T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/160
KARAR NO:2024/273
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:03/04/2017
KARAR TARİHİ:17/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı ... AŞ arasında akdedilen 01/12/2014 tarihli "Ekspertiz Hizmet Alım Sözleşmesi" gereğince davalı firmanın banka müşterileri tarafından kullanılan kredilerin teminatını oluşturan taşınır ve taşınmaz malların bağımsız ve tarafsız olarak rayiç değerlerinin belirlenmesi görevini üstlendiğini, sözleşme gereğince dvacı bankanın .../... Şubesi müşterisi ... Nak.ve Tic.Ltd.Şti'nin kullanacağı kredilerin teminatlarını teşkil edecek olan taşınmazların ekspertiz işlemlerinin davalı ... AŞ'ne tevdi edildiğini, davalı şirket tarafından hazırlanan raporda belirlenen ekspertiz değerleri göz önünde bulundurularak krediler kullandırıldığını, borçlu firma teminatında bulunan ... İli, Merkez İlçesi, ... Mah., 178 ada, 24 parsel 17 nolu bağımsız bölümdeki taşınmaza 16/05/2014 tarihinde davalı şirket tarafından yaptırılan ekspertiz raporunda yasal durum değerinin 2.630.000,00 TL olarak tespit edildiğini ve davacı banka tarafından bu rapora istinaden kredi kullandırıldığını, akabinde borçlu firmanın sözleşme hükümlerine uymaması üzerine hakkında icra takibi başlatıldığını ve davalı şirket tarafından ekspertiz incelemesi yaptırılan taşınmazların ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, takibe konu taşınmazların değer tespitinin ... ... Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasından kıymet takdirinin yapıldığını ve taşınmazların değerinin 1.685.775,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı şirket ile icra müdürlüğü tarafından yapılan ekspertiz değerleri arasında fahiş derecede fark oluştuğunu, davalı şirket tarafından yapılan ekspertiz raporuna göre dvacı bankanın borçlulara yüksek tutarda kredi kullandırdığını, davalı şirket tarafından böylesine büyük rakamlar tespit edilmeseydi borçlu şirkete yüksek miktarda krediler kullandırılmayacağını, davalı şirketin hazırlamış olduğu ekspertiz raporu nedeniyle davacı bankayı yanılttığını ve zarara uğramasına sebep olduğunu, bu nedenle davalı bankanın uğramış olduğu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, davalı şirketin ekspertiz şirketi olduğunu ve yapmış olduğu tüm işlemlerde basiretli davranmak zorunda olduğunu, kendisine tevdi edilen işi hatalı yapmış olmasının basiretli bir tacirden beklenen özeni göstermediğini ortaya koyduğunu, davalı ... Şirketinin ise davalı şirket ile arasında 01/08/2014 başlangıç ve 01/08/2015 bitiş tarihli sigorta poliçesi bulunduğunu ve teminat altına alınan mesleki sorumluluk tutarının olay başına 500.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalı ... ..AŞ tarafından hazırlanan rapor nedeniyle davacı bankanın zarara uğraması sebebiyle davalı sigorta şirketinin poliçe limiti olan 500.000,00 TL ile davacı bankanın zararından sorumlu olduğunu, anılan nedenlerle davanın kabulü ile 500.000,00 TL'sinin davalı sigorta şirketin sorumlu olması kaydıyla toplamda 694.225,00 TL Bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 23/11/2015 tarihinde dava konusu taşınmazın değerinin 1.251.536,00 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle dava değerinin 434.239,00 TL arttırıldığını ve davanın müddeabihini ıslah ederek toplamda 1.128.464,00 TL'nin davalılardan alınarak davacı bankaya ödenmesini talep ve ıslah etmiş olup, ıslaha ilişkin harç mahkememiz veznesine depo edilmiştir.
CEVAP: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından diğer davalı şirketin 01/08/2014-2015 vadeli bir yıllık mesleki mesuliyet poliçesi ile sigortalandığını, bir tazminat talebinin sigorta kapsamında sigortacı tarafından karşılanabilmesi için poliçede belirtilen sigorta süresi içinde veya geriye dönüş tarihinden önce olmamak kaydı ile poliçe başlangıç tarihinden önce gerçekleşen ve sigortalının sorumluluğunu gerektiren bir olay dolayısıyla poliçe süresi içinde meydana gelmiş olan bir zararla ilgili olması ve sigorta şirketine iadeli taahhütlü mektupla yazılı olarak bildirilmiş olmasının şart olduğunu, bu koşullarının tamamının gerçekleşmediği sürece sigortalının sorumluluk sigortası kapsamında hiçbir ödeme yükümlülüğünün doğmayacağını, söz konusu poliçenin talep/ihbar esaslı olarak çalışan bir poliçe olduğunu, davacı tarafın sigortalı diğer davalı tarafahasar ile ilgili ilk talep tarihinin 20/05/2016 olduğunu, bildirim tarihinin poliçe vadesi dışında gerçekleştiği durumlarda talep/ihbar maddesi esaslı olarak çalışan dava konusu poliçenin işlerlik kazanmayacağını, bu nedenle talebin teminat dışı olduğunu ve davalı sigorta şirketinin dava konusu hasar nedeniyle hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin beyanları saklı kalmak kaydı ile dava konusu poliçede olay başına verilen azami sorumluluk teminatının 500.000,00 TL olduğunu ve her bir hasarda 30.000,00 TL nezli muafiyet uygulanacağının belirlendiğini, teminat limitini bildirmenin hçbir kabul teşkil etmemek üzere yapılacak yargılamada teminat limitinin ve muafiyet rakamının dikkate alınması gerektiğini, yine davalı sigorta şirketini hatalı değerlemelere teminat verdiğini, gayrimenkulün icra kanalı ile daha az bedele satılmış olmasının mesleki mesuliyetin sonucu değil İİK'nın ilgili maddesinin sonucu olduğunu, bu noktada davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçenin icra kanalı ile yapılan her satışta ilk satışı bedeli yada ikinci satış bedeli arasında oluşan farka hizmet etmeyeceğini, bu nedenle de davalı sigorta şirketi açısından davanın reddi gerektiğini, anılan nedenlerle dvanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... AŞ'ye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş ancak süresi içinde davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 2017/... esas, 2019/... karar sayılı 22/05/2019 tarihli karar ile davanın kısmen kabul-kısmen reddi ile 555.380,00 TL'nin davalıdan tahsiline, kabul edilen kısım yönünden dava dilekçesi ile işlemiş faiz talep edilmediğinden işlemiş faiz yönündeki dava hakkı saklı tutulmak sureti ile kalan kısımlar yönünden ve davalı ... A.Ş.yönünden davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 45.Hukuk Dairesinin 2020/... esas, 2023/... karar sayılı 15/02/2023 tarihli kararı ile, ".... kredi alacağının asıl sorumlusu kredi borçlusu olup, alacağının kredi borçlusundan tahsil imkanının kalmaması halinde davacı zararının doğduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak Mahkemece sadece davacı Banka'nın, kredi borçluları hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatmış olduğu ... İcra Dairesi'nin 2015/... E. nolu dosyası değerlendirilmiş, davacının alacağını tahsile yönelik kredi borçluları hakkında diğer takip yollarına başvurup başvurmadığı araştırılmamış, davacı bankanın, dava tarihi itibariyle alacağın asıl sorumlularından tahsil etme imkanı olup olmadığı, zararının doğup doğmadığı incelenmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece öncelikle, davacı bankanın alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketip tüketmediği, tahsil edilemeyen alacak yönünden aciz vesikası alıp almadığı araştırılıp, sonucuna göre eldeki davanın erken açılan bir dava olup olmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir...." denilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile istinaf kaldırma kararı uyarınca davacı vekili tarafından mahkememizce verilen süre içerisinde dava dışı kredi borçlusunun aciz içerisinde olduğun dair aciz belgesi yerine geçmek üzere haciz tutanağı, adın kayıtlı tapu olmadığına dair takbis sorgu kayıtları, araç sorgu kayıtları ve takyidat belgeleri ile bir kısım bankalara gönderilen haciz ihbarnameleri ibraz edilmiştir.
Dava dışı borçlu şirketin UYAP'tan yapılan sorgulamalarda taraf olduğu ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas ve 2017/... esas sayılı takip dosyalarının UYAP suretleri, ... İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti dosya içerisine alınmıştır.
İstinaf Mahkemesi kaldırma kararında açıkça, eldeki davanın erken açılmış dava sayılmaması için dava açılmadan önce aciz belgesi alınması gerektiğine işaret edildiğinden davacı vekiline rehin açığı dosyasında alınmış aciz belgesini dosyaya sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekili 16/04/2024 tarihli dilekçesi ile, dava dışı şirket ... Nakliyat.....San.Tic.Ltd.Şti.hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından aciz vesikası talep edildiğini, ancak taleplerinin 19/02/2024 tarihli karar ile reddedildiğini, karara karşı ... İcra Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile memur işlemine karşı şikayet yoluna gidildiğini beyanla dosyanın sonucunun beklenmesine karara verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, BAM kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen 01/02/2014 tarihli Ekspertiz Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince, davacı banka müşterisi ... Nak. ve Tic. Ltd. Şti'nin kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere ... ... Mah. 178 ada 24 parsel 17 no.lu bağımsız bölüme ilişkin davalı şirket tarafından verilen ekspertiz değerleme hizmetinin gereği gibi ifa edilmediği, bankanın zarara uğradığı iddiası ile zararın davalı değerleme şirketi ve davalı değerleme şirketinin sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden tahsili talep edilmiştir.
BAM ile ortaya konduğu üzere kredi alacağının asıl sorumlusu kredi borçlusu olup, kredi alacağının kredi borçlusundan tahsil olanağının kalmaması halinde davacı zararının doğduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı bankanın davalıdan iddia ettiği alacağını talep edebilmesi için ilk aşamada taraflar arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak alacağını tahsil etmek için tüm yolları tüketmesi ve ancak yine de alacağını tahsil edememesi gerekmektedir. Başka bir deyişle davacı banka, alacağını tahsil edebilmek için kredi müşterisine, her tür şahsi ve ayni teminatlara başvurmalı, buna rağmen alacağını tahsil edemezse davalıdan talepte bulunmalıdır.Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediği iddiasıyla açılan iş bu davada, asıl borçlu şirket hakkında tüm takip yolları tüketildikten sonra bir alacağın kalması durumunda kesin/geçici aciz belgesi alınması gerekmektedir. Bu hususta davacı vekiline rehin açığı dosyasında alınmış aciz belgesini dosyaya sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından dava dışı şirket ... Nakliyat.....San.Tic.Ltd.Şti.hakkında ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından aciz vesikası talep ettikleri, ancak taleplerinin reddedildiği beyan edilmekle mahkememizde açılan işbu davanın erken açılan dava niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının USÜLDEN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin + ıslahla alınan toplam 19.272,14 TL harçtan mahsubu ile 18.844,54 TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip istek halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-Davalı ... A.Ş vekil ile temsil edildiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/04/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır