T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/849 Esas
KARAR NO : 2025/807
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 20. İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe dayanak yapılan ... tarih ... seri numaralı 120.000,00 TL bedelli çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, bunun dışında davacı hakkında ... 43. İcra Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için dava açıldığını, söz konusu çekler üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmaması nedeniyle müvekkilin borçlu bulunmadığının tespiti için bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, takibe konu çekin düzenleme tarihinin altında yer alan imzanın davacıya ait olmadığını, çek üzerindeki davacıya ait olduğu iddia edilen imza ile mahkemenize işbu dava dilekçesi ile sunulan vekaletname suretindeki imza, açıkça görüleceği üzere birbiri ile örtüşmediğini, çek üzerindeki yer alan imza çıplak gözle incelendiğinde dahi müvekkilimin yazı stili ile uyuşmayacak nitelikte farklı çizgilerin bulunduğu bir imza olduğunun görüleceğini, bu nedenle davacının imzasının taklit edildiğinin açık olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde çek üzerinde yer alan imzanın taklit imza olduğu açıkça görüleceğini, davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı gibi çekte cirosu olan firmalar ile de müvekkilin herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, çekte cirosu bulunan firmalar ile müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde bu durum sübut bulacağını, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." denildiğini, bilirkişi incelemesi için davacının ... Bankası ... Şubesinde, ...bank ... Şubesinde, ... Şubesinde,... Şubesinde, ... İlçe Seçim Kurulunda, ... 5. Noterliği... tarih ... yevmiye sayılı imza sirküsündeki imza örneklerinin bulunduğu belge asıllarının mevcut olduğunu, belirterek öncelikle teminatsız olarak veya davacının ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, davacının davalı yana ... 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı İcra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının borçlu olmadığının tespiti ile ... 20. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın dava konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin icra takibinin tedbiren durdurulması talebinin Mahkememizin 16/12/2022 tarihli ara kararı ile kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanununun açık hükümleri ile sabit olduğu üzere davalının dava konusu çekin yetkili hamili ve iyi niyetli üç üncü kişi olduğunu, davacının ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan ...bank Şubesinin ... Şubesinin 120.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı, 15.02.2022 keşide tarihli çek üzerinde keşideci olarak yer almakta olup, davalıya karşı borçlu olmadığını ve imzanın kendisine ait olmadığı iddiaları ile imza itirazında bulunmadığını, davacının işbu iddiaları hareketleri ile çelişkili olup kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi düşünüldüğünde dahi, iddiaların iyi niyetli üçüncü şahıs-haklı hamil sıfatıyla tarafımızca kabulü mümkün olmadığını, sonuç olarak davalının huzurdaki davaya konu çeki dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz kira kontratosu ve ilgili belgelerle de ispatlamış olduğumuz üzere, kira alacağını tahsil amacıyla kendisinden bir önceki ciranta...'tan almış olup, yetkili ve iyi niyetli hamil olduğunu, çek üzerindeki ciro silsilesinde de bir kopukluk bulunmadığından müvekkilimin çekteki keşideci imzasının sahteliğini tayin edebilme imkanı da bulunmadığını, çekteki imza için muhatap bankaya hiçbir bildirimde dahi bulunmadığını, 15.02.2022 tarihinde çek bankaya ibraz edilmiş ve karşılığı olmadığına dair şerh vurulmuş, 21.02.2022 tarihinde de banka müvekkilimize çekin karşılıksız olması nedeni ile 3.600,00-TL çek yaprak bedelini ödediğini, bankaların imzalarda en ufak bir şüpheye düşmesi halinde hiçbir şekilde çekle ilgili işlem yapmadığının bilindiğini, davacı tarafından çekteki imzanın kendisine ait olmadığına ilişkin bankaya (her iki tarihte de) hiçbir bildirimde bulunmadığı ve imzanın bankayı hiçbir şekilde şüpheye düşürmeyecek nitelikte olduğu açıkça anlaşıldığı, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesinin mümkün olmadığını, işbu haksız taleplerinin reddi gerektiğini, davacının davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş olsa da, takibin kötü niyetli olarak başlatıldığını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafından işbu hususu ispatlayabilecek hiçbir delil sunulmadığını belirterek ilk olarak ihtiyati tedbir talebinin reddine, ...bank Şubesinin ... Şubesinin 120.000,00-TL bedelli, ... seri numaralı, 15.02.2022 keşide tarihli çeke dayalı olarak davacı tarafça ikame olunan tespit davasının reddi ile kötü niyet tazminatı talebinin reddine, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ...'tan, ... Bankası, ... Bankası A.Ş., Mali Hizmetler Müdürlüğünden, İlçe Nüfus Müdürlüğünden bir takım evrak asılları, davacının yazı ve imza örnekleri, ... 20. İcra Müdürlüğünden gelen 120.000,00 TL bedelli çek aslı, ... 43. İcra Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyası sayılı dosya, ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya, ... 43. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar evrakı, ... 20. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 20/08/2025 tarih, ... sayılı raporda; İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı alacaklı ... tarafından borçlu/davacı ..., ... ve Haşim Durmuz aleyhine davaya konu ...günlü ... seri no'lu 120.000,00-TL bedelli çek nedeniyle 25.02.2022 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
... 43. İcra Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava Dosyası incelendiğinde; Mahkememiz dosya davalısı ... A.Ş.'nin müşteki olarak karşılıksız çek keşide eden ...'na karşı ...bank ...şubesine ait, 15/02/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 120.000,00 TL'lik suça konu çek üzerinden 5941 sayılı kanuna muhalefetten karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayette bulunulduğu, Mahkemenin 02.10.2023 tarihli gerekçeli kararı ile " 1-5941 sayılı kanunun 5. Maddesi atfıyla İİK.nın 349.maddesi uyarınca MÜŞTEKİNİN ŞİKAYET HAKKININ DÜŞÜRÜLMESİNE" karar verildiği anlaşılmıştır.
... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... tarafından davalı ...ŞİRKETİ aleyhine ...Şubesine ait ... tarih ... seri numaralı 40.000,00-TL bedelli çek üzerinden Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davası açıldığı, uyuşmazlığa konu çek altındaki borçlu imzasının davacı ...'nun eli ürünü olmayıp imzasının takliden oluşturulmuş bir imza olduğu tespit edilmiş olduğundan, kesin kanaat içeren denetime elverişli rapora itibar edilerek davanın kabulüne, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı ile dava dışı kiracı ... ile aralarında 01/07/2020 tarihli, 2 yıl süreli, 9.590,00 TL + KDV kira ödemesine ilişkin kira sözleşmesi imzalandığı, kiracı tarafından tüm bakiye borçlarına istinaden ...şubesine ait, 15/02/2022 keşide tarihli, ... seri numaralı, 120.000,00 TL bedelli çekin verildiği, çek giriş bordrosu ile çekin davalının ticari defter kayıtlarına işlendiği anlaşılmıştır.
Dosya ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek imza incelemesi yaptırılmış olup, İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
HGK'nun ... E,... K. Nolu 17.11.2022 tarihli ilamında belirtildiği üzere; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nin 72/1. maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümler poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise, ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (TTK m. 778 ve 818).
Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünde bulunmanın temelinde, şart olmamakla birlikte, genellikle satım, bağışlama, kira, taşıma gibi bir borçlandırıcı işlem vardır. Böyle bir borçlandırıcı işlem yoksa senedin hatır için verildiği varsayılır. Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Zira bir borç ilişkisi için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 133/2. maddesi gereğince borcun yenilenmesi sonucunu doğurmaz; kambiyo senedinin ifa yerine değil, ifa uğruna verilmiş olduğu kabul edilir. Dolayısıyla bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü hâlinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Bu sebeple taraflar arasındaki temel borç ilişkisindeki bozukluklar kambiyo ilişkisini etkilemez. Temel borç ilişkisinden doğan def’îler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Zira temel borç ilişkisi kendi hukukuna, kambiyo ilişkisi de kendi hukukuna tabidir.
Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu, ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir anlatımla borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Bununla birlikte borçlunun takas def’îni kullanması hâlinde ise, ne temel borç ilişkisine, ne de kambiyo senedi borcuna dayanılmakta, borçlu, kambiyo senedinden doğan borcu ile hamildeki alacağını takas etmektedir.
Borçlunun, kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ileri sürerek açtığı menfi tespit davası esasında maddi hukuk anlamında bir itiraz sebebine dayanılarak açılmaktadır. Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) md. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) md. 6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Bununla birlikte; senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ... E. ... K.)
Somut olayda, İnceleme konusu belgede ... adına atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imza mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nun eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasında takip ve dayanak çek (Keşidecisi- ...-Çağdaş Yapı, Haşim Durmaz olan, 15.02.2022 keşide tarihli, ... seri nolu, 120.000,00 TL bedelli çek) nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takip ve dayanak çek (Keşidecisi- ...-..., ... olan, 15.02.2022 keşide tarihli, ... seri nolu, 120.000,00 TL bedelli çek) nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Davalının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 8.197,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.049,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.147,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 2.049,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.900,00-TL ATK fatura ücreti, 1.223,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.172,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır