T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/365 Esas
KARAR NO:2025/62
DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:01/06/2023
KARAR TARİHİ 2/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Mah. ... Sk. No:43 C ... / İstanbul adresinde mukim iş yerinde giyim eşyası imalatı konusunda çalışmakta olduğunu, davacının bu adresteki taşınmazı 18/12/2019 tarihli kira sözleşmesi ile kiralamış ve...Vergi Dairesi Başkanlığı ... Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından yapılan yoklama sonucunda da adresinde faal olduğunun belirlendiğini, söz konusu adreste, daha önceden ... adında bir şirket olmamasına karşın her nasılsa bu şirketin Ticaret Sicilindeki adresinin davacının kullanmış olduğu ... Mah. ... Sk. No:43 C ... İstanbul olarak belirtildiğini, davacının faaliyet gösterdiği adreste ... bulunmamasına karşın Ticaret Sicilindeki adresi olması nedeniyle bu adrese birçok icra tebligatı gelmekte ve daha sonrasında davacının adresinde fiili haciz girişiminde bulunulmasından dolayı davacının büyük bir mağduriyet yaşadığını, davacının adresinde fiili haciz yapılmasından dolayı da .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ve .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyalarıyla istihkak davası açmak mecburiyetinde kalındığını, ... Mah. ... Sk. No:43 C ... /İstanbul adresindeki taşınmazın sahibi ile yaptığı görüşmede ... 'nin hiçbir zaman bu adreste faaliyet göstermediğini öğrendiğini ve bu konuda mülk sahibi tarafından da ... aleyhinde suç duyurusunda bulunulduğunu, bunun yanında 19/12/2019 , 22/01/2020 , 02/03/2022 , 11/04/2022 tarihlerinbde ... Dairesi Başkanlığı ... Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından ... Tekstil İnşaai Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi için davacının adresinde yoklamaya gelinmiş ve söz konusu şirket için " TESPİT ANINDA FAAL DEĞİL ” ve " İŞYERİ TERKEDİLMİŞ "şeklinde tutanağın tanzim edildiğini, devamla taraflarına 21/03/2022 tarihinde ...ne ... Limited Şirketi 'nin müvekkilin kullanımında olan ... Mah.' ... Sk. No:43 C ... İstanbul adresinden terkini için talepte bulunulduğunu ve fakat kurumdan gelen cevapta taleplerine istinaden ...'ne T.T.K m.33 gereğince adres değişikliğini tescil ettirmesi için ihtar yazısı gönderildiğinin bildirildiğini, akabinde 27/09/2022 tarihinde taraflarınca kuruma tekrardan başvuruda bulunarak ihtar yazısının akıbeti ve bu ihtar yazısına cevap verilmediyse söz konusu şirketin davacının adresinden terkinin talep edildiğini, kurumdan gelen 06/10/2022 tarihli yazıda ise bahsi geçen şirketin verilen süre içerisinde tescil ve ilan müracaatında bulunmadığının bildirilmiş ve davacının adresinden terkini de sağlanmadığından huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin taraflarınca hasıl olduğunu belirterek davacının büyük bir zararı doğduğundan Mahkemece gerekli incelemenin yapılarak ... 'nin Ticaret Sicilinde kayıtlı ... Mah. ... Sk. No:43 C ... İstanbul adresinden silinmesine ve yargılama giderleri ile ücretki vekaletin karşı tarafa tahmilinc karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada, davalı müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu M. 34 göre, HMK M. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/10026 E. 2017/2852 K. sayılı ilâmının da bu yönde olduğunu, bir başka husus olarak da; tescil edilmiş hususların terkini ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile mümkün olduğundan bu itibarla da, Mahkememizde görülen huzurdaki davada davalıya husumet yöneltilemeyeceği ve huzurdaki davanın davlı müdürlük dışındaki diğer davalı şirket arasında görülmesi gerektiğinin belirtildiğini, kaldı ki; tescil edilmiş hususlarla ilgili davalı müdürlüğün değerlendirme yaparak tescil edilmiş olguları re'sen değiştiremeyeceğini, Mahkememiz nezdinde (dosya no: 2022/677 E.) tarafları ve konusu aynı olan davada davalı bakımından pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, yine davacı tarafça .... Asliye Ticaret Mahkemesince (dosya no: ... E.) aynı kapsamda ikâme edilen davada da, Mahkemece aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olduğunu, davalı ..., Türk Ticaret Kanunu m. 33 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, buna göre, davacının 21.03.2022 tarihli talebi ve yukarıda yer verilen mevzuat çerçevesinde; ...-5 sicil numaralı ...'ne müseccel adresinde bulunmadığından adres değişikliğinin tescili ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanı hususunda ihtarın PTT aracılığıyla gönderildiğini ancak, "Adresten Ayrılmış/Taşınmış" ve "İADE-Adresden Ayrılmış/Taşınmış" nedeniyle tebliğ edilemediğini ve davalıya iade edildiğini, bu itibarla, davalı Müdürlük tarafından gönderilen ihtarın, ilgililere ulaştırılamadığı anlaşılmakla ve davalı Müdürlüğün ilanen tebligat yapma yetkisinin de bulunmadığından tescile davet prosedürünün devam ettirilemediğinin belirtildiğini, bu doğrultuda ve davacının, davalı Müdürlüğe yaptığı dava konusu şirketin, müseccel adresinde faaliyet göstermediğine ilişkin ihbar üzerine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.1 gereğince, davalı şirkete, mezkûr hüküm uyarınca, davalı Müdürlük tarafından ihtar yazısı gönderilmiş olup; dava konusu şube yetkilisi tarafından, konuya ilişkin ihbarla ilgili herhangi bir cevap verilmediğinden, ve yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.2 gereğince, davalıya idari para cezası uygulanmasını teminen, T.C. İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğüne 05.10.2022 tarih ve 84329644-101043 sayılı yazının gönderildiğini, sonuç olarak davacının iddiası karşısında tescile davete ilişkin ihtarın ...'ne ulaşmaması nedeniyle TTK m. 33 fıkra 1 ve 2 kapsamında tescile davet prosedürü işletilememiş; öte yandan da müvekkil Müdürlüğün sicil kayıtlarını re'sen düzeltme/değiştirme yetkisi kural olarak bulunmadığından herhangi bir işlem yapılamadığını, kaldı ki bir an için, kabul edilmemekle birlikte huzurdaki davanın anılan hükmün son fıkrası (TTK m. 33/3) kapsamında açılabilecek bir dava olduğuna, Mahkememiz tarafından kanaat edilmesi hâlinde de, anılan hükmün, dava açmak bakımından, davacıya bir yükümlülük getirmediği ve bu bakımdan da, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.3 gereğince, davacının dava açmasının hukuken zorunlu olmadığı ve zaten, anılan hükmün kapsamında, dava açabileceklerin sınırlandırılmadığı; yani davalı Müdürlüğün yanı sıra menfaati olan kişilerin de, anılan hüküm uyarınca, dava açabileceği vurgulanması gerektiğini, davalının iş ve işlemlerinin kapsamı ve mükelleflere eşit davranma yükümlülüğü karşısında, anılan hüküm kapsamına giren hâllerde, anılan hükmün ilk iki fıkrası gereğince yapılması gereken işlemler, davalı tarafından tamamlandıktan sonra, yargılama sırasında dosya üzerinden değerlendirilebilecek kapsamdaki hususlar ile ilgili, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.3 gereğince menfaati olan üçüncü kişinin de, yani davacının dava açması mümkün olup; Yargıtay içtihadının da bu doğrultuda olduğunu, davacının iddiasının doğruluğu hâlinde dahi, mevzuat gereğince ve mevzuata uygun olarak yapması gereken bütün işlemleri eksiksiz biçimde yapan müvekkilin, davanın açılmasına sebep olmadığı ve hatta huzurdaki davada davalıya husumet dahi yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu, işbu bu davada muhatabın, dava konusu ... Tekstil şirketi olduğunu, gerçekten de huzurdaki davada sorumluluk tamamen adres değişikliğine ilişkin tescil talebinde bulunmayan ... Tekstil şirketine ait olduğunu, hâl böyle olmakla; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.3 kapsamına girmediği, ve yukarıda açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın bir tespit davası olduğu ve zaten, kabul edilmemekle birlikte, bir an için huzurdaki davanın, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33/f.3 kapsamına girdiğinin kabul edildiği ahvalde de, adrese ilişkin iddiaların tek muhatabı ve tek davalısının davalı şirket olduğunu, yani huzurdaki davada, davalı müdürlüğe husumet yöneltilemeyeceğini, nitekim benzer bir uyuşmazlıkta İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi de (Dosya No: ... E. ... K.) davalı müdürlüğün yasal hasım olduğunu kabul ederek davalı aleyhine bir hüküm kurmadığını, davalının davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek davalı yönünden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava ticaret sicil kayıtlarının düzeltilmesi talebidir.
Davacı, davalı şirketin sicil hanesinde görünen "... Mah. ..." adresinin davalı şirkete ait olmadığını, kendi işletme adresi olduğunu beyan ederek, davalı sicil kaydından bu adresin silinmesini talep etmiştir.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, davalı şirket firma kayıtları ve ticaret sicil kayıtları, davacının nüfus kayıt örneği, ... Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden davalı şirket yetkilisi ...'un hükümlü olduğu ve kendisine vasi ataması yapılmadığına ilişkin bilgi ve ... Vergi Dairesinden vergi kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce yaptırılan kolluk araştırması, belediye ruhsat sorgusundan ve davacı vergi kayıtları araştırmasından anılan adreste güncel olarak fiilen faaliyet gösterenin davalı şirket değil, davacı olduğu sabit görülmüştür. Ayrıca davacı ile davalı şirket yetkilisinin nüfus kayıtlarından birbirleri ile akrabalık ve hemşehrilik bağı olmadığı, ayrıca davalı şirketin ticaret sicil dosyasında da davacının işletmesi ile halef selef olmaya dair bir emareye rastlanmadığı görüldüğünden organik bağa dair bir kanaate varılmamıştır. Aksine davalı şirkete dair ... Vergi Dairesi'nden gelen 24.05.2024 tarihli yazıda, davalı şirketin dava konusu adresteki mükellefiyetinin 30.08.2012 tarihinde sona erdiği bildirilmiştir. Davacının mükellefiyetinin ise 24.12.2019 tarihinde bu adreste başladığı bildirilmiştir.
O halde güncel olarak, davalı şirket dava konusu adreste bulunmadığından, yani sicil kaydı gerçeği yansıtmadığından, davalı şirket sicil kaydında yazılı adresin silinmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
...Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-5 Sicil numarasıyla kayıtlı ...nin ticaret sicil kaydında yer alan ... Mah. ... adresinin ticaret sicilinden silinmesine,
2-Karar kesinleştiğinde ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmesine,
3-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 435,50 TL harcın davalı ...'nden alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... Sicil Müdürlüğü davada yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 326,00 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, ayrıca işbu dava nedeniyle davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır