T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/237 Esas
KARAR NO :2025/484
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:05/04/2023
KARAR TARİHİ:02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin farklı sektörlerde talepte bulunan şirketlere orta ve üst düzey yönetici istihdamı konusunda özel istihdam bürosu olarak hizmet verdiğini, davalı şirketin "Director" (Yönetici) diğer bir tabirle "COO (... Officer)" (Baş İşletme Görevlisi) ve "..." (Lojistik Şefi) pozisyon ihtiyaçlarına ilişkin olarak davacı şirketle irtibata geçtiğini, bu kapsamda bir istihdam danışmanlığı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davacının çalışmalarına başladığını, davalı şirket ekibiyle toplantılar yaptığını, sözleşmenin imzalanması ile hak edileceği düzenlenmiş olan pozisyonların tahmini yıllık brüt ücretinin %7'si oranındaki başlangıç (...) ücretinin davalı şirkete fatura edildiğini, davalı yöneticisi ... ...'a gönderilen bu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını, 05.08.2022 tarihinde Yönetici pozisyonu için 5, Lojistik Şefi pozisyonu için 3 kişilik kısa listeler ve bu kişilere ait özgeçmişlerin paylaşıldığını ancak gönderilen kısa liste ve aday CV'leri ile ilgili bir dönüş alınamadığını, çalışmalar devam ederken 16.08.2022 tarihinde davalı şirket finans ekibinin bir e-posta ile bir fatura oluşturulup oluşturulmadığını sorduğunu, faturanın ulaşmadığını ve ...@....net e-posta adresine iletilmesini talep ettiğini, davacı şirketin faturaların oluşturulduğunu ve tekraren ...@....net eposta adresine de iletileceğini geri bildirdiğini, bu arada davacı şirketin davalı yetkilisi ... ...'a tekrar 16.08.2022 tarihinde hatırlatma e-postası gönderdiğini, herhangi bir dönüş olmaması üzerine davacı şirketin tekraren 22.08.2022 tarihinde e-posta gönderdiğini, eş zamanlı olarak davalı yöneticisi ... ... tarafından e-posta ile “...” (Fesih Bildirimi) adında bir bildirimin gönderildiğini, bildirimde davalı yanın 04.07.2022 tarihli Sözleşmeyi ilgili pozisyonlar için ihtiyaçlarının değişmesi nedeniyle derhal feshettiğini, hizmet alınmaması nedeniyle, 29.07.2022 tarihli 2 faturayı iade ettiklerini bildirdiğini, davacı tarafından 25.08.2022 tarihinde ilgili faturaların 3 gün içerisinde ödenmesi için son kez bir ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamenin 26.08.2022 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, bu süre içerisinde ödeme yapılmadığı gibi herhangi bir cevabın da verilmediğini, bunun üzerine davacı şirketin T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin bu icra takibine de gerekçesiz bir şekilde itiraz ettiğini, takibin durmasına neden olduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinin 28.10.2022 tarihinde anlaşma sağlanamayarak sona erdiğini, Sözleşme'nin 8. sayfasında ücrete ilişkin “...” (Yapı ve Koşullar) başlığı altında; “Ücretimiz; Yöneticinin ve Lojistik Şefinin yıllık brüt ücretlerinin %21’i oranındadır (Bu ücret eğer mevcutsa her tür garanti edilmiş veya olası primi, temsil ödeneklerini, yaşam konaklama ödeneklerini de kapsar.) Bu ücretin vadeleri aşağıdaki şekilde olacaktır. Atamanın başlangıcında tahmini yıllık brüt ücretin %7'si ön ödeme ücreti olarak ücretlendirilecektir. Bu bedel son faturadan mahsup edilecektir. İlk kısa listenin paylaşılmasında tahmini yıllık brüt ücretin %7'si kısa liste bedeli olarak ücretlendirilecektir. Bu bedel, son faturadan mahsup edilecektir. Adayın, sizin iş teklifinizi sözlü ve/veya yazılı olarak kabul etmesi üzerine kalan bedeller ücretlendirilecektir. * Ücretlerde KDV hariçtir” şeklinde olan düzenlemenin yer aldığını, Sözleşme'nin “...” (Genel Şart ve Koşullar) başlığı altında 3. maddede: “Müşteri. Özel Koşullarda (geçerli olduğunda) belirlenmiş olan ücretleri, aşağıdaki hüküm ve koşullara uygun olarak Şirket lehine ödemeyi taahhüt eder: (1)Müşteri tarafından “İdari Giderler Ücreti” olarak ödenmesi gereken ücretler sözleşme Müşteri tarafından imzalandığında ödenecektir (ii) “On-line Paket” ücreti sözleşme Müşteri tarafından imzalandığında ödenecektir; (iii) “Ön Ödeme Ücreti”, sözleşme Müşteri tarafından imzalandığında ödenecektir; (iv) üzerinde anlaşmaya varılan "Tamamlama Ücreti”, başvuru sahibi aynı Müşteri tarafından hazırlanan iş teklifini kabul ettiğinde ve söz konusu iş teklifinin ticari niteliği bulunduğu, Müşteri ile Aday arasında bir tür sözleşme bulunduğu Başvuru Sahibinin doğrudan veya dolayı olarak Müşteri lehine faaliyetlerini başlattığı veya Müşterinin Görevlendirmeye verdiği işlevi üstlendiği durumlarda dahi (bundan böyle “Yerleştirme”) Müşteri tarafından ödenecektir ve (V) Özel Koşullarda belirtilen diğer ücretler. Şirket lehine olan her türlü ücretler KDV hariç olarak belirlenecektir. Brüt ücret hesaplamalarında kullanılacak oranlar yasal olarak belirlenen normal oranlardır. Özel durumdaki Müşteriler için (serbest bölge, irtibat ofisi, gelir vergisi ve sosyal sigorta teşvikleri vb. gibi) ayrı hesaplama yapılmayacaktır.”, 9. maddede: “Mevcut genel hükümler ve koşullar altında ödenmesi gereken tüm tutarlar Müşteri tarafından fatura tarihinden itibaren 15 gün içerisinde ödenecektir. Müşterinin bir faturayı ödeme tarihinde tamamen ödememesi durumunda, Şirket aylık %2 oranında faiz uygulayabilir ve her durumda, tek bir faturanın bile ödenmemesi, Şirketin uğrayabileceği diğer zararlar için tazminat hakları saklı kalmak şartıyla şirkete, mevcut sözleşme veya yapılmış olan diğer sözleşmeler kapsamında Müşteri tarafından ödenmesi gereken tüm giderlerin, masrafların ve ücretlerin ödenmesini talep ederek mevcut sözleşmeyi ve Müşteri ile yapılan diğer sözleşmeleri feshetme hakkı verecektir (Türk yasalarına göre henüz süre sona ermemiş olsa bile).” şeklinde ve 11. maddede: “Görevlendirmenin gerçekleştirilmesinden itibaren on ikinci ayın sonunda Yerleştirme yapılmamışsa, Şirket her halükarda, yukarıdaki 3. ve 6. maddelerde açıklanan hükümler saklı kalmak kaydıyla, görevlendirmenin yerine getirilmesi sırasında yaptığı tüm giderlerin geri ödenmesini istemeye hak kazanır ilgili prosedür, Müşterinin yukarıdaki 10. maddeye göre görevlendirmeyi erken sona erdirmesi durumunda da geçerli olacaktır.” düzenlemelerinin bulunduğunu, sözleşmede yerleştirme yapılacak pozisyonların tahmini yıllık brüt ücretinin %7’si oranında ön ödeme ücretlerinin sözleşmenin imzalanması ile ücretlendirileceğinin düzenlendiğini, davacı şirketin bu hükümlere uygun olarak faturayı düzenlediğini ve 01.08.2022 tarihinde davalının yöneticisi ... ...'a ilettiğini, iade faturası düzenlenmesinin, faturaya ve içeriğine itiraz anlamına gelmeyeceği gibi her halükârda faturanın davalıya iletilmesinden 21 gün sonra itiraz edilmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenlerle itiraza uğramayan ve içeriği kabul edilmiş olan faturalara dayalı borcun likit ve muayyen olduğunu, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafın açıkça sözleşmeye aykırı davrandığını belirterek .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı tarafın asıl alacağının %40'ı oranında icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin Türkiye merkezli, uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösteren yüksek kapasiteli bir şirket olduğunu, davacı şirketin ihtiyaç duyulduğunda personel temini konusunda destek veren bir işletme olduklarını beyan ederek kendilerini tanıttığını, sonrasında dava dilekçesinde beyan edildiği gibi, davalı şirketin bu hizmetleri ile hiç ilgilenilmediğini, davalı şirket ile davacı şirket arasında hiç bir sözleşme olmamasına rağmen ve hiç bir hizmet sunmamalarına rağmen davalı şirkete hiç bir gerçekliği olmayan faturalar düzenlendiğini, asılsız faturaların ödenmesine ilişkin davalı ... temerrüde düşürme kastı ile ihtarname düzenlendiğini, akabinde icra takibine konu edildiğini, özet olarak, tamamen davacı tarafın yazmış olduğu senaryo ile Sayın yargılama makamını da aracı kullanarak haksız bir icra takibi başlatıldığını, sözleşmedeki imzaya itiraz ettiklerini, imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davalının böyle bir sözleşmeye imza atmasının mümkün olmadığını, imza atılmışsa dahi yetkili bir kişi tarafından atılmadığını, davaya konu olan ve İngilizce dilinde olan '”sözleşme” olarak dosyaya sunulan belgelerin, iki şirketin de Türk olması ve Türkiye’de imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, hükme esas alınamayacağını, varsa bir sözleşmenin söz konusu olabilmesi için Türkçe olmasının kanuni bir zorunluluk olduğunu, her 2 şirketin de Türk Ticaret Siciline kayıtlı şirketler olduğunu, bu yüzden sözleşme olarak dosyaya sunulan belge delil olarak dahi kullanılamayacağını, 805 sayılı İktisadî Müesseselerde Mecburî Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun'a aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle, en az iki Türk şirketi (yerel şirketler de dahil olmak üzere yabancı bir ana şirkete bağlı olanlar da) arasındaki sözleşmelerin Türkçe olarak hazırlanması ve imzalanması gerektiğini, eğer sözleşme yabancı bir dilde hazırlanıp yürürlüğe girmesi tercih edilirse, uyuşmazlık durumunda geçerli olacak Türkçe metnin de eklenmesi gerektiğini, davacının sunduğu Türkçe tercümenin ise kendisinin tercüme ettirdiği ve sözleşmenin eki olmayan bir tercüme olduğunu, davalı şirketin kendisine sunulduğu iddia edilen danışmanlık hizmetini fiili olarak hiçbir zaman almadığını, davacının bir danışmanlık şirketi olduğuna göre müvekkile somut bir danışmanlık hizmeti vermesi ve bunu ispatlamasının gerekli olduğunu, davacı şirketin “hangi olaylar ve vakalarla ilgili kim tarafından ne tür danışmanlık verildiğini, ne tür hizmet verdiğini ispatlayan tek bir delil sunmadığını, davacı şirketin davalı şirket yetkilisine hiçbir hizmet sunmadığını, afaki tutarlarda faturalar kestiğini, söz konusu faturaları dahi neye göre kestiğinin muamma olduğunu, neyin danışmanlığını yaptığını davacının ispatlaması gerektiğini, iade faturalarından ve davacının dava dilekçesinde 5 numaralı paragrafta belirttiği üzere e-fatura düzenlenmesinden davalı şirketin haberi olmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturaları öğrendiği andan itibaren de iade faturaları düzenlediğini, davacıya gönderdiğini, davacının iddiasındaki gibi başlangıç ücretine (retainer fee) ve diğer ücretlere hak kazanmadığını, davacıya mail göndererek aralarındaki bütün ilişkiyi de kestiğini, davalı şirketin davacıdan hiçbir hizmet almadığını, faturanın tek başına alacağın ispatı için yeterli olmadığını belirterek haksız olarak ikame edilen davanın reddine, haksız kazanç elde etmeye çalışan davacının takip tutarının %20’sinden aşağı o
lmamak üzere kötü niyet tazminatına, karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI :
Mahkememizin 18/12/2023 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ...; " Ben 10 yıldan beri davacı şirkette danışman ortak olarak çalışmaya devam ediyorum, şirketimiz istihdam danışmanlığı konusunda hizmet göstermektedir, biz davalı şirketin yetkilisi ...'la istihdam ihtiyaçları konusunda görüşme yaptık, beni ihtiyaçları konusunda bilgilendirdi, sonrasında kendilerine sözleşme taslağı gönderdik, sözleşme şartlarında anlaştık, imzalar atıldı, sözleşmeyi şirketlerin yetkilileri imzaladı, işe alım süreci başladı, biz davalı şirkette görevlendirilecek personeller konusunda aday arayışımızı başlattık, kısa listelerimizi davalı şirkete sunduk, bu aşamaya kadarki kısım için faturalandırma söz konusu olmuştur, faturalandırmamazı yaptık, sonraki süreçte davalı şirketten dönüş yapılmadı, bu süreçte maillerimiz kendilerine ulaştı okundu, hizmetimizi devam ettirmeye çalışırken davalı şirket tarafından dönüş yapılmadı, davalı şirket biz arayışımızı sonlandırdık şeklinde bilgilendirme yazısı gönderdiler, sonrasında da faturaların ödenmemesi sebebiyle dava süreci başladı, dedi beyanı okundu imzası alındı.
Davacı vekilinin talebine istinaden soruldu: Faturalara davalı tarafça itiraz edilmemiştir, sözleşme karşılıklı imzalandıktan sonra bir kopyası bizde kalmıştır, aslını da davalı tarafa gönderdik, sözleşmenin bizde PDF kopyası vardır dedi.
Davalı vekilinin talebine istinaden soruldu: Yapılan sözleşmenin İngilizce dilde yapıldığını biliyorum, sözleşmeler birebir Türkçe olarak yapılabilmekle birlikte ... Bey anlayabilmesi için sözleşme İngilizce olarak hazırlanmamıştır, Türkçe maddeleri de vardır, sözleşmede ayrıca ihtilaf halinde İstanbul Adliyelerinin yetkili olduğuna dair ibare de vardır, ben sözleşmeyi bizzat imzalandığını görmedim, sözleşmeyi şirket yetkilileri imzaladı. "şeklinde, ...; "Ben Mayıs 2022 tarihinden davalı şirkette Şubat 2023 tarihine kadar Finans sorumlusu olarak çalıştım, benim çalıştığım dönemde davacı şirketle ... Lojistik firması bir tane çok tecrübeli bir tane orta tecrübeli personel istihdamı konusunda sözleşme yapıldı, davacı şirket bu süreçte istihdam konusunda eleman arayışında olduğunu biliyorum, eleman alımı konusunda davalı şirket yetkilisi ... Beyle görüştüğümde CV lerin kendilerine ulaştığını değerlendirdiklerini ancak hangi adayın alınacağı konusunda karar vermediklerini, sürecin devam ettiğini, bana söyledi, bir süre sonra ... Bey ofise geldi, heyecanlı bir şekilde ... adayı bulduk, ben de yeni bir lojistikçi geleceği için çok sevindim, nasıl olduğunu sorduğumda davacı şirket olmadığını, başka bir kaynaktan bulduğunu söyledi, ben de bunun üzerine sözleşmemiz var diye hatırlatmada bulunduğumda bu senin işin değil gibisinden hatırlatmada bulundu, ofiste bu işlerinden ben anladığım için sözleşmeyi ... Bey'e bizzat ben imzalattım, görüntüsünü tarayıp davacı şirkete ben ilettim, sözleşme bir nüsha yapıldı, aslı ... firmasında kaldı diye biliyorum, ... Bey'le konuşmalarımı İngilizce yaptım, tam hatırlamamakla birlikte sözleşmeyi İngilizce ve Türkçe birlikte hazırlandığını hatırlıyorum, Ağustos sonunda aranan lojistikçi ... isminde personel başladı, ekim ayı ortalarında da ... lojistik firmasından 10.500,00 TL 'lik bir hizmet faturası geldi, ben işim gereği bu faturanın niye alındığını sorduğumda, ...'nin işe alınması ile ilgili komisyon ücreti olduğu söylendi, ... Bey davacı şirketin aramalarına cevap vermediğinde ... Bey benimle iletişim kurardı, ben de hatırlatırdım, o da tamam derdi, bununla ilgili Whatsapp yazışmaları da mevcuttur. " şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davacı vekili tarafından sunulan elektronik kopya yeminli tercümelerin fiziki ve ıslak imzalı asılları, davalı şirket firma bilgileri, sicil kayıtları, davalı vekili tarafından sunulan defter-i kebir, envanter ve yevmiye defterleri, davacı şirkete ait 2024 yılı BA- BS formları, davalı şirketin 2022, 2023 BA- BS formları, kurum ve kuruluşlardan bir takım evrak asılları dosyamız içerisine alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 160.137,96 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 29/09/2023 tarihli ara kararı ile davalı vekiline davaya konu sözleşme aslını sunması için iki hafta kesin süre verildiği, davalı şirketin temsile yetkili şahıslarının mahkememiz kaleminde imza incelemesi yapılmak üzere hazır edilmesinin ihtar edildiği ancak davalı tarafça sözleşmenin sunulmadığı, davalı şirket yetkililerinin de Mahkememiz kaleminde hazır edilmediği anlaşılmıştır.
Dosya Mali Müşavir, Sektör Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 10/08/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının TTK. m. 64,65 VUK. m. 229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı, takdirin Mahkememize ait olduğu, davalı şirket yetkilisinin yurt dışında olması sebebiyle fiziki imkansızlıklar nedeniyle ticari defter ve kayıtlarını sunamadığına ilişkin 14/04/2024 tarihli beyan dilekçesi sunmuş olduğu, takdirinin Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafça davalı aleyhine 06/09/2022 tarihinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı yanın itirazı üzerine takibin durduğu, dava konusu iki adet faturanın davacı şirketin defterlerinde 3501 ve 3507 yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğu, davacı yanın ticari defterlerine göre takip ve dava tarihi itibariyle davacı davalıdan 159.300,00 TL alacaklı olduğu, Türk ticaret siciline tescilli / Türk tabiyetini haiz davacı ve davalı şirket arasında akdedildiği ileri sürülen ve dava dosyasına sunulmuş 04.07.2022 tarihli istihdam danışmanlığı sözleşmesinin İngilizce dilinde düzenlenmesi nedeniyle geçersizliğinin söz konusu olacağı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacı yan lehine olan sözleşme hükümlerinin uygulanamayacağı, Mahkemece, davalı yanın fesih bildirimine kadar, davacı yanca hizmet verildiğinin kabulü halinde, bu hizmet karşılığı davacı yan lehine hesaplanabilecek hizmet ücreti tutarının 2022 yılı Temmuz ayı itibarı ile rayiç değerinin yaklaşık 151.200,00.-TL olarak hesaplanarak değerlendirilebileceği, dolayısıyla davacı yanın T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında talep edebileceği alacak tutarının 151.200,00.- TL olabileceği, davalı şirketin temerrüdüne yönelik herhangi bir ihtarnamenin dava dosyasında mevcut olmaması nedeniyle T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında işlemiş faiz talep edilemeyeceği, davalı yanın temerrüdünün ancak T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının açıldığı tarih olan 06.09.2022 tarihinden itibaren başlayabileceği, dolayısıyla davacı alacaklı lehine takdir olunacak asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesine göre avans faiz oranı işletilebileceği, yanların icra inkar tazminatı taleplerinin Mahkemenin takdirinde olacağı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 26/02/2025 tarihli ek raporda; davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği, HMK.m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı, takdirin Mahkemeye ait olduğu, davacı yönünden BA/BS Formlarının beyan durumunun davacı tarafından davalıya kesilen 2 adet faturanın FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edilmediği tespit edildiği, davalı tarafından davacıya kesilen 1 adet faturanın FORM BA (Mal ve Hizmet Alışların İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiğinin tespit edildiği, davalı yönünden BA/BS Formlarının beyan durumunun davacı tarafından davalıya kesilen 2 adet faturanın FORM BA (Mal ve Hizmet Alışların İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiğinin tespit edildiği, davalı tarafından davacıya kesilen 1 adet faturanın FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiğinin tespit edildiği, davalı ...’nin Ticari defterlerine göre; dava konusu iki adet faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde 484 ve 487 fiş numarasıyla kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından davacı yana 26/08/2022-... numaralı fatura ile 159.300,00 TL’lik iade faturası düzenlendiği davalı şirket nezdindeki davacı cari hesabın kapandığı, bakiyenin sıfır olduğu borç alacak olmadığının tespit edildiği, ancak davalı şirket tarafından tanzim edilen İADE FATURASI davacı şirketin yevmiye defterinde kayıtlı olmadığı bundan dolayı davacı şirket kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketten 159.300,00 TL alacaklı göründüğü, zira iade faturasının davacı şirket tarafından vergi dairesine BA Formu ile beyan edilmiş ancak muhasebe kayıtlarına alınmadığını, tek düzen ve muhasebe ilkelerine göre muhasebe kayıtlarına alınan her fatura vergi dairesine beyan edilir, beyan edilmeyen fatura da muhasebe kayıtlarına alınmadığını, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere iade faturasının davacı yanca kabul edildiğinin’ mahkemece kabul edilmesi halinde, celp edilen vergi dairesi BA – BS Formalarına göre taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, düzenlenen faturalarla ve iade faturalarınla cari hesap bakiyesinin kapandığı, taraflar arasında borç – alacak olmadığı bakiyenin sıfırlandığının değerlendirildiğini, salt taraflar arasında uzlaşmazlığa yol açan hizmetin verilip verilmediğine yönelik olarak; dosyadaki belgeler, e-posta yazışmaları, tanık beyanları ve mali inceleme sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında istihdam danışmanlık hizmetine ilişkin bir sürecin işletildiğinin görüldüğünü, kök raporda da beyan edildiği üzere, davacı şirketin, dosyaya sunulu sözleşmeye dayalı olarak belirlenen pozisyonlar için aday yönlendirdiği, aday bilgilerinin e-posta ile davalı şirkete iletildiği, bu süreçte davalı şirket yetkilisinin yönlendirmelerinin olduğu, faturalandırma aşamasına kadar taraflar arasında iletişimin devam ettiği ve hizmetin belirli bir aşamaya kadar sağlandığı, davalı şirketin sözleşmenin feshi yönünde bildirimde bulunduğu, ancak bu bildirimin içinde hizmetin hiç alınmadığına dair bir gerekçe sunulduğu, Tanık beyanlarında ise aday yönlendirme ve mülakat süreçlerinin gerçekleştiği, davalı şirketin ilgili pozisyona başka bir kaynaktan personel aldığının ifade edildiği tespit edilmekle, sunulan belgeler ve beyanlar değerlendirildiğinde, hizmetin belirli bir aşamaya kadar sağlandığı teknik tespit ve kanaatine varıldığı, hizmetin kapsamı ve davalının bu hizmetten ne ölçüde yararlandığı ve oluşturduğu ticari sorumlulukların tüm hukuki değerlendirme takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, ancak takdiri Mahkemeye ait olmak üzere davacının alacağının kabul edilmesi halinde Rayiç piyasa değerleri üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve hesaplama neticesinde; davacı şirketin T.C. .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında talep edebileceği alacak tutarının 151.200,00.-TL olarak değerlendirilebileceği, faiz ve asıl alacak hesaplamışı 151.200,00 TL üzerinden yapılacağını, temerrüt ve işlemiş faiz yönünden değerlendirmede davacı taraf alacağını tahsil etmek için davalı tarafa takip tarihine kadar T.C. ... 31. Noterliğinin 25.08.2022 tarihli ve ... Yevmiye No’ lu İhtarnamesiyle borcun iş bu ihtarnamenin tebellüğünden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesini ihtar ettiğini, ihtarnamenin 26.08.2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, davacının davalıdan 151.200,00 TL asıl alacak ve 488,81 TL faiz alacağı olabileceği belirtilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava konusu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından, davalı şirkete verildiği ileri sürülen istihdam danışmanlığı hizmetinden dolayı yanlar arasında akdedildiği belirtilen yazılı sözleşmeye dayalı olarak davacı şirketçe düzenlenmiş / ancak davalı şirketçe de iade edilmiş faturalara dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasında düzenlenen 04/07/2022 tarihli İsdihdam Danışmanlığı Sözleşmesi incelendiğinde; buna göre sözleşmenin tarih detayı bulunan kısmında davalı şirket kaşesi ile birlikte ıslak imza bulunduğu, davalı şirket imza tarihinin 04.07.2022 olarak kaydedildiği, diğer yanda davacı şirketin kaşesi, ıslak imza ve 05.07.2022 tarih kaydının bulunduğu, sözleşmenin taraf detaylarını içeren kısmında davalı şirket adına sözleşmeyi imzalayan kişi kısmında ... ... adı bulunmakla birlikte parantez içindeki ibarenin Türkçe tam çevirisine göre “Müşterinin imza sirkülerinde tanınan yetki yoluyla” şeklinde olduğu, sözleşmenin tümü bakımından İnsan Kaynakları alanında istihdam bürosu kimliği ile hizmet veren şirketlerin genel olarak müşterileri ile akdettikleri sözleşme metinleri ile benzer olduğu, davalı şirketin imza tarihinden yine istihdam şirketlerindeki genel teamüller doğrultusunda önce müşterinin sözleşme onayı alındıktan sonra davacı şirketçe (05.07.2022) kaşeli imza onayı verildiği, işbu sözleşme özelinde müşteri yetkilisinin özel olarak belirlendiği ve şirket kaşe imzasının bulunduğu ayrı bir şablon daha bulunduğu, sözleşmedeki toplam 3 adet kaşe ve davalı yan ıslak imzalarının aynı olduğu, buradan incelenen sözleşmenin istihdam büroları ile hizmet alan şirketler arasında imza edilen standart sözleşmelerden olduğu, hizmetin alım sürecini ve ödemelerle ilgili detayları içerdiği, davacı şirketin istihdam hizmeti için akdettiği iddiasında bulunduğu işbu sözleşme sektörde kullanılan standart ve hizmet detaylarını içeren niteliğe sahip olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili sözleşmesinin yabancı dilde düzenlenmiş olması nedeniyle İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında 805 sayılı Yasanın 1. maddesine dayanmakta, davaya konu olan ve İngilizce dilinde olan '”sözleşme” olarak dosyaya sunulan belgelerin, iki şirketin de Türk olması ve Türkiye’de imzalanması nedeniyle geçersiz olduğunu, hükme esas alınamayacağını savunmaktadır.
Dava dosyası içeriğinden, davacı ve davalı şirketin, Türk Ticaret Siciline tescil edilmiş, Türk tabiyetinde, Türk şirketleri olduğu, davacı ya da davalı şirketin yabancı şirket vasfını haiz olmadığı anlaşılmaktadır.
805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 1.maddesi; "Türk tabiiyetindeki her nevi şirket ve müesseseler,Türkiye dahilindeki her nevi muamele, mukavele, muhabere, hesap ve defterlerini Türkçe tutmağa mecburdurlar.", 2.maddesinde; "...Şirket ve müesseseler için bu mecburiyet Türk müessesatı ile ve Türkiye tebaasından olan efrat ile muhabere, muamele ve temaslarına ve devair ve memurini Devletten birine ibraz mecburiyetinde bulundukları evrak ve defterlerine hasredilmiştir.", 3.maddesinde; "İkinci maddede mezkür şirket ve müesseseler muamelatında Türkçeden başka bir lisanı dahi ilaveten kullanabilirlerse de asıl olan Türkçe olup mesul imzaların Türkçe metin zirine vaz'ı mecburidir. Bu memnuiyete rağmen imza diğer lisanla yazılmış kısım veya nüshanın altına mevzu olsa dahi Türkçesi muteberdir.", 4.maddesinde; "Bu kanunun mevkii meriyete vaz'ından sonra birinci ve ikinci maddeler ahkamına muhalif olarak tanzim kılınmış olan evrak ve vesaik şirket ve müesseseler lehine nazarı itibara alınmaz.
" hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/12/2016 tarihli, 2015/11036 E. 2016/9260 K. sayılı ilamı; "...her ne kadar Türk Tabiyetinde olmalarına rağmen taraflar arasındaki davaya dayanak yapılan sözleşmenin İngilizce düzenlendiği, bu durumun 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 1 ve 4. maddeleri uyarınca emredici yasa hükmüne aykırı olduğu, bu bağlamda sözleşmenin geçersiz olduğuna ilişkin mahkemenin kabulü ilkesel olarak doğru ise de, taraflar arasında sözleşme çerçevesinde sunulan bir takım hizmetler karşılığı ödemenin de yapılmış olmasına nazaran, salt sözleşmenin İngilizce düzenlenmesinin, davacının sözleşme karşılığı davalıya vermiş olduğu hizmet bedellerini istemeye engel teşkil etmeyeceğinin kabulü gerekir..." şeklindedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, İngilizce düzenlenmiş olması nedeniyle 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkındaki Kanun'un 1 ve 4. maddeleri uyarınca emredici yasa hükmüne aykırıdır. Ancak sözleşme kapsamında hizmet verilmesi halinde ise; salt sözleşmenin İngilizce düzenlenmesi hizmet bedellerini istemeye engel teşkil etmeyecektir. Somut olay değerlendirildiğinde;Yapılan mali incelemede dava konusu iki adet faturanın davalı şirketin defterlerinde 484 ve 487 fiş numarasıyla kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından davacı yana 26/08/2022-... numaralı fatura ile 159.300,00 TL’lik iade faturası düzenlendiği davalı şirket nezdindeki davacı cari hesabın
kapandığı, bakiyenin sıfır olduğu borç alacak olmadığı tespit edilmiş olup, dosyadaki belgeler, e-posta yazışmaları, tanık beyanları ve mali inceleme sonuçları birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında istihdam danışmanlık hizmetine ilişkin bir sürecin işletildiği, davacı şirketin, dosyaya sunulu sözleşmeye dayalı olarak belirlenen pozisyonlar için aday yönlendirdiği, aday bilgilerinin e-posta ile davalı şirkete iletildiği, bu süreçte bizzat davalı şirket yetkilisininyönlendirmelerinin olduğunun anlaşıldığı, faturalandırma aşamasına kadar taraflar arasında iletişimin devam ettiği ve hizmetin belirli bir aşamaya kadar sağlandığı, davalı şirketin sözleşmenin feshi yönünde bildirimde bulunduğu, ancak bu bildirimin içinde hizmetin hiç alınmadığına dair bir gerekçe sunulduğu, tanık beyanlarında ve taraflar arasındaki e-posta yazışmalarının içeriği incelendiğinde ise aday yönlendirme ve mülakat süreçlerinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı davalı şirketin ilgili pozisyona başka bir kaynaktan personel aldığının ifade edildiği tespit edilmekle, sunulan belgeler ve beyanlar değerlendirildiğinde, hizmetin belirli bir aşamaya kadar sağlandığı teknik tespit ve kanaatine
varılmıştır. Dosya kapsamında "Baş İşletme Görevlisi" ve "Loijstik Şefi" pozisyonunda çalışan personellere Temmuz/2022 itibariyle alabileceği aylık ücretin çalıştığı döneme ait maaş bordrosunda belirtilen miktar kadar olabileceği yine piyasa şartlarına göre işe alınacak personelin bir yıllık brüt ücretinin % 18'i karşılığı toplam danışmanlık/hizmet ücreti ödeneceği somut olayda davacı yan çalışmasının piyasa koşullarına göre üç parçaya bölünecek hizmet ücretinin (mülakat aşamasına gelindiği dikkate alınarak) 2/3'ne (üçte ikisine) karşılık gelebileceği dikkate alınarak bu yönden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara itibar edilerek sonuca gidilmiş ve neticeten davacı şirketin .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında talep edebileceği alacak tutarının 151.200,00.-TL olarak değerlendirilebileceği, temerrüt ve işlemiş faiz yönünden yapılan değerlendirmede davacı taraf alacağını tahsil etmek için davalı tarafa takip tarihine kadar ... 31. Noterliğinin 25.08.2022 tarihli ve ... Yevmiye No’ lu İhtarnamesiyle borcun iş bu ihtarnamenin tebellüğünden itibaren 3 (üç) iş günü içerisinde ödenmesini ihtar ettiğini, ihtarnamenin 26.08.2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, davacının davalıdan 151.200,00 TL asıl alacak ve 488,81 TL faiz alacağı olabileceği tespit edilmiş olup, Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile,....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 151.200,00-TL asıl alacak ve 488,81-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 151.688,81-TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-)....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 151.200,00-TL asıl alacak ve 488,81-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 151.688,81-TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacak tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-)Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.361,86-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.934,07-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.427,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 8.449,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan; 1.934,07-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davacı tarafından yapılan; 10.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 674,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.174,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.584,44-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-)Davalı tarafından yapılan; 1.500,00 TL bilirkişi ücreti masrafının kabul red oranı dikkate alınarak 79,14 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 2.955,38 TL'sinin davalıdan, 164,62 TL'sinin davacıdan tahsiliyle hazine adına gelir kaydına,
10-)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.02/06/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır