T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/29 Esas
KARAR NO : 2025/1004
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29/12/2018
KARAR TARİHİ : 22/12/2025
Mahkememizin 2018/1188 Esas, 2020/410 Karar, 13/07/2020 tarihli kararı, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar, 14/12/2022 tarihli ilamlı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şti.nin davacı kooperatifin sigortalısı olup, davalıya ait ... plaka nolu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalıya ait araç 20.06.2016 tarihinde ... sevk ve idaresinde iken, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan kaza sonrasında davacı kooperatifin, araç içinde yolcu olarak bulunan ...'e tazminat bedeli olarak 62.000,00 TL ödediğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı incelendiğinde, sigortalıya ait aracı kullanan ...'ın firar ederek olay yerini terk ettiğini, şahsa ödenen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine de davalı tarafından haksız olarak borca itiraz edildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu belirterek davalının ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iki yıllık zamanaşımı süresini geçirdiğini, davacı kooperatifin, sigortalıya ait aracı kullanan ...'ın firar ederek olay yerini terk ettiğinden bahisle davalı şirkete rücu ettiğini, ...'ın firar ederek olay yerini terk ettiği hususunun hatalı olduğunu, olay yerini terkin söz konusu olmadığını, rücuya dayanak sebep bulunmadığını belirterek haksız açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Somut olayda, 25.06.2016 günü davacı tarafa sigortalı, davalının maliki olduğu ... plaka sayılı aracın meydana gelen maddi ve yaralamalı hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortacı tarafından 3. kişiye ödenen tazminatın kendi sigortalısından tahsili talepli icra takibine itiraz üzerine itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizin...Esas, ...Karar, 13/07/2020 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar, 14/12/2022 tarihli ilamlı ile; "Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. "denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile bozma öncesi rapor sunan bilirkişi heyetine Aktüer bilirkişide eklenerek dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 12/09/2023 tarihli raporda; bilirkişi ... tarafından hazırlanarak sunulan 19.02.2020 tarihli raporda ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edilmiş olduğu, bilirkişi ... tarafından hazırlanarak sunulan 19.02.2020 tarihli raporda; 01.06.2015 tarihli Genel Şartlar kriterlerinin işbu davaya uygulanmasına ve olay yerinden ayrılmada zorunlu bir hal olmadığına karar verilmesi halinde davacının rücu hakkından bahsedilebileceği, aksi halde kazaya neden olan aracın belirlenmiş olması ve zararın tespit edilebilmiş olması ve ehliyetname bulunmadığı ya da alkollü (dosyada alkol raporu ve nörolog bilirkişi görüşü bulunmamaktadır) araç kullanıldığına dair somut belge bulunmaması bakımından rücu hakkından bahsedilebileceğinin mütalaa edildiği, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay’ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, tazminat hesabında yasal asgari ücretin esas alındığı, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası alacak kalemlerinin Asıl alacak tutarının 62.000,00 TL, İşlemiş faiz alacağının + 5.411,84 TL olmak üzere talep edilen toplam alacağın 67.411,84 TL olarak hesaplandığı, davacının takip talebinde asıl alacağın; asıl alacak tutarının 62.000,00 TL, işlemiş faiz alacağının + 5.335,40 TL olmak üzere talep edilen toplam alacağın 67.335,40 TL olarak talep edildiği, davacının rücu hakkının bulnudğuna karar verilmesi halinde taleple bağlılık ilkesi ve düzenlemesi gereğince davalıdan toplam 67.335,40 TL talepte bulunabileceği belirtilmiştir.
Davalı şirkete ait ... plaka sayılı aracın 20.06.2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde iken meydana gelen kaza olayı nedeni ile araçta yolcu olarak bulunan ...'ün maluliyet oranının tespiti için ilgiliye ait tedavi evrakları celp edilerek dosya ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen ...5 tarih, ... sayılı raporda; "Mevcut belgelere göre ... kızı 01.02.1959 doğumlu ...’ün 21.05.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen 12/09/2025 tarihli ek raporda; dava dışı kazalı ...’ün 4 aylık geçici iş göremezlik zararının 4.709,84 TL olduğu, davacının rücu hakkının bulunduğuna karar verilmesi halinde, iş bu dava dosyası kapsamında alınmış olan kusur ve maluliyet raporları doğrultusunda kazalı ...’ün gerçek zararının 4.709,84 TL olduğundan, rücuan bu tutarda talepte bulunabileceği belirtilmiştir.
SGK'ya yazılan müzekkere cevabında dava dışı ...'ün 20/06/2016 tarihli trafik kazasına istinaden herhangi bir iş göremezlik ödemesi ve iş kazası kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, BAM karar ilamı, ATK, bilirkişi ek ve kök raporları ve toplanan deliller uyarınca;
Her ne kadar davalı vekili tarafından zaman aşımı definde bulunulmuş ise de davaya konu edilen ödemenin 25/08/2017 tarihinde yapılması, davaya dayanak takibin ise 08/08/2018 tarihinde başlatılmış olmasından dolayı 6098 Sayılı TBK.nun 73/1 maddesi gereğince iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmamış olmasından dolayı davalı vekilinin zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir.
Yine KTK. 110.madde uyarınca (motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir) davalı tarafın icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının da reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Taraflar arasında 04.09.2015-2016 vade tarihli ZMMS poliçesi düzenlendiği görülmüştür. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS genel şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." şekilinde düzenlenmiştir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin 20/05/2016 tarihli kaza tespit tutanağında sürücünün firar ettiğinin belirtildiği, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün ... sayılı tahkikat evrakına göre sürücü ...'ın 23/05/2016 tarihinde temin edilerek ifadesinin alındığının, yolcu ...'nin susma hakkını kullandığının belirtildiği görülmektedir.
Araç sürücüsü olarak 23/05/2016 tarihinde ifadesi alınan ... ifadesinde özetle olay yerinden kaçmadığını, ambulansı aradığını, kendisini iyi hissettiği için muayene olmadığını, yürüyerek hastaneye gittiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın % 100 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edilmiş olduğu, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun ...tarih ve ... sayılı raporu ile 21.05.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut özürlülük oranın % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayacağı, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının mütalaa edildiği, dava dışı kazalı ...’ün 4 aylık geçici iş göremezlik zararının 4.709,84 TL olduğu, dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı bu nedenle rücu koşullarının somut olayda oluştuğu değerlendirilerek iş bu dava dosyası kapsamında alınmış olan kusur ve maluliyet raporları doğrultusunda kazalı ...’ün gerçek zararının 4.709,84 TL olduğundan, rücuan bu tutarda talepte bulunabileceği tespit edilmiş olup Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile,
... 7.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 4.709,84-TL asıl alacak ve 411,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.120,95-TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2- ... 7.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 4.709,84-TL asıl alacak ve 411,11-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.120,95-TL üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talep yönünden davanın reddine,
3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 534,52-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.120,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 615,40 TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
8-Davacı tarafından yapılan; 2.700,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.650,00 TL ATK ücreti, 1.047,75 -TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.397,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 638,66-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,
10-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 22/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır