T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/194 Esas
KARAR NO:2024/12
DAVA:Menfi Tespit- İstirdat
DAVA TARİHİ:04/04/2019
KARAR TARİHİ:09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılara ait olan ... İth İhr San ve Tic Ltd Şti'nde 20/02/2019 tarihinde yapılan istihkaklı cebri icra baskısı neticesinde alacaklı vekili tarafından bir protokol ve bu protokole istinaden 106.000TL bedelli senedin alındığını, kameralar önünde yapılan haciz ve hazırlanan protokolde kötü niyetli olarak haciz gününün ertesi olan 21/02/2019 tarihi ve bonoya keşide tarihi olarak 21/02/2019 tarihinin yazıldığını, istihkaklı olan haciz işlemlerinde dava açılmasının engellenmesi adına davalı vekili avukat tarafından bir gün sonrası keşide tarihinin yazıldığını, kötü niyetli davranan ve dosyaya şahsileştiren vekil hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı başta olmak üzere gerekli yerlere şikayetler yapıldığını, haciz günü tutanağa geçirilmeksizin A4 kağıt üzerinde düzenlenerek 20/02/2019 tarihinde 30.000TL, protokolde yazıldığı için ihtirazi kayıtla 05/03/2019 tarihinde 16.000TL, yine ihtirazi kayıtla 19/03/2019 tarihinde 50.000TL, 02/04/2019 tarihinde ihtirazi kayıtla 50.000TL ödendiğini, cebri icra baskısı ile 96.000TLnin ödendiğini, ....İcra Hukuk Mahkemesinde ... esas numarası ile istihkak davasının süresi içinde açıldığını, açılan dava neticesinde davacılara ait olan şirketin borçlu şirket ve yetkilisinden bağımsız bir şirket olup, aralarında hiçbir hukuki bağ olmadığının görüleceğini, davalı ...AŞ ile davacılar arasında imzalanmış herhangi bir kredi sözleşmesi veya herhangi bir borçlu olduklarına dair davalı banka nezdinde hiçbir kayıt bulunmadığını, davalı banka vekilince davacılardan ...'ın, ... ve ... Kereciler'in şirketinde haksız bir şekilde istihkaklı haciz gerçekleştirdiklerini, davalı banka borçlusu olan ... ... ve Dış Tic Ltd Şti ile şirket sahibi ... olduğunu, davalı bankanın müşterisi olan ... Ltd ŞTi ve yetkilisi hakkında ....İcra Müdürlüğünün ... esas ... esas sayılı takiplerinin başlatıldığını, borçlu olan ...'nun borcundan dolayı davacıların şirketinde istihkaklı haciz yapılarak muhafaza baskısı altında davacıları ve şirketin avukatı olan ... ...'i dahi haksız bir şekilde borçlu haline getirdiğini beyanla, davacıların borçlu olmadığının tespitine ve bu nedenle cebri baskısı ile alındığı senedin iptaline, takdir edilecek teminat karşılığında günü gelmemiş olan bonolar için teminatlı/teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 146.000TLnin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %40'dan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davsının istirdat davası niteliğinde olduğunu, ancak olayda istirdat davasının şartlarının mevcut olmadığını, İİK 72'ye göre istirdat davasının açılabilmesi için, öncelikle bir icranın takibinin bulunması ve istirdadı istenilen paranın da icra tehditi altında ödenmiş olmasının şart olduğunu, davacılar hakkında başlatılmış bir icra takibinin söz konusu olmadığını, bu nedenle davacıların huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacıların borcu üstlenildiğini, uyuşmazlık konusu bononun ...'nun borcuna istinaden kayıtsız şartsız ödeme vaadiyle verildiğini ve vadesinde bononun borçluları tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiğini, iddia edilen tehdit ve baskının davacılar tarafından uygulandığını, haciz işlemine engel olunmak istendiğini, bunun üzerine mahale polis çağrıldığını, davacılar tarafından bono üzerinde yer alan tanzim tarihinin kötü niyetli olarak 21/02/2019 şeklinde yazıldığı ileri sürülmüş ise de, bu hususta kötü niyetli olunmadığının keza mahalde hazır bulunan ve bonoyu imzalayanlar tarafından da bu yanlışlığın fark edilmediğinin açık olduğunu, bilindiği gibi bonoda imza olmadan resmi evrak niteliğine haciz olmadığını, davacılar tarafından kıymetli evrak niteliğine kavuşturulan belgedeki eksikliklerden davalının sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, her ne kadar borçlu ile davacılar arasında bağlantı olmadığı iddia edilmekteyse de ...'nun davacı şirketin kurucusu olduğunu, ayrıca haciz zaptında da sabit olduğu üzere borçlu şirket yetkilisinin haciz mahalinde hazır bulunduğunu, daha önceki haciz zaptında da görüleceği üzere yine borçlu şirketin yetkilisine ait evrakların bulunduğunu, borçlu şirketin kurucusu ...'nun davacı şirketin de kurucularından olmasının, haciz adresinin borçlu şirketin eski faaliyet adresi olması, tarafların aynı iş kolunda faaliyet göstermesi gibi durumlar birlikte değerlendirildiğinde davacı ile borçlu arasında organik bağ olduğunun anlaşıldığını beyanla, haksız ve yasaya aykırı davanın reddini, davacılar aleyhine takip konusu alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesinini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... sayılı 16/02/2021tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstanbul BAM 16.Hukuk Dairesinin 2021/... esas, 2023/... karar sayılı 10/03/2023 tarihli ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemece istihkak davasının sonucu beklenerek yargılamaya devam edilmesi ve davacı tarafın tüm taleplerinin değerlendirilerek karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...AŞ tarafından, borçlular ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti ve ... aleyhine .... Noterliğinin 12/12/2018 tarihli ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesine dayanarak, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2019 tarihli ... Karar sayılı kararı ile borçlu şirket yönünden 126.018,37 TL, borçlu ... yönünden 117.998,38 TL borç yönünden ihtiyati haciz kararı alındığı, 28/01/2019 tarihinde davacıların şirket ortağı olduğu ... Şirketinin adresine hacze gidildiği, hazır bulunan ...'nin adreste ... Şirketinin faaliyet gösterdiğini, ...'nun şirketin eski ortağı olup, ortaklıktan ayrıldığını, malların kendilerine ait olduğunu beyanla, istihkak iddiasında bulunduğu, alacaklı vekilinin organik bağ iddiasıyla haciz işlemi uygulattığı, malların yeddiemin sıfatıyla ... bırakıldığı anlaşılmıştır. .... İcra Hukuk Mahkemesince istihkak iddiası üzerine, 15/02/2019 tarihli kararıyla takibin devamına, istihkak iddia eden 3. Kişinin 7 gün içerisinde istihkak davası açmasına karar verdiği, 20/02/2019 tarihinde ... adresine haciz ve muhafaza talebiyle tekrar gidildiği, haczedilen malların yeddiemin olarak adreste bırakıldığı anlaşılmıştır.
....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, alacaklı ...AŞ tarafından borçlu ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti aleyhine 1.600TL gayrinakit risk alacağı, ... nolu kredi için 4.865,62TL asıl alacak ve ferileriyle toplam 5.532,12TL ve 19.142,80TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte 21.376,70TL üzerinden takip yapıldığı, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında, alacaklı ...AŞ tarafından borçlular ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti ve ... aleyhine, 117.998,38 TL asıl alacak ve ferileriyle birlikte 128.646,65 TL'nin tahsili talebiyle ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki 21/09/2019 tarihli ek protokolün her iki icra dosya kapsamında 05/03/2019 vade tarihli 166.000 TL bedelli davacıların borçlu, davalı bankanın alacaklı olduğu bono alındığının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Alacaklı vekili ile borçlu vekili ... arasında düzenlenen 21/02/2019 tarihli ek protokolde, her iki icra dosyası ile ilgili 22/02/2018 tarihinde başvurulması halinde istihkak kabul beyanı protokolü yapılacaktır denildiği görülmüştür.
Protokol kapsamında düzenlenen bononun 21/02/2019 tanzim, 05/03/2019 vade tarihli 166.000 TL bedelli alacaklısı davalı banka, borçlularının ..., ..., ... ..., ... ve ... olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan makbuz başlıklı belgeden; icra dosya numaralarının bulunduğu makbuz ile 30.000 TL ödendiği anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan ödeme dekontlarından protokol kapsamında yapılan ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi SMMM ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan heyetten alınan 14/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; tarafların kurucu ortakları incelendiğinde bu şahısların birbiriyle ilişkili olup olmadığı hususunda dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanamadığını, takip borçlusu şirket ile davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olmadığını, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde Aralık 2015 tarihinde ticaret sicil gazetesinden görüldüğü üzere, asıl borçlu ...'nun mevcut 200.000TL hissesini ...'e devrederek ortaklıktan ayrıldığını, ...'nun 19 Ocak 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşıldığı üzere ... ... Ltd Şti'yi kurduğunu, her iki şirketin faaliyet konularının benzer olduğunun tespit edildiğini belirtmişlerdir.
.... İcra Hukuk Mahkemesinde ... esas numarası ile açılan istihkak dava dosyasının incelenmesi için mahkemesinden inceleme izni talep edilmiş, mahkeme kararı dosya içerisine konulmuştur.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılama ile .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına ait gerekçeli karar, BAM ilamı ve kesinleşme şerhi UYAP üzerinden celp edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; üçüncü şahıslar tarafından açılan menfi tespit ve istirdat istemli davadadır.
Davacıların icra takiplerinde borçlu sıfatının bulunmadığı, üçüncü kişi oldukları, davalı alacaklı tarafça dava dışı borçlular ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti ve ... aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak ... şirketine hacze gelindiği, haciz işlemi yapılarak yeddiemin olarak bırakıldığı, İcra Mahkemesince tedbir kararı verilmemesi ve istihkak davası açmak üzere 3. Şahsa süre verilmesi üzerine, haciz yapılan ... İth. İhr....Ltd. Şti. tarafından istihkak davası açıldığı, davacıların adresine muhafaza talebiyle gelinmesi üzerine 30.000 TL ödeme yapılarak 21/09/2019 tarihli protokol ve aynı tanzim tarihli bono düzenlendiği, protokol ve senet tarihinin 20/09/2019 tarihinde haciz sırasında yapıldığı, davalı alacaklı vekili tarafından kabul edilmekle birlikte, hatalı olarak tarihin 21/09/2019 yazıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
Dava İİK'nun 72. maddesine dayalı olarak açılmış istirdat davası niteliğinde olmayıp, üçüncü şahıs tarafından genel hükümlere dayalı olarak açılan menfi tespit ve istirdat davası olup, davalı vekilinin davacıların takip borçlusu olmadıklarından bu davayı açamayacaklarına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/... Esas-2022/... Karar sayılı kararı)
Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın, dava dışı ... ... Ltd Şti ve yetkilisi ... aleyhine kredi borcundan kaynaklı olarak .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığı ve devamında davacıların şirketine 20/02/2019 tarihinde haciz yapıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına bu takip borcunun ödenmesine ilişkin yapılmış olan 21/02/2019 tarihli protokol çerçevesinde düzenlenmiş olan 05/03/2019 vade tarihli 166.000TL bedelli bono ile ilgili olarak davacıların borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit ve bu bonoya ilişkin olarak yapılan toplam ödemeler ile haciz esnasında yapılmış olan 30.000 TL lik ödemenin istirdat talebine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Ticaret Sicil Kayıtları incelendiğinde, Aralık 2015 tarihli ticaret sicili gazetesinde görüldüğü üzere ...'nun mevcut 200.000TL hissesini ...'e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, haciz tarihinden 5 yıl kadar önce asıl borçlu ...'nun davacıların şirketinden ayrılmış olduğu, daha sonra ...'nun 19 Ocak 2016 tarihli ticaret sicil gazetesinden anlaşıldığı üzere dava dışı ... ... Ltd Şti'ni kurduğu, tüzel kişiler arasında organik bağın tespitinde; şirketler arasında para transferlerinin gerçekleştirilmiş olması, ticaret sicil kayıtlarından şirketlerin hakim sermaye ortakları ile diğer şirketin ortaklarının aynı olması, şirketlerin ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olması, aynı adreste faaliyet göstermeleri, şirketlerin faaliyet alanlarının aynı olması gibi kriterlerin bulunduğu, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde belirtilen kriterler üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde, davacı şahısların birbirleriyle ilişkili olup olmadığı hususuna dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, takip borçlusu şirket ile davacı şirket arasında ticaret sicilinde kayıtlı adreslerinin aynı olmadığı, aynı adreste faaliyet göstermedikleri, şirket ortaklarının aynı olmadığı, bu itibarla dava dışı borçlu ... ... San ve Dış Tic Ltd Şti ile davacılar arasında organik bağ bulunmadığı, dava konusu bononun haciz baskısı altında düzenlendiği, yine haciz baskısı altında ödeme yapıldığı, davacıların 05/03/2019 vade tarihli 166.000TL bedelli bono nedeniyle borçlu olmadıkları, dava devam ederken ödeme yapılması nedeni ile davanın yasa gereği istirdat davasına dönüştüğü, davacıların iş bu bonoya ilişkin olarak yapılan toplam 196.000 TL ödemeyi davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Takip borçlusu ... ... San. Şirketi ile davacılar arasında organik bağ bulunmadığı, dava konusu bononun haciz baskısı altında düzenlendiği ve haciz baskısı altında ödeme yapıldığı kanaatine mahkememizce varılmış olup davalı tarafça davacılar ile dava dışı borçlu arasında muvazaa bulunduğu ileri sürülmekle istihkak davasında verilecek kararın bu davanın sonucunu etkileyeceği anlaşılmakla davacılar tarafından .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/294 Esas sayılı dosyasında açılan istihkak davasında, mahkemenin 25/11/2021 Tarihli, 2021/... karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla davanın kabulü ile 21/02/2019 keşide tarihli 05/03/2019 vade tarihli 166.000 TL bedelli bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, 196.000 TL'nin 30.000 TL sinin 20/02/2019 tarihinden, 16.000 TL sinin 05/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 02/04/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, organik bağ ve muvazaa iddiaları yargılama neticesinde tespit edildiğinden davalının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olmadığı kanaatine varılmakla davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-21/02/2019 keşide tarihli 05/03/2019 vade tarihli 166.000 TL bedelli bono nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,
B-196.000 TL'nin 30.000 TL sinin 20/02/2019 tarihinden, 16.000 TL sinin 05/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/03/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 02/04/2019 tarihinden, 50.000 TL sinin 19/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
C-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 13.388,76 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.347,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 10.041,57-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 31.360,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan; 3.347,19-TL Peşin Harç ile 2.954,00 TL bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.301,69 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/01/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır