T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/503 Esas
KARAR NO:2025/933 Karar
DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:01/08/2023
KARAR TARİHİ:04/12/2025
DAVACI İDDİASI VE TALEP: Eski unvanı ... A.Ş., yeni unvanı ise ... Sigorta A.Ş. olan davalı sigorta şirketi arasında 30.11.2018 tarihinde süresiz olarak Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi akdedilmiş olup iş bu sözleşme .... Noterliğinin 30.11.2018 tarihli ... yevmiye numaralı "Yetkili Sigorta Acenteliği Vekaletnamesi" ile davalı sigorta şirketi tarafından şirkete yetki ve vekillik verildiği İş bu müvekkil şirket ile eski unvanı ... A.Ş. olan davalı şirket arasında akdedilen Sözleşme Yapma ve Prim Tahsiline Yetkili Acentelik Sözleşmesi ve Yetkili Sigorta Acenteliği Vekaletnamesi dilekçemiz ekinde sunulduğu, Müvekkil acente şirketi, kendisine yetki ve vekillik verildiği tarihten bu yana görevini yasal mevzuata, örf ve adet kurallarına uygun olarak özverili bir şekilde ifa ettiği, Ancak iş bu özverili çalışmaya rağmen davalı sigorta şirketi, .... Noterliğinin 30.05.2023 tarihli ... yevmiye numaralı azilname ve fesih ihbarnamesi ile müvekkil şirketi, verilen yetkilerden ve vekil sıfatından azlettiği, 30.05.2023 tarihli azilname ve fesih ihbarnamesinde müvekkil şirketin azil edilmesini haklı gösterecek tek bir husus dahi belirtilmediği, Bu bağlamda acentelik sözleşmesinin haksız feshinden doğan portföy tazminatını davalı sigorta şirketinden talep etme gereği hasıl olduğu, müvekkil acente şirketi de, davalı sigorta şirketi tarafından kendisine yetki ve vekillik verildiği tarihten bu yana birçok sigorta poliçesi tanzim etmiş olup davalı sigorta şirketine birçok müşteri portföyü kazandırdığı, davalı sigorta şirketi tarafından feshin hangi sebeple yapıldığına dair hiçbir gerekçe belirtilmemiş olup yalnızca 3 aylık sürenin sonunda taraflar arasında hüküm doğuran acentelik sözleşmesinin feshedileceği belirtildiği, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin feshedilmesi için davalı sigorta şirketinin haklı bir sebebe dayanma zorunluluğu bulunmadığı, haklı bir sebebe dayanılmadığı takdirde söz konusu sözleşmeyi fesheden taraf haksız fesihten kaynaklanan yükümlülüklerini ve yerine getirmek ve sebep olduğu zarara katlanmak zorunda olduğu, aksi takdirde sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ispatlamak zorunda olduğu, beyan ederek belirsiz Alacak Davasının Kabulüne, haksız fesihten doğan 5.000,00 TL portföy tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsil edilerek haksız fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DAVALI CEVABI: Taraflar arasındaki Acentelik Sözleşmesi'nin “Sözleşmenin Feshi” başlıklı ikinci maddesinde, “hasar prim oranının ŞİRKET tarafından negatif olarak değerlendirilmesi ve üçer aylık üretim oranları dikkate alınmak süretiyle belirlenen üretim yetersizliğinin ŞİRKET için ACENTE'lik ilişkisinin devamını çekilmez hale getirmesi,” Sözleşme'nin haklı nedenle feshini gerektirir nedenlerden sayılmış olup taraflar, acentenin Şirket'in yaptığı ticari faaliyetin amacına uygun olarak üretimini arttırması gerektiği, kaarlı olması ve Şirket'in vereceği satış hedeflerine ulaşmak zorunda olduğu hususunda mutabık kalındığı noktada, özellikle karlılık ve büyüme üzerine tesis edilmiş olan bu ticari ilişkinin üretim yetersizliği, hasar prim oranının yüksekliği, karlılık gibi olumsuz gelişmeler nedeniyle çekilmez hale geldiği durumlarda sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi halinde acentenin portföy mülkiyeti veya başka bir nam altında herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı kabul ettiğini, Açıklanan nedenler ve re'sen göz önüne alınacak hususlarla öncelikle davalı müvekkil aleyhine verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını, haksız ve kötü niyetli davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı vekili 18/11/2025 tarihinde davadan feragat edilmesi halinde herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyanda bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 19/11/2025 tarihinde davadan feragat ettiğine dair dilekçe verdiği, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğine dair beyanda bulunduğu görülmüştür.
H.M.K 307 Md. uyarınca davacının talep sonucundan tamamen vazgeçtiği anlaşıldığından ve H.MK 331 Md. uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1) Davanın Feragat nedeniyle reddine,
2)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 maktu red harcının davacıdan tahsiline, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-)Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 3.120,00 TL 'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip ...
E-İmzalıdır
Hakim ...
E-İmzalıdır