T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/314 Esas
KARAR NO : 2025/394
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı yanca müvekkil şirket aleyhine ... 24.icra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, işbu takibe karşı davacının itiraz süresini kaçırdığını ve davacı hakkında hacizler uygulandığını ve dava konusu takipte taşınmazların satışı talep edildiğini ve satış işlemi devam ettiğini, işbu neden ile bedelin davalı yana ödenmemesi için bedelin davalı yana ödenmemesi için teminatlı olarak tedbir kararı verilmesini , mahkeme davasına konu edilen icra takibinin dayanağı yapılan çek hiçbir şekilde davacının ticaretine ait olmadığını ve davacıya temsile yetkili kişinin keşide edilen bir çek olmadığını, imzanın şirkete temsile yetkili olmaması nedeni ile çekin sahte olması nedeni ile davacının davalı yana hiçbir şekilde borcu bulunmadığını, bu neden ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine, söz konusu imza örnekleri geldiğinde icra takibine konu çekteki imza ile karşılaştırarak bilirkişi incelemesi sonucunda da imzanın davacıya ait olmadığının sabit olduğunu veya sayın mahkeme tarafından talep edilmesi durumunda davacının mahkeme huzurunda alınacak imza örnekleri ile çek üzerindeki imza örneklerinin karşılaştırılması sonucu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, takibe konu çek üzerindeki imza, davacının temsile yetkili kişisinin eli ürünü olmadığını, davacının borçlandırmak maksadı ile başlatılan işbu icra takibinde alacaklı taraf tamamen kötü niyetli olduğunu, senetteki imzanın davacıya ait olmaması sebebi ile takibin borçlu davacı yönünden teminatlı veya teminatsız olarak ivedilikle durdurulmasına, borca ve davacının imza örnekleri ve çek üzerindeki imzanın karşılaştırılarak imzanın davacının temsile yetkili kişisine ait olmaması nedeni ile davacının davalı yana borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve davalının %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına ve yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;
Borçlunun itirazının süresinde olmadığını, davacının sunmuş olduğu imza sirkülerinin düzenleme tarihinin incelenmesi gerektiğini, çek üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, davacının borcu itiraz etmesinin olanağının olmadığını, davalı bankanın takibinde haksızlığı ve kötü niyeti söz konusu olamayacağından İİK. 67/2.maddesine göre davacın borçluların tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, davalının banka takibinde haksız olmadığı gibi kötü niyetli de olmadığını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karşı yan aleyhine icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, takibe konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Bilirkişi incelemesi, İmza sirküleri, Takibe Konu Çek Sureti, ... 24.icra ... esas sayılı icra dosyası uyap sureti, cevap dilekçesi, adli tıp raporu, davacı şirketi temsile yetkili kişisi olan ...’ın imza örnekleri, davalının sunacağı delillere karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve sair her türlü delil dosya arasına alınmıştır.
...24.icra... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 176.267,53 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın ...'a tevdi edildiği, bilirkişinin 01/07/2024 tarihli raporunda özetle ; İnceleme konusu... Bankası ... şubesi'ne ait... keşide tarihli ... seri nolu, 175.000,00 TL'lik çekin ön yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi Talip Ünal'ın eli ürünü olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 25/02/2025 tarihli raporunda özetle ; İnceleme konusu çekte keşideci imzası ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim, biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baksı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla Talip Ünal'ın eli ürünü olmadığı tespit ve rapor edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, takibe konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.
Kambiyo senetlerinden doğan alacağa karşı borçlunun ancak senedin hükümsüzlüğüne taalluk eden veya senetten anlaşılan defilerle alacaklıya karşı şahsen haiz olduğu defileri ileri sürebileceği bu defilerden bazılarının mutlak, bazılarının ise nispi olduğu, senette sahtecilik definin mutlak defilerden olduğundan ve iyiniyetli hamil de dahil herkese karşı ileri sürülebileceğinde tereddüt bulunmamaktadır. Çekteki imzanın sahte olması, senetteki taahhüdün bulunmadığı yönündeki defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden imzaları davacı şirket temsilcilerine ait olmayan davaya konu çeklere ilişkin sahtelik iddiasının iyiniyetli de olsa hamile karşıda ileri sürülebileceği aşikardır.
Senede karşı mutlak defiler, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Gerek doktrinde ve gerekse uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması” “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. Borçlunun hamil/alacaklıya karşı senet metninde imzaya ilişkin iddiası mutlak def’idir. "Senetteki imzanın inkarı halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü belgeyi elinde bulunduran senet alacaklısına aittir. İmzada sahtecilik iddiası kambiyo senetlerinde mutlak defi olup, lehdar ve ciro yolu ile hamil olan cirantalara ve son hamile karşı ileri sürülebilir..." (Yargıtay 11. HD ...E. ... K.)
Somut olayda davacı şirketin imza itirazına binaen şirket yetkilisi ...'ın imza örneklerinin bulunduğu kurumlardan gerekli evraklar celp edilmiş ve davaya konu çekin üzerinde imza incelemesi yaptırılmış, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan ve mahkememizce de kabul ve itibar gören bilirkişi ve ATK raporuna göre, dava konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisinin elinin ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
Bu durumda çekte sahtecilik iddiası mutlak defi olarak herkese karşı sürülebileceğinden, ispat yükünün çekteki imzanın davacıya ait olduğunu iddia eden tarafa ait olacağı açık olup, davalı tarafça senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu kanıtlanamamıştır.
Bu durumda davanın kabulü ile davalı şirketin ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline,
Davacı vekili her ne kadar kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de; çekin davalı tarafa ciro yolu ile geçtiği, davalının çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı ve kötüniyet iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davalının ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline,
-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 12.040,32-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.010,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.030,23-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 3.010,09-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.900,00 TL ATK Faturası, 350,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.760,09 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır