T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/517 Esas
KARAR NO:2025/182
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/08/2023
KARAR TARİHİ:24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete devamlılık arzeden ticari ilişkileri kapsamında satmış olduğu mallar karşılığı fatura kesmiş ve satışa konu malların teslimini sağlamış olduklarını, davalı tarafından ödenmesi gereken fatura bedelleri ödenmediğinden taraflarınca fatura alacağını icra takibine konu etme zarureti doğmuş olduğunu, işbu durum tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de görülebileceğini, davacı şirket tarafından sözleşme alacağına ilişkin düzenlenen faturaya yasal 8 günlük süre içerisinde davalı şirket tarafından itiraz edilmeyerek fatura alacağı kabul edilmiş olduğunu, toplamda 510.539,32 TL fatura bedelinin davalı tarafından hala davacıya ödenmemiş olduğunu, taraflarınca bakiye alacağına istinaden .... İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takibinin devamına, borçlunun takibe itirazda kötü niyeti sabit olduğundan kanun gereği ilgili takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı ... arasında; satımdan kaynaklanan ticari ilişki bulunmakta olduğunu, bu sözleşme ile, davacı ..., ürün teslimi edimine karşılık davalı ... bedel ödeme borcunu üstlenmiş olduğunu, işbu sözleşme, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğunu, davalı ..., 2021 yılı şubat ayında köklü bir değişikliğe gitmiş, şirketin sermayesi artırılmış, faaliyet konusunda değişikliğe gidilmiş, yapılan yüklü sermaye artırımı ile her türlü tıbbi ecza ve maddelerin üretimi için tesis kurulmuş, üretime başlanılmasından kısa bir süre sonra, teknik aksaklıklar sebebiyle üretim durmuş olduğunu, üretimin durması sebebiyle, ürün alınan davacı ...'ten hizmet alımı durdurulmuş olduğunu, hal böyle iken, davacının haksız bir şekilde sunmadığı hizmetin bedelini tahsil etmeye çalışmasının kötü niyetinin göstergesi olduğunu, somut olayda, davacı ... davalı şirket adına faturalar düzenlenmek suretiyle verilmeyen ürünlerin bedeli alınmaya çalışılmış olduğunu, sözleşmesel ilişki gereği sorumluluğunu yerine getirmeyen davacı şirket kendi borcunu tam ifa etmiş sayılamayacağından davalı şirketten ifa beklemesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borcu kabul etmemekle birlikte faturayı alan kişi 8 gün içerisinde faturanın kendisine ya da içeriğine itiraz etme hakkına sahip olduğunu, itiraz süresinin başlaması için faturanın usulüne uygun bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'na göre belge güvenliği ve düzenlenmiş faturanın tebliğinin ispatı açısından teslim alındı kayıtlı belge gerektiğini, fatura içeriğinin gerçeği yansıtmamasıyla birlikte faturaya itiraz süresinin başladığından bahsedilemeyeceğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosya UYAP sureti, Gelir İdaresi Başkanlığından tarafların şirketin 2021,2022, 2023 yılı BA-BS formları dosyamız içerisine alınmıştır.
Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 510.539,32 TL fatura alacağının tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalının 07/07/2023 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu ve İİK 67.maddesi uyarınca işbu davanın yasal süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 26/01/2023 tarihli raporda; davacı 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkememiz takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 07/07/2023 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 510.539,32 TL alacaklı oldukları, davacı tarafından davalı yana 2021 yılında KDV Hariç toplam tutarı 517.406,20 TL, KDV dahil toplam tutarı 610.539,32 TL olan 11 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, Faturaların E-Fatura Portalinden teslim edilmiş olduğu, E-Faturaların dayanağı olan irsaliyeler üzerinde bir kısmında Araç Plakası ve şoför ismin olduğu, bir kısmında isim olduğu, bir kısmında sadece imza olduğu, bir kısmında isim ve imza olmadığı tespit edilmiş olduğu, Mahkeme tarafından ihtiyaç duyulması halinde tarafların bağlı oldukları Vergi Daireleri Müdürlüklerinden 2021,2022 ve 2023 yılları BA BS Bildirimlerinin Karşılaştırmalı olarak talep edilebileceği değerlendirilmiş olduğu, davalı tarafından, ... Bankası ... şubesi hesabından davacı ... Bankası ... hesabına 04.08.2021 tarihinde 100.000,-TL ödeme yapılmış olduğu, davacının davalı yandan (610.539,32 TL-100.000,-TL) 510.539,32 TL Alacağının kalmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacı yan, icra takip tarihi olan 07.07.2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek %16,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceği belirtilmiştir.
Dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 03/11/2024 tarihli ek raporda; dosyaya her iki tarafça ilave belge sunulmadığından Kök Raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik olmadığı, tarafların bağlı oldukları Vergi Dairesi Müdürlükleri tarafından gönderilmiş cevap yazısı ekleri olan BA BS Bildirimlerine göre, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ve toplam tutarı KDV Dahil değeri 610.539,32 TL olan tüm faturaların her iki taraf BA BS Bildirimlerinde bildirilmiş olduğu, BA BS Bildirimlerine göre, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir İade, Satış faturası olmadığı tespit edilmiş olduğu, davacı yanın 07.07.2023 tarihli icra takibinde, davacı yan, davalı yan’dan 510.539,32 TL tutarındaki Fatura alacağının, icra takip tarihinden itibaren %16,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talebi olduğu görülmüş olduğu, işlemiş faiz talebi olmadığı, bu nedenle işlemiş faiz hesabı yapılmamış olduğu, ayrıca davalı tarafı temerrüde düşürecek Noter kanalı ile yapılmış bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, takdirin Mahkememize ait olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, davacı yanın, icra takip tarihi olan 07.07.2023 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek %16,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkememize ait olduğu belirtilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı şirket tarafından davalı şirkete devamlılık arzeden ticari ilişkileri kapsamında satmış olduğu mallar karşılığı fatura kesmiş ve satışa konu malların teslimini sağlamış oldukları, davalı tarafından ödenmesi gereken fatura bedelleri ödenmediği iddiası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
HMK'nın 222/3 maddesinde tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği belirtilmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanıldığından mali yönden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı şirkete yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmemiş, yerinde inceleme talebinde de bulunmamıştır. Mahkememizce yaptırılan mali inceleme neticesinde davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından davalı yana 2021 yılında KDV Hariç toplam tutarı 517.406,20 TL, KDV dahil toplam tutarı 610.539,32 TL olan 11 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, faturaların E-Fatura Portalinden teslim edilmiş olduğu, E-Faturaların dayanağı olan irsaliyeler üzerinde bir kısmında araç plakası ve şoför isminin olduğu, bir kısmında isim olduğu, bir kısmında sadece imza olduğu, bir kısmında isim ve imza olmadığı, tarafların BA - BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ve toplam tutarı KDV dahil değeri 610.539,32 TL olan tüm faturaların her iki taraf BA BS bildirimlerinde bildirilmiş olduğu, BA-BS bildirimlerine göre, davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş bir iade, satış faturası olmadığı tespit edilmiş, davalı tarafından, ... Bankası ... şubesi hesabından davacı ... Bankası ... hesabına 04.08.2021 tarihinde 100.000,-TL ödeme yapılmış olduğu, davacının davalı yandan (610.539,32 TL-100.000,-TL) 510.539,32 TL alacağının kalmış olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 510.370,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (102.074,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, cari hesap - fatura alacağı kapsamında kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 510.370,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına,
2-İİK. 67/2. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20’si oranında (102.074,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 34.863,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 6.163,15-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 28.700,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 80.556,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 6.163,15-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 136,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.299,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.
24/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır