T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/869 Esas
KARAR NO:2024/501
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:20/12/2022
KARAR TARİHİ:01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ilgili icra icra dosyası borçlusu davalı şirket arasında 20-24 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ...'na davacı şirketin de katılımcı olarak katılacağının kararlaştırıldığını, davalı tarafça 2 Eylül 2021 tarihinde fuarın pandemi koşulları sebebiyle Mayıs 2022' ye ertelendiğinin tarafına bildirildiğini ancak davalının ertelemeye ilişkin kararı erteleme tarihindeki güncek şartlar altında yerinde olmayıp davacıyı zarara uğrattığını, davalı tarafın pandemi koşulları sebebiyle fuarı erteleme kararı aldığı ancak aynı dönem içerisinde çeşitli sektörel fuarların düzenlendiğini, fuarların pandemi dolayısıyla ertelenmesinde karar merci olan T.O.B.B 'nin de bu yönde bir kararı veya tavsiyesi de söz konusu olmadığını, bu bakımdan fuarın ertelenmesinin taraflarıca kabul edilebilir bir yanının olmadığını, fuar kapsamında taraflarına, sayılanlarla sınırlı olamamak kaydıyla, sergilenmesi için yüksek bütçeli koleksiyonlar ve fuar stantları hazırlandığını, kiralanan alanların ücretinin ödendiğini, seyahat ve konaklama rezervasyonunun gerçekleştirildiğini, davacı şirket nezdinde yüksek boyutlarda maddi zarar ve kar kaybının meydana geldiğini, fuarın gerçekleşmemesinden doğan doğrudan ve dolaylı tüm zararlardan münhasıran davalı şirketin sorumlu olduğunu, fuarın gerçekleşmemesi sebebiyle sözleşmeden dönüldüğünü bu sebeple fuarın gerçekleştirilmesi için ödenen 5.864,00 TL ve 1.477,00 TL elektrik bedelinin taraflarına 3 iş günü içerisinde ödenmesini aksi halde zararın tazmini için yasal yollara başvuracaklarını .... Noterliği ... Yevmiye Numaralı 19/10/2021 tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini, ancak davalı tarafça ödemenin yapılmadığını ve bu ihtarnameye cevap verilmediğini, bu sebeple .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafın 19/12/2021 tarihli borca itiraz talebinde bulunduğunu, borç ile yetkiye itiraz ettiğini ve dosyanın yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu belirttiğini, bunun üzerine icra dosyası yetkili icra dairesi olan .... İcra Dairesi'ne gönderildiğini ve ... Esas sayılı İcra Dosyası ile takibe devam edildiğini ancak davalı tarafça 27/04/2022 tarihinde yeniden borca itiraz talebinde bulunulduğunu ve icra takibine, borca, ödeme emrine, faiz oranına, işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiğini, 27/04/2022 tarihli tensip zaptında ise yasal süresinde itiraz edilmesi sebebiyle itirazın kabulüyle takibi durdurulmasına karar verildiğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek borçlu davalının icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizleriyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşme ile kendisine yüklenen edimin ifasını gerçekleştirmemiş olup TBK. Madde 97 kapsamında kendi edimini yerine getirmeyen davacının sözleşmenin ifasını talep etme hakkının bulunmadığını, bu kapsamda kendisine tanınan herhangi bir dönme hakkının da olmadığını, davacının sözleşmesel edimlerini yerine getirmediğini, bu sebeple davacı tarafın gönderdiğini iddia ettiği sözleşmeden dönmeye yönelik ihtarnamenin hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin cari olduğunun izahtan vareste olduğunu, cari olan sözleşme kapsamında davalı şirketin fuar organizasyonunu gerçekleştirmiş ve ifa yükümlülüğünü yerine getirdiğini, açıklanan nedenlerle işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tarafların tacir olduğunu, TTK ya tabi olup tüketici kanununa tabi olmadığını, davalı şirketin, Covid 19 Pandemi şartlarından önce sözleşme kapsamında fuarın tarihini değiştirme hakkı bulunmakta olduğunu, fuar tarihinin sözleşme kapsamında değiştirilmesi katılımcılara sözleşmeyi fesih ve ödenen bedelin iadesi hakkını asla vermediğini, davacı tarafın bir anonim şirket olması nedeniyle TTK'ya tabi olduğunu, basiretli tacir gibi hareket etme zarureti bulunan davacının imzaladığı sözleşmenin her maddesi ile bağlı olduğunun kendisine hatırlatıldığını, davalı şirketin tüm dünyayı kasıp kavuran Covid 19 pandemisi nedeniyle devlet tarafından alınan kararlara ve yayınlanan genelgelere uyarak davaya konu fuarı ertelemek zorunda kaldığını, özellikle fuarın uluslararası bir fuar olması, yapılması planlanan tarihte yurt dışından gelecek potansiyel müşteri katılımcıların pandemi nedeniyle katılamayacaklarına ve bu sebeple fuarın ertelenmesine yönelik talepleri olması ve fuardan elde edilecek faydanın düşük olması dikkate alarak fuar tarihini ertelediğini, dava konusu ... ... fuarı 10-14 Eylül 2022 tarihlerinde gerçekleştirilmiş olup davacıya bildirim ve fuar alanında yer tahsisi yapıldığını, davacının ise keyfi olarak fuara katılım sağlamadığını, davalı şirketin katılımcılardan aldığı ücretler ile fuar organizasyonu harcamaları yaptığını, personelini çalıştırdığı maaşlarını verdiğini, istihdam sağladığını, devlete vergilerini ödediğini, bütün bu gerçeklik dikkate alındığında davalının iradesi dışında doğan, açık bir mücbir sebep olan pandemi süreci nedeni erteleme den kaynaklı olarak bedel idadesi yoluna gidilmesi, taraflar arasından menfaatler dengesi davalı aleyhine hukuka aykırı olarak bozacağının izahtan vareste olduğunu, Pandemi sürecinden önce yaklaşık 30 yıldır kesintisiz fuar hizmeti veren davalı şirket aleyhine açılan davada ahde vefa ilkesinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek haksız kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davacı tarafından sunulan ödeme dekontları dosyamız içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 7.713,42 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Fuar Organizasyonu Alanında Uzman ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 13/10/2023 tarihli raporda; .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden iadesi talep edilen fuar organizasyonu ve elektrik bedellerinin, davacı tarafından davalıya ödendiğinin tespit edilemediği, buna bağlı olarak iade şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bir önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 22/05/2024 tarihli ek raporda; davacı tarafından iki adet ödenmiş senet örneklerinin ve 06.10.2021 tarihli ödeme dekontunun sözleşme ile kararlaştırılan taksitler ile uyumlu bulunduğu, senetlerden sadece ... Bankası A.Ş’ne ait 15.05.2019 tarihli, gönderen ... İnş. San. Ltd. alacaklı ... A.Ş olan 3.258,00 TL bedelli senedin şirket tarafından ödendiği, diğerlerinin ... ve ... tarafından ödendiği, davacı tarafından talep edilen .... Noterliğinin 18.10.2021 tarih ve ... yevmiyeli işlemi ile belirtilen taksit olan 5.864,00 TL ile elektrik bedeli olarak üçüncü kişiye ödenen 1.477,40 TL olduğu, talep edilen ödemenin hangi ödeme olduğu ihtarnameden anlaşılamadığı, ancak senetlerin ödendiğinin tespit edilebilmekte olduğu, ödemelerin davacı şirket tarafından yapılmamış olmasına rağmen sunulan senet örneklerinden, söz konusu ödemenin davacının borcunu söndürmek için yapıldığının anlaşılmış olduğu, buna karşılık elektrik bedeline yönelik ödemenin davalıya yapılmadığının görüldüğü gibi ödemede konunun fuar ile bağlantısı da vurgulanmamış bulunduğunu, organizasyonun niteliği gereği bir fuarın gerçekleştirilmemesi halinde bedelin iadesinin istenmeyeceği hususu teamüle uygun olmayıp ancak sözleşme ile karlaştırılan tarih değişikliğinin, davalı tarafından yeni bir fuar tarihi olarak davacıya bildirilmesi ve katılımının istenmesi gerektiği, davalı savunmasında söz konusu fuarın 10-14 Eylül 2022 tarihinde yapıldığını, davacıya bildirimde bulunulduğu, yer tahsis yaptığını, davacının fuara katılmadığını iddia ettiği, davalının bu savunmasına delil olarak bazı yazışmalar sunduğu görülmekle birlikte, bunların taraflar arasında gerçekleşmediğinin belirtilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafından davacıya gönderilen iadeli taahhütlü mektubun teslim edilmeyerek iade edilmesinin üzerine bir işlem yapıldığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının bu ihtimalde fuara katılmamasının sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilemeyeceğini, bu haliyle davalının davacıyı ertelenen fuara basiretli bir tacir olarak davet ettiği, davacıya yer ayırdığının ve davacının buna icabet etmediğinin kabul edilmesinin mümkün görülmediği, bu haliyle davacının ödediği fuar ücretinin iadesi hakkının oluştuğunun benimsendiği, davacının taleplerinden 5.864,00 TL fuar bedeli olarak ödenmekle talep edilebilir olduğu, 1.477,40 TL elektrik bedelinin ise davalıya ödenmemek ve hangi amaçla ödendiği anlaşılmamakla talep edilemez durumda olduğu, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin 18/10/2021 tarihli olduğu, icra takibinin 13/12/2021 tarihli olduğu görülmekle iki tarih arasındaki 56 gün için yıllık %16,75 faiz uygulanarak bulunan faiz tutarının 150,70 TL olduğu, icra takibinde talep edilen faiz miktarının 90,51 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesinin dikkate alınması gerektiği, talep edilen ihtar giderinin ise davacı tarafından keşide edilen ihtarnameye ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup, ücrete yönelik değerlendirmenin yapılmadığı, sonuç olarak davacının .... İcra müdürlüğünün ... sayılı takibinde, fuara katılım bedeli olarak 5.864,00 TL, faiz olarak 90,51 TL talep edebileceği, İhtarname giderinin talep edilebir olup olmadığı ve talep edilebilecek bedele yönelik takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Dava; 20-24 eylül tarihleri arası düzenlenecek ... (...) için taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesine istinaden davalı tarafça Covid-19 salgını- objektif ifa imkansızlığı gerekçe gösterilerek fuarın ertelenmesi nedeniyle davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesi ve fuar için yapılan masrafların bedeli olarak ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, 20-24 eylül tarihleri arası düzenlenecek ... (...) için taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesine istinaden davalı tarafça Covid-19 salgını- objektif ifa imkansızlığı gerekçe gösterilerek fuarın ertelenmesi nedeniyle davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesi ve fuar için yapılan masrafların bedeli olarak ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali talep edilmiştir.
Somut olayda; 20-24 eylül tarihleri arası düzenlenecek ... (...) için taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesine göre ödeme planının, 15.05.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli peşin- ödeme tutarı 3.258,04-TL, 26.08.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli senet/çek- ödeme tutarı 5.864-TL, 25.09.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli senet/çek- ödeme tutarı 5.864-TL, 25.10.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli senet/çek- ödeme tutarı 5.864-TL, 26.11.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli senet/çek- ödeme tutarı 5.864-TL, 26.12.2019 ödeme tarihi -ödeme şekli senet/çek- ödeme tutarı 5.866,32-TL şeklinde belirlendiği, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede davalı tarafın davaya konu fuar sözleşmesinde yer alan 32.580,34-TL bedelli 30.04.2019 tarihinde senet aldığı ve davacı tarafa borç olarak işlediği, davalı taraf davacı tarafa 27.10.2022 tarihinde 32.580,35-TL fatura düzenlemiş ve davacı tarafa olan borcundan düşmüş olduğu, davalı tarafın davacı taraftan almış olduğu 3.258,04-TL bedelli senedin 22.05.2019 tarihinde davacıya iade edilmiş olduğu senede karşılık 15.05.2019 tarihinde 3.258,04-TL banka yolu ile tahsil edilmiş olduğu, diğer senet tutarlarının alacaklı ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş.'ye ciro edilerek senet tutarlarının ödendiğinin anlaşıldığı, bu itibarla davacı tarafından sunulan senet örneklerinin ve ödeme dekontunun sözleşme ile kararlaştırılan taksitler ile uyumlu bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu fuarın 10-14 Eylül 2022 tarihinde yapıldığı, davacıya bildirimde bulunulduğu iddia edilmiş ise de davalı tarafından davacıya gönderilen iadeli taahhütlü mektubun teslim edilmeyerek iade edilmesinin üzerine bir işlem yapıldığına yönelik herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı bu haliyle davalının davacıyı ertelenen fuara basiretli bir tacir olarak davet ettiği, davacıya yer ayırdığının ve davacının buna icabet etmediğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı dolayısıyla davacının fuara katılmamasının sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirilmekle davacının ödediği fuar ücretinin iadesi hakkının oluştuğu diğer taraftan 1.477,40 TL elektrik bedelinin ise davalıya ödenmemek ve hangi amaçla ödendiğinin somut delillerle ispatlanamadığı anlaşılmakla bu yönden bilirkişi raporunda yapılan tespitlere itibar edilmek suretiyle ve taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 5.864,00-TL (fuar katılım bedeli) asıl alacak ve 90,51-TL işlemiş faizi ile 277,74-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 6.232,25-TL üzerinden devamına, her ne kadar davalı taraf kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de; İİK 67/2. Maddesi gereğince alacaklı olduğunu iddia eden tarafın takipte kötü niyetli ve haksız olunması kötü niyet tazminatının şartlarından olduğu, davacı tarafın takipte haksız ise de kötü niyetli olarak davrandığından bahsedilemeyeceğinden davacı aleyhine şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-).... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 5.864,00-TL (fuar katılım bedeli) asıl alacak ve 90,51-TL işlemiş faizi ile 277,74-TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 6.232,25-TL üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 16,75 oranında ve TCMB tarafından belirlenen değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (1.172,80-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 131,73-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 295,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 6.232,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.481,17-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 131,73-TL Peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 3.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 123,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.723,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.978,40-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.248,00 TL'sinin davalıdan, 312,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ..
e-imzalıdır