçenek: Tüik verilerine göre davacının maddi zararı; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 13.891,84 TL, % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 45.634,96 TL olmak üzere toplam zararının 59.526,80 TL olabileceği, davacı ...’ın kaza sonucu tedavi giderleri karşılığı olarak temel giderleri için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri ve 1. Seçenek: Asgari Ücret verilerine göre; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 10.343,06 TL - % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 44.415,85 TL olmak üzere toplam zararının 54.758,91 TL toplamı ( 3.500 + 54.758,91 TL) = 58.258,91 TL tazminatın 2. Seçenek: Tüik verilerine göre; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 13.891,84 TL, % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 45.634,96 TL olmak üzere toplam zararının 59.526,80 TL ( 3.500 + 59.526,80 TL) = 63.026,80 TL tazminatın ödenmesinden sigorta şirketinin Teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı, SGK tarafından davacının geçirdiği trafik kazası nedeni herhangi bir ödeme yapılmadığı, Sorumluluk, temerrüt, manevi tazminat ve faiz türü gibi hukuki olgular konusunda takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK kusur ve maluliyet raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
03/09/2021 günü ... adına kayıtlı, ... Plaka Sayılı aracın, ...’ın sevk ve idaresinde iken, ... Caddesi ... İstikametinde seyir halinde iken 20 Numaralı Yerde bulunan ...İETT otobüs durağına dalarak durakta bulunan bir kısım insanların ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğu dava konusu kazanın meydana geldiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından; davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş olup olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun kusur değerlendirmesine mahkememizce de itibar edilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacıda meydana gelen maluliyet oranının tespiti için İstanbul ATK 2.İhtisas Kurulundan aldırılan rapor ile kişinin tüm Vücut Engellilik Oranının %2 (YÜZDEİKİ) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (DÖRT) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder.
Sağlık giderlerinin ödenmesi hakkında trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesi 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesiy1e özel olarak düzenlenmiş, bu giderler sosyal güvenlik hukukuna bırakılmış ve SGK yükümlülüğüne dahil edilmiştir. Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesinde ilk ödeyici kurum olarak SGK görevlendirilirken sağlık hizmeti tanımında da 2918 sayılı Kanunun 98 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna referans yapılmıştır. Konu hakkında sağlık giderlerini düzenleyen 5510 sayılı kanunun 63 vd. maddelerinde ise sağlık hizmeti tanımlanmıştır. Söz konusu hüküm de sağlık hizmetleri tedavi ile sınırlı olarak tanımlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu giderlerin sigorta sektörünün yükümlülüğünde olduğu açıktır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2019/4182 E., 2019/656 K. Sayılı kararı).
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, davacı taraf davacının kusursuz olduğunu belirterek zararın müştereken ve müteselsilen sorumluluk esasına göre tahsilini talep etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu da limit dahilinde olmak kaydıyla müteselsil sorumluluktur.
Kaza tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil halinde müteselsil sorumluların dış ilişkisi 61.maddede düzenlenerek birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağı kabul edilmiş; müteselsil sorumlar arasındaki iç ilişkisi ise 62.maddede düzenlenmiştir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK'nın 162/1.maddesine göre ise müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. Aynı Kanun'un 163.maddesine göre borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan yaya olan davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren davalı araç sürücüsü ve aracın trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde sigortalanmış olup meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketinin; ZMMS poliçesi dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlulukları esastır. Yargıtay 17. H.D. 2015/15598 E. 2018/7298 K. ve 2016/3440 E.2018/12067 K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere geçici dönem iş göremezlik tazminatı da bu sorumluluğa dahildir.
Bu nedenle davalıların zararın tamamından sorumlu tutulmaları gerektiği dikkate alınarak, Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla; tedavisi sürecinde; dönemsel rayiç bedellerle 1.500,00 TL pansuman, bakım için tıbbi malzeme, ilaç ve yardımcı ortopedik için,2.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel giderleri için olmak üzere toplam 3.500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağı, davacı ...’ın 03.09.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası maddi zararı seçenekli hesaplandığı ancak davacının emekli olmasına rağmen aynı zamanda pazarcılık faaliyeti ile uğraştığı anlaşılmakla emsal ücret araştırması yapılarak TÜİK verilerine istinaden yapılan hesaplamaya göre; 4 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 13.891,84 TL, % 2 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının 45.634,96 TL olmak üzere toplam zararının 59.526,80 TL ( 3.500 + 59.526,80 TL) = 63.026,80 TL tazminatın ödenmesinden sigorta şirketinin Teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı anlaşılmakla davanın davacı ... için hesaplanan 13.891,84-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 45.634,96-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.500,00-TL tedavi gideri ve bakım masrafı olmak üzere toplam 63.026,80-TL tazminat alacağının davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 16/08/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar verilmiştir. Diğer yandan, kazaya neden olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hususi(özel) kullanım amaçlı olması ve aracın davalının ticari faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin somut delil bulunmaması karşısında, dava ve bedel arttırım dilekçelerinde avans faizi uygulanmasını talep eden davacı lehine hükmolunan maddi tazminatlara yasal faizi uygulanması gerekmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; 6098 Sayılı TBK 56. Maddesinde manevi tazminat düzenlenmiştir: ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.''
Bu madde kapsamında manevi tazminat olarak verilecek paranın miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Manevi tazminat olarak ödettirilecek miktar cezalandırma amacına kaçmamalıdır. Çünkü zararın karşılanması amacı kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük değil, zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacılardaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duydukları elem'i gidermek bakımından davacılar lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, paranın alım gücü dikkate alınarak 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-a) Davacı ... için hesaplanan 13.891,84-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 45.634,96-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.500,00-TL tedavi gideri ve bakım masrafı olmak üzere toplam 63.026,80-TL tazminat alacağının davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 16/08/2022 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigortanın ZMMS Poliçe limiti 430.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) tahsilde tekerrür olamamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
1-b) 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Maddi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.305,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,46-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.689,90-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan; 187,86-TL Peşin Harç, 427,60-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 615,46TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat talebi yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalı ...'dandan alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak ilgili davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.923,00 TL ATK ücreti, 1.162,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.085,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.416,13-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.316,88 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 283,12 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
01/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır