T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2023/250 Esas
KARAR NO: 2023/907
HAKİM:... ...
KATİP:... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:Av. ... -...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ:Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 30/03/2022
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, davanın önce .... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği ve yukarıdaki esasa kaydedildiği görülmüştür.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine .... Esas sayılı dosyasında Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını ve kesinleştiğini, sonrasında icra dosyasının 16 yıl takip edilmeyerek işlemden kaldırıldığını, 30/11/2021 tarihinde alacaklı vekilinin talebi ile yenilenerek .... esasını aldığını, takibin dayanağının 20/04/2005 tarihli çek olduğunu, takibin dayanağı çekin keşide tarihi 20/05/2005 tarihi olup ibraz zaman aşımı süresini 3 yıla çıkaran değişikliğin yürürlük tarihi olan 03/02/2012 tarihinden önce dolduğundan 6 aylık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, icra dosyasında 27/09/2013 tarihinde takip edilmediğinden dosya kapama işleminin gerçekleştirildiğini, (yenileme emrinin tebliğinin borçluya itiraz hakkı vermediğini, kesinleşen takibe devam edildiğini) ... yardımcısı tarafından 27/09/2013 tarihinden sonra dosya takip edilmediğinden dosya kapama ile ilgili işlem gerçekleştirildiği günden sonraki gün başlamak üzere alacağın 28/03/2014 tarihinde zaman aşımına uğradığını, bu nedenle eldeki dosyada Kombiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu ile başlatılan takibin yenilenerek sürdürülmesinin mümkün olmadığını, ...'nün alacağın dayanağı çekin zaman aşımına uğrayarak çek vasfını yitirdiğini re'sen incelemekle mükellef olduğunu, dolayısıyla yenileme emrine konu çek zaman aşımına uğradığından dosyasının Kombiyo Senetlerine Mahsus Haciz yolu ile yenilenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin çekin keşidecisi olmadığını, alacaklının çekin kombiyo hukuku dışındaki temel ilişkiden kaynaklı talebini de ancak keşideciye karşı öne sürebileceğini, tüm bu taleplerle .... Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulüne karar verildiğini, bundan sonra müvekkilinden cebri irca yolu ile alınan bedellerin tahsili amacıyla ....Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından başlatılan istirdat talepli icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürüp itirazın iptaline, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava ticari iş niteliğinde olduğundan (çekten kaynaklandığından davaya bakmakta görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, zaman aşımına uğramış borcun ödendiği takdirde geri istenmeyeceğini, BK'nun 78/2 maddesi gereğince zamanaşımına uğramış borç ödendiği takdirde geri istenemeyeceği, sebepsiz zenginleşme veya istirdat davasına konu olamayacağını, .... Esas sayılı kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmediğin ve .... Esas sayılı dosyasının istinaf edilmiş olduğundan ortada icra dosyasının ya da icra dosyasına konu çekin zaman aşımına uğradığına dair kesin hüküm bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, icra tehdidi altında ödenen çek bedelinin istirdatı için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali isteği ilişkindir.
Dava önce Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış, ancak ... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasa kaydedilmiştir.
Tarafların talepleri doğrultusunda deliler toplanmıştır. .... Esas sayılı dosyası, ... Esas sayılı dosyası, .... Esas sayılı dosyaları getirtilmiş, yazılan müzekkere cevapları dosya içerisine alınmıştır.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... tarafından ... İnş.Mad.San.Tic.Ltd.Şt. Ve ... ve Mob.İm.İnş.Taah.San.ve Tic. Ltd. Şt. Ve ... aleyhine 06/10/2005 tarihinde 20/04/2005 tarihli 16.000,00-TL bedelli çek dayanak gösterilerek başlatılan Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla yapılan takipte davacıya .... nolu ödeme emrinin 06/11/2007 tarihinde tebliğ edildiği, takipte süreyi kesen en son işlemin 27/06/2012 olup, 1 yılı aşkın süredir dosyada işlem yapılmadığından 27/09/2013 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 30/11/2021 tarihinde alacaklı vekilince dosyanın yenilenmesi talebi üzerine dosyanın .... esasını aldığı ve davacının icra dosyasına ve ... Esas sayılı dosyasındaki kararına istinaden 15/02/2022 tarihinde icra dosyasına 19.995,00-TL ve 38,11-TL ile 11/03/2022 tarihinde 515,65-TL olmak üzere toplam 20.548,76-TL yatırıldığı anlaşılmaktadır.
.... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 18/03/2022'de açılan ilamsız icra takibinde; 20.548,76 TL asıl alacak, 15,20-TL işleyecek faiz olmak üzere toplam 20.563,96 TL istendiği, ödeme emrinin davalı tarafa 24/03/2022 tarihinde tebliği edildiği, davalı tarafın borca, faize ve ferilerine 28/03/2022'de itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
.... sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine icra takibine itiraz davası açıldığı, şikayetin kabulü ile .... Esas sayılı dosyanın davacı borçlu açısından İcra İflas Kanunu'nun 71/son yollamasıyla 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına, davacı aleyhine işlenen hacizlerin fekkine karar verildiği, davalı alacaklının istinafı üzerine ... sayılı ilamı ile istinaf talebinin kısmen kabulü ile; şikayetin kısmen kabulüne, ... sayılı kararının kaldırılmasına ve .... Esas sayılı dosyada şikayetçi borçlu yönünden İİK 71/son maddesi yollamasıyla 33/a maddesi gereğince icranın zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına, hacizlerin kaldırılması isteminin bu aşamada reddine kesin olarak karar verildiği" ilamın taraflara tebliğ edildiği, davalının ilamın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açmadığı görülmüştür.
İcra takibinin başladığı tarihte yürürlükte olan mülga TTK m. 726 ve 730 yollaması ile 661, 662, 603 ve TTK m. 690 uyarınca bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun 662 maddesinde zamanaşımını kesen sürelerin dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbarı ve alacağın iflas masasına bildirilmesi ile sınırlı olduğu, bunun aynı tarihte yürürlükte olan mülga B.K. 133 maddesine göre daha özel nitelikte olduğu 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihine kadar 6 aylık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe ilişkin ortak hükümlerine düzenlendiği, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 170/b maddesinde, 61. maddenin 2, 3, 4 ve 5. fıkraları ile 62 ilâ 72. maddelerinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe ilişkin hükümlere aykırı olmadıkça, bu yolla yapılan takipler hakkında da uygulanacağı; bu yollama nedeniyle bu yolla takipte uygulama alanı bulunan 71. maddesinde de, borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonra borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürmesi halinde, 33/a maddesi hükmünün kıyasen uygulanacağı ifade edilmiştir.
2004 sayılı İİK m. 33/a hükmünde; "İlamın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verebilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kambiyo Senetleri için başlatılan icra takibinde 2004 sayılı İİK m. 169/a'da benzer düzenleme yapılmıştır. İİK m. 169'da yapılan düzenleme uyarınca, kambiyo senetlerine ilişkin takip usulünde borçlu, borçlu olmadığı veya borcun intifa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazının sebepleri ile birlikte 5 gün içerisinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek merciden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı kendisine ihtar olunur. İİK m. 169/a'nın 4. Fıkrasında yapılan düzenleme uyarınca, merci hakimi borçlunun zamanaşımı itirazını, alacaklının ibraz ettiği kambiyo senedindeki tarihe göre haklı görür ve alacaklı da zamanaşımı kesildiğini veya tatil edildiğini veya resmi imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat edemezse itirazın kabulüne, aksi halde reddine karar verir.
Yukarıda yapılan düzenlemelerden açıkça anlaşıldığı üzere, alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat etmek üzere 7 gün içerisinde genel hükümlere göre dava açabilir. Aksi halde, icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm oluşturur. İİK m. 33/son fıkra hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlu İİK m. 72 uyarınca istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini isteme hakkına sahiptir.
Öte yandan; Kambiyo senetlerinde sebepsiz zenginleşmeye ilişkin özel düzenleme poliçe hükümleri arasındaki 732. maddede yer almakta olup, çek yönünden ise TTK 818/1-m hükmü, çekte sebepsiz zenginleşmeye ilişkin olarak TTK’nın 732. maddesine yollama yapmaktadır.
Kambiyo senedinin düzenlendiği hallerde, taraflar arasında kural olarak iki ayrı borç ilişkisi meydana gelmektedir. Bu durumda hem kambiyo münasebetine hem de asıl borç ilişkisine dayalı olarak talepte bulunulabilecek olup, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması nedeniyle düştüğü (TTK m. 730) veya zamanaşımına uğradığı (TTK m. 749) hallerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu nedenle malvarlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hâmile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır. Bu anlamda TTK’nın 732. maddesinde işaret olunan zenginleşme aslında Kanun’un bir hükmüne dayanmakta olup, ispat yükü bakımından TTK’nın 732. maddesinin 4. fıkrasında açıkça ispat külfetinin sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle keşideci, sebepsiz zenginleşmediğini ya da senet bedelini cirantalardan birine veya hâmile ödediğine ilişkin bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zamanaşımı süresi ise, müracaat hakkının TTK’nın 730. maddesine göre düştüğü veya borçlunun 749. (çekte m. 814) maddesine göre zamanaşımı defini dermeyan edebilme hakkının doğduğu tarihten başlayarak 1 yıldır (TTK m. 732/4).
Sebepsiz zenginleşme talebi hukuki nitelikçe, poliçeden doğan hakkın, bunun korunması ve/veya kullanılması için gereken işlemlerin yapılmaması sebebiyle düştüğü (eTTK m.642) veya zamanaşımına uğradığı (eTTK m.661) hâllerde, senet borçlusu nezdinde oluşan sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak, poliçe alacağını elde edemeyen ve bu sebeple mal varlığında hakkaniyete aykırı bir değer kaybı oluşan hamile, yine poliçe hukuku tarafından tanınmış olan yeni bir haktır.
Sebepsiz zenginleşme talebinde bulunulabilmesi için, hamilin müracaat hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğramasından dolayı bir zararının ortaya çıkmış olması gerekir. Zararın mevcudiyeti, sebepsiz zenginleşme talebinin kabul şartıdır. Zararın varlığının kabulü için, hamile ait ve tahsili mümkün olan bir alacak hakkının düşmesi veya zamanaşımına uğraması sonucu borçlu nezdinde oluşan zenginleşmenin, bundan başka bir sebebinin bulunmaması, yani sebepsiz olması yeterlidir (....).
TTK m.644'e istinaden açılan davalarda ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini veya senet bedelini cirantalardan birine veya hamile ödediğini savunan keşideciye aittir. Diğer bir deyişle keşideci, ancak bu ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde sorumluluktan kurtulabilir. Zira, hamilden temel ilişkiyi ve bu temel ilişkiden ötürü keşidecinin bir borcunun bulunmadığını ispat etmesi beklenemez. Bu sebeple keşidecinin, sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığını ispat etmesi gerekir. (bkz. ... sayılı 13.6.2018 tarihli ilamı)
Zamanaşımına uğramış kıymetli evrak nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilir ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde böyle bir kıymetli evraka yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın her türlü delille ispatı mümkün hale gelir. Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise 6762 s. TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanılarak alacak talebinde bulunulabilir. Böyle bir durumda ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan keşidecidedir. Başka bir anlatımla keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı çekte keşideci olmayıp ciranta olup davalı ise yetkili hamil konumundadır. Görüldüğü gibi arada lehdarın cirosu bulunduğundan taraflar arasında temel hukuki ilişki yoktur. Hal böyle olunca uyuşmazlığın 6762 s. TTK’nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değerlendirilip çözümlenmesi gerekir.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, takip dayanığı çekler, ... mahkemesinin icranın geri bırakılmasına ilişkin kararı, emsal ... kararları ve tüm dosya içeriğine göre; davalı tarafından 20/04/2005 keşide tarihli 16.000,00-TL bedelli keşidecisinin ... İnş.Mad.Nak.San.Tic.Ltd.Şt. Lehdarının ... Ltd.Şt., cirantanın eldeki dosyanın davacısı ..., takip alacaklısının eldeki davanın davalısı ... olduğu çeke dayalı olarak Kambiyo Senetlerine Özgü 06/102005 tarihinde takip başlatıldığı, davacıya ödeme emrinin 06/11/2007 tarihinde tebliğ edildiği, takipte süreyi kesen en son işlemin 27/06/2012 tarihinde yapılması nedeniyle 27/09/2013 tarihinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 30/11/2021 tarihinde alacaklı vekilince dosyanın yenilenmesi talebi üzerine dosyanın .... esasını aldığı ve davacının icra tehdidi altında icra dosyasına 15/02/2022 tarihinde 19.995,00-TL ve 38,11-TL ile 11/03/2022 tarihinde 515,65-TL olmak üzere toplam 20.548,76-TL yatırdığı ve 01/02/2022 tarihinde .... Esas sayılı dosyada icra takibine itiraz davasını açtığı; ... Mahkemesinin şikayetin kabulü ile, çekin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına ve hacizlerin fekkine karar verildiği, davalının istinaf etmesi üzerine .... dairesince icranın geri bırakılması kararının benimsendiği fakat hacizlerin fekki yönünden kararın kaldırılarak hükmün yeniden kurulduğu, icra dosyasında son işlem tarihi 27/06/2012 olup çekin zamanaşımına uğradığı, icra dosyasının yenilendiği 30/11/2021 tarihine kadar başkaca hiçbir işlem yapılmadığı, yine çekin kambiyo senedini kaybettiği kabul edilerek sebepsiz zenginleşme hukuki nitelendirmesi kapsamında temel ilişkiye inilse bile taralar arasında temel ilişki bulunmadığı, ayrıca davalının sebepsiz zenginleşme ve genel zamanaşımı sürelerini de kaçırmış olduğu gözetilerek davacının ödediği bedelin istirdatı için açılan .... E.sayılı dosyaya davalının yaptığı itirazın haklı olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, takibin takip şartlarıyla devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-.... Esas sayılı dosyada itirazın iptali ile takibin, takip şartları ile devamına
Alacak likit olmadığından İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken toplam 1.404,72-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 248,37-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.156,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17,900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL başvuru harcı, 248,37 TL peşin harcı, 85,50 TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 414,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.ı.27/12/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı