T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/137 Esas
KARAR NO : 2025/515
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mevzuat gereği serbest tüketici sınıfında olduğunu, Serbest tüketici, yıllık elektrik tüketimi yasada ön görülen sınırın üzerinde olan kullanıcılarından olduğunu, serbest tüketicilere elektrik tüketimi fazla olduğu için ucuz ve rekabetçi fiyatlardan yararlanmalarını sağlamak amacıyla tedarikçisini seçme hakkının verildiğini, bu şekilde tüketicilerin ulusal tarifeden ve son kaynak tedarikçilerin belirlediği fiyatların dışında daha uygun fiyatlarda elektrik temin edebilmelerini amaçladığını, davacının serbest tüketici olması nedeniyle bu hak doğrultusunda özel tedarikçi konumunda olan davalı şirket ile işletmesinde kullandığı elektrik aboneliği için sözleşme yaptığını, Serbest tüketici kavramı ilk defa yürürlükte bulunan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nda kullanıldığını, EPK'nın madde 1 "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." hükmü ile kanunun amacı belirlendiğini, bu kanun kapsamında tüketicilerin daha ucuz ve kaliteli elektrik tedarik etmeleri amaçlandığını, kanunun amacı doğrultusunda yaptığı en büyük yenilik ise serbest tüketici kavramını hayata geçirmesi olduğunu, bu kanun kapsamında serbest tüketici özel tedarik şirketiyle yapacağı anlaşma ile ulusal tarifeden bağımsız indirimli fiyattan elektriğe erişme hakkına sahip olduğunu, özel şirket ile ulusal tarife arasındaki maliyet farkı serbest tüketicinin daha ucuz elektrik kullanmasını sağladığını, davalı şirketin tarafından 2022 yılının Nisan ayından sözleşmenin feshedilip elektriğin son kaynak tedarikçisinden temin edilmeye başlandığı 2022 yılı Aralık ayına kadar fahiş fiyatlardan fatura kesildiğini, davacının Nisan 2022 dönemi faturasında bu durumu fark etmiş ve şirket ile iletişime geçtiğini, şirketin son kaynak tedarikçi tarafından uygulanan tarifenin üzerinde uyguladığı fiyat için gerekçeli herhangi bir neden sunmamış ve durumun gelecek aylarda düzeleceğini fazla tahsil edilen tutarın iade edileceğini beyan ettiğini, lakin gelecek dönemlerde de durum düzelmemiş en son Eylül 2022 döneminde gelen fatura neticesinde müvekkil tarafından sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesi ve aboneliğin son kaynak tedarikçi şirkete kaydırılması 2 ay sürdüğünü, bu nedenle davacıya Ekim ve Kasım 2022 dönemleri için de davalı tarafından uygulanan haksız tarife üzerinden fatura kesildiğini, EPDK tarafından belli dönemler içinde fiyat istikrarının sağlanması ve tüketicilerin mağdur edilmemesi için birim fiyata ilişkin ulusal tarife tablosu hazırlandığını, .../tedarik şirketlerinin EPDK tarafından alınan karar neticesinde oluşturulan tarife tablosunda belirlenen tutarların üzerinde birim fiyat uygulaması mümkün olmadığını, son kaynak tedarikçi konumunda bulunan şirketler elektrik maliyetleri nedeniyle EPDK tarafından belirlenen tarifedeki tavan fiyatına en yakın birim fiyat uygulan şirketler olduğunu, yani özel tedarikçinin, son kaynak tedarik şirketinden daha fazla birim fiyat uygulaması mümkün olmadığını, davacının ortalama elektrik tüketimi her ay 30 kWh gün ve üzerinde olduğunu, mevcut faturalarda birim fiyat olarak gösterilen tutarın içerisinde dağıtım bedelinin dahil olduğunu, bu tutarlardan fatura döneminde uygulanan dağıtım bedelinin çıkartılmasıyla çıplak birim fiyat elde edildiğini,EPDK tarafından yayınlanan tarife tablolarına göre davalı şirket tarafından Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim - Kasım 2022 dönemlerinde EPDK tarafından belirlenen tavan birim fiyatın üzerinde fatura kesildiğini, bunun dışında kalan dönemlerin hepsinde davalı özel tedarik şirketi tarafından uygulanan elektrik birim fiyatı son kaynak tedarikçi şirketinden fazla olduğunu, davacının Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim 2022 dönemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde uygulanan birim fiyat üzerinden davalı şirkete fazla ödeme yaptığını, davacının bu dönemler içerisinde yaptığı fazla ödemelere tekabül eden tutarda mal satın alamamış ve bu malların satışı neticesinde elde edeceği karlardan mahrum kaldığını, davalı şirkete ait internet sitesinde serbest tüketicilerle ilgili bölümde "indirim elektrik", "ucuz elektrik" reklamlarıyla müşterilerine uygun fiyatla elektrik tedarik edeceğini garanti ettiğini, davalının "ucuz elektrik" tedarik etmeyi bırakıp azami sınırın da üzerine çıkarak müvekkilden haksız şekilde fazla ödeme aldığını, ... şirketlerinin piyasayı manipüle ederek ve müşterilerinden fazla fatura bedeli tahsil ettikleri EPDK tarafından tespit edildiğini, bununla ilgili azami uzlaştırma fiyatı sistemi uygulamaya alınmış ve fazla tahsil edilen bedellerin tüketicilere iade süreci başlatıldığını, davalı şirket Avrupa'da yaşanan olağanüstü durumu sanki ülkemiz de yaşıyormuş gibi ilgili kurumların aldığı önlemler ve fiyat uygulamalarını hiçe sayarak elektrik birim fiyatını fahiş seviyelerde uygulamaya başladığını, davalı şirketin Nisan 2022 döneminden bu yana müşterilerine TMK 2. maddesi dürüstlük kuralına, mevzuata ve genel uygulamaya aykırı şekilde fatura düzenlediğini, sonuç olarak davalı şirket tarafından dava konusu dönemlerde mevzuata, dürüstlük kurallarına ve genel uygulamaya aykırı birim fiyat belirlendiğini, belirlenen haksız birim fiyatları üzerinden Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim 2022 dönemlerinde müvekkilden fazla fatura bedeli tahsil edilmiştir. Tahsil edilen fazla fatura bedelleri nedeniyle müvekkil kazanç kaybına uğradığını, davacıdan sayılan dönemler içinde tahsil edilen fazla bedelinin ve uğradığı kazanç kaybının tahsili için Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, Nisan - Mayıs - Haziran - Temmuz - Ağustos - Eylül - Ekim 2022 dönemlerinde müvekkilden tahsil edilen fazla bedellerin ve uğradığı zararın davalı şirketten alınması için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek davanın kabulüne, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 1.000-TL fazla tahsil edilen bedel ve 1.000-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 2.000-TL'nin işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, aboneliğini esnaf işletmesi olan bakkalı için oluşturduğunu, davacı tarafın esnaf kaydının mevcut olduğunu, Ticaret Bakanlığı'na müzekkere yazılmasını ve bu durumun net bir şekilde ortaya çıkarılmasını talep ettiklerini, bu sebeple işbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli Mahkemenin mahkeme genel mahkeme olan "Asliye Hukuk Mahkemesidir." olduğunu, ayrıca alacaklı tarafın davalı şirket olduğunu, davacının bu gün itibariyle 3 adet faturasını hala ödemediğini, bu sebeple işbu davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığını, hem borçlu taraf olup hem alacaklı taraftan tazminat talebinde bulunmanın ne denli haklı bir talep olduğunu, Mahkemenin takdirine bıraktıklarını, zira tazminat davası açılması için kişinin haksız bir fiil dolayısıyla zarara uğraması ve illiyet bağı ve kusur şartlarının tümünün var olması gerektiğini, ancak davacının uğradığı zararı ispatlamak konusunda oldukça yetersiz kaldığını, halihazırda alacaklı tarafın davalı şirket olduğundan sebeple asıl zarara uğrayanın da davalı şirket olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın usul eksikliği sebebiyle reddedilmesini talep ettiklerini, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesine binaen davacı şirkete 01/04/2022 tarihinden itibaren kullanılan elektrik karşılığı fatura kesildiğini, davacıya ucuz elektrik vadedilmediğini, her tedarik şirketinin uyguladığı tarifeler ve birim fiyatların hesaplanması farklı olacağı gibi EPDK birim fiyatı ile paralel gidilmesi zorunluluğu da bulunmadığını, davacının dilekçesinde de belirtmiş olduğu serbest tüketici grubuna dahil olmak, çalışılmak istenen tedarik şirketinin özgürce seçilmesini ifade eder ve davacı da diğer tedarik şirketleri ile birim fiyat ve tarife karşılaştırması ve buna göre bir seçim yapabildiğini, davalı şirket ile elektrik abonelik sözleşmesi yapılması ve sözleşme akdedilmesi davalı şirketin uyguladığı tarife ve birim fiyattan faturalandırılmayı davacının kabul ettiği anlamına geldiğini, yani davacının, sözleşmesinde birim fiyat hesaplanması yöntemi dahi açıkça izah edilmişken EPDK ulusal tarifesinden yararlanacağı düşüncesi ve iddiası kabul edilemediğini, davacının imzaladığı sözleşmenin aboneye özel sözleşme koşulları başlıklı bölümde, birim fiyat hesaplama formülü "Enerji Birim Fiyatı=(PTF+...)*(1+Brüt Kar Marjı)" şeklinde olduğunu, Sözleşmede ye verildiği üzere, "PTF ilgili fatura dönemi için abonenin saatlik tüketimi ile tüketimine karşılık gelen organize toptan satış piyasasında gerçekleşen Piyasa Takas Fiyatı'nın çarpımı sonucu oluşan ağırlıklı fiyatı, ... ilgili fatura dönemi için gerçekleşen yenilebilir enerji kaynakları destekleme mekanizması birim fiyatını" ifade ettiğini, daha anlaşılabilir kılmak gerekirse; PTF, ... bünyesinde, günlük 24 saat esasına göre oluşan elektrik fiyatlarının ilgili aya ait ortalaması alınarak oluşturulan fiyat, ... ise EPDK tarafından aylık tahminleri de yayınlanan, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması’nın piyasaya birim maliyet olarak yansıyan ilgili aydaki fiyat olduğunu, davacının tüm faturaları PTF tarifesine tabi tutulduğu sebebiyle bu formül esas alınarak hesapladığını, davacının doğru olmayan iddialarda bulunduğu birim fiyata ilişkin oluşturduğu tablosunda yanlış bilgilere yer vermesinden de anlaşıldığını, davacıya Ağustos döneminde çıkarılan faturada birim fiyatı 2,43 olmasına rağmen davacının sunmuş olduğu tabloda 3,38 olduğunu ifade etmiş ise de ... nolu 6.518,56 TL bedelli Ağustos dönemi faturasının birim fiyatının 2,43 olduğu ; devamla Kasım dönemi için davacıya "tüketim faturası" çıkmamış olmasına rağmen kasım dönemine ilişkin tüketim faturası çıktığı ve birim fiyatının 4,60 olduğu ifade ve iddia edilmiş ise de ... nolu 6.740,42 TL bedelli ve ... nolu 1.013,55 TL bedelli faturalara bakıldığında birim fiyat olmadığı ve bu faturalarda "Ağustos dönemi birim fiyat düzeltmesi, 3 döneme bölünerek faturanıza yansıtılmıştır." açıklamasına yer verildiğini, çünkü bu faturaların, Ağustos döneminde çıkarılan faturada birim fiyatı hesaplanırken yanlışlık yaşanması sonucu faturalandırılmayan kısmın faturalandırılması ile oluşmuş faturalar olduğunu, yeni bir tüketim faturası olmadığını, bu yanlış açıklamaların davacının haksızlığını ve mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını açıkça gösterdiğini, Ağustos döneminin birim fiyat düzenlemesinin 3 döneme yansıtıldığı, Kasım dışında Eylül ve Ekim dönemlerine ilişkin faturalarda da yer aldığını, bu sebeple bu dönemlere ilişkin faturalardaki birim fiyatlar 4,76 ve 4,28 olarak hesaplandığını, davacının sırf serbest tüketici olması sebebiyle bir başka abonenin birim fiyatını karşılaştırmasının sağlıklı olmadığını, her serbest tüketicinin seçmiş olduğu tedarik şirketinin uyguladığı tarife ve birim fiyat uygulaması farlılık arz ettiğini, davacının diğer bir tedarik şirketi ile çalışmak istediği takdirde o tedarik şirketinin portföyüne giriş yapabilmekte özgür olduğunu, ayrıca EPDK'nın ulusal tarifesi, serbest tüketici olmayan aboneler için geçerli tarife olduğunu, davacının serbest tüketici olup ulusal tarife fiyatlandırılması davacı için geçerli olmayacağını, bu sebeple de davanın tüm iddiaları geçersiz hale geldiğini, davacının doğal gaz tedariki konusunda sorun yaşanmadığı ve bu sebeple fiyatlarda artışa gidilemeyeceğini iddia etmektedir ancak doğal gazın tedarikinde sorun yaşanmasa dahi doğal gazın fiyatlandırmasında getirilen artış inkar edilemeyeceğini, bu sebeple elektrik fiyatlarında da artış gerçekleşeceğini, davacının salt iddia etmek için dava dilekçesinde gerçeklik dışı beyanlara yer verdiğini belirterek davacının açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, vergi sicil kayıtları ve vergi beyanları dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Elektrik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanına tevdi edilmiş, düzenlenen 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların dava dosyasına sunmuş oldukları faturalar incelendiğinde; davalı ...A.Ş.’ nin davacı ...’ e yukarıdaki tabloda dökümü bulunan 10 adet faturayı tanzim ettiği, davalı tarafça davacıya kesilen faturaların toplam bedelinin 56.255,72 TL olduğu, davacı tarafça sunulan dekontlar incelendiğinde; davacının elektrik faturası ödemesi için Mobil Bankacılık üzerinden otomatik ödeme talimatı oluşturduğu, 26.05.2022 vade tarihli ..., 20.06.2022 vade tarihli ..., 18.07.2022 vade tarihli ..., 15.08.2022 vade tarihli ..., 19.09.2022 vade tarihli ..., 20.10.2022 vade tarihli ... ve 25.11.2022 vade tarihli ... no’ lu faturaların vade tarihinde ödenmiş olduğu, ancak 02.01.2023 vade tarihli ..., ... ve 20.01.2023 vade tarihli ... 3 adet faturanın ödenmediği tespit edildiği, davacı tarafından davalıya ödenmemiş olan bedel 13.240,43 TL olduğu, teknik inceleme sonuç olarak; dava konusu her bir fatura dönemi için sözleşme ile belirlenen formülasyona konu PTF ve ... bedellerine yer verilmiş, sözleşme gereği %15 brüt kar marjı ilave edildiğinde dava konusu Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos faturalarının sözleşme ile belirlenen birim fiyatları Enerji Birim Fiyatı = (PTF+...) x (1+Brüt Kar marjı) aşmadığının tespit edildiği, bu nedenle dava konusu faturalarda yer alan birim fiyatların ulusal tarife birim fiyatları ile kıyaslanması durumunda sözleşme hükümleri dışına çıkılmış olacaktır. PTF ortalama fiyatları ile ... maliyet tutarları ... sitesinden yukarıda örneği verildiği gibi tespit edildiği, faturalarda ... maliyeti 0,00 TL. dir. PTF ortalamaları fatura tarihleri arasındaki dönemler dikkate alınarak yukarıda çizelge halinde tarafımca tespit edilmiştir. PTF ortalama fiyatlarına sözleşme ile belirlenen %15 brüt kar marjı dahil edildiği, Eylül 2022 dönem faturasında 1.608,17 TL. fazla tahakkuk tespit edildiği, Ekim 2022 dönem faturasında 1.249,38 TL. fazla tahakkuk tespit edildiği, Kasım 2022 dönem faturasında 1.013,55 TL. fazla tahakkuk tespit edildiği, Eylül – Ekim – KASIM 2022 dönem faturalarında toplam 3.871,10 TL fazladan tahakkuk tespit edildiği, (Belirsiz alacak talebi 1.000 TL’dir). , davacının 1.000 TL belirsiz alacak talebine konu oluşturan kazanç kaybına yönelik somut bir delil sunulmadığı, fazla ödenen bedel kapsamında mal alınamamasından kaynaklanan hesaplamanın gerek iddianın somutlaştırılmaması gerek miktar itibariyle mal alımına etki ettiğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile kabul edilebilir olmadığı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 25/02/2025 tarihli ek raporda; Ağustos 2022 döneminde faturaya yansıtılan birim fiyat, ... ulusal tarife birim fiyatı olduğu, oysa sözleşme ile (PTF+...) x 1,15 formülasyonu ile birim fiyat belirlemesi yapıldığı, Ağustos 2022 döneminde davalı tarafça sözleşme birim fiyatından düşük birim fiyat nedenli düşük fatura tahahkuku yapıldığı hususunun sabit olduğu, detaylı hesap yapıldığı üzere eksik birim fiyat gerekçeli eksik tahakkuk çıkartılan Ağustos 2022 dönem faturasında eksik tahakkuk ettirilen tutarın Eylül – Ekim – Kasım 2022 dönemlerine 3 pay edilmesi uygun olup, davacı taraf Eylül – Ekim – Kasım 2022 dönem faturalarındaki 858,94 TL.’şer, Ağustos dönem birim fiyat düzeltme bedellerini talep edemeyecektir. dava konusu Eylül, Ekim 2022 faturalarında yukarıda hesap edildiği üzere birim fiyat fazlalığı belirlenmiş olduğu, kök raporda tespitinin yapılmış olduğu PTF ve ... birim fiyat bedellerine ilişkin olarak kök rapordaki tespitlerine atıfta bulunacak sunulmuş yeni belgenin görülmediği, bu nedenle kök raporda tespitini yapmış olduğu rapordaki tablo verilerindeki birim fiyat doğrultusunda kanaatinin devam etmekte olup sözleşme ile belirlenen PTF birim fiyat fazlalığından ötürü davacı tarafın Eylül 2022 dönem faturası için 594,62 TL. talebinin olabileceği, Ekim 2022 dönem faturası için 235,83 TL. talebinin olabileceği belirtilmiştir.
Dava, davalı ... Şirketinin ... müşteri no'lu abonesi olan davacı işyeri hakkında düzenlenen Nisan/2022-Ekim/2022 dönemi faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olmadığı, hesaplamaların hatalı yapıldığı iddiasına dayalı olarak davacı şirketin fazladan ödediği tutarın iadesi ile söz konusu dönem kazanç kaybı iddiasına bağlı müsbet zararın tahsiline ilişkin olarak açılan tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davalı ... Şirketinin ... müşteri no'lu abonesi olan davacı işyeri hakkında düzenlenen Nisan/2022-Ekim/2022 dönemi faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olmadığı, hesaplamaların hatalı yapıldığının iddia edilerek davacı şirketin fazladan ödediği tutarın iadesi ile söz konusu dönem kazanç kaybı iddiasına bağlı müsbet zararın tahsili talep edilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş olup, tarafların dava dosyasına sunmuş oldukları faturalar incelendiğinde; davalı ...A.Ş.’ nin davacı ...’ e yukarıdaki tabloda dökümü bulunan 10 adet faturayı tanzim ettiği, davalı tarafça davacıya kesilen faturaların toplam bedelinin 56.255,72 TL olduğu, davacı tarafça sunulan dekontlar incelendiğinde; davacının elektrik faturası ödemesi için Mobil Bankacılık üzerinden otomatik ödeme talimatı oluşturduğu, 26.05.2022 vade tarihli ..., 20.06.2022 vade tarihli ..., 18.07.2022 vade tarihli ..., 15.08.2022 vade tarihli ..., 19.09.2022 vade tarihli ..., 20.10.2022 vade tarihli ... ve 25.11.2022 vade tarihli ... no’ lu faturaların vade tarihinde ödenmiş olduğu, ancak 02.01.2023 vade tarihli ..., ... ve 20.01.2023 vade tarihli ... 3 adet faturanın ödenmediği tespit edildiği, davacı tarafından davalıya ödenmemiş olan bedel 13.240,43 TL olduğu, teknik inceleme sonuç olarak; dava konusu her bir fatura dönemi için sözleşme ile belirlenen formülasyona konu PTF ve ... bedellerine yer verilmiş, sözleşme gereği %15 brüt kar marjı ilave edildiğinde dava konusu Nisan-Mayıs-Haziran-Temmuz-Ağustos faturalarının sözleşme ile belirlenen birim fiyatları Enerji Birim Fiyatı = (PTF+...) x (1+Brüt Kar marjı) aşmadığının tespit edildiği, teknik raporda tespit edildiği üzere Ağustos 2022 döneminde faturaya yansıtılan birim fiyat, ... ulusal tarife birim fiyatı olduğu, oysa sözleşme ile (PTF+...) x 1,15 formülasyonu ile birim fiyat belirlemesi yapıldığı, Ağustos 2022 döneminde davalı tarafça sözleşme birim fiyatından düşük birim fiyat nedenli düşük fatura tahahkuku yapıldığı hususunun sabit olduğu, detaylı hesap yapıldığı üzere eksik birim fiyat gerekçeli eksik tahakkuk çıkartılan Ağustos 2022 dönem faturasında eksik tahakkuk ettirilen tutarın Eylül – Ekim – Kasım 2022 dönemlerine 3 pay edilmesi uygun olup, davacı taraf Eylül – Ekim – Kasım 2022 dönem faturalarındaki 858,94 TL’şer, Ağustos dönem birim fiyat düzeltme bedellerini talep edemeyecektir. Şu halde, dava konusu Eylül, Ekim 2022 faturalarında hesap edildiği üzere birim fiyat fazlalığı belirlenmiş olup, sözleşme ile belirlenen PTF birim fiyat fazlalığından ötürü davacı tarafın Eylül 2022 dönem faturası için 594,62 TL, Ekim 2022 dönem faturası için 235,83 TL iade talebinin yerinde olduğu , Kasım 2022 faturasında tüketim bedeli bulunmamakta olup sadece Ağustos 2022 ilavesi dönem farkı tutarından ibaret olduğu anlaşılmakla neticeten davanın kısmen kabulü iledavacı işyeri hakkında düzenlenen faturalardan Eylül/2022 dönem faturasında 594.62-TL ve Ekim/2022 dönem faturasında 235,83-TL olmak üzere toplam 830,45-TL'lik ödemenin alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalı ... Şirketinin ... müşteri no'lu abonesi olan davacı işyeri hakkında düzenlenen faturalardan Eylül/2022 dönem faturasında 594.62-TL ve Ekim/2022 dönem faturasında 235,83-TL olmak üzere toplam 830,45-TL'lik ödemenin alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 179,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 435,50-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 830,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.169,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 308,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.808,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.996,51-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan toplam 1.500,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 877,16 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 1.295,50 TL'sinin davalıdan, 1.824,5 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
9-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır