T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/812 Esas
KARAR NO:2024/740
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/11/2022
KARAR TARİHİ:24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı, davalıya çeşitli tarihlerde fatura karşılığı mal sattığını, fakat davalı/borçlu borcunu ödememesi nedeniyle ödenmeyen baki borç için aleyhine ....İcra Md. ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun borca ve ferilerine itirazı nedeniyle takibin durduğunu ve itirazın iptali için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, cari hesap ekstresi ve satış faturaları davalı borçluya ödeme emri ile birlikte tebliğ edildiğini, davalının yaptığı ödemeler ve borç bilgileri cari hesap ekstresinde açık ve net olarak görüldüğünü, ödemelerden bakiye kalan 80.016.48 TL Takibe konu edildiğini, borca yönelik itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, tarafların ticari defter kayıtlarının incelendiğinde davalının borçlu olduğunun tespit edilebileceğini, davalıya ait ...@... mail adresine ekstre gönderildiğinde hiç bir itirazda bulunmadığını, tekrar mal alış ve ödemeler yapılmaya devam edildiğini, fakat takipte işbu kere süresi çoktan geçen bildiğini, bilmediği faturaları iade etmek suretiyle kendiliğinden borcunu sıfırlamak istediği ve kötü niyetli hareket ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki olduğundan avans faiz talep edildiği ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle faize itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, 6102 sayılı TTK. “nun 06.12.2018 tarihli 7155 Sayılı kanun ile değişik 5 A maddesi uyarınca dava şartı gereğince arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olması sebebiyle borçlunun borçlu olduğu miktarı bilmesi ve itirazında kötü niyetli olması hususunun nazara alınarak aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle, davanın kabulü ile davalının haksız ve hukuka aykırı itirazlarının iptaline, takibin devamına, Davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere İcra İnkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket deri ürünleri tasarımı yapan, üreten ve deri mamülleri satışı yapan bir firma olduğu tasarlanan inleri kendisi veya 3.kişilere imal ettirdiği ürünlerin tüketicilere pazarlanmasını sağlayan itibarlı bir firma olduğu davalı, fikri ve tasarım hakları kendisine ait olan tasarım çantaları imal etmesi için davalı ile görüşüldüğünü, davacı tasarım ürünlerini gördüğünü, üretim yapabileceğini ancak, fiyat termin ve kapasite konusunda, bilgi vereceğini ve ona göre sipariş aşamasına geçilebileceğini, davacı, numunelerini de alarak geri dönüş yapacağını bildirdiğini, ancak aradan bir süre geçmesine rağmen davacı, üretim kapasitesi fiyat ve termin konusunda dönüş yapmadığını, davacı yetkililerini aradığını, davacı üretim yapmayacağını bildirdiği, davacı şirket yetkilisi 26.07.2022 tarihinde davalı yetkilisi ... a sesli mesaj göndererek; “.... bey günaydın telefonlarımızı açmıyorsunuz,hayırlı olsun diyelim, Eee biz siz arıyoruz burada çantanızla suni derileriniz var hani size faydamız olur belki malınız çöp olmaz onu belirtmek için arıyoruz. Para istemiyoruz korkmayın. Eee aklınızda olsun hani biz bir hafta on gün daha sizin için burada tutalım ondan sonra imha edeceğiz veya atacağız çöpe haberiniz olsun..” söylediği, davalı şirket yetkisi ...'da : “... bey ticaretinizse sınıfta kaldınız, beni çok zor durumda bıraktınız, sezonun ortasında ahlak önemli eğer ilgi alanınıza giriyorsa....Ayrıca, bird aha korkmayın tarzında cümle sakın kurmayın....bu tarz konuşmaları hiç sevmem size de yakışmadığını hatırlatırım kalan ürünümü de gönderin adresi biliyorsunuz. ..” diye cevap yazdığını, sonrasında yapılan araştırmada, davacı, davalı müvekkilin tasarım ürünlerini kopya ederek başkalarına imal edip sattığının öğrenildiğini, davacı her ne kadar davalı firmaya Fatura kesmiş ise de, davalı fikri haklarından dava açmasına engel olma amaçlı yaptığını, davacı, her hangi bir ürün teslim etmediğini, davacı sattığını iddia ettiği ürünlerin teslimini ispat altında olduğunu, davacının iddia ettiğini e-mail ve sair yazışmaları da kabul edilmediğini, iddia edildiği şekilde e-mail yazışması olmadığını, davacı, tasarım ürünlerini başkasına satıp faturasını da ödetmeye çalıştığını, taraflar arasında iddia edildiği şekilde cari hesap sözleşmesi olmadığını, davacı iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, arz ve izah edilen ve resen takdir edilecek sebeplerle, davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı takipten dolayı davacı aleyhine e 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, ticari defterler, fatura ve sevk irsaliyeleri, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, yazılı ve görsel deliller, mail ve whatsapp yazışmaları, tanık, yemin, davalı beyanlarını müteakip sunacağımız vs. hertürlü hukuki delil, davalı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası gerektiğinde bilirkişi incelemesi yemin gerektiğinde şahit her türlü yasal deliller ve davacının sunacağı delillere karşı delil ve tamamlayıcı deliller dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi Mali Uzman ...'ın 06/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ihtilaf konusu olan 18.464,19 TL ve 32.079,33 TL bedelli iki adet fatura kanusu malların , davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği hususunun ispata muhtaç olduğunu, davacı yanın söz konusu fatura içeriği malların, davacıya teslim edildiğini somut belgelerle ispatı halinde davalıdan takip 08/08/2022 tarihi itibariyle 80.016,88 TL cari hesaptan alacak talebinin yerinde olacağı ve takipten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceği, aksi durumda ise ihtilafa ilişkin söz konusu iki adet fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından her hangi bir somut belge ibraz etmemesi halinde ise her iki taraf kayıtlarında tespit edilen 29.423,36 TL tutarda davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü ile işbu 29.423,36 TL asıl alacak için, 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceğinin sonuç ve kanaatine varmıştır.
Bilirkişi Mali Uzman ...'ın 16/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle ; Davacı tarafından davalı adına düzenlenen en son 11/05/2022 tarih ... nolu 32.079,33 TL bedelli E fatura ve 15/06/2022 tarih ... nolu 18.464,19 TL bedelli E faturalar davalı tarafından teslim alınmadığı yönünde itirazının olmadığı, itirazının fatura içeriği malların kendisine teslim edilmediği yönünde olduğu, davacı yanın söz konusu fatura içeriği malların, davacıya teslim edildiğini somut belgelerle ispatı halinde davalıdan takip 08/08/2022 tarihi itibariyle 80.016,88 TL cari hesaptan alacak talebinin yerinde olacağı ve takipten itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceği, aksi durumda ise ihtilafa ilişkin söz konusu iki adet fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine ilişkin davacı tarafından her hangi bir somut belge ibraz etmemesi halinde ise her iki taraf kayıtlarında tespit edilen 29.423,36 TL tutarda davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü ile işbu 29.423,36 TL asıl alacak için, 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince %15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi talep edilebileceğinin sonuç ve kanaatine varmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında yer alan cari hesap ilişkisi gereği davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasındaki düzenlenen faturalara konu borcun bulunup bulunmadığı, borcun bulunması halinde miktarın tespitine ilişkin hususlarındadır
Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaları düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının ve iade faturası düzenlenmesi halinde iade faturası dayanağının düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. Davacının tek taraflı düzenlediği ve kendi defterine kaydettiği faturalar davasını ispatlaması için yeterli değildir. Fatura sözleşmenin ifası aşamasına ilişkin olmakla fatura düzenlenmesine dayanak mal veya hizmet teslimi faturayı düzenleyen tarafından geçerli ve yazılı deliller ile ispat edilmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında davacı tarafından davalıya faturalara konu ürünlerin satışına ilişkin cari hesap ilişkisi olduğuna dair ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki Ticari ilişkiye ilişkin olarak 2021 yılında gerçekleşen ticari ilişki sonucunda, her iki taraf kayıtlarının birbirini doğruladığı ve her iki taraf ticari defter kayıtlarına göre 2021 yıl sonu itibariyle davalının davacıya 37.044.05 TL borçlu durumda olduğu tespit edilmiştir. Her İki tarafın 2021 yılı ticari işlemlerine ilişkin taraf ticari defter kayıtları birbirini doğruladığı Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporla tespit edilmiştir. Taraflar arasında ihtilafa konu faturalar ise Davacı tarafından davalı adına düzenlenen 11.05.2022 tarihli ve 32.079.33 TL bedelli e-fatura ile 15.06.2022 tarihli ve 18.464.19 TL bedelli e- faturadır. İşbu iki fatura davalı tarafından kabul edilmeyerek İade faturası düzemlenerek davacı şirkete gönderildiği ardından iş bu iade faturalar karşılığında Davacı iki ayrı karşı iade faturası düzenleyerek davalı şirkete gönderdiği davacı şirket kayıtlarından tespit edilmiştir. Bu kez; davalı şirket Beyoğlu ...Noterliğinin 12.09.2022 tarih...yevmiyeli İhtarnamesi ekinde, davacı tarafından tekrar kendisine gönderilen ihtilafa konu iki Faturanın kabul edilmediğini, fatura dayanağının mevcut olmadığını, söz konusu daturaların ticari defterlere kaydedilmeyeceğini mal ve hizmet teslimine dayanmayan faturaların kabul edilmediği ve ihtarname ekinde davacıya İade edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın dayanağı 18.464.19 TL ve 32.079.33 TL bedelli iki adet faturadan kaynaklandığı, davalı yan söz konusu Fatura içeriklerine ilişkin Mal ve hizmetin davacı tarafından yapılmadığını, söz konusu malların teslim edilmediğini, teslim edilmeyen mallar karşılığında düzenlendiği iddia edilen faturaların kabul edilmediği anlaşılmakla ihtilaf konusu Fatura içeriklerinde yer alan malların Davalı yana teslim edildiğine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi, taşıma ve teslim belgesi gibi herhangi bir belgenin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda; davacının defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 80.016,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmişse de dava konusu iki adet faturaya ilişkin malların teslimine ilişkin herhangi bir veriye rastlanılmadığı, Davalı tarafından defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının davacıya 2022 yılı kayıtlarına göre 29.473,36-TL borçlu olduğu, tarafların 2021 yıllına ilişkin kayıtlarının birbirini doğruladığı anlaşılmıştır. Gerçekten de taraflar arasında ihtilaflı olan iki adet faturaya konu ürünlerin davacı tarafından davalıya teslimine ilişkin sevk irsaliyesi veya başkaca yazılı belge dosyaya sunulmamıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, faturaya konu alacağın dayanağının faturayı düzenleyen, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından ihtilaflı faturaya konu ürünlerin davalıya teslimi ispatlanamadığından ve davacı vekilinin iddiasının aksine davalı tarafından ürünlerin teslim alındığı ikrar edilmediğinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1- .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasındaki takibin 29.423.36 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereğince % 15,75 ve değişen oranlarda Ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.009,91-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 975,58-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.034,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 29.423,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 975,58-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 975,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 1.400,00-TL Bilirkişi ücreti, 74,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.474,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 542,01-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul reddi oranında yapılan hesaplama sonucunda 1.147,27 TL'sinin davalıdan, 1.972,72 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır