T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO:2025/186
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/06/2023
BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... SAYILI DOSYASI
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/05/2024
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl ve birleşen davaların yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.05.2022 tarihinde saat 15:15 sıralarında İstanbul İli, ... İlçesi, Merkez Mah. ... Cad. No:48 önünde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç, aracın sağ yan kısmı ile yaya olan davacı ...'e çarptığını, davacının çarpma sonucu araç ile ... Benzin İstasyonuna ait duvar arasına sıkıştığını, davacı ...'ün dava konusu kaza sonucu vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıklarının oluştuğunu, davacı ...'ün dava konusu kaza nedeniyle 1 adet kalça ameliyatı olmuş, ancak kazanın üzerinden geçen 1 yıllık zamana rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, yatağa bağlı hale geldiğini, davacıya doktorların verdiği bilgilerin ise davacının eski sağlığına hiçbir zaman kavuşamayacak olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacının ayağında ve bacağında kalıcı his kaybının oluştuğunu, davacının dava konusu kazanın meydana gelmesi sonucu bakıma muhtaç olduğunu, hayatını sürdürmesi için gerekli en basit günlük işlerini dahi yapamaz hale geldiğini, davacıya eşi ... çalıştığı işinden ayrılarak bakmaya başladığını, davacının dava konusu kazanın yaşanması akabinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi gördüğünü, ameliyat olduğunu, davacı ...'ün şikayeti üzerine sürücü ... hakkında .... Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı ceza davası açıldığını, davanın halihazırda derdest olduğunu, dosyada aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunu, davacının ise herhangi bir kusur ve ihlalinin olmadığının tespit edildiğini, davacının kaza tarihinde sigortasız olarak bir bisiklet satışı yapan işyerinde çalıştığını, davacının dava konusu kazadan sonra işine devam edemediğini, maalesef söz konusu kazadan sonra oluşan sürekli iş gücü kaybı nedeniyle hiçbir zaman da devam edemeyeceğini, nitekim davacının bedeninde oluşan hasar; ağır kaldırma işi yapmasını (bisiklet taşıma, kaldırma) engellediğini, bu nedenle davacının aynı işinde devam etmesi, ağır kaldırma işi yapması bir yana davacının uzun süre ayakta kalmasının dahi mümkün olmadığını, davacının işvereni tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacının yaşadığı elim kazadan sonra bir de geçim sıkıntısına düştüğünü, bütün bunların üstüne davacının, tedavi giderlerini karşılamaya çalıştığını, davacının ve ailesinin maddi ve manevi bir yıkım içerisinde olduğunu, kazaya neden olan ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın dikkatsizce ve pervasızca hareketi neticesinde davacının vücut bütünlüğü iyileşemeyecek derecede bozulmuş bunun yanında davacının ekonomik olarak külfet altına girdiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”şeklinde olduğunu, işbu hüküm gereği tam kusurlu hareketleriyle kazaya sebebiyet veren ...'ın davacının zararlarından sorumlu olduğunu, 2918 sayılı Krayolları Trafik Kanunu'nun 85/5. maddesi “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” şeklinde olduğunu, işbu hüküm gereği kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sahibi olan ... da davacının zararlarını tazmin yükümlülüğünde olduğunu, ayrıca maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olan ... plakalı araç ... numaralı Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edildiğini, davalı sigorta şirketinin davacının vücut bütünlüğü ihlali , iş gücü kaybı , giderleri vs. uğramış olduğu maddi/manevi zararlar nedeniyle diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, taraflarınca KTK 97. Madde çerçevesinde dava konusu aracın zorunlu trafik sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. 'ye davacının geçirdiği trafik kazası neticesinde oluşan maddi ve manevi zararların tazmini için 01.09.2022 tarihli talep dilekçelerinin iadeli taahhütlü olarak ... Sigorta A.Ş.'ye ... barkod numarası ile 02.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmadığından huzurdaki davayı açma zorunluluğunun doğduğunu , davacının dava konusu kaza nedeniyle maddi ve manevi zararları doğmuş olup; işbu zararlardan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, maddi zarara ilişkin taleplerinin davacının tedavisinin devam etmesi ve hesaplanabilir olamaması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 107 kapsamında belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davalılardan 05.05.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle vücut bütünlüğü zarar gören davacı için şimdilik toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu trafik kazasına ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 389, " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde olduğunu, davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacının maddi ve manevi zarar gördüğünden ... plakalı araç hakkında 3. Kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacının geçirdiği kaza nedeniyle uğradığı tüm maddi ve manevi zararların tazmini için Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını belirterek 05.05.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle vücut bütünlüğü zarar gören müvekkil için H.M.K. 107 hükmünce şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, trafik kazasına sebebiyet veren ... plakalı aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 26/06/2023 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin üçnücü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, şirketin sorumluluğunun sigortalının davacı tarafın zararının meydana gelmesinde kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, bu sebeplerle dosyara öncelikle illiyet bağı tespitinin yapılması gerektiğini, dosyanın ATK'ya gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerien göre rapor alınmasını talep ettiğini, davacının maluliyeti hususunda ATK ilgili ihtisas dairesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı maluliyetine rağmen maluliyet halinden etkilenmiyorsa kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa maluliyet tazminatına hükmedilmemeli ya da somut durum tazminat hesbında dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar iş göremezlik tazminatı talep etmiş ise de gerekli koşulların varlığını ispat edemediğini, davacı tarafından geçici bakıcı ve tedavi giderleri talep edilmiş ise de geçici bakıcı ve tedavi giderleri teminat dışı olup 6111 sayılı kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK'ya aktarıldığını, davacı şirketin manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle müvekkili ...'ün uğradığı maddi zararların tazminine yönelik taraflarınca ikame edilen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile iş bu huzurdaki davanın birleştirilmesine, 05.05.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle müvekkillerinin uğradığı manevi zararların tazmini için müvekkili ...lehine 100.000,00-TL, müvekkili ... lehine 50.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili Mahkememiz dosyasına vermiş olduğu 03/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalıya yöneltilen dava ile 05.05.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacı ...'ün yaşmış olduğu yaralanma sebebiyle kendisi ve eşi adına manevi tazminat isteminde bulunulduğunu, öncelikle açılan davada manevi tazminat kazaya karışan ...ve eşi adına talep edilmiş olduğundan davalı ...'ün tazminat isteminin yerinde olup olmadığının tespitinin yapılması açılan dava bağlamında zaruri olduğunu, zira ölüm haricinde yakınların tazminat istemi ile yaralanma halinde ortaya çıkabilecek tazminat isteminin hukuken aynı nitelikte olmayacağını, TBK 56/2. Maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir tazminatın ödenmesine karar verilebileceğini, zira hukuka aykırı bir davranış neticesinde bu davranışın yöneldiği kişiden başka kişilerin de zarara uğramasının mümkün olabileceği hukukumuzda kabul görmediğini, ancak bu kuralın istisnaları mevcut olup TBK 53 ve 56. Maddelerde "ağır bedensel zarar" veya "ölüm " nedeniyle bunların yakınlarının zararlarının tazmin edilmesinin düzenlendiğini, ilgili maddeye göre bedensel bütünlüğü ihlal edilen kişinin yakınlarının manevi tazminat haklarının doğabilmesi için zarar gören kişinin ağır bedensel zararının olması gerektiğini, zira ağır bedensel zarar gören kişinin yakınları büyük acı ve elem yaşayacağı için manevi zarara uğradıklarının kabul edildiğini, bu nedenle yaralının yakınlarının manevi tazminat davası açma haklarının doğabileceğini, bedensel bütünlüğü bizzat zarar gören kişinin manevi tazminat talep edebilmesi için bedensel zararın ağır olmasının şart olmadığını ancak yakınının manevi tazminat talep edebilmesi için bedensel zararın ağır olması gerektiğini, dilekçede yer verilen Yargıtay kararları ve dosya muhdeviyatında yer alan emareler doğrultusunda davalı eş ...'ün taraf ehliyeti yokluğundan davanın ilgili taraf bağlamında husumetten reddinin gerektiğini, tüm bunlara ek olarak kazaya ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası nezdinde açılan kamu davasının devam ettiğini, kaldı ki, birleşen dosyada bulunan kusur raporunda araç sürücüsü davacıya atfedilen kusur oranının gerçeğe aykırı olduğunu, bu nedenle iş bu hukuka aykırı raporun Mahkememizce dikkate alınmayarak alanında uzman bilirkişilerce düzenlenecek olan rapor doğrultusunda kusur oranının yeniden tayin edilmesi gerektiğini, zira raporda davacıya %100 oranında, davacı yayaya ise hiç kusur atfedilmemesinin kabul edilebilir bir yanının bulunmadığını, davacı yayanın meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, davalıya burada yüklenebilecek maksimum kusur oranının tali kusur yönünden değerlendirilebileceğini, olay yerinde davacının kullanabileceği bir yaya yolu bulunmadığının sabit olduğunu, dahası kaldırım olmaması halinde yine yayanın kullanabileceği banket de olmadığının raporla sabit olduğunu, olay mahalline yönelik yapılan incelemede yolun tek yönlü olduğunu, yolda yaya kaldırımı bulunmadığı ve çarpma noktasının kavşak içerisinde bulunduğunun belirtildiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 3/13. Maddesinde Banket; "Yaya yolu ayrılmamış karayolunda, taşıt yolu kenarı ile şev başı veya hendek iç üst kenarı arasında kalan ve olağan olarak yayaların ve hayvanların kullanacağı, zorunlu hallerde de araçların faydalanabileceği kısımdır" şeklinde açıklandığını, yürürlükteki trafik mevzuatları gereği yaya kaldırımı bulunmayan cadde ve sokaklarda yürümek zorunda kalındığı takdirde yolun sol kenarından yürünmesi gerektiğinin açık olduğunu, zira ülkemizde trafik sağ taraftan çalıştığı için yayanın, sağ taraftan yürüdüğünde yolun sağını kullanan araçların yayanın arkasında kalacağını, işbu nedenle yayanın gelen aracı göremeyeceğini, sol taraftan yüründüğü takdirde ise karşıdan gelen aracın rahatlıkla tespit edilebileceğinden tehlike anında müdahale ve kaçma imkanının yaya nezdinde doğabileceğini, somut olayda davacının yolun sağında yürüdüğünü, yolda bir yaya kaldırımı olmadığını, yine yolda banket de olmadığının açıkça anlaşıldığını, kaldı ki ki buna ek olarak olay mahallinin üç yönlü kavşak noktası olduğu ve çarpmanın kavşak içerisinde meydana geldiğinin raporla sabit olduğunu, özellikle kavşak noktalarında sürücülerin kavşağı en kısa zamanda boşaltmak zorunda olduğunu, bu nedenle kavşaklarda yolcu indirme ve bindirme yapılmasının dahi yasak ve sakıncalı olduğunu, öncelikle yayanın söz konusu yerden geçerken, gerek kendi can güvenliği gerekse trafik güvenliği için, yoldan yaklaşan trafik akımını da denetlemesi gerektiğini, manevi tazminat talepleri sübuta ve hakkaniyete uygun olması gerektiğini ve zenginleşme aracı olarak kullanılması gerektiğini, şöyle ki, Yargıtay kararında da yerleşik içtihadında da belirtildiği gibi; "Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkinzararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar bir arada değerlendirilerek belirlenmelidir. "şeklinde olduğunu, davalıya yöneltilen manevi tazminat istemli davaya karşı cevaplarını yasal süresi içerisinde sunduklarını, öncelikle davalı ... yönünden izah olunan nedenlerle davanın husumetten reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI :
Mahkememizin 11/11/2024 tarihli celsesinde dinlenen davacı tanığı ...; " Ben ...'ün eşinin abisi olurum, kazanın oluşuna dair görgüm yoktur, kazanın olduğu gün...'ın kaldığı hastanede yanında bulundum, doktorlar bize kazanın ciddiyetine dair, 1,5 - 2 cm daha sıkışmış olsa hayati tehlike geçireceğini söylediler, bu süreçten sonra 5-6 ay boyunca evinde yatalak olarak yattı, bu süreç boyunca kendisine eşi bakıyordu, biz de defalarca yanına gidip geliyorduk, kendisi hiç kıpırdamadan yatıyordu, ihtiyaçlarını eşinin yardımı vasıtasıyla karşılıyordu, psikolojik durumu çok kötüydü, hırçınlaştığını çok iyi biliyorum, bu süreçte maddi olarak da büyük sıkıntılar yaşadılar, ... bisiklet işi ile uğraşıyordu, bisiklet alım satımı yapıyordu, kendisine ait dükkanı vardı, kazadan bu yana işini yapamaz durumdadır, dükkanı kazadan beri kapalı durumdadır, eşi gündeliğe gidiyordu, o da kaza nedeniyle iş yapamadı, biz annemin ve beş kardeş olmak üzere kendimize ait köydeki tarla vasıflı hisselerimizi sattık, kendilerine destek olduk, ... hala daha çalışamamaktadır, yürürken bile zorluk çekmektedir. Davacı vekilinin talebine istinaden; Ben kazanın olduğu gün davalı ... veya ... ile görüşmedim kesinlikle para talep etmedim, ben kendilerini hastanede de hiç görmedim, siz sadece hastamızla ilgileniyorduk." şeklinde, tanık ...; " Davacı... kız kardeşimin eşi olur, kazanın olduğu gün ben pazarda çalışıyordum, kazanın olduğunu telefonla öğrendim, ertesi gün hastaneye gittim, kazazedenin durumu pek iyi değildi, hastanede yatıyordu, 3-4 ay süresince kendisi hiçbir ihtiyacını karşılayamadı, bu süreç boyunca kardeşim kendisine bakıyordu, altını bile bağlamak zorunda kaldığını biliyorum, 6 ay boyunca evde sırt üstü yatalak olarak kaldı, kendisi ihtiyaçlarını karşılayamıyordu, kardeşimin yardımıyla yeme içme ve tuvalet ihtiyaçlarını karşılayabiliyordu, manevi açıdan tamamen çökmüş durumdadır, ...'ın önceden bisiklet atölyesi vardı, sonradan kapatmıştı, sonradan başka işlere gidip geliyordu, eşi ile birlikte düğünlere mum vb. Şeyler yapıp veriyorlardı, kazadan sonra bu tür işleri yapamadılar, bizim rahmetli babamdan kalan köyde tarla vasıflı arsamızı satmak zorunda kaldık, kendilerine yardımcı olduk, kazadan sonra sürücü ve diğer davalılar hastaneye gelmediler, kendileri ile bir görüşmemiz olmamıştır, herhangi bir yardımda bulunmamışlardır" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, SGK'dan davacının 05/05/2022'de geçirdiği belirtilen trafik kazası tarihinde sigorta tescilinin ve herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığına ilişkin bilgi, Sigorta Bilgi ve Gözetim Müdürlüğünden Hasar bilgisi, davacı vekili tarafından sunulan davalı sigorta şirketine başvuru dilekçesi, tebliğ belgesi, davalı sigorta şirketinden gönderilen mail örneği, davacının tedavi evrakları, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Ceza Dava dosyası UYAP sistemi üzerinden dosyamız içerisine alınmıştır.
Dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen 27/12/2023 tarih, 2023/167915 sayılı raporda; Sürücü ...'ın % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ün kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Dosya ATK ... Adli Tıp İhtisas Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 12/08/2024 tarih, ...sayılı raporda; davacı ...'ün 05/05/2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; I.Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber omurganın yaralanması, Tablo 1.1 Kategori II’ye göre engellilik oranı %8 olduğu, II.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Uyluk kaslarındaki atrofi, Tablo 3.5.a’ya göre alt ekstremite engellilik oranı %13 olup Tablo 3.2’e göre engellilik oranı %7 olduğu, Balthazard formülüne göre ... ...%14,44 olduğuna göre; 1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir.
Dosya Aktüer, Doktor ve Sigortacıdan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 16/01/2025 tarihli raporda; 05.05.2022tarihinde trafik kazasında yaralanan 30.10.1978 doğumlu ...’ın; kazada yaralanmasından dolayı, dönemsel rayiç bedellerle 710,00 TL sağlık kurumlarına,5.004,00 TL bakıcı,7.500,00 TL pansuman, ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 7.500,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal ihtiyaçları için olmak üzere toplam 20.714,00 TL belgeli- belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, KTK uyarınca kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ... Sigorta A.Ş.den poliçesinin olduğu, sigorta şirketine sigortalı aracın maliki/işleteninin, sürücüsünün kusuru nispetinde Sigorta Şirketinin poliçe limiti ve Trafik Sigortası Genel Şartları ile sorumluluğu bulunduğu dikkate alınarak trafik poliçesi limitleri üzerinde kalan taleplerden ruhsat sahibinin kusuru oranında sorumluluğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarda belirtildiği üzere Bakıcı Giderleri Tedavi Sağlık Giderleri Teminatı kapsamında ruhsat sahibinin %100 kusur oranı ile SGK nın sorumluluğu bulunduğu, manevi tazminat talepleri Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre teminat dışı olduğundan ruhsat sahibine ait olduğu, Genel Şartlarda belirtildiği üzere Sürekli Sakatlık Teminatına giren taleplerden Trafik Sigortacının %100 kusur ile sorumlu olacağı, ATK trafik İhtisas Dairesi’nin 27.12.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda 05.05.2022 tarihinde trafik kazasının meydana gelmesinde; Sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...’ün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, dava dosyasında mevcut; Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulunun 28.06.2024 tarih ve 12153 sayılı raporu ile 05.05.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede maluliyetine neden olan araz bulunmadığından; kişinin maluliyet oranın % 14 (yüzdeondört) olduğu; iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin mütalaa edilmiş olduğu, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay’ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı, mezkûr kazada yaralanan davacı ...'ün 18 aylık geçici iş göremezlik zararının 139.350,47 TL, % 14 sürekli iş göremezlik zararının 1.114.724,84 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin; 05.05.2022 kaza tarihinde kişi başı ölüm ve sakatlanma ile tedavi gideri için ayrı ayrı 500.000,00 TL teminat sunduğu, raporda hesaplanan 139.350,47 TL geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı limiti dâhilinde kaldığı, 1.114.724,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, teminat limiti olan 500.000,00 TL’si ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, konuyla ilgili nihai takdirin Mahkememize ait olduğu, 01.09.2022 tarihli dilekçesinin davalı tarafa ulaştığı 02.09.2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 15.09.2022 tarihinde; diğer davalıların sorumluluğu Türk Borçlar Kanununu haksız fiil sorumluluğuna dayalı olması nedeniyle haksız fiil / kaza tarihi olan 05.05.2022 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulünün mümkün olacağı belirtilmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 31/01/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda 300,00TL lik sürekli iş göremezlik tazminatı tutarını 1.114.434,84-TL'ye artırarak, toplamda 1.114.724,84'nin davalılar ... ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. Teminat miktarı ile sorumlu olmak üzere 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 100,00-TL'lik geçici iş göremezlik tazminatı tutarını 139.250,47-TL artırarak, toplamda 139.350,47''nin davalılar ... ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş. Teminat miktarı ile sorumlu olmak üzere 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 100,00-TL'lik zorunlu bakıcı giderinin 4.904,00-TL artırarak, toplamda 5.004,00'' TL' nin davalılar ... ve ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 100,00-TL'lik Pansuman, medikal ilaç ,Bakım İçin Tıbbi Malzemeler ve Yardımcı Ortopedik Malzemeler ve Sağlık Kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki Temel Sosyal ihtiyaç giderini 14.900,00-TL artırarak, toplamda 15.000,00'' TL'nin davalılar ... ve ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminat tutarının davalılar ... ve ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminat tutarının davalılar ... ve ve ...'dan 05.05.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar iddiasına dayanan maddi tazminat davasıdır.
Birleşen dava; trafik kazasından kaynaklanan cismanı zarar iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan ATK raporları ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
05.05.2022 günü saat:15.15 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile Eyüpsultan yönüne seyir halindeyken olay mahalli olan ... Caddesinde no : 48 önünde sağa manevra ile sağ tarafındaki kavşak koluna doğru dönüş manevrası yaptığı esnada seyir istikametine göre yolun sağ tarafında aynı yönde yürümekte olan yaya ...'e aracının sağ yan ön kısımları ile çarpması akabinde yayanın araç ile sağ tarafında bulunan ... benzin istasyonu duvarı arasına sıkışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
İstanbul ATK.Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile Sürücü ...'ın % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, yaya ...'ün kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Dosya içeriğiyle uyumlu ve hükme esas alınabilir ATK raporu dahilinde oransal şekilde yapılan kusur ayrımının dosya içeriğiyle de uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Zorunlu trafik sigortası KTK'nın 91 inci maddesine göre, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin aynı kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtiler hukuki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak için yaptırılır. Sigorta teminatı dışı kalan hususlar KTK’nın 92 nci maddesinde düzenlenmektedir. Ayrıca, KTK’nın 99 uncu maddesi de sigortacının sorumluluğunun sigorta limitleri ile sınırlı olduğuna işaret eder.
Kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsayacak şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olup sigorta şirketinin, davalı sürücünün ve araç malikinin/işletenin meydana gelen zarardan kusur nispetinde 6098 Sayılı TBK 49, 54,56, 2918 Sayılı KTK 85,90,91, 6102 Sayılı TTK 1401 ve 1409. maddeleri uyarınca sorumlulukları esastır.
Davalı sigorta şirketi vekili tarafından 01/06/2015 tarihli trafik genel şartları gereği sağlık gideri teminatından SGK'nın sorumlu olduğundan bahisle davalı kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun olmadığı iddia edilmiş olmakla birlikte yeni genel şartların A.5.b maddesinde tedavi süresine ilişkin çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında ve bu teminatın da SGK'nun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de, 6111 Sayılı yasa ile değişik 2918 Sayılı yasanın 98.maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici iş göremezlik tazminatının sayılmadığı, bu durumda SGK.nun sorumluluğunun alt norm düzeyinde genel şartlar ile genişletilemeyceğinden sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatının da teminat kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2019/4182 E., 2019/656 K. Sayılı kararı).
25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2021/1118 E., 2024/936 K. Sayılı kararı).
Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde değişmiş ve tazminat hesaplama esasları yeniden belirlenmiştir. Genel Şartların yürürlük zamanı ise 1 madde ikinci fıkrasında "Bütün Genel Şartlar ekleriyle bir bütündür. Bu Genel Şartlar ve sigorta teminat limitleri kaza tarihi itibariyle uygulamaya esas alınır" şeklinde 01.06.2015 tarihinden sonraki trafik kazalarında geçerli olduğu belirtilmiştir. Tazminat hesaplamalarında uyulacak esaslar yönünden cismani tazminat hesaplarında TRH 2010 yaşam tablosu esas alınması kabul edilmiştir.
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya ... Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yine tazminat hesaplamasında maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerekmektedir. Daha önce bir veya birkaç hesap raporu alınmış olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınması zorunludur. Asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanması zorunludur. Bozmadan sonra dahi asgari ücretlerde artış olmuş ise yeniden tazminat hesabı yapılması gerekir. Hakim, bir istek olmasa dahi, yargılamanın her aşamasında asgari ücret artışlarını doğrudan dikkate almakla yükümlüdür. Davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmaz. Keza, yargısal uygulamalarda kabul edildiği üzere bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.
Mahkememizce kusur ve maluliyet oranları dikkate alınarak yeterli izahatı içerir, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir aktüer, sigortacı ve doktor bilirkişiler tarafından hazırlanan rapora göre; ATK trafik İhtisas Dairesi’nin 27.12.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda 05.05.2022 tarihinde trafik kazasının meydana gelmesinde; Sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...’ün kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, dava dosyasında mevcut; Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulunun 28.06.2024 tarih ve 12153 sayılı raporu ile 05.05.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle; 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmede maluliyet oranın % 14 (yüzdeondört) olduğu; iyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin mütalaa edilmiş olduğu, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre ve tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı dikkate alınarak buna göre 05.05.2022 tarihinde trafik kazasında yaralanan 30.10.1978 doğumlu ...’ın; kazada yaralanmasından dolayı, 5.004,00 TL bakıcı gideri, 15.000,00-TL belgeye dayanmayan tedavi gideri hesaplandığı, mezkûr kazada yaralanan davacının 18 aylık geçici iş göremezlik zararının 139.350,47 TL, % 14 sürekli iş göremezlik zararının 1.114.724,84 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin; 05.05.2022 kaza tarihinde kişi başı ölüm ve sakatlanma ile tedavi gideri için ayrı ayrı 500.000,00 TL teminat sunduğu, raporda hesaplanan 139.350,47 TL geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminatı limiti dâhilinde kaldığı, 1.114.724,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatından, teminat limiti olan 500.000,00 TL’si ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, poliçe limitleri üzerinde kalan taleplerden ruhsat sahibinin ve sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı yine Temerrüt Tarihi ile Uygulanacak Faizin Cinsi Bakımından; dosya münderecatına göre davacının 01.09.2022 tarihli dilekçesinin davalı tarafa ulaştığı 02.09.2022 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 15.09.2022 tarihinde; diğer davalıların sorumluluğu Türk Borçlar Kanununu haksız fiil sorumluluğuna dayalı olması nedeniyle haksız fiil / kaza tarihi olan 05.05.2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla ayrıca sigortalı aracın kullanım şeklinin ticari olması nedeniyle olaya ticari faiz oranlarının uygulanmasının mümkün gözüktüğü anlaşılmakla Mahkememizce asıl dava da Maddi tazminat yönünden; Davanın kısmen kabulü ile, davacı ...için 1.114.724,84-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), 139.350,47-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.004,00-TL bakıcı gideri ve 15.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere (Sigortanın tedavi gideri klozu kapsamında limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) toplam 1.274.079,31-TL'lik tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 15.09.2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi 05.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz Dosyasıyla Birleşen ....asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Sayılı Dosyasında Manevi tazminat talebi yönünden; manevi tazminatın hukuki niteliği, bu kapsamda zenginleşmeye meydan vermemesi ve fakat aynı zamanda davacıdaki manevi zararı giderecek nitelikte olması gözönüne alınarak, duyduğu elem'i gidermek bakımından davacı lehine kazanın tarihi, oluş şekli, tarafların kusur durumları, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, maluliyet oranı, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı davacı ...için 50.000,00-TL, eşi ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN
1-)Maddi tazminat yönünden;
Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı ...için 1.114.724,84-TL sürekli iş göremezlik tazminatı (Sigortanın ZMMS Poliçe limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), 139.350,47-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.004,00-TL bakıcı gideri ve 15.000,00-TL tedavi gideri olmak üzere (Sigortanın tedavi gideri klozu kapsamında limiti 500.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) toplam 1.274.079,31-TL'lik tazminat alacağının, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi 15.09.2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi 05.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin REDDİNE,
B-MAHKEMEMİZ DOSYASIYLA BİRLEŞEN ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN
1-) Manevi tazminat yönünden;
Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacı ...için 50.000,00-TL, eşi ... için 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden;
a-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 87.032,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.529,47-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 82.502,89-TL harcın (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 32.374,13-TL'sinden sorumlu tutularak) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
B-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 190.371,00-TL nisbi vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 74.702,00-TL'sinden sorumlu tutularak) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 400,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine,
d-Davacı ...tarafından yapılan; 179,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.349,57-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 4.529,47-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Birleşen dava yönünden;
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.781,70-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.561,63-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.220,07-TL harcın davalılar ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
b-Davacılar ..., ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
c-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılar ...ve ...'den müştereken müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
d-Davacılar ..., ... tarafından yapılan; 2.561,63-TL Peşin/nisbi Harcın davalılar ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan; 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 6.220,00 TL ATK Fatura ücreti, 1.916,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.136,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19.000,20-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul reddi oranında yapılan hesaplama sonucunda 3.019,39 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 180,61 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 24/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır