T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/449 Esas
KARAR NO:2024/646
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/07/2023
KARAR TARİHİ:23/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hak kaybına uğramamak adına ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz uygulanması taleplerinin bulunduğunu, borçlu aleyhine başlatılan icra takibine haksız ve gerekçe göstermeden itirazda bulunulduğu, takibin durduğunu, icra takibinin davacı tarafından davalı borçluya teslim edilen mal ve hizmetlere ilişkin düzenlenen ve davalı tarafından itirazda bulunulmayan faturalara ilişkin olduğu, davalı borçlunun kötü niyetli olarak davacının hakkına ulaşmasının önüne geçmek, bunun mümkün olmaması halinde geciktirmek amacıyla itirazda bulunduğu, davalı tarafça itiraz dilekçesinde faturalara ve fatura karşılığı hizmete ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, takibe konu fatura alacaklarının taraflar arasında bulunan cari hesap ilişkisi doğrultusunda teslim edilen ve faturalandırılan mallara ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 11.10.2022 tarihinde başladığını, 11.10.22 tarihinde baskısız separatör 1750 adet 7.125,- TL tutarlı malın 8.446,50 TL fatura bedeliyle davalıya satıldığı, düzenlenen faturanın irsaliye faturası yerine geçecek şekilde düzenlenerek malın davalıya teslim edildiği, iş bu tarih itibarıyla taraflar arasındaki cari hesabın 8.446,50 TL olduğunu, akabinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, 19.10.2022 tarihinde baskılı separatör 2918 adet 30.210,30 TL tutarlı 2li ayna kutusu 494 adet 4.693,- TL fatura bedelli malların davalıya satıldığı ve faturanın düzenlendiği, düzenlenen faturanın irsaliye faturası yerine geçecek şekilde düzenlenip malın davalıya teslim edildiğini, iş bu tarih itibarıyla cari hesaptaki bakiyenin 55.863,21 TL olduğu, Alacak bedelinin faturada açıkça belirtildiğini, davalıya mal satılmaya ve faturalar düzenlenmeye devam edildiği 09.11.2022 ve 23.11.2022 tarihlerindeki faturalar ile cari hesaptaki bakiye 121.013,52 TL olmasına karşılık yapılan hata nedeniyle bakiyenin sehven 109.013,52 TL olarak belirtildiğini, 02.12.2022 tarihinde davalının müşteri çeki ile 40.000,- TL ödeme yaptığı bakiyenin 81.013,52 TL ya düştüğünü, 19.12.2022 ve 23.12.2022 tarihlerinde tekrar mal satıldığı, bakiyenin 134.427,48 TL olduğunu, 04.01.2023 ve 06.01.2023 tarihlerinde davalı tarafından yapılan toplam 30.000,- TL ödeme ile taraflar arasındaki bakiyenin 74.427,28 TL olduğunu, 20.02.2023 tarihinde yapılan satışla bakiyenin 86.668,80 TL ya ulaştığı, bu bedelin ödenmesi için görüşmeler yapılmışsa da sonuç alınamadığı, bu nedenle başlatılan icra takibine itiraz edildiğinden takibin durduğu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir talebinin Mahkememizin 14/07/2023 tarihli ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra dosyasına yapılan itirazın sonunda huzurdaki davayı ikame etmişse de bu talebin yapılan yargılama sonunda görüleceğini, davacı tarafın tek taraflı düzenlediği bir kısım faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu, ancak işbu faturalara dayalı malların bir kısmının davalı şirketin siparişi ile uyuşmaması nedeniyle iade dildiği yahut davalı şirkete hiçbir zaman teslim edilmemiş mallardan oluştuğunu, bu nedenle davaya konu fatura içeriklerini kabul etmenin mümkün olmadığı gibi, fatura konusu malların da davalıya ayıpsız ve eksiksiz teslim edildiğinin ispatının davacı taraf üzerinde olduğunu, dava dilekçesinde taraflar arasındaki cari hesap ekstresinden bahseden davacı tarafın davalı tarafından yapılan ödemelerin büyük bir kısmını mahkemeden gizlediği, bu yolla haksız bir alacak iddiasında bulunduğunu, davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin dikkate alındığında davacının davalıdan alacak talebinde bulunamayacağının görüleceğini, davalı şirketin bu güne dek davacı tarafa 04.01.2023 tarihinde banka havalesi yoluyla 30.000,- TL, ve 06.01.2023 tarihinde banka havalesi yoluyla 30.000,- TL ödeme gerçekleştirdiği, bu ödemelerin dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, bununla birlikte davalı şirket adına dava dışı ... tarafından davacı asilin kendi hesabına 04.11.2022 tarihinde 12.000,- TL, 16.12.2022 tarihinde 5.000,- TL, yine 16.12.2022 tarihinde 5.000,- TL olmak üzere toplam 22.000,- TL ödeme gerçekleştirildiği, işbu ödemeler ilişkin dekontların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, basiretli bir tacir olarak şahıs şirketi işletmekte olan davacı asilin hesabına gönderilen bu ödemeler ile ilgili izahatı yapmak durumunda olduğunu, bahsi geçen ödemeler dışında davalı tarafından davacı asile müşteri çeki ile ödemeler gerçekleştirildiğini, ödemelerin mahkemeden gizlendiğini, cevap dilekçesi ekinde sunulan teslim tutanaklarından da görüleceği üzere davalı şirket tarafından davacı asile teslim edilen 30.05.2023 vade tarihli 40.000,- TL bedelli müşteri çekinin kabul edildiği, fakat yine 30.08.2023 vadeli 75.000,- TL bedelli müşteri çekine dair bir beyanda bulunulmadığını, bahsi geçen müşteri çekine ilişkin ... ... /Kayseri Şubesine müzekkere yazılarak keşideci ... olan ... seri numaralı 30.08.2023 vade tarihli 75.000,- TL tutarlı çekin bedelinin ödenip ödenmediği, ödeme yapılmış ise ödemeyi alan hamilin bilgisinin ve yine çekteki cirantaların tespiti adına çekin ödenmiş halinin ön ve arka yüz görüntülerinin gönderilmesinin istenmesini talep ettiklerini, davacının cari hesap ilişkisine dair ödemeleri gizlediği, haksız alacak talebinde bulunduğu, alacak iddiasının çekişmeli olması nedeniyle alacağın likit olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, davacının 2022 - 2023 BA - BS formları ve beyannameleri, ... Bankasından çek görüntüsü ve davacının kimlik fotokopisi, ... Katılım Bankasından çek görüntüsü dosyamız içerisine alınmıştır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 86.668,80 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 14/02/2024 tarihli raporda; davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı kayıtlarına alındığı, herhangi bir itirazda bulunulmadığı, iade faturası düzenlenmediği ve KDV indirimine konu edildiğinin tespit edildiği, faturalar açısından taraflar arasında bir mutabakatsızlığın bulunmadığı, davalı tarafından davacıya yapılan tüm ödemeler belgelenmiş, teyit edilmiş ve davacı vekili tarafından 17.11.2023 tarihli dilekçede ödemelerin kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafından taraflar arasında faturasız ticari ilişki bulunduğu ve ödemelerin faturasız ticarete ilişkin olduğu ifade edilmişse de faturasız ticarete ilişkin bir belge bulunmadığı, faturasız ticaret ve bu ticarete ilişkin alacağın ispata muhtaç olduğu, ispat yükünün yerine getirilmediği, bu çerçevede; düzenlenen faturalar ve sunulan ödeme belgeleri beraber incelendiğinde davacının davalıdan sunulan ve incelenen belgeler çerçevesinde alacağının bulunduğunun tespit edilemediği, faturasız ticaret ve sunulan ödeme belgelerinin, faturasız ticaret için yapılan ödemeler olduğunun ispata muhtaç olduğu, ispat yükümlülüğünün yerine getirilmediği, tarafından sadece dosyada mevcut ve sunulan belgeler çerçevesinde tespit yapıldığı, tarafların iddialarına verilen görev ve yetki çerçevesinde herhangi bir yorumun yapılamayacağı, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdirin Mahkememize ait olduğu, tarafların icra inkâr ve diğer taleplerinin yine Mahkememiz takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dosya taraf itirazları üzerine yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 24.08.2024 tarihli ek raporda; düzenlenen faturalar ve sunulan ödeme belgeleri beraber incelendiğinde yasal ticari defterler çerçevesinde davacının davalıdan sunulan ve incelenen belgeler çerçevesinde alacağının bulunduğunun tespit edilemediği, gayrı resmi ticaret kaynaklı alacağın sadece tarafların ifadelerine dayandığı, belgesinin bulunmadığı, sayın Mahkeme’nin takdirinin sunulan ... kayıtları ile celp edilen belgelerin taraflar arasında resmi olan ticaret dışında gayrı resmi ticari ilişki bulunduğu ve görüşmelerde davalı tarafından “ben gayriyi kapattım” ifadesinin yapılan ödemelerin gayrı resmi ticarete sayılması gerektiği yönünde olması halinde davacının davalıdan alacağının bulunduğunun kabulünün mümkün olabileceği, tarafından sadece dosyada mevcut ve sunulan belgeler çerçevesinde tespit yapıldığı, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.
Dava; itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 11.10.2022 tarihinde başladığını, bu tarihten itibaren çeşitli tarihlerde davalıya baskılı ve baskısız separatör teslim edildiğini, davalının aralıklı ödemeleri ile en son toplam alacak bedelinin 86.668,80 TL'ye ulaştığı, bu bedelin ödenmesi için görüşmeler yapılmışsa da sonuç alınamadığından ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğunun belirtilmiş, yine davalı şirket yetkilisi ile yapılan ... mesaj kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı ile davalı şirket arasında resmi ve gayri resmi olmak üzere iki farklı şekilde ticaret yürütüldüğünü, mesaj kayıtlarında davalı şirket yetkilisinin davacıya 88.000,00-TL borcu bulunduğunu kabul ettiğini belirtmiş olup, davalı taraf ise davacı tarafın tek taraflı düzenlediği bir kısım faturalara dayalı olarak alacak talebinde bulunduğunu, ancak işbu faturalara dayalı malların bir kısmının davalı şirketin siparişi ile uyuşmaması nedeniyle iade dildiği yahut davalı şirkete hiçbir zaman teslim edilmemiş mallardan oluştuğunu, bu nedenle davaya konu fatura içeriklerini kabul etmenin mümkün olmadığı gibi, fatura konusu malların da davalıya ayıpsız ve eksiksiz teslim edildiğinin ispatının davacı taraf üzerinde olduğunu, davalı tarafından banka havalesi yoluyla yapılan ödemelerin ve bir kısım müşteri çeklerinin bulunduğunu bildirmiştir.
Taraflar tacir olup dava konusu uyuşmazlığın çözümünde her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarına dayandığı dikkate alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı kayıtlarına alındığı, herhangi bir itirazda bulunulmadığı, iade faturası düzenlenmediği ve KDV indirimine konu edildiğinin tespit edildiği, faturalar açısından taraflar arasında bir mutabakatsızlığın bulunmadığı, davacının davalıdan sunulan ve incelenen belgeler çerçevesinde alacağının bulunduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Davacı tarafından taraflar arasında faturasız ticari ilişki bulunduğu, ödemelerin bir kısmının faturasız ticarete ilişkin olduğu iddia edilmiş olup, şu halde taraflar arasındaki uyuşmazlık faturasız ticari ilişki nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığının ispatı noktasındadır. Her ne kadar dosyaya sunulan ... yazışmalarının tetkikinde taraflar arasında resmi ve kayıtlara intikal etmiş ticari ilişkinin dışında hesaplara intikal etmeyen ticari ilişki bulunduğuna dair yazışmalar bulunmakta olduğu görülmüş ise de; itirazın iptali davasında Mahkeme itirazın haklı olup olmadığını tespit ederken icra takibinin dayandığı takibi esas almalıdır. Somut olayda, takibe konu edilen faturaların davalı ticari defter ve kayıtlarına konu edildiği, bildirilen çeklerden ... Bankası ... /İstanbul Şubesinin 30.11.2023 tarihli yazısında ... seri numaralı
30.08.2023 vadeli 75.000,- TL tutarlı çekin 20.04.2023 tarihinde ... tarafından tahsile verildiği ve vadesinde tahsil edilerek davacının cari hesabına işlenmiş olduğu, ... Bankası ... ... Şubesinin keşidecisi ... olan ... seri numaralı 30.05.2023 vadeli 40.000,- TL tutarlı çekin ticari ticari ilişki kapsamında verildiği bu çekin ... cirosuyla takiben ... ... ondan da ciro yoluyla... geçtiği ve davalı tarafından da davacının cari hesabına işlenmiş olduğu, ... A. Ş.’nin 0101507
seri numaralı 12.12.2022 vadeli keşidecisi ... İnşaat Ltd. Şti. olan 40.000,- TL tutarlı çekin arkasında davalının cirosunun bulunmadığı, taraflar arasında mevcut ticari ilişki çerçevesinde davacıya intikal etmediği, davalı tarafından da davacının cari hesabına işlenmediği anlaşılmıştır.
Davacının 6102 sayılı TTK'nın 18/2 maddesi uyarınca bütün iş ve işlemlerinde basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekmektedir. Herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 189. vd maddeleriyle belirtildiği gibi tarafların kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahip olduğu, 190. maddeyle kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yüküyle yüklü olduğu, ispatın hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu açıkça belirtilmiş olup davacı yanca iddiasını doğrulayacak mahiyette ve mahkememizce kanaat hasıl olacak nitelikte başkaca yeterli delil ve belge ibraz edilememiş olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın sübut bulmadığından REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığı anlaşılmakla davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.051,59-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.23/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır